ADRES: Hobyar mah. aşirefendi cd. bornovalı han kat: 5 no:60-61 sirkeci/istanbul
TEL: 0212 526 94 30
FAKS: 0212 526 94 31
VARSAYIMA DAYALI NAYLON FATURA TESPİTİ
Davacının adlarına fatura düzenlediği kişiler ile davacı arasındaki ticari ilişkinin mahiyeti araştırılmadan, faturaların gerçek mal satışı karşılığı olarak düzenlenmediği hususunda hukuken itibar edilebilir nitelikte herhangi bir tespitte bulunulmadan varsayım yoluyla faturalar içeriği itibariyle yanıltıcı (sahte) addedilmek ve komisyon geliri elde edildiği kabul edilmek suretiyle bulunan matrah farkı üzerinde yapılan cezalı tarhiyatta hukuka uygunluk bulunmadığından aksi yönde verilen Vergi Mahkemesi kararında yasal isabet görülmemiştir.
İstemin Özeti: Akaryakıt alım-satım işiyle uğraşan davacının 1997 takvim yılı hesap ve işlemlerin incelenmesi sonucu düzenlenen inceleme raporuna dayanılarak adına re’sen salınan verginin vergisi ve fon payı ile bunlara bağlı olarak kesilen kaçakçılık cezalarına karşı açılan davayı; tarhiyatın dayanağını oluşturan vergi inceleme raporu ve eki belgeler ile mahkemelerinin 22.01.1998 tarihli ara kararı uyarınca gönderilen karşıt inceleme raporlarının birlikte değerlendirilmesinden; davacının uyuşmazlık dönemine akaryakıt alımlarına ilişkin alış belgelerini düzenleyen 11 kişiden 6’sını teşkil eden, (HK), (İK), (M.AY), (HY), (CK) ve (MÖ) isimli şahısların mükellefiyet kayıtlarının olmadığı, mükellefiyet kaydı olan, (A) Petrol Ürünleri Ltd.Şti., (B) Petrol Nakliyat Taah. Tic.Ltd.Şti. (AB), (AK), (HB), isimli şahıslar hakkında düzenlenen inceleme raporları ile bu kişilerin gerçekte akaryakıt alıp satmadığı, komisyon karşılığında sahte fatura ticareti yaptıkları hususlarının tespit edildiği, davacının toptan ve çok az miktarda perakende satışlarının olduğu, perakende satışları dışında kalan bir kısım satışları için emtia teslimi yapmadan % 2 komisyon karşılığında sahte fatura düzenleyerek komisyon geliri elde ettiğinin anlaşılmakta olduğu, bu durumda vergi inceleme raporları ile davacının uyuşmazlık döneminde bir kısım alış ve satışlarını yanıltıcı faturalarla gerçekleştirdiği ve yanıltıcı (sahte) olarak düzenlediği faturalardan % 2 komisyon aldığının kanıtlanmış olması nedeniyle, re’sen yapılacak kaçakçılık cezalı gelir vergisi tarhiyatında yasalara aykırılık bulunmadığı, öte yandan beyanname verme süresi geçmiş olması nedeniyle 193 Sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun mükerrer 120. maddesi 3946 Sayılı Kanunla eklenen 4. fıkra uyarınca artık geçici verginin aslı aranmayacağı gerekçesiyle kısmen kabul ederek geçici gelir vergisini kaldıran davanın gelir vergisi, fon payı ile bunlara ve geçici gelir vergisine bağlı olarak kesilen kaçakçılık cezalarına ilişkin kısmını ise reddeden Vergi Mahkemesi kararının; düzenlenen inceleme raporlarındaki tespitlerin varsayımdan ibaret olduğu, kendisi tarafından verilen faturalın gerçeği yansıttığı dolayısıyla yapılan cezalı tarhiyatın yasalara aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istemidir.
Karar: 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 3/B maddesinde, vergiyi doğuran ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, iktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan ve olayın özelliğine göre normal ve mutad olmayan bir durumun iddia olunması halinde ispat külfetinin bunu iddia eden tarafa ait olacağı hükmü yer almıştır. Aynı Kanun’un 134. maddesinde ise, vergi incelemesinden maksadın ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamak olduğunu belirtmiştir.
Dava konusu cezalı tarhiyatın dayanağı inceleme raporlarının ve eki belgelerin incelenmesinden, davacının dava konusu dönemde fatura aldığı (HÇ), (İK), (M.AY), (HY), (CK) ve (MÖ, (AK), (ABB), (B) Petrol Nakliyat Taah. Tic.Ltd.Şti.ve (HB) isimli kişilerin aslında akaryakıt alım-satım işiyle uğraşmadıkları, bu kişilerin bir kısmının mükellefiyetinin bulunmadığı, bir kısmının mükellefiyeti olmasına rağmen mükellefiyetle ilgili hiçbir sorumluluğu yerine getirmediği, bir kısmının yoklama tarihinde ikametgah ve iş yeri adresinde bulunamadığı, bir kısmının ise yasal defterlerine kaydettiği alış faturalarının da sahte olduğu hususlarının tespit edildiği, öte yandan davacının sermaye ve kapasite durumu dikkate alındığında bu miktarda mal alımı gerçekleştirmesinin mümkün bulunmadığı, bu nedenle adı geçenler tarafından düzenlenen faturaların gerçek mal alım satımına ilişkin olmadığı, içeriği itibariyle yanıltıcı (sahte) olduğu, dolayısıyla alınmayan bir malın satışının da olamayacağı görüşüyle davacı tarafından düzenlenen faturaların da içeriği itibariyle yanıltıcı olduğu ve komisyon karşılığında düzenlendiğinden bahisle bulunan matrah farkı üzerinden re’sen cezalı tarhiyat yapıldığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda davacının adlarına fatura düzenlediği kişiler ile davacı arasındaki ticari ilişkinin mahiyeti araştırılmadan, faturaların gerçek mal satış karşılığı olarak düzenlenmediği hususunda hukuken itibar edilebilir nitelikte herhangi bir tespitte bulunulmadan varsayım yoluyla faturalar içeriği itibariyle yanıltıcı (sahte) addedilmek ve komisyon geliri elde edildiği kabul edilmek suretiyle bulunan matrah farkı üzerinden yapılan cezalı tarhiyatta hukuka uygunluk bulunmadığından aksi yönde verilen Vergi Mahkemesi kararında yasal isabet görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle temyiz isteminin kabulü ve Vergi Mahkemesinin kararının bozulmasına, esasta oybirliği, gerekçede oyçokluğuyla karar verildi.
