ADRES: Hobyar mah. aşirefendi cd. bornovalı han kat: 5 no:60-61 sirkeci/istanbul
TEL: 0212 526 94 30
FAKS: 0212 526 94 31
KONU : Gelir Vergisi Kanununun 40/1 inci maddesindeki götürü gider uygulamasında, elde edilen hasılatın TL. olarak tespitinde, bu hasılatın kanuni defterlere kaydedildiği tarihte geçerli olan döviz alış kurlarının esas alınması gerektiği hk.
İstemin Özeti : İhtirazi kayıtla verilen 1995 yılı kurumlar vergisi beyannamesi üzerinden, Kanun’da sayılan
yurtdışındaki faaliyetler nedeniyle döviz olarak elde edilen hasılatın en fazla binde beşinin götürü gider olarak
kaydedilmesine ilişkin olarak 194 seri no.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinde yer alan; hasılatın Türk Lirası olarak
tespitinde, kanuni defterlere kaydedildiği tarihte geçerli olan ve Merkez Bankasınca belirlenen döviz alış kurlarının
esas alınacağı yolundaki düzenleme uyarınca tahakkuk ettirilen fazla verginin ret ve iadesi istemiyle dava açılmıştır.
Vergi Mahkemesi 20.3.1997 günlü ve E:1996/624, K:1997/573 sayılı kararıyla; 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun
40 ıncı maddesine 4108 sayılı Kanunla eklenen birinci bendinde; ihracat, yurt dışında inşaat, onarma, montaj ve
taşımacılık faaliyetlerinde bulunan mükelleflerin, bu bentte yazılı giderlere ilaveten bu faaliyetlerden döviz olarak
elde ettikleri hasılatın binde beşini aşmamak şartıyla yurt dışındaki bu işlerle ilgili giderlerine karşılık olmak üzere
götürü olarak hesapladıkları giderleri de indirebileceklerinin belirtildiği, bu maddenin uygulanmasına yönelik 194
seri no.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinde de; döviz olarak elde edilen ihracat hasılatının Türk Lirası karşılığının
tespitinde hasılatın kanuni defterlere kaydedildiği tarihte geçerli olan ve T.C. Merkez Bankasınca tespit ve ilan
edilmiş döviz alış kurlarının esas alınması gerektiğinin açıklandığı, bir malın satışından elde edilen miktarın gayrı
safi hasılat olduğu ve bu miktardan malın imal veya alış bedeli ile belgeye dayalı giderler düşüldükten sonra net
hasılatın meydana geleceği, olayda da ihraç edilen mal dolayısıyla elde edilen dövizin Türk Lirası karşılığı miktar,
gayrı safi hasılat olup, yukarıda belirtilen şartlarla binde beş gider düşülmesinin öngörüldüğü, davacı şirketin iddia
ettiği gibi dövizin Türkiye'ye fatura tarihinden sonra getirilmesi halinde, kur farkı nedeniyle binde beş götürü gider
uygulamasının; kur farkından doğan hasılatın elde edilmesi için herhangi bir gider yapılmadığı için fazla gider
indirimine neden olacağı, kur farkından doğan miktarın hasılat olarak kaydedilmesinin bu durumu değiştirmeyeceği
gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir. Davacı şirket, yapılan tahakkukun yasaya aykırı olduğunu ileri
sürmekte ve kararın bozulmasını istemektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Dördüncü Dairesince gereği görüşüldü:
Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, bozulması istenilen kararın dayandığı gerekçeler karşısında, yerinde ve
kararın bozulmasını sağlayacak durumda görülmemiştir.
Bu nedenle, temyiz isteminin reddine, 27.10.1998 gününde oybirliğiyle karar verildi.
