KONU :   Gelir Vergisi Kanununun 40/1 inci maddesindeki götürü gider uygulamasında,  elde edilen hasılatın TL. olarak tespitinde, bu hasılatın kanuni defterlere kaydedildiği tarihte  geçerli olan döviz alış kurlarının esas alınması gerektiği hk. 

    

İstemin Özeti : İhtirazi kayıtla verilen 1995 yılı kurumlar  vergisi  beyannamesi üzerinden, Kanun’da sayılan

yurtdışındaki faaliyetler  nedeniyle  döviz olarak elde edilen hasılatın en fazla binde beşinin götürü  gider olarak 

kaydedilmesine ilişkin olarak 194 seri no.lu Gelir Vergisi  Genel Tebliğinde yer  alan; hasılatın Türk Lirası olarak

tespitinde, kanuni  defterlere kaydedildiği  tarihte geçerli olan ve Merkez Bankasınca  belirlenen döviz alış kurlarının

esas  alınacağı yolundaki düzenleme  uyarınca tahakkuk ettirilen fazla verginin ret ve  iadesi istemiyle dava  açılmıştır.

Vergi Mahkemesi 20.3.1997 günlü ve  E:1996/624,  K:1997/573 sayılı kararıyla; 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun

40  ıncı  maddesine 4108 sayılı Kanunla eklenen birinci bendinde; ihracat, yurt   dışında inşaat, onarma, montaj ve

taşımacılık faaliyetlerinde bulunan   mükelleflerin, bu bentte yazılı giderlere ilaveten bu faaliyetlerden döviz   olarak

elde ettikleri hasılatın binde beşini aşmamak şartıyla yurt dışındaki  bu  işlerle ilgili giderlerine karşılık olmak üzere

götürü olarak  hesapladıkları giderleri de indirebileceklerinin belirtildiği, bu maddenin  uygulanmasına  yönelik 194

seri no.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinde de;  döviz olarak elde edilen ihracat hasılatının Türk Lirası karşılığının 

tespitinde hasılatın kanuni  defterlere kaydedildiği tarihte geçerli olan ve  T.C. Merkez Bankasınca tespit ve  ilan

edilmiş döviz alış kurlarının esas  alınması gerektiğinin açıklandığı, bir  malın satışından elde edilen miktarın  gayrı

safi hasılat olduğu ve bu miktardan malın imal veya alış bedeli ile  belgeye dayalı giderler düşüldükten sonra net 

hasılatın meydana geleceği,  olayda da ihraç edilen mal dolayısıyla elde edilen dövizin Türk Lirası  karşılığı miktar,

gayrı safi hasılat olup, yukarıda belirtilen şartlarla binde  beş gider düşülmesinin öngörüldüğü, davacı şirketin iddia

ettiği gibi  dövizin Türkiye'ye fatura tarihinden sonra getirilmesi halinde, kur farkı  nedeniyle binde beş götürü gider

uygulamasının; kur farkından doğan  hasılatın elde edilmesi için herhangi bir gider yapılmadığı için fazla gider 

indirimine neden olacağı, kur farkından doğan miktarın hasılat olarak  kaydedilmesinin bu durumu değiştirmeyeceği

gerekçesiyle davanın reddine  karar vermiştir. Davacı şirket, yapılan tahakkukun yasaya aykırı olduğunu  ileri

sürmekte ve kararın bozulmasını istemektedir.

 

    

TÜRK MİLLETİ ADINA

    

Hüküm veren Danıştay Dördüncü Dairesince gereği görüşüldü:     

Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, bozulması istenilen  kararın dayandığı gerekçeler karşısında, yerinde ve

kararın bozulmasını  sağlayacak durumda görülmemiştir.

 

Bu nedenle, temyiz isteminin reddine, 27.10.1998 gününde  oybirliğiyle karar verildi.