evlilik nedeni ile kıdem tazminatı

Evlenen kadın işçinin, nikah tarihinden itibaren bir yıl içinde, evlenme sebebiyle işyerinden ayrılma talebi halinde, “evlenme sebebiyle” kıdem tazminatına hak kazanır. bu hakkını işvere noter yada evlenme cuzdanını ekte sunarak bu hakkını kullanabılır.Bu talep tarihi bir yılı aşarsa artık evlenme sebebiyle iş akdinin feshi hakkı kaybolmuş olur.

evlilik nedeni ile kıdem tazminatına yargıtay kararı. bu karar evlenen kadının fesih sebepı bıldırmedıgı halde yargıtay evlılık sebepi ile fesıh saymıstır.

Yargıtay:9.HukukDairesi
EsasNo:2003/16699
KararNo:2004/11271
Tarih:11/05/2004

KararÖzeti:
Dosya içindeki bilgi ve belgelere göre davacı "bayan işçi 14/06/2002 tarihinde evlenmiş ve 31/08/2002 tarihinde istifa ettiğini belirterek işyerinden ayrılmıştır. Anılan dilekçede davacı işçi iş sözleşmesinin feshi için neden göstermemiştir. Daha sonra davalı işverene gönderdiği ihtarnamede ise iş sözleşmesinin evlilik sebebiyle feshedildiğini belirtmiş ve kıdem tazminatı isteğinde bulunmuştur. Davacı işçi işten ayrılmayla ilgili anılan dilekçesinde belli bir neden göstermediğine göre, sonradan fesih nedenini değiştirmiş değildir. Böyle olunca yapılan feshin, kadın işçinin evlenmesi sebebine dayandığıkabuledilmelidir.
İlgiliMevzuat:1475sayılıİşK.md.l4
Yargıtay Kararı:
Taraflar arasındaki, kıdem tazminatının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle reddine ilişkin hükmün süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davacı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 11/05/2004 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdıgönderilmişti.DuruşmagünüdavacıadınaAvukatM.T.Ö.ile"Karşı taraf adına Avukat S.S. geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi, gereğikonuşulupdüşündü:

Davacı işçi, iş sözleşmesini evlilik sebebiyle feshettiğini ileri sürerek kıdem tazminatı isteğinde bulunmuş, mahkemece davacının istifa etmek suretiyle ayrıldığı gerekçesiyle isteğin reddine karar verilmiştir.
Dosya içindeki bilgi ve belgelere göre davacı bayan işçi, 14/06/2002 tarihinde evlenmiş ve 31/08/2002 tarihinde istifa ettiğini belirterek işyerinden ayrılmıştır. Anılan dilekçede davacı işçi iş sözleşmesinin feshi için neden göstermemiştir. Daha sonra davalı işverene gönderdiği ihtarnamede ise iş sözleşmesinin evlilik sebebiyle feshedildiğini belirtmiş ve kıdem tazminatı isteğinde bulunmuştur. Davacı işçi işten ayrılmayla ilgili anılan dilekçesinde belli bir neden göstermediğine göre, sonradan fesih nedenini değiştirmiş değildir. Böyle olunca yapılan feshin, kadın işçinin evlenmesi sebebine dayandığıkabuledilmelidir.Davacı
kadın işçinin 1475 sayılı İş Kanununun 14/1. Maddesine uygun
olarak evlilikten itibaren bir yıl içindei iş sözleşmesini feshi nedeniyle kıdem tazminatıi steğinin kabulüne kararverilmelidir.

SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, davacı yararına takdir edilen 375.000.000 TL duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 11/05/2004günündeoybirliğiylekararverildi.

Kararınİncelenmesi:
1.  Bilindiği gibi 4857 sayılı İş Kanununda kıdem tazminatına ilişkin bir düzenleme yapılmamış, sadece kıdem tazminatı için bir kıdem tazminatı fon kurulması öngörülmüştür. (Geçici md.6) Ancak, bu maddeye göre, kıdem tazminatı fonuna ilişkin kanunun yürürlüğe gireceği tarihe kadar işçilerin kıdemleri için 1475 sayılı İş Kanununun 14. maddesi hükümleri yürürlüktedir.
2.  İnceleme konumuz Yargıtay 9. Hukuk Dairesi kararı 1475 sayılı İş Kanunun halen yürürlükte olan 14. maddesi uyarınca, evlenen kadın işçinin kıdem tazminatına ilişkindir. 1475 sayılı İş Kanununun 14. maddesinin 1 fıkrası hükmüne göre kadın işçinin iş akdini "evlendiği tarihten itibaren bir yıl içinde kendi arzusu ile sona erdirmesi" halinde de kıdem tazminatı hakkının doğacağı öngörülmüştür. Bu nedenle, işyerinde, bir yıllık kıdemi olan kadın işçi, iş ilişkisi devam ederken evlenir ve evlenme tarihini takibeden bir yıl içinde herhangi bir tarihte iş akdinin feshederse kıdem tazminatına hak kazanır. Bu haktan yararlanabilmek için kadın işçinin evliliğinin ilk evlilik olması zorunlu değildir. Ayrıca sözko-nusu hüküm uyarınca kıdem tazminatına hak kazanmışsa daha sonra eşindenboşanmasıkıdemtazminatıhakkınıolumsuzetkilemez.
3. Yargıtay'a göre; işverenden kıdem tazminatı alabilmek için eşinden boşanarak daha sonra aynı kişiyle yeniden evlenerek, bu evlenme dolayısıyla işten ayrılarak kıdem tazminatı talep etmek bir hakkın kötüye kullanılması ve kanuna karşı hile sayılır ve bu durumda ödenen kıdem tazminatı geri istenilebilir (Y9HD 18/09/1989 -6776 / 67979, İş ve Hukuk Şubat 1990, 38, Y9HD 14/1 1987-11078/6 Çimento İşv. Mayıs 1987, YHGK 14/02/1990 Tühis Şubat 1999; 13-14 Y9HD 15/01/1990-7628/118 Tekstil İşv. Şubat 1991, 18) Bununla beraber Yargıtay'ın yukarıda belirtilen kararlarında belirtilen görüş her durumda geçerli bir ilke olarak kabul edilemez, her somut olayın özelliğine göre bir değerlendirme yapılmalıdır.
Öte yandan, evlenme nedeniyle işten ayrılarak kıdem tazminatı alan kadın işçinin daha sonra tekrar işe girmesi halinde bir hakkın kötüye kullanılmasından söz edilemez. Bu nedenle, işverenin sözkonusu durumdaki kadın işçiye kıdem tazminatı ödemekle yükümlü olduğu gibi tazminatı ödemiş ise, iadesini de talep edemez. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel kuruluda bir kararında bu doğrultuda bir sonuca varmıştır, Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna göre, "...Kadın işçiye tanınan bu hak aile birliğini koruma amacıyla getirilmiş olup çalışma hayıtını evlilikle birlikte gereği gibi yürütemeyeceği düşüncesinde olan kadına yasa ile tanınmış bir olanaktır. Bir işyerinde çalışmakta iken evlenen bir kadın yasanın tanıdığı olanaktan yararlanarak kıdem tazminatını almak suretiyle ayrılmışsa daha sonraki dönemlerde çalışma hakkını kaybettiğinden söz edilemez. Diğer taraftan önceki işinden ayrılan kadın ayrılmasını hemen takiben çalışma hayatı ile evliliği öncekine göre daha kolaylıkla yürütebileceği yeni bir iş bularak çalışmasını da sürdürebilir." (YHGK, 27/04/1988-9-225)369Tühis,Ağustos1988,19/21)
4. İnceleme konumuz Yargıtay 9. Hukuk Dairesi Kararı evlenen kadın işçinin kıdem tazminatına ilişkin yeni bir soruna ışık tutmaktadır. Karardan anlaşılacağı üzere dava konusu bayan işçi evlenme tarihinden itibaren yaklaşık 2,5 ay sonra istifa ettiğini belirtmiş, ancak istifa dilekçesinde feshin evlenme nedeniyle yapıldığı belirtmemiştir. Daha sonra davalı işverene gönderdiği ihtarnamede ise sözleşmenin evlilik nedeniyle feshedildiğini belirtmiş ve kıdem tazminatı isteğinde bulunmuştur. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi davacı işçinin işten ayrılmayla ilgili ilk fesih dilekçesinde belli bir neden göstermediğinden, fesih nedenini değiştirmiş sayılamayacağı, bu nedenle de fesih nedeni bildirmeden yapılmış feshin, kadın işçinin evlenmesi sebebine dayalı olarak yapılmış sayılması yönünde karar vermiştir.
Kuşkusuz evlenme nedeniyle iş akdini fesheden kadın işçinin iş akdini, evlenme tarihinden itibaren bir yıl içerisinde feshetmesi halinde kıdem tazminatı hakkının doğumu için olağan uygulama, feshin evlenme nedeniyle yapıldığının belirtilmesidir. Ancak bu kararla; Yargıtay kararında konu olan olayda olduğu gibi kadın işçinin evlenmeyi takiben bir yıl içinde yaptığı ve fesih nedenini belirtmediği fesihlerin; kararda açıkça belirtilmemiş olsa da, evlenme nedeniyle yapıldığının karine olarak kabulü yönünde bir içtihat ortaya çıkmaktadır. Yeter ki işçi fesih yazısında başka bir neden belirtmemiş olsun, aksi takdirde kararda da isabetle belirtildiği gibi işçinin açıkça başka bir nedenle yaptığını belirttiği feshin; daha sonra evlilik, nedeniyle yapıldığını ileri sürerek fesih nedenini değiştirmesi sözkonusu olacaktır. Esasen evlilik nedeniyle iş akdinin feshinde kıdem tazminatına ilişkin 14.madde hükmünde, fesih nedeni olarak evliliğin açıkça bildirilmesinden söz edilmemekte hizmet akdini; "... Kadının evlendiği tarihten itibaren bir yıl içerisinde kendi arzusu ile sonaerdirmesi..."ndensözedilmektedir.

SONUÇ: Yukarıda belirtilen nedenlerle Yargıtay 9. Hukuk Dairesi kararında varılan sonuç kanımca da isabetlidir.
SMMM İLHAN AVCILAR