VERGİ USUL KANUNU
Kanun No :
213
Kabul
Tarihi : 4. 1. 1961
Yayın Tarihi : 10. 1. 1961
GİRİŞ
KANUNUN ŞÜMULÜ
MADDE 1 - Bu kanun hükümleri ikinci maddede yazılı olanlar
dışında genel bütçeye giren vergi, resim ve harçlar ile il
özel idarelerine ve belediyelere ait vergi, resim ve
harçlar hakkında uygulanır.
Yukarıda yazılı vergi, resim ve harçlara bağlı olan vergi,
resim ve zamlar da bu kanuna tabidir.
Bu
kanunun hükümleri kaldırılan vergi, resim ve harçlar
hakkında da uygulanır.
Gümrük ve Tekel Vergileri :
MADDE 2 - Gümrük ve tekel idareleri tarafından alınan
vergi ve resimler bu kanuna tabi değildir.
Vergi Kanunlarının Uygulanması ve İspat :
MADDE 3 - (2365 sayılı kanunun 1. maddesiyle değişen
şekli) (1.1.1981 tarihinden geçerli olmak üzere)
A)
Vergi kanunlarının uygulanması : Bu kanunda kullanılan
"Vergi Kanununu" tabiri işbu kanun ile bu kanun
hükümlerine tabi vergi, resim ve harç kanunlarını ifade
eder.
Vergi kanunları lafzı ve ruhu ile hüküm ifade eder. Lafzın
açık olmadığı hallerde vergi kanunlarının hükümleri,
konuluşundaki maksat, hükümlerin kanunun yapısındaki yeri
ve diğer maddelerle olan bağlantısı göz önünde tutularak
uygulanır.
B)
İspat : Vergilendirmede vergiyi doğran olay ve bu olaya
ilişkin muamelelerin gerçek mahiyeti esastır.
Vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin
gerçek mahiyeti yemin hariç her türlü delille
ispatlanabilir. Şu kadar ki, vergiyi doğuran olayla ilgisi
tabii ve açık bulunmayan şahit ifadesi ispatlama vasıtası
olarak kullanılamaz.
İktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan veya olayın
özelliğine göre normal ve mutat olmayan bir durumun iddia
olunması halinde ispat külfeti bunu iddia eden tarafa
aittir. (*)
----------------------------
(*) (236 sayılı
Kanunla değişmeden önce 1.1.1981 tarihine kadar uygulanan
şekli)
(*)
Vergi Kanunu tabiri :
Madde 3 - (2365 sayılı kanunla değişmeden önce 1.1.1981
tarihine kadar uygulanan şekli) Bu kanunda kullanılan
"Vergi Kanunu" tabiri, işbu kanun ile bu kanun hükümlerine
tabi vergi, resim ve harç kanunlarını ifade eder.
----------------------------
BİRİNCİ KİTAP
VERGİLENDİRME
BİRİNCİ KISIM
GENEL ESASLAR
BİRİNCİ BÖLÜM
VERGİ
UYGULAMASINDA YETKİ
Vergi Dairesi :
MADDE 4 - Vergi dairesi mükellefi tespit eden, vergi tarh
eden, tahakkuk ettiren ve tahsil eden dairedir.
(3689 sayılı kanunun 1. maddesiyle değişen fıkra)
(1.1.1991 tarihinden geçerli olmak üzere) Mükelleflerin,
vergi uygulaması bakımından hangi vergi dairesine bağlı
oldukları vergi kanunları ile belirlenir. Ancak, Maliye ve
Gümrük Bakanlığı, gerekli gördüğü hallerde, mükelleflerin
işyeri ve ikametgâh adresleri ile il ve ilçelerin idari
sınırlarına bağlı kalmaksızın vergi daireleri ve bölge
bilgi işlem merkezleri kurmaya, vergi dairelerine bağlı
şubeler açmaya ve vergi dairelerinin yetki alanı ile vergi
türleri; meslek ve iş grupları itibariyle mükelleflerin
bağlı olacakları vergi dairesini belirlemeye yetkilidir.
(*)
----------------------------
(*) (3689 sayılı
kanunla değişmeden önceki şekli)
(3505 sayılı kanunun 1. maddesiyle değişen ve 10.12.1988 -
31.12.1990 döneminde uygulanan şekli) Mükelleflerin, vergi
uygulaması bakımından hangi vergi dairelerine bağlı
oldukları vergi kanunları ile belirlenir. Ancak, Maliye ve
Gümrük Bakanlığı, gerekli gördüğü hallerde, mükelleflerin
işyeri ve ikametgâh adresleri ile ilçelerin idari
sınırlarına bağlı kalmaksızın vergi dairelerini ve vergi
dairelerinin yetki alanını belirlemeye yetkilidir.
(3505 sayılı kanunla değişmeden önceki şekli)
Mükelleflerin, vergi uygulaması bakımından hangi vergi
dairelerine bağlı oldukları vergi kanunlarıyla, bu
kanunlarda açıkça yazılı olmayan hallerde, Maliye
Bakanlığınca tayin olunur.
