KONU : İşletmenin envanterine giren ve depoda bekleyen emtianın emanet kabul edilebilmesi için, muhasebe tekniğine uygun olarak emanet kaydının bulunması gerektiği hk. 
 
İstemin Özeti : Davacı şirket adına, Haziran 1993 dönemine ilişkin olarak düzenlenen inceleme raporuna dayanılarak re'sen salınan gelir (stopaj) vergisi ile kesilen kaçakçılık cezasına karşı açılan davayı; 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun olay anında yürürlükte bulunan 94. maddesinin 13. fıkrasının (b) bendinde, tüccarlar tarafından çiftçilerden satın alınan mahsuller için yapılan ödemelerde istihkak sahiplerinin gelir vergisine mahsuben Bakanlar Kurulunca belirlenen orandan tevkifat yapmaya mecbur olduklarının belirtildiği, anılan kanunun 98. maddesinde de, 94.madde gereğince tevkifat yapmaya mecbur olanların 1 ay içinde tevkif ettikleri vergileri ertesi ayın 20. günü akşamına kadar ödemenin yapılacağı yerin bağlı olduğu vergi dairesine bildirmeye mecbur olduklarının hükme bağlandığı, olayda davalı idarece inceleme raporuna istinaden ilgili dönemde yükümlü şirketin 190 ton buğday alımlarıyla ilgili tevkifat yaparak muhtasar beyannamesini vermediğinden söz edilerek cezalı
tarhiyat yapıldığı, yükümlü şirket yetkilisince depoda bulunan buğdayların emaneten bırakıldığının ve sahiplerinin de tek tek sayılarak dilekçeye eklediği belgelerle de emanet buğdayların daha sonra satıldığının kanıtlandığı, bu nedenle emanet olarak bırakılan buğdayın hangi çiftçilerden, ne kadar ve tutarda alındığı, fiilen ödeme yapılıp yapılmadığı tesbit edilmeksizin yapılan cezalı tarhiyatta isabet bulunmadığı gerekçesiyle kabul ederek cezalı tarhiyatı kaldıran ............ Vergi Mahkemesinin 7.9.1994 gün ve E:1994/375, K:1994/703 sayılı kararının; fiili ve kaydi envanter sonucu düzenlenen tutanaklarla tesbit edilen 190 ton buğdayın müstahsiller tarafından emaneten davacı şirketin deposuna bırakıldığına dair hiçbir
belge bulunmadığı, böylece yapılan cezalı tarhiyatın aynen onanması gerektiği ileri sürülerek bozulması istemidir.
 
                                                 
TÜRK MİLLETİ ADINA
 
Hüküm veren Danıştay Üçüncü Dairesince işin gereği görüşülüp düşünüldü :
 
Dosyanın incelenmesinden, davacı şirketin kaydi envanterinde görülen ve deposunda bulunan 190.000 kg. buğdaya ilişkin olarak şirket yetkilisinin; bir seneden beri depoda bulunduğu, çeşitli müstahsillere ait olduğu ve emaneten bırakıldığı, sadece ......... ve .............'dan alınan buğdayların şirkete ait olduğu ve müstahsil makbuzlarının daha sonra düzenleneceği, diğer kişilerin buğdaylarının firma ile ilgisinin bulunmadığı yolundaki ifadesi üzerine davalı idarece anılan emtianın müstahsilden alınmasına karşın gelir vergisi tevkifatı yapılmadığından söz edilerek bulunan matrah farkı üzerinden davacı adına cezalı tarhiyat yapıldığı, vergi mahkemesince de 190.000 kg. buğdayın emanet olduğu ve daha sonra sahiplerince başka kişi ve kuruluşlara satıldığının belgelendirildiği gerekçesiyle cezalı tarhiyatın kaldırıldığı anlaşılmaktadır.
 
Şirket temsilcisi ile birlikte davacı şirketin işyerinde yapılan fiili envanter sonucu deposunda bulunan 190.000 kg buğdayın emanet olduğu ifade edilmesine karşın, depoya hangi müstahsillerin emanet olarak bırakıldığını bilmediğini, bir seneden beri depoda beklediğini ve herhangi bir kira almadığını beyan ettiği 6.9.1993 tarihli tutanakla saptanmış bulunmaktadır.