KONU :Taksitli satışlarda, taksitlerin vade tarihi itibarıyla oluşan kur farklarının katma değer vergisi matrahınadahil edilmesi gerektiği hk. 

 

 

İstemin Özeti :Tarım aletleri ithalatı ve ticaretiyle uğraşan yükümlü şirketin dövizle yaptığı taksitli satışlarda,

taksitlerin tahsil edildiği tarihte ortaya çıkan kur farkı gelirleri için katma değer vergisi hesaplayıp beyan etmediği,

ayrıca bir kısım indiriminin de haksız yere yapıldığının saptanması üzerine, 1993 yılı Ağustos dönemi için kaçakçılık

cezalı katma değer vergisi salınmıştır. ... Vergi Mahkemesinin 28.3.1997 gün ve E:1996/1293, K:1997/534 sayılı

kararıyla; 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 20. maddesinde, bu verginin konusunu oluşturan teslim ve

hizmet işlemlerinde matrahın, bu işlemlerin karşılığını oluşturan bedel olduğu, bedelin ise, her ne suretle olursa

olsun alınan veya borçlanılan para, mal ve diğer suretlerde sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaat, hizmet ve

değerler toplamı olduğunun hükme bağlandığı, aynı Kanunun 24. maddesinin (c) bendinde de, vade farkı, fiyat

farkı , faiz, prim gibi çeşitli adlar altında sağlanan her türlü menfaat, hizmet ve değerlerin matraha dahil unsurlar

olarak sayıldığı, bu hükümlere göre dövizle yapılan taksitli satışlar dolayısıyla oluşan kur farkı gelirlerinin de

matraha  dahil olduğunun kabulü gerektiği, olayda bu şekilde ortaya çıkan gelirin hasılat kayıtlarına intikal

ettirilmesine karşın, katma değer vergisi hesaplanıp beyan edilmediğinin saptandığı, diğer taraftan yükümlü kurum

beyanları ile defter ve belgelerdeki kayıtların karşılaştırılmasından bir kısım indirimlerinin de haksız yere yapıldığının

tespit edildiği, bu durum karşısında yapılan tarhiyatta isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle vergi aslının onanmasına,

kesilen  kaçakçılık cezasının ise, matrah farkının bulunuş biçimi dikkate alınarak kusur cezasına çevrilmesine karar

verilmiştir.

 

Yükümlü şirket tarafından, dövizli satışlar dolayısıyla ortaya çıkan kur farkının matraha dahil edilmesinin yasal

olmadığı, vergi dairesi müdürlüğü tarafından ise, tarhiyatın kaçakçılık cezalı olarak onanması gerektiği ileri sürülerek

mahkeme kararının bozulması istenilmektedir.

 

                                                    TÜRK MİLLETİ ADINA

 

Hüküm veren Danıştay Onbirinci Dairesince işin gereği görüşüldü:

 

Temyiz dilekçelerinde ileri sürülen iddialar, bozulması istenilen kararın dayandığı gerekçeler karşısında, yerinde ve

kararın bozulmasını sağlayacak durumda görülmemiştir. Bu nedenle taraflar temyiz istemlerinin reddine, Vergi

Mahkemesinin 28.3.1997 gün ve E:1996/1293, K:1997/534 sayılı kararının onanmasına, l.12.1998 gününde oybirliği

ile  karar verildi.