----------------------------
Vergi mahremiyeti :
MADDE 5 - Aşağıda yazılı kimseler görevleri dolayısıyla,
mükellefin ve mükellefle ilgili kimselerin şahıslarına,
muamele ve hesap durumlarına, işlerine, işletmelerine,
servetlerine veya mesleklerine müteallik olmak üzere
öğrendikleri sırları veya gizli kalması lazım gelen diğer
hususları ifşa edemezler ve kendilerinin veya üçüncü
şahısların nefine
kullanamazlar;
1 -
Vergi muameleleri ve incelemeleri ile uğraşan memurlar;
2 -
(2686 sayılı kanunun 1. maddesiyle değişen bent) Vergi
mahkemeleri, bölge idare mahkemeleri ve Danıştay'da
görevli olanlar; (*)
3 -
Vergi kanunlarına göre kurulan komisyonlara iştirak
edenler ;
4 -
Vergi işlerinde kullanılan bilirkişiler.
Bu
yasak, yukarıda yazılı kimseler, bu görevlerinden
ayrılsalar dahi devam eder.
(2365 sayılı kanunun 2. maddesiyle değişen fıkra)
(1.1.1981 tarihinden geçerli olmak üzere) Ancak, vergi
güvenliğini sağlamak amacıyla Gelir Vergisi
mükelleflerinin yıllık Gelir Vergisi sermaye
şirketlerinin Kurumlar Vergisi beyannamelerinde
gösterdikleri matrahları (zarar dahil) ve beyanları
üzerinden tarh olunan Gelir ve Kurumlar vergileri ile
mükelleflerin ad ve unvanları, bağlı oldukları vergi
dairelerince beyannamelerin verildiği yıl içinde dairenin
münasip yerlerine asılacak cetvellerle ilan olunur.
Mükellefin bağlı bulunduğu teşekkül varsa, bu ilan orada
da yapılır. (**)
(2365 sayılı kanunun 2. maddesiyle değişen fıkra)
(1.1.1981 tarihinden geçerli olmak üzere) Gelir Vergisi
mükellefleri (4369 sayılı Kanunun 81/A-1 maddesiyle
değişen ibare) (1.1.1999 tarihinden geçerli olmak üzere)
(Kazancı basit usulde tespit edilenler dahil) (1) ile
sermaye şirketleri her yıl Mayıs ayının son gününe kadar
vergi tarhına esas olan kazanç tutarları ile bunlara
isabet eden vergi miktarlarını gösteren levhayı
merkezlerine, şubelerine, satış mağazalarına iş sahipleri
ile mükellefler tarafından kolayca okunup görünecek
şekilde asmak zorundadırlar. İlan ve levhalara ilişkin
diğer hususlar Maliye Bakanlığınca belli edilir. (***)
(4369 sayılı Kanunun 1'inci maddesiyle eklenen fıkra)
(29.7.1998 tarihinden geçerli olmak üzere) Mükelleflerin
vergi tarhına esas olan beyanları, kesinleşen vergi ve
cezaları ile vadesi geçtiği halde ödenmemiş bulunan vergi
ve ceza miktarları Maliye Bakanlığınca açıklanabilir.
Maliye Bakanlığı bu yetkisini mahalline devredebilir.
Ayrıca, kamu görevlilerince yapılan adli ve idari
soruşturmalarla ilgili olarak talep edilen bilgi ve
belgeler verilebilir. Sahte veya muhteviyatı itibariyle
yanıltıcı belge düzenledikleri veya kullandıkları vergi
inceleme raporuyla tespit olunanların, kanunla kurulmuş
mesleki kuruluşlarına ve 3568 sayılı Kanunla kurulan
birlik ve meslek odalarına bildirilmesi vergi
mahremiyetini ihlal sayılmaz. Bu takdirde kendilerine
bilgi verilen kişi ve kurumlar da bu maddede yazılı
yasaklara uymak zorundadırlar. Maliye Bakanlığı bilgilerin
açıklanmasıyla ilgili usulleri belirlemeye yetkilidir.
(485
sayılı Kanunun 1'nci maddesiyle eklenen fıkra) (8.7.1964
tarihinden geçerli olmak üzere) Açıklanan bu bilgiler ele
alınarak mükelleflerin haysiyet, şeref ve haklarına
tecavüz edilemez. aksine hareket edenler hakkında T. Ceza
Kanunun 480, 481 ve 482 inci maddelerindeki cezalar üç
misli olarak hüküm olunur.
(4369 sayılı Kanunla 6, 7 ve 8'inci fıkralar 29.7.1998
tarihinden geçerli olmak üzere yürürlükten
kaldırılmıştır.) (***)
----------------------------
(*) (2686 sayılı
Kanunla değişmeden önceki bent)
2 -
İtiraz ve temyiz komisyonlarınca görevli olanlar.
(**) (2686 sayılı
Kanun l değişmeden önceki fıkra)
(485 sayılı kanunun 1. maddesiyle eklenen fıkra) Ancak,
vergi güvenliğini sağlamak amacıyla Gelir Vergisi
mükelleflerinin yıllık Gelir Vergisi (Mahsuptan evvelki
vergisi), sermaye şirketlerinin Kurumlar Vergisi
beyannameleri üzerinden tarh olunan Gelir ve Kurumlar
Vergileri ile mükelleflerin ad ve unvanları, bağlı
oldukları vergi dairelerince beyannamelerin verildiği yıl
içinde dairenin münasip yerlerine asılacak cetvellerde
açıklanmakla beraber ayrıca kitap halinde veya Resmi
Gazete ile yayınlanır. Mükellefin bağlı bulunduğu teşekkül
varsa, bu alan orada da yapılır.
----------------------------
(*) (4369 sayılı
Kanunla değişmeden önceki ibare)
(Götürü usulde vergilendirilen mükellefler dahil)
----------------------------
Yasaklar
MADDE 6 - (2686 sayılı Kanunun 2'inci maddesiyle değişen
şekli)
Beşinci maddede yazılı olanlar:
1)
Kendilerine, nişanlılarına ve boşanmış olsalar bile
eşlerine;
2)
Kan veya sihri usul ve furuuna,
evlatlığına veya kendisini evlat edinene yahut kan
hısımlığında üçüncü (Bu derece dahil) sihri hısımlıkta bu
hısımlığı meydana getiren evlenme ortadan kalkmış olsa
bile üçüncü (Bu derece dahil) dereceye kadar olan civar
hısımlarına;
3)
Kanuni temsilcisi veya vekili bulundukları kimselere
Ait
vergi inceleme ve takdir işleriyle uğraşamazlar.
Vergi muameleleri ve incelemeleri ile vergi mahkemeleri
bölge idare mahkemeleri ve Danıştay'da görevli olanlar,
mükelleflerin vergi kanunlarının uygulanması ile ilgili
hesap, yazı ve sair özel işlerini ücretsiz de olsa
yapamazlar. (*)
----------------------------
(*) (2686 sayılı
Kanunla değişmeden önceki şekli)
MADDE 6 - Beşinci maddede yazılı olanlar;
1 -
Kendilerine, nişanlılarına ve boşanmış olsalar bile
eşlerine;
2 -
Kan veya sihri usul ve füru una, evlatlığına veya
kendisini evlat edinene yahut kan hısımlığında üçüncü (bu
derece dahil), sihri hısımlıkta, bu hısımlığı meydana
getiren evlenme ortadan kalkmış olsa bile, üçüncü (bu
derece dahil) dereceye kadar olan civar hısımlarına;
3 -
Kanuni temsilcisi veya vekili bulundukları kimselere;
Ait
vergi inceleme ve takdir işleriyle uğraşamazlar, itiraz ve
temyiz komisyonlarına intikal eden olaylar hakkında karar
veremezler veya bu kararlara iştirak edemezler.
Vergi muameleleri, incelemeleri ve ihtilafları ile görevli
memurlar, mükelleflerin vergi kanunlarının uygulanmasıyla
ilgili hesap, yazı ve sair özel işlerini ücretsiz de olsa
yapamazlar.
----------------------------
İdarenin Yardımı:
MADDE 7 - Bilumum mülkiye amirleri, emniyet amir ve
memurları, belediye başkanları, köy muhtarları ve kamu
müesseseleri vergi kanunlarının uygulanmasında uygulama
ile ilgili memurlara ve komisyonlara ellerindeki bütün
imkanlarla kolaylık göstermeye ve yardımda bulunmaya
mecburdurlar.
İKİNCİ BÖLÜM
VERGİ
SORUMLULUĞU
Mükellef ve vergi sorumlusu:
MADDE 8 - Mükellef, vergi kanunlarına göre kendisine vergi
borcu terettüb eden gerçek
veya tüzel kişidir.
Vergi sorumlusu, verginin ödenmesi bakımından, alacaklı
vergi dairesine karşı muhatap olan kişidir.
Vergi kanunlarıyla kabul edilen haller müstesna olmak
üzere mükellefiyete veya vergi sorumluluğuna müteallik
özel mukaveleler vergi dairelerini bağlamaz ve Kanunun
maddelerinde geçen "mükellef" tabiri vergi sorumlularına
da şamildir.
(4108 sayılı Kanunun 1'inci maddesiyle değişen fıkra)
(2.6.1995 tarihinden geçerli olmak üzere) Türkiye
Cumhuriyeti tâbiiyetinde bulunan her gerçek kişi ile
tüzel kişilere bir vergi numarası verilir. Bu hükmün
uygulanmasına ilişkin usul ve esasları tespit etmeye ve
vergi numarasının kamu kurum ve kuruluşları ile gerçek ve
tüzel kişilerce yapılacak işlemlerle ilgili kayıtlarda ve
düzenlenecek belgelerde kullanılması mecburiyetini
getirmeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.
----------------------------
(*)
(Değişmeden önceki fıkra)
(4008 sayılı kanunun 1. maddesiyle eklenen fıkra)
(6.7.1994 tarihinden geçerli olmak üzere) Türkiye
Cumhuriyeti tâbiiyetinde bulunan her gerçek kişiye bir
vergi numarası verilir. Bu hükmün uygulanmasına ilişkin
usul ve esasları tespit etmeye Maliye Bakanlığı
yetkilidir.
----------------------------
Vergi ehliyeti:
MADDE 9 - Mükellefiyet ve vergi sorumluluğu için kanuni
ehliyet şart değildir.
Vergiyi doğuran olayın kanunlarla yasak edilmiş bulunması
mükellefiyeti ve vergi sorumluluğunu kaldırmaz.
Kanuni temsilcilerin ödevi:
MADDE 10 - Tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların
Vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan
teşekküllerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları
halinde bunlara düşen ödevler kanuni temsilcileri, tüzel
kişiliği olmayan teşekkülleri idare edenler ve varsa
bunların temsilcileri tarafından yerine getirilir.
(3505 sayılı Kanunun 2'nci maddesiyle değişen fıkra)
1.1.1989 tarihinden geçerli olmak üzere) Yukarıda yazılı
olanların bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden
mükelleflerin veya vergi sorumlularının varlığından
tamamen veya kısmen alınamayan vergi ve buna bağlı
alacaklar, kanuni ödevleri yerine getirmeyenlerin
varlıklarından alınır. Bu hüküm Türkiye'de bulunmayan
mükelleflerin Türkiye'deki temsilcileri hakkında da
uygulanır. (*)
Temsilciler veya teşekkülü idare edenler bu suretle
ödedikleri vergiler için asıl mükelleflere
rücu edebilirler.
Tüzel kişilerin tasfiye haline girmiş veya tasfiye edilmiş
olmaları, kanuni temsilcilerin tasfiyeye giriş tarihinden
önceki zamanlara ait sorumluluklarını da kaldırmaz.
----------------------------
Vergi kesenlerin sorumluluğu:
MADDE 11 - Yaptıkları veya yapacakları ödemelerden vergi
kesmeye mecbur olanlar, verginin tam olarak kesilip
ödenmesinden ve bununla ilgili diğer ödevleri yerine
getirmekten sorumludurlar.
Bu
sorumluluk bunların ödedikleri vergilerden dolayı asıl
mükelleflere rücu etmek
hakkını kaldırmaz.
(3239 Sayılı Kanunun 2'nci Maddesiyle Eklenen 1.1.1986
tarihinden geçerli fıkra) Mal alım ve satımı ve hizmet
ifası dolayısıyla vergi kesintisi yapmak ve vergi
dairesine yatırmak zorunda olanların, bu yükümlülükleri
yerine getirmemeleri halinde verginin ödenmesinden, (4369
sayılı Kanunun 81/A-28 maddesiyle değişen ibare)
(29.7.1998 tarihinden geçerli olmak üzere) alım satıma
taraf olanlar, hizmetten yararlananlar ve aralarında
doğrudan veya hısımlık edeniyle ya da sermaye,
organizasyon veya yönetimine katılmak veya menfaat
sağlamak suretiyle dolaylı olarak ilişkide bulunduğu
tespit olunanlar (1) müteselsilin sorumludurlar.
(3418 sayılı Kanunun 2'nci maddesiyle eklenen fıkra)
(1.1.1986 tarihinden geçerli olmak üzere) Ancak üçüncü
fıkrada belirtilen müteselsilin sorumluluk mal üreten
çiftçiler ile nihai tüketiciler için söz konusu değildir.
(3418 Sayılı Kanunun 30 uncu maddesiyle eklenen fıkra)
(31.3.1988 tarihinden geçerli olmak üzere) Maliye ve
Gümrük Bakanlığı zirai ürünlerin (işlenmiş olanlar dahil)
alım ve satımına aracılık eden kuruluşlar ile Ticaret
Borsalarını bu mahsullerin satın alınması sırasında
yapılacak vergi tevkif atından müteselsilin sorumlu
tutmaya, söz konusu ürünlerin satışı dolayısıyla yapılacak
vergi tevkif atının hangi safhada yapılacağını her
bir ürün için ayrı ayrı
belirlemeye yetkilidir. Maliye ve Gümrük Bakanlığı
tarafından belirlenen safhadan önceki safhalarda tevkif
yoluyla alınan vergiler iade edilmez ve süresinde ilgili
vergi dairesine yatırılır.
(3239 sayılı kanunun 2. maddesiyle eklenen 1.1.1986
tarihinden geçerli fıkra) Müteselsil sorumluluğun şartları
sınırları ve bu konuya ilişkin usul ve esaslar Maliye ve
Gümrük Bakanlığınca belirlenir.
----------------------------
(*) (4369 sayılı
Kanunla değişmeden önceki ibare)
"alım satımına taraf olanlar ile hizmetten yararlananlar,
aralarından zammen dahi olsa irtibat olduğu tespit
olunanlar "
----------------------------
Mirasçıların Sorumluluğu:
MADDE 12 - Ölüm halinde mükelleflerin ödevleri, miras
reddetmemiş kanuni ve mahsup mirasçılarına geçer. ancak,
mirasçılardan her biri ölünün vergi borçlarından miras
hisseleri nispetinde sorumlu olurlar.
Mücbir sebepler:
MADDE 13 - Mücbir sebepler:
1-
Vergi ödevlerinden herhangi birinin yerine getirilmesine
engel olacak derecede ağır kaza, ağır hastalık ve
tutukluluk;
2-
Vergi ödevlerinin yerine getirilmesine engel olacak
yangın, yer sarsıntısı ve su basması gibi afetler;
3-
Kişinin iradesi dışında vukua gelen mecburi gaybubetler;
4-
Sahibinin iradesi sebepler dolayısıyla defter ve
vesikalarının elinden çıkmış bulunması, gibi hallerdir.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
SÜRELER
Kanuni ve idari süreler :
MADDE 14 - (2686 sayılı kanunun 3. maddesiyle değişen
şekli) Vergi muamelelerinde süreler vergi kanunları ile
belli edilir.
Kanunda açıkça yazılı olmayan hallerde 15 günden aşağı
olmamak şartıyla bu süreyi, tebliği yapacak olan idare
belirler ve ilgiliye tebliğ eder. (*)
----------------------------
(*) 2868 sayılı
Kanunla değişmeden önceki şekli)
(*)
MADDE 14 - (Vergi mahkemelerinin göreve başladıkları
tarihten önce yürürlükte bulunan şekli) Vergi
muamelelerinde ve vergi ihtilaflarında süreler Vergi
Kanunu ile belli edilir.
Kanunda açıkça yazılı olmayan hallerde 15 günden aşağı
olmamak şartıyla bu süreyi, tebliği yapacak olan idare
belirler ve ilgiliye tebliğ eder.
----------------------------
Mücbir sebeplerle gecikme :
MADDE 15 - 13. maddede yazılı mücbir sebeplerden herhangi
birinin bulunması halinde bu sebep ortadan kalkıncaya
kadar süreler işlemez. Bu takdirde tarh zamanaşımı
işlemeyen süreler kadar uzar.
Bu
hüküm uygulanması için mücbir sebebin malum olması veya
ilgililer tarafından ispat veya tevsik edilmesi lazımdır.
Ölüm
halinde sürenin uzaması :
MADDE 16 - (2686 sayılı kanunun 4. maddesiyle değişen
şekli) Vergi kanunlarında hüküm bulunmayan hallerde ölüm
dolayısıyla mirasçılara geçen ödevlerin yerine
getirilmesinde bildirme ve beyanname verme sürelerine üç
ay eklenir.
----------------------------
(*) (2686 sayılı
Kanunla değişmeden önceki şekli)
(*)
MADDE 16 - (Vergi mahkemelerinin göreve başladıkları
tarihten önce yürürlükte bulunan şekli) Vergi kanunlarında
hüküm bulunmayan hallerde ölüm dolayısıyla mirasçılara
geçen ödevlerin yerine getirilmesinde bildirme, beyanname
verme ve itiraz ve temyiz sürelerine üç ay eklenir.
----------------------------
Mühlet verme :
MADDE 17 - Zor durumda bulunmaları hesabıyla vergi
muamelelerine müteallik ödevleri süresi içinde yerine
getiremeyecek olanlara, kanuni sürenin bir katını geçmemek
üzere, Maliye Bakanlığınca münasip bir mühlet verilebilir.
Bu
mühletin verilebilmesi için;
1 -
Mühlet isteyen, sürenin bitmesinden evvel yazı ile istemde
bulunmalıdır.
2 -
İstemde gösterilen mazeret, mühlet verecek makam
tarafından kabule layık görülmelidir.
3 -
Mühletin verilmesi halinde verginin alınması tehlikeye
girmemelidir.
Maliye Bakanlığı mühlet verme yetkisini tamamen veya
kısmen mahalli maliye teşkilatına devredebilir.
Sürelerin hesaplanması :
MADDE 18 - Vergi kanunlarında yazılı süreler aşağıdaki
şekilde hesaplanır.
1 -
Süre gün olarak belli edilmişse başladığı gün hesaba
katılmaz ve son günün tatil saatinde biter.
2 -
Süre hafta veya ay olarak belli edilmişse başladığı güne
son hafta veya ayda tekabül eden günün tatil saatinde
biter. Sürenin bittiği ayda, başladığı güne tekabül eden
bir gün yoksa süre o ayın son gününün tatil saatinde
biter.
3 -
Sonu belli bir gün ile tayin edilen sürelerde, süre o
günün tatil saatinde biter.
4 -
Resmi tatil günleri süreye dahildir. Şu kadar ki, sürenin
son günü resmi tatil rastlarsa tatili takip eden ilk iş
gününün tatil saatinde biter.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
VERGİ ALACAĞININ
TAYİNİ
Vergi doğuran olay :
MADDE 19 - Vergi alacağı vergi kanunlarının vergiyi
bağladıkları olayın vukuu veya hukuki durumun tekemmülü
ile doğar.
Vergi alacağı mükellef bakımından vergi borcunu teşkil
eder.
Tarh
:
MADDE 20 - Verginin tarhı, vergi alacağının kanunlarında
gösterilen matrah ve nispetler üzerinden vergi dairesi
tarafından hesaplanarak bu alacağı miktar itibariyle
tespit eden idari muameledir.
Tebliğ :
MADDE 21 - Tebliğ, vergilendirmeyi ilgilendiren ve hüküm
ifade eden hususların yetkili makamlar tarafından
mükellefe veya ceza sorumlusuna yazı ile bildirilmesidir.
Tahakkuk :
MADDE 22 - Verginin tahakkuku, tarh ve tebliğ edilen bir
verginin ödenmesi gereken bir safhaya gelmesidir.
Tahsil :
MADDE 23 - Verginin tahsili, kanuna uygun surette
ödenmesidir.
Tahakkuku tahsile bağlı vergiler :
MADDE 24 -
Mahiyetleri itibariyle tahakkuku tahsile bağlı vergilerde,
verginin tahsili tahakkuku da içine alır.
İKİNCİ KISIM
TARH VE TAHAKKUK
USULÜ
BİRİNCİ BÖLÜM
BEYANNAMEYE
DAYANAN TARH
Tahakkuk fişi esası:
MADDE 25 - Vergi kanunlarına göre beyan üzerinden alınan
vergiler "Tahakkuk fişi" ile tarh ve tahakkuk ettirilir.
Bu
esasa göre, vergi dairesince beyannamenin alınması üzerine
bir tahakkuk fişi tanzim olunur ve bunun bir nüshası
mükellefe veyahut beyannameyi mükellef namına vergi
dairesine tevdi edene verilir. Bu suretle vergi tahakkuk
etmiş olur. Tahakkuk fişinin mükellefe verilen nüshası
aynı zamanda beyannamenin makbuzu yerine geçer.
Lüzum görülen hallerde beyana dayanan vergi tahakkuk fişi
yerine ihbarname ile tebliğ olunabilir. Kanunen belli
hallerde tebliğ tekalif cetvelinin ilanıyla yapılır.
Tahakkuk fişinin muhteviyatı:
MADDE 26 - Tahakkuk fişi aşağıda yazılı malumatı ihtiva
eder.
1)
Fişin sıra numarası;
2)
Tanzim tarihi;
3)
Verginin nevi
4)
Vergi beyannamesinin tarihi;
5)
Beyannamenin ilgili bulunduğu vergilendirme dönemi
6)
Mükellefin soyadı ve adı (Tüzel kişilerde unvanı)
7)
Mükellefin açık adresi;
8)
Verginin matrahı;
9)
Verginin hesabı;
10)
Verginin miktarı
11)
(2686 sayılı kanunun 5. maddesiyle değişen şekli) Vergi
mahkemesinde dava açılması ve düzeltme ile ilgili
hükümlere ait kısa bilgi. (*)
(*)
11 - (Değişmeden önceki şekli) Vergiye itiraz ve düzeltme
ile ilgili hükümlere ait kısa bilgi.
Tahakkuk fişinin kesinliği:
MADDE 27 - Vergi beyannamesini ilgili vergi dairesine
tevdi eden kimsenin kendisine verilen tahakkuk fişini
almaması, beyannamede yazılı matrah üzerinden tarhı
gereken verginin tahakkukuna engel olmaz. Bu takdirde
tahakkuk fişinin mükellefe verilecek nüshası 28'inci
maddede yazılı olduğu şekilde posta ile mükellefe
gönderilir.
Vergi beyannamesinin posta ile gönderilmesi:
MADDE 28 - Beyannamenin posta ile gönderilmesi halinde de
tahakkuk fişi kesilir. Bu takdirde, tahakkuk fişinin
mükellefe verilecek nüshası, kapalı bir zarf içinde,
mükellefin beyannamede gösterdiği adrese gönderilir ve
fişin dairede kalan nüshasına posta zimmet defterinin
tarih ve numarası işaret olunur.
İKİNCİ BÖLÜM
İKMALİN, RESEN VE
İDARECE TARH
İkmalin vergi tarhı:
MADDE 29 - (2365 sayılı kanunun 3'üncü maddesiyle değişen
şekli) (1.1.1981 tarihinden geçerli olmak üzere) İkmalin
vergi tarhı, her ne şekilde olursa olsun bir vergi tarh
edildikten sonra bu vergiye müteallik olarak meydana çıkan
ve defter, kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere
dayanılarak miktarı tespit olunan bir matrah veya matrah
farkı üzerinden alınacak verginin tarh edilmesidir.
Özel
kanunlarında ikmalin tarhiyata ilişkin olarak yer alan
hükümler saklıdır. (*)
----------------------------
(*) (2635 sayılı
Kanunla değişmeden önceki şekli)
İkmalin vergi tarhı :
Madde 29 - İkmalin vergi tarhı, her ne şekilde olursa
olsun, bir vergi tarh edildikten sonra bu vergiye
müteallik olarak meydana çıkan ve maddi delillere veya
kanuni ölçülere dayanılarak miktarı tespit olunan bir
matrah veya farkı üzerinden alınacak verginin tarh
edilmesidir.
----------------------------
Resen vergi tarhı:
MADDE 30 - (2791 sayılı kanunun 1. maddesiyle değişen
fıkra) (1.1.1983 tarihinden geçerli olmak üzere) Resen
vergi tarhı vergi matrahının tamamen veya kısmen defter,
kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak
tespitine imkan bulunmayan hallerde takdir komisyonları
tarafından takdir edilen veya vergi incelemesi yapmaya
yetkili olanlarca düzenlenmiş vergi inceleme raporlarında
belirtilen matrah veya matrah kısmı üzerinden vergi tarh
olunmasıdır. İnceleme raporunda bu maddeye göre belirlenen
matrah veya matrah farkı resen takdir olunmuş sayılır.
(2365 sayılı kanunun 4. maddesiyle değişen fıkra)
(1.1.1981 tarihinden geçerli olmak üzere) Aşağıdaki
hallerden herhangi birinin bulunması durumunda, vergi
matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt ve belgelere
veya kanuni ölçülere dayanılarak tespitinin mümkün
olmadığı kabul edilir.
1)
Vergi beyannamesi kanuni sürenin sonundan başlayarak 15
gün geçtiği halde verilmemiş olursa;
(4008 sayılı kanunun 2 inci maddesiyle değişen bent)
(1.1.1995 tarihinden geçerli olmak üzere) Vergi
beyannamesi kanuni süresi geçtiği halde verilmemişse. (*)
2)
Vergi beyannamesi kanuni veya ek süreler içinde verilmekle
beraber beyannamede vergi matrahına ilişkin bilgiler
gösterilmemiş bulunursa,
3)
Bu kanuna göre tutulması mecburi olan defterlerin hepsi
veya bir kısmı tutulmamış veya tasdik ettirilmemiş olursa
veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlara herhangi
bir sebeple ibraz edilmezse;
4)
Defter kayıtları ve bunlarla ilgili vesikalar, vergi
matrahına doğru ve kesin olarak tespitine imkan vermeyecek
derecede noksan, usulsüz ve karışık olması dolayısıyla
ihtiyaca sahih bulunmazsa.
5)
(4369 sayılı Kanunun 82/1-a maddesiyle 29.7.1998
tarihinden geçerli olmak üzere yürürlükten kaldırılmıştır)
6 -
(4369 sayılı Kanunun 4'üncü maddesiyle eklenen bent)
(1.1.1981 tarihinden geçerli olmak üzere) Tutulması
zorunlu olan defterlerin veya verilen beyannamelerin
gerçek durumu yansıtmadığına dair delil bulunursa.
7)
(4008 sayılı kanunun 2 inci maddesiyle eklenen bent)
(1.1.1995 tarihinden geçerli olmak üzere) Maliyet
müfettişleri, hesap uzmanları ve gelirler kontrolörlerince
yapılan incelemeler sırasında, mükellefler, her türlü
harcama ve tasarruflarını vergisi ödenmiş veya vergiye
tabi olmayan kazançlardan sağladıklarını
kanıtlayamazlarsa.
Harcama ve tasarrufların vergiye tabi tutulmuş veya
vergiye tabi olmayan kazançlardan sağlandığı
kanıtlanamayan kısmı, harcama ve tasarrufun (4369 sayılı
Kanunun 81/A-2 maddesiyle değişen ibare) (1.1.1999
tarihinden geçerli olmak üzere) mevcudiyetinin tespit
edildiği dönemden her bir önceki dönemde elde edilmiş ve
vergisi ödenmemiş kazanç olarak ilgili dönem (1) matrahın
takdirinde dikkate alınır.
8)
(4008 sayılı kanunun 2 inci maddesiyle eklenen bent)
(1.1.1995 tarihinden geçerli olmak üzere) Bu Kanunun
mükerrer 227 inci maddesi uyarınca 3568 sayılı Kanuna göre
yetki almış meslek mensuplarına imzalattırma mecburiyeti
getirilen beyanname ve ekleri imzalattırılmazsa veya
tasdik kapsamına alınan konularda yeminli mali müşavir
tasdik raporu zamanında ibraz edilmezse.
9)
(4369 sayılı Kanunun 82/1-a maddesiyle 29.7.1998
tarihinden geçerli ol üzere bent yürürlükten
kaldırılmıştır) (****)
Yukarıdaki 2'nci bentte yazılı halin vukuunda mükellefe
Takdir Komisyonu tarafından 15 günden az olmamak üzere bir
mühlet verilerek vergi matrahına ilişkin bilgileri vermeye
ve kanuni defterlerini ibraz etmeye davet olunur. Bu davet
üzerine mükellef istenilen bilgileri verir ve kanuni
defterlerini ibraz ederse, defter ve vesikalar ihtiyaca
sahih bulunmak şartıyla, mükellefe takdir olunacak matrah
defter ve vesikaları kayıtlarına göre tespit olunacak
miktardan fazla olamaz.
(4008 sayılı kanunun 2 inci maddesiyle eklenen bent)
(1.1.1995 tarihinden geçerli olmak üzere) Vergi
beyannamesini kanuni süresi geçtikten sonra vermiş
olanlara bu beyannamede gösterdikleri matrah üzerinden
resen gerekli tarhiyat yapılır ve bu beyannameler resen
takdir için takdir komisyonuna sevk edilmez. Ancak vergi
incelemesine başlanılmasından veya takdir komisyonuna sevk
edilmesinden sonra kendiliğinden verilen beyannameler için
bu hüküm uygulanmaz. (*****)
(485
sayılı kanunun 2. maddesiyle eklenen fıkra) (8.7.1964
tarihinden geçerli olmak üzere) Yukarıdaki bentlerin
hükümlerine göre resen vergi tarhını gerektiren bir sebep
yanında ikmalin vergi tarhını da lüzumlu kılan bir durum
mevcut ise resen takdir sonucu beklenmeksizin gerekli
ikmal tarhiyatı yapılır. Resen takdir sırasında ikmal
tarhiyatına mesnet olan farkı nazara alınmışsa vergi tarhı
sırasında evvelce tarh edilmiş olan vergi indirilir.
----------------------------
(*) (2791 sayılı
Kanunun değişmeden önceki şekli)
(2365 sayılı Kanunun 4. maddesiyle değişen ve 31.12.1982
tarihine kadar uygulanan şekli) Resen vergi tarhı, vergi
matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt ve belgelere
veya kanuni ölçülere dayanılarak tespitine imkân
bulunamayan hallerde takdir komisyonlarınca tespit edilen
matrah veya matrah kısmı üzerinden vergi tarh edilmesidir.
(*) (2365 sayılı
Kanunun değişmeden önceki şekli)
Resen vergi tarhı, vergi tarhı, vergi matrahının tamamen
veya kısmen maddi delillere dayanılarak tespitine imkân
bulunmayan hallerde, takdir komisyonları tarafından takdir
edilecek matrah veya matrah kısmı üzerinden vergi tarh
olunmasıdır.
----------------------------
(**) (2365
sayılı Kanunun değişmeden önceki şekli)
Aşağıdaki
hallerin herhangi birinin bulunması halinde, maddi
delillerin mevcut olmadığı kabul edilir.
----------------------------
(***) (4008
sayılı Kanunun değişmeden önceki şekli)
1 -
Vergi beyannamesi kanuni sürenin sonunda başlayarak 15 gün
geçtiği halde verilmemiş olursa,
----------------------------
(1) (4369 sayılı
Kanunla değişmeden önceki ibare)
"yapıldığı dönemde elde edilmiş ve vergisi ödenmemiş
kazanç olarak dönem"
----------------------------
(****) (4369
sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılmadan önceki bent)
9)
(4108 sayılı kanunun 2. maddesiyle eklenen bent) (2.6.1995
tarihinden geçerli olmak üzere) Bu Kanunun mükerrer 175.
maddesi ile getirilen mecburiyetlere uyulmamışsa,
----------------------------
(*****) (4008
sayılı Kanunla değişmeden önceki fıkra)
(2791 sayılı kanunun 1. maddesiyle değişen fıkra) Vergi
beyannamelerini ek süre geçtikten sonra vermiş olanlara bu
beyannamelerinde gösterdikleri matrah üzerinden gerekli
tarhiyat yapılır ve mükellefin beyanından fazla bir
matrah hesaplandığı taktirde bu matrah farkı için resen
vergi tarh olunur.
----------------------------
(******) (2791
sayılı Kanunla değişmeden önceki fıkra)
(485
sayılı kanunun 2. maddesiyle eklenen ve 31.12.1982
tarihine kadar uygulanan fıkra) Vergi beyannamelerini
kanuni sürenin sonunda itibaren 15 gün geçtikten sonra
vermiş olanlara bu beyannamelerinde gösterdikleri gelir
üzerinden gerekli tarhiyat yapılır ve Takdir Komisyonunca
mükelleflerin beyanında fazla bir matrah takdir olunduğu
ahvalde bu fark nazara alınmak suretiyle resen vergi tarh
olunur.
----------------------------
Verginin idarece tarhı :
MÜKERRER MADDE 30 - (205 sayılı kanunun 2'nci maddesiyle
eklenmiştir.) Verginin idarece tarhı; 29'uncu ve 30'uncu
maddeler dışında kalan hallerde, mükelleflerin verginin
tarh için vergi kanunları ile muayyen zamanlarda müracaat
etmemeleri veya aynı kanunlarla kendilerine tahmil edilen
mecburiyetleri yerine getirmemeleri sebebiyle zamanında
tarh edilemeyen verginin kanunen belli matrahlar üzerinden
idarece tarh edilmesidir.
Bu
takdirde vergi, 113'üncü madde mucibince tanzim edilen
yoklama fişine müsteniden tarh olunur.
Bu
şekilde tarh olunan vergilerle cezalarına ilişkin
ihbarnameler bir taraftan mükellefin bilinen adresine
posta ile yollanır, diğer taraftan mükellefin adını,
soyadını, hesap numarasını, işini, adresini tarh edilen
verginin ve kesilen cezanın miktar ve cinsini gösterir bir
ilan vergi dairesinin ilan koymaya mahsus mahalline
asılır.
İlanın asılması keyfiyeti ve tarihi tutanakla tespit
olunur.
(2686 sayılı kanunla değişen fıkra) Verginin tahakkuku ve
cezanın kesinleşmesi için geçmesi gereken vergi
mahkemesinde dava açma süresi; mükellefin bilinen
adresinde tebligat yapıldığı hallerde tebliği tarihinden,
aksi halde tutanakla tespit olunan ilan tarihinden başlar.
(*)
(*)
(Değişmeden önceki şekli) Verginin tahakkuku ve cezanın
kesinleşmesi için geçmesi gereken itiraz müddeti
mükellefin bilinen adresinde tebligat yapıldığı ahvalde
tebliğ tarihinden, aksi halde işbu tutanakla tespit olunan
ilan tarihinden başlar.
Takdir kararı:
MADDE 31- Takdir Komisyonunca belli edilen matrah veya
matrah kısmı takdir kararına bağlanır.
Takdir kararları komisyonun başkan ve üyeleri tarafından
imzalanır.
Takdir kararlarında aşağıda yazılı malumat bulunur.
1)
Kararın sıra numarası;
2)
Kararın tarihi;
3)
Mükellefin soyadı ve adı (Tüzel kişilerde unvanı)
4)
Mükellefin açık adresi
5)
Takdirin ilgili bulunduğu vergi;
6)
Takdirin ilgili bulunduğu vergilendirme dönemi;
7)
Takdir edilen matrah;
8)
Takdirin müstenidatı ve takdir
hakkında izahat.
Takdir kararlarının tevdii:
MADDE 32 - Takdir kararları komisyonca imza karşılığında
vergi dairesine tevdi olunur.
Resen tarhta mahsup:
MADDE 33 - Resen takdir olunan matrah, mükellef tarafından
bildirilen matrahtan fazla değilse, resen vergi tarh
edilmez; fazla ise sadece aradaki fark üzerinden vergi
tarh olunur.
İhbarname esası:
MADDE 34 - İkmalin ve resen tarh edilen vergiler
"ihbarname" ile ilgililere tebliğ i olunan Nevi ve doğuşu
ayrı olan vergiler için ayrı ihbarname kullanılır.
İhbarnamenin muