ÖZETİ: Sahte fatura düzenleyenlerin bilinen adreslerinde bulunamamaları nedeniyle faturaların gerçeği yansıtmadığının kabul edilemeyeceği hk.

 

Temyiz Eden: .......... İnşaat ve Ticaret Kollektif Şirketi

 

Vekili: Av. ..........

 

Karşı Taraf: .......... Vergi Dairesi Müdürlüğü

 

İstemin Özeti: İnşaat taahhüt işi ile uğraşan yükümlü şirketin Ağustos 1992 – Aralık 1993 dönemlerine ilişkin işlemlerinin incelenmesi üzerine düzenlenen vergi inceleme raporu ile bir kısım mal ve hizmet alımlarını sahte ve muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı faturalarla belgelendirerek haksız vergi indirimi yaptığının saptanması nedeniyle adına ilgili dönemler için kaçakçılık cezalı katma değer vergisi salınmıştır.

 

Tarhiyata karşı açılan davayı inceleyen İstanbul 1. Vergi Mahkemesi, 13.09.1995 günlü ve E:1994/2412, K:1995/1883 sayılı kararıyla davayı reddetmiştir.

 

Yükümlü şirketin bu karar karşı yaptığı temyiz başvurusunu inceleyen Danıştay Onbirinci Dairesi, 07.10.1996 günlü ve E:1996/2268, K:1996/3419 sayılı kararıyla; tarhiyatın, .......... Dahili Ticaret (..........) ile .......... İnşaat Limited Şirketinden alınan faturalara ilişkin kısmı yönünden davanın reddine ilişkin hüküm fıkrasına yönelik istemi reddetmiş, tarhiyatın indirim konusu yapılan vergilere ait faturaları düzenleyenlerden .......... ile ..........’un vergi dairesince bilinen iş ve ikametgah adreslerinde bulunmaması nedeniyle bu kişilerin gerçek mükellef olmadıkları ve düzenlenen faturaların da gerçek mal hareketini yansıtmadığı görüşüyle uygulanan kısmı yönünden ise bu kişilerin gerçek usulde vergi mükellefi oldukları, .......... tarafından düzenlenen faturaların bir kısmının, .......... tarafından düzenlenenlerin ise tamamının beyan edildiği, fatura tutarlarının yükümlü şirketçe nakten veya çekle ödendiğinin anlaşıldığı, soyut ifadelerle davanın bu kısmının reddine ilişkin hüküm fıkrasında isabet bulunmadığı gerekçesiyle kararın anılan hüküm fıkrasını bozmuştur.

 

Bozma kararına uymayan İstanbul 1. Vergi Mahkemesi, 27.12.1996 günlü ve E:1996/1460, K:1996/2194 sayılı kararıyla; vergi inceleme raporundaki tespitler karşısında bu faturaların sahte olduğu, indirim konusu yapılamayacağı gerekçesiyle ilk kararında ısrar etmiştir.

 

Direnme kararı yükümlü tarafından temyiz edilmiş, .......... ve .......... tarafından düzenlenen faturaların gerçek olduğu, bu kişilerin vergi dairesinde mükellefiyet kayıtları bulunduğu ve vergi ile ilgili yükümlülüklerini yerine getirdikleri, ödemelerin çek yada senetle yapıldığı ileri sürülerek kararın bozulmasını istemiştir.

 

Savunmanın Özeti: Savunma verilmemiştir.   

 

Danıştay Tetkik Hakimi Gülsen BİŞKİN’in Düşüncesi: Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.

 

Danıştay Savcısı Sadri BOZKURT’un Düşüncesi: Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasası’nın 49. maddesinin 1. fıkrasında belirtilen nedenlerden hiçbirisine uymayıp vergi mahkemesince verilen ısrar kararının dayandığı hukuki ve yasal nedenler karşısında, anılan kararın bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemektedir.

 

Açıklanan nedenlerle temyiz isteminin reddi ile vergi mahkemesince verilen ısrar kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

 

 

TÜRK MİLLETİ ADINA

 

Hüküm veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Genel Kurulunca, dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

 

İnşaat taahhüt işi ile uğraşan ve Ağustos 1992 – Aralık 1993 dönemlerine ilişkin işlemleri inceleyen yükümlü şirket adına haksız katma değer vergisi indirimi yaptığından bahisle salınan kaçakçılık cezalı tarhiyata karşı açılan davanın reddi yolundaki vergi mahkemesi direnme kararı temyiz edilmiştir.

 

213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 3. maddesinin 2. fıkrasında; vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, aynı Yasanın 134. maddesinde de vergi incelemesinden amacın, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunun araştırılması, tespit edilmesi ve sağlanması olduğu kurala bağlanmıştır.

 

Vergi inceleme raporu ve eki tutanakların incelenmesinden, İSKİ ve TEK’e taahhüt işi yapan yükümlü şirketin bu faaliyetini sürdürdüğü ve üstlenilen işlerin yerine getirildiği inceleme elemanınca da kabul edilmekte ancak, bu işlerin faturaları düzenleyen kişiler tarafından yapılmadığı, başkalarına yaptırılan işler karşılığı sözü edilen kişilerden fatura temin edilerek haksız katma değer vergisi indirimi uygulandığı kabul edilmiştir.

 

.......... adlı firmanın ..........’un şahsi firması olduğu, .......... Vergi Dairesi Müdürlüğünde kayıtlı bulunduğu ve davacıya 31.08.1992 tarihli ve 806.400.000.-lira tutarlı bir adet fatura düzenlediği, fatura bedelinin nakden ödendiği, bu kişinin 1992 yılının Ağustos ayına ilişkin katma değer vergisi beyannamesini verdiği ve vergisini ödediği, yükümlü şirkete fatura düzenleyen .......... Hafriyat adlı firmanın ..........’nın şahsi firması olduğu, .......... Vergi Dairesi Müdürlüğünde kayıtlı bulunduğu, davacıya 1992 yılında dokuz adet fatura düzenlediği, bu kişinin de 1992 yılında verdiği katma değer vergisi beyannamelerinde 212.373.900.-lira matrah beyan ettiği vergi inceleme raporu ile tespit edilmiştir.

 

Bu durumda .......... ve ..........’nın bilinen adreslerinde bulunamamaları nedeniyle düzenlediği faturaların gerçeği yansıtmadığı sonucuna ulaşmak mümkün değildir.

 

Bu nedenle temyiz isteminin kabulüne, İstanbul 1. Vergi Mahkemesinin, 27.12.1996 günlü ve E:1996/1460, K:1996/2194 sayılı ısrar kararının bozulmasına, yeniden verilecek kararda karşılanacağından yargılama giderleri yönünden hüküm kurulmasına gerek bulunmadığına, 23.10.1998 gününde oyçokluğu ile karar verildi.

 

 

KARŞI OY

 

Temyiz dilekçesinde ileri sürülen sebepler, bozulması istenen mahkeme kararının dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçe karşısında yerinde ve ısrar kararının bozulmasını gerektirecek nitelikte değildir.

 

Bu nedenle, temyiz istemini reddi gerektiği görüşüyle karar katılmıyoruz.