ADRES: Hobyar mah. aşirefendi cd. bornovalı han kat: 5 no:60-61 sirkeci/istanbul
TEL: 0212 526 94 30
FAKS: 0212 526 94 31
Temyiz Eden : Maliye Bakanlığı
Karşı Taraf : ...............
İstemin Özeti : 30.7.1993 tarihinde görevden alınıp yargı kararıyla görevine dönen davacının 30.7.1993 – 31.12.1995 tarihleri arasındaki maaş ve ikramiyelerinin birleştirilerek ödenmesi nedeniyle fazladan tevkif edilen gelir vergisinin iadesi istemiyle şirket başvurusunun reddi yolundaki 27.5.1996 günlü ve 22045 sayılı Maliye Bakanlığı işlemin iptali ve fazladan tahsil edilen miktar iade edilirken gecikme faizi işletmesi istemiyle dava açılmıştır. Ankara 1.Vergi Mahkemesi 25.9.1996 günlü ve E:1996/706, K:1996/964 sayılı kararıyla; davalı idarenin, davacının düzeltme dilekçesinde ileri sürdüğü iddiaların 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 166.maddesindeki vergi hatası kapsamına girmediğini savundu, ancak gelir vergisi hesabında vergi dönemi olarak bir takvim yılının alınması ve bu nedenle fazla vergi hesaplanmasının anılan madde kapsamında vergi hatası olarak değerlendirileceği, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 1.maddesinde vergi dönemi olarak bir takvim yılının belirtildiği, 30.7.1993 tarihinde görevinden alınan 23.11.1995 tarihli mahkeme kararıyla görevine iade edilen davacının, her bir yıla ilişkin ücretlerinin toplamı için ayrı ayrı gelir vergisi tevkifatı yapılması gerekirken üç yılın toplam ücret tutarı üzerinden tevkifat yapılmasının yasal bulunmadığı, olayda İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28.maddesi uyarınca verilen bir mahkeme kararı üzerine tesis edilmeyen veya geciktirilen bir işlem olmadığından gecikme faizi ödenemeyeceği, ayrıca gerek İdari Yargılama Usulü Kanunu’nda gerekse Vergi Usul Kanunu’nda gecikme faizi ödeneceğine dair bir hüküm de yer almadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, gecikme faizine yönelik istemin reddine karar vermiştir. Davalı idare, davacının ücretlerinin tahakkuku ve ödenmesinin 1995 yılında yapıldığını, dolayısıyla 1995 yılında uygulanan vergi tarifesine göre vergilendirilmesi gerektiğini ileri sürmekte, kararın bozulmasını istemektedir.
Savunmanın Özeti: Savunma verilmemiştir.
Danıştay Savcısı Anıl GENÇ’in Düşüncesi: Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasası’nın 49.maddesinin 1.fıkrasında belirtilen nedenlerden hiçbirisine uymayıp vergi mahkemesince verilen kararın dayandığı hukuki ve yasal nedenler karşısında, anılan kararın bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemektedir.
Açıklanan nedenle temyiz isteminin reddi ile vergi mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
Tetkik Hakimi H.Gül YILMAZ’ın Düşüncesi: Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, temyize konu mahkeme kararının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Dördüncü Dairesince gereği görüşüldü:
193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 94.maddesinin 1.fıkrasının 1.bendinde hizmet erbabına ödenen ücretlerle 61.madde de yazılı olup ücret sayılan ödemelerden 103 ve 104.maddelere göre tevkifat yapılacağı öngörülmüştür.
............... Demir Çelik Anonim Şirketinde çalışmakta iken 30.7.1993 tarihinde sözleşmesi feshedilerek görevinden alınan davacı, Ankara 8.İdare Mahkemesi’nin 23.10.1995 günlü ve 95/1369 sayılı kararıyla görevine dönmüştür. Ankara 8.İdare Mahkemesi anılan kararında sözleşmenin feshedilerek davacının görevine son verilmesine ilişkin işlemin iptaline, davacının dava konusu işlemden dolayı yoksun kaldığı tüm parasal ve özlük haklarının dava tarihinden itibaren uygulanacak yasal faiziyle birlikte tazminine karar vermiştir. Bu karar uyarınca davacıya yapılacak ödeme gerçek zarardan ibaret olacağından, görevde iken kendisine aylık, ödenek gibi isimlerle yapılan ödemelerden tüm kesintiler yapıldıktan sonra kalan miktar olacağından, söz konusu tutarın artım ücret olarak nitelendirilmesi mümkün olmayıp, mahkeme kararı gereği ödenen bir tazminattan söz edilmesi gerekir. Aksi halde mahkemenin tazminine karar verdiği gerçek zararın altında ödeme yapılmış olur.
Bu nedenle, temyiz isteminin reddine 13.2.1998 gününde oybirliğiyle karar verildi.
