Aktifleştirilen kuruluş ve örgütlenme giderlerinin amortismanına hangi yıl başlanacaktır?

Vergi Usul Kanunu nda aktifleştirme kavramı tanımlanmış değildir. Durum böyle olunca aktifleştirme kavramının işletme iktisadı ve muhasebe tekniği açısından ele alınması gerekir.
Muhasebe tekniği yönünden aktifleştirme aktif bir elemanın ya da aktifleştirilmesi öngörülen bir harcamanın nihai adı ile, envantere alınmasını ifade eden bir terimdir. Buna göre, henüz bitmemiş bir bina, montajı tamamlanmamış bir makina aktife girmiş sayılamayacağı gibi, tamamı gerçekleşerek nihai tutarı kesinleşmemiş olan kuruluş ve örgütlenme giderleri de aktife girmiş sayılamaz. bu giderlerin aktife girmesi, kuruluş ve örgütlenme faaliyetinin tamamlanarak işletmenin normal faaliyete başladığı anda vuku bulmuş olur.
Kaldı ki, amortismanın, giderin yapıldığı yıldan başlaması, kuruluşu uzun süren işletmeler bakımından bir yarar sağlamayacağı gibi bu tür işletmelerde her hesap döneminde yapılan kuruluş ve örgütlenme giderinin ayrı bir amortisman birimi olarak alınması zorunluluğunu da doğurur ki, böyle bir davranış işletme ekonomisi ilkelerine ve muhasebe tekniğine uygun düşmez. Nasıl ki bir bina, tamamlandıktan sonra maliyet tutarının tamamı üzerinden amortismana tabi tutuluyorsa, ilk tesis ve taazzuv giderleri de, tek bir amortisman birimi olarak, nihai miktarı kesin olarak belli olduktan sonra amortismana tabi tutulmak gerekir.
Bu bakımdan, kuruluş ve örgütlenme giderlerinin amortismanına kurumun kuruluşunun tamamlandığı veya işletmenin bilfiil ve tam olarak faaliyete geçtiği, tecrübe imalatı olan kurumlarda bunun sona erdiği hesap döneminden itibaren başlamak gerekir.[1]
[1] HUK. Danışma Komisyonu nun adı geçen Kararı.