örtülKONU :   Ortaklara faizsiz verilen borç dolayısıyla dağıtılan örtülü kazancın hesabında,  şirketin banka kredisi kullanmış olup olmadığına bakılmaksızın Merkez Bankası  reeskont faiz oranının uygulanması gerektiği hk. 
 

Ìstemin Özeti : Davacı şirketin 1995 takvim yılı işlemlerinin incelenmesi sonucu düzenlenen vergi  inceleme raporuna

dayanılarak adına re'sen salınan kurumlar vergisi, gelir (stopaj) vergisi, geçici kurumlar  vergisi ve fon payı ile kesilen

ağır kusur ve kusur cezalarına karşı açılan davayı; dosyanın incelenmesinden,  davacı şirketin ortaklarına faiz

almaksızın borç para vermesi nedeniyle örtülü kazanç dağıttığı, dolayısıyla  Kurumlar Vergisi Kanunu' nun 17.

maddesinde öngörülen koşulların oluştuğu anlaşıldığından olayda örtülü  kazanç bulunmadığı yönündeki davacı

iddialarında isabet bulunmadığı, davacı şirketin esas itibariyle kredi  işlemleri yapan bir kurum olmaması nedeniyle

ortaklarına dağıttığı faizsiz kredilere 1995 yılında Halk  Bankası'ndan kullanılan kredi işlemlerine uygulanan faiz oranı

olan   75 oranın uygulanması suretiyle şirket  ortaklarına dağıtılan örtülü kazancın yeniden hesaplanması için

mahkemelerince bilirkişi incelemesi yaptırıldığı,  düzenlenen bilirkişi raporunda davacı şirketin ortaklarına

177.897.322.- lira örtülü kazanç dağıttığı tespit edilmiş  olup, tespit edilen bu farkın mahkemelerince de aynen

benimsendiği ve tarafların bir itirazlarının olmaması  nedeniyle bilirkişi raporunda belirtilen tutar üzerinden tarhiyatın

yapılması gerektiği sonucuna varıldığı, yıllık  beyanname verme süresinin geçmiş olması nedeniyle geçici kurumlar

vergisinin aslının aranılmasında isabet  bulunmadığı, ancak bu vergiye gecikme faizi ve cezasının uygulanacağı,

ayrıca cezalı fon payında yasaya  aykırılık görülmediği, matrah farkının davacının defter ve belgeleri üzerinde yapılan

inceleme sonucu bulunması  nedeniyle kesilen ağır kusur cezasında isabet bulunmadığı, ancak vergi ziyaı mevcut

olduğundan ağır kusur  cezasının kusur cezasına çevrilmesi gerektiği gerekçesiyle kısmen kabul ederek tarhiyatı

177.897.322.- lira  matrah farkı üzerinden tadilen onayan, kesilen ağır kusur cezalarını kusur cezasına çeviren , geçici

kurumlar  vergisini kaldıran (...) Vergi Mahkemesi’nin 17.12.1997 gün ve E:1996/405, K:1997/520 sayılı kararının; davacı

  tarafından, şirketten çekilen paraların mahiyeti ve sermayede azalma olup olmadığının araştırılmadığı, şirketin  karı-

kocadan oluştuğu ve faaliyetin tamamen el emeği ile yürütüldüğü, maaş vb. gibi herhangi bir ödemede  bulunulmadığı,

dönem karı 1.016.351.723.- lira olan şirketten geçimin sağlanması için makul ölçüde para  alındığı örtülü kazanç

dağıtımının sözkonusu olmadığı, vergi dairesi müdürlüğü tarafından ise, vergi inceleme  raporuna dayanılarak cezalı

tarhiyatın aynen onanması gerektiği ileri sürülerek bozulması istemleridir.

     

     TÜRK MİLLETİ ADINA

    

Hüküm veren Danıştay Üçüncü Dairesince için gereği görüşülüp düşünüldü:

    

5422 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu' nun l7.maddesinde, kazancın tamamen veya kısmen örtülü olarak  dağıtılmış

sayılacağı haller belirtilmiş ve bunlar arasında şirketin kendi ortakları ile olan münasebetlerinde  emsaline göre göze

çarpacak derecede yüksek veya düşük faiz ve komisyonlarla ödünç para alması veya vermesi

de örtülü kazanç dağıtımı olarak kabul edilmiştir.

    

Olayda, davacı şirket tarafından uyuşmazlık döneminde şirketin ortaklarına karşılığında faiz tahakkuk  ettirilmeksizin

borç para verilmesi suretiyle örtülü kazanç dağıtımı yapıldığı anlaşıldığından, adat uygulaması  yöntemiyle re'sen

tarhiyat yapılmasında yasaya aykırılık görülmemiştir. Ancak, matrah farkının  hesaplanmasında, paraların şirketten

çekildiği ve daha sonra şirkete yatırıldığı tarihler arasındaki süre için o  tarihler arasında Merkez Bankası tarafından

uygulanmış olan reeskont faiz oranının esas alınması gerekmektedir.

Bu nedenle, matrah farkının şirketin ihtilaflı dönemde Halk Bankası'ndan aldığı krediler için uygulanan  75 faiz

oranının esas alınması suretiyle belirlenmesinde hukuka uygunluk görülmemiştir.

    

Açıklanan nedenlerle, davacı temyiz isteminin kısmen kabulüne ve (...) Vergi Mahkemesi'nin  17.12.1997 gün ve

E:1996/405, K.1997/520 sayılı kararının sözü edilen hususa ilişkin hüküm fıkrasının  bozulmasınaortulukazan