ADRES: Hobyar mah. aşirefendi cd. bornovalı han kat: 5 no:60-61 sirkeci/istanbul
TEL: 0212 526 94 30
FAKS: 0212 526 94 31
ÖZETİ: 1497 sayılı Kanunun ithalde alınan her türlü vergi, resim ve harç muafiyetine ilişkin hükümleri 13.05.1986 gün ve 19106 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 3283 sayılı Kanunla kaldırıldığından, bu tarihten sonra ithal edilen eşyanın KDV muafiyetinden faydalanamayacağı hk.
Temyiz İsteminde Bulunan: Bağ-Kur Genel Müdürlüğü
Vekili: Av. ..........
Karşı Taraf: Başbakanlık Gümrük Müsteşarlığı
İstemin Özeti: .......... Giriş Gümrük Müdürlüğünde tescil edilen 09.07.1990 gün ve 7676 sayılı beyanname ile ithal edilen eşyaya ilişkin olarak ödenen katma değer vergisinin iadesi istemiyle açılan davada, verginin iadesine karar veren Ankara 4. Vergi Mahkemesinin 14.02.1992 gün ve E:1990/797; K:1992/258 sayılı kararının; 1479 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu Kanunu’nun 3165 sayılı Kanunla değişik 20. maddesinin (c) fıkrasında; kuruma ait taşınır ve taşınmaz mallar, bunların alım ve satım işlemleri ile kurumun hizmet gereği ihtiyaç duyduğu Türkiye’de temini mümkün olmayan malların ithalinin, ilgili konularda kurumun adı ve kuruluş kanununda yazılı olması dahi ithalde alınan vergi ve resimler dahil her türlü vergi, resim ve harçlardan muaf olduğunun hükme bağlandığı; 13.05.1986 gün ve 19106 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 3283 sayılı Bazı Kanunlarla Tanınmış Olan Gümrük Muafiyetlerinin Kaldırılması Hakkında Kanunun 1. maddesinde de, “Kuruluş kanunları veya başka kanunlar ile kamu kurum ve kuruluşları (belediyeler dahil), kamu iktisadi teşebbüsleri, bunların bağlı ortaklıkları ve müesseseleri ile özel kuruluşlar ve gerçek veya tüzel kişilere tanınan ithalde alınan her türlü vergi, resim ve harç muafiyeti hükümleri yürürlükten kaldırılmıştır” denildikten sonra bu hükmün kapsamına girmeyen kanunların belirtildiği; yukarıda açıklanan kanun maddelerinin birlikte değerlendirilmesinden, 1497 sayılı Kanunun muafiyetle ilgili hükümlerinin 3283 sayılı Kanunla kaldırıldığının anlaşıldığı; bu durumda, ithalatın muafiyetin kaldırıldığı tarihten çok sonra 19.07.1990 tarihinde gerçekleşmesi karşısında ithale konu eşyanın muafiyetten faydalandırılması olanağının kalmadığı gerekçesiyle Danıştay Yedinci Dairesinin 17.11.1994 gün ve E:1992/7235; K:1992/5544 sayılı kararı ile bozulması üzerine, bozma kararına uyarak davayı reddeden Ankara 4. Vergi Mahkemesinin 21.05.1996 gün ve E:1996/487; K:1996/659 sayılı kararının; 3238 sayılı Kanunla gümrük vergisine ilişkin muafiyetinin kaldırıldığı, katma değer vergisi muafiyetinin kaldırılmadığı, uyuşmazlığın Katma Değer Vergisi Kanununa göre çözümlenmesi gerektiği, Bağ-Kur Kanunu’nun özel bir kanun olması nedeniyle, olayda bu kanun hükümlerinin uygulanması gerektiği ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.
Savunmanın Özeti: İstemin reddi gerektiği yolundadır.
Tetkik Hakimi Mukaddes ARAS’ın Düşüncesi: Vergi mahkemesi kararlarının Danıştay tarafından bozulması halinde, yeniden verilecek kararlara karşı Danıştay’a yapılacak temyiz başvurularının, ancak, mahkemece bozma esaslarına uyulmuş olup olmadığı yönünden incelenmesi mümkün olup, dosyanın incelenmesinden, mahkemenin bozma kararına uyduğu anlaşılmaktadır.
Bu nedenle, temyiz isteminin reddi ile kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
Danıştay Savcısı Yavuz YOKLAMACIOĞLU’nun Düşüncesi: Bozma istemine konu teşkil eden Ankara 4. Vergi Mahkemesinin 21.05.1996 tarih ve E:96/487, K:96/659 sayılı kararının Danıştay Yedinci Dairesinin 17.11.1994 tarih ve E:92/7235, K:94/5544 sayılı bozma kararında belirtilen şekilde inceleme yapılarak verildiği anlaşılmış olup ileri sürülen iddialarda mahkeme kararının bozulmasını sağlayacak nitelikte görülmediğinden, temyiz isteminin reddi ile gerekli inceleme ve araştırma sonucu verilmiş bulunan mahkeme kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmüştür.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Yedinci Dairesince işin gereği görüşüldü:
İlk derece mahkemesi kararlarının, Danıştay’ca, uyuşmazlığın çözümü de gösterilerek bozulması durumda; kararı bozulan mahkemece, bu karara uyularak yeniden verilecek kararlara karşı yapılacak temyiz başvurularını, bozma kararında yazılı esaslara uygunluğu bakımından incelenmesi gerekir.
Dosyanın incelenmesinden, temyize konu vergi mahkemesi kararının, dairemizin açıklanan nitelikteki bozma kararına uyularak verildiği anlaşıldığından, istemin reddine; kararın onanmasına, 19.02.1998 gününde oybirliği ile karar verildi.
