konu: Gümrük vergisi matrahına dahil edilen unsurun, katma değer vergisi matrahına da dahil edilmesi gerektiği hk.

 

Temyiz İsteminde Bulunan: .......... Sanayi Mamulleri Pazarlama ve Ticaret A.Ş.

 

Vekili: Av. ..........

 

Karşı Taraf: Başbakanlık Gümrük Müsteşarlığı adına .......... Giriş Gümrük Müdürlüğü

 

İstemin Özeti: .......... Giriş Gümrük Müdürlüğünde tescilli 26.07.1994 gün ve 11235 sayılı gümrük giriş beyannamesi muhteviyatı eşyaya ilişkin olarak ihracatçı şirkete ödenen vade farkı üzerinden ek olarak tahakkuk ettirilen gümrük vergisi ile katma değer vergisine vaki itirazı reddeden .......... Gümrükler Başmüdürlüğünün 03.07.1995 gün ve 86 sayılı Kanunun 1.maddesiyle değişik 65.maddesine dayanılarak çıkarılan Gümrük Tarifeleri ve Ticaret genel Anlaşmasının (GATT) VII.maddesinin uygulanmasına dair anlaşmaya ilişkin yönetmeliğin 13.maddesinde, bu yönetmeliğin 6.maddesine göre gümrük vergisine esas kıymet belirlenirken ithal eşyanın gerçekte ödenen veya ödenecek fiyatına, satış bedelinin peşin ödenmemesi nedeniyle satıcıya vade farkı, fiyat farkı, gecikme faizi veya kabul kredili ödemeler gibi adlar altında yapılan ödemeler ile faiz ödemelerinin ilave edileceğinin belirtildiği, olayda, gümrük idaresince yapılan araştırmalar sonucu beyanname muhteviyatı eşya için satıcıya vade farkı (faiz) transfer edildiğinin tespit edildiği, bu durumda vade faizinin eşyanın kıymetine ilave edilmesi suretiyle yapılan ek gümrük vergisi tahakkukunda yasaya aykırılık görülmediği, aynı şekilde 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun “İthalatta Matrah” başlığını taşıyan 21.maddesinin c bendinde, fiili ithalata kadar yapılan diğer giderler ve ödemeler ile mal bedeli üzerinden hesaplanan fiyat farkı, kur farkı gibi ödemelerin ithalatta ödenecek verginin matrahına dahil olduğunun belirtildiği, sözü geçen maddede “vade farkı ve faizine” yer verilmemekle birlikte, alıcı (ithalatçı) tarafından yapılan bir gider niteliği taşıması itibarıyla vade farkının “fiili ithalata kadar yapılan diğer giderler ve ödemeler” kapsamında düşünülmesi gerektiği, vade farkı transferinin fiili ithalattan sonra yapılmış olması, sözleşmeye dayalı giderin bu niteliğini değiştiren bir neden sayılamayacağı cihetle, bu konuda ileri sürülen iddialara itibar edilmediği ve kabul kredili ödemede satıcıya (ihracatçı) ödenen vade farkı ithalattaki katma değer vergisi matrahına dahil olduğundan, dava konusu ek tahakkukun katma değer vergisine ilişkin kısmını da kusurlandırıcı mahiyette görülmediği gerekçesiyle reddeden İzmir 2.Vergi Mahkemesinin 03.04.1997 gün ve E:1995/756; K:1997/479 sayılı kararının; müvekkil firma tarafından fiili ithalattan sonra vade farkı ödendiğinden ek tahakkuk yapılmaması; vade farkının katma değer vergisi matrahına dahil olduğu kabul edilse bile gümrük vergisi matrahına dahil edilmemesi gerektiği ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.

 

Savunmanın Özeti: İstemin reddi gerektiği yolundadır.

 

Tetkik Hakimi Nazlı YANIKDEMİR’in Düşüncesi: Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, 2577 sayılı Kanunun 49.maddesinin 1.fıkrasında sayılan bozma nedenlerine uymadığından, temyiz istemi reddedilerek kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.

 

Danıştay Savcısı Ayla PERKTAŞ’ın Düşüncesi: Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasası’nın 49.maddesinin 1.fıkrasında belirtilen nedenlerden hiçbirisine uymayıp, vergi mahkemesince verilen kararın dayandığı hukuki ve yasal nedenler karşısında, anılan kararın bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemektedir.

 

Açıklanan nedenle, temyiz isteminin reddi ile vergi mahkemesi kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.

 

 

TÜRK MİLLETİ ADINA

 

Hüküm veren Danıştay Yedinci Dairesince işin gereği görüşüldü:

 

Uyuşmazlık, davacı şirket tarafından ithal olunan eşyaya ilişkin olarak ihracatçı şirkete ödenen vade farkının gümrük vergisi matrahına ilavesi suretiyle ek olarak gümrük vergisi ile katma değer vergisi tahakkuku yapılmasından kaynaklanmaktadır.

 

3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun “ithalatta matrah” başlıklı 21.maddesinde; “ithalatta verginin matrahı aşağıda gösterilen unsurların toplamıdır” denildikten sonra, (a) bendinde; “ithalat edilen malın gümrük vergisi tarhına esas olan kıymeti”, ithalatta katma değer vergisinin matrahını oluşturan unsurlardan biri olarak sayılmıştır.

 

1615 sayılı Gümrük Kanunu’nun, 3968 sayılı Kanunun 1.maddesiyle değişik 65.maddesine dayanılarak çıkarılan Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Genel Anlaşmasının (GATT) VII.maddesinin uygulanmasına dair anlaşmaya ilişkin yönetmeliğin 13.maddesinde de, bu yönetmeliğin 6.maddesine göre, gümrük vergisine esas kıymet belirlenirken ithal eşyasının gerçekte ödenen veya ödenecek fiyatına, satış bedelinin peşin ödenmemesi nedeniyle satıcı firmaya vade farkı adı altında yapılan ödemelerin ilave edileceği belirtilmiştir. Buna göre, ithal olunan eşyanın gümrük vergisine esas kıymetine dahil edilmesi gereken vade farkı faizinin Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 21.maddesinin yukarıda açıklanan (a) bendi uyarınca ithalde alınan katma değer vergisi matrahına ilave edilmesi suretiyle ek tahakkuk yapılmasında kanuna aykırılık bulunmamaktadır.

 

Açıklanan nedenlerle, temyiz istemini reddine; mahkeme kararının onanmasına 04.03.1998 gününde oybirliği ile karar verildi