ADRES: Hobyar mah. aşirefendi cd. bornovalı han kat: 5 no:60-61 sirkeci/istanbul
TEL: 0212 526 94 30
FAKS: 0212 526 94 31
|
MALİYET BEDELİNİN ARTIRILMASI SONUCU OLUŞAN ZARARIN DİĞER KAZANÇLARDAN İNDİRİLEMEYECEĞİ
|
|
|
ÖZETİ: Şirket aktifinde yer alan iştirak hisselerinin satışı halinde Gelir Vergisi Kanununun 38’inci maddesi uyarınca maliyet bedelinin artırılması sonucu oluşan zararın, diğer kazançlardan indirilemeyeceği hk.
Temyiz Eden: .......... Ticaret ve Sanayi Anonim Şirketi
Karşı Taraf: .......... Vergi Dairesi Müdürlüğü
İstemin Özeti: Şirket aktifinde yer alan iştirak hisselerinin satışı halinde Gelir Vergisi Kanununun 38’inci maddesi uyarınca maliyet bedelinin artırılması sonucu oluşan zararın diğer kazançlardan indirim konusu yapılabileceği belirtilerek 1995 yılı kurumlar vergisi beyannamesi ihtirazı kayıtla verilmiştir. İstanbul 7’nci Vergi Mahkemesi 20.06.1997 günlü ve E:1996/642, K:1997/992 sayılı kararıyla; Gelir Vergisi Kanunu’nun 38’inci maddesi hükmüyle mükelleflerin enflasyondan kaynaklanan fiktif kazançlarının vergilenmemesinin amaçlandığı ve zarar artırıcı bir işlevi bulunmadığı, bu nedenle madde uygulanmasından doğan zararın davacı kurum kazancının tespitinde indirim konusu yapılamayacağı gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Davacı, mahkeme kararının 49 seri nolu Kurumlar Vergisi Genel Tebliği’ne dayandığı, söz konusu genel tebliğle getirilen maliyet bedeli kavramının yasada belirtilen maliyet bedeli kavramından farklı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemektedir.
Savunmanın Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Savcısı Nilgün AKPINAR’ın Düşüncesi: Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının 49’uncu maddesinin 1’inci fıkrasında belirtilen nedenlerden hiçbirisine uymayıp vergi mahkemesince verilen kararın dayandığı hukuki ve yasal nedenler karşısında, anılan kararın bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemektedir.
Açıklanan nedenle temyiz isteminin reddi ile vergi mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
Tetkik Hakimi M.Oğuz ULAŞ’ın Düşüncesi: Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, temyize konu mahkeme kararının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Dördüncü Dairesince gereği görüşüldü:
Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, bozulması istenilen kararın dayandığı gerekçeler karşısında, yerinde ve kararın bozulmasını sağlayacak durumda görülmemiştir.
Bu nedenle, temyiz isteminin reddine 14.12.1998 gününde oybirliğiyle karar verildi.
|
|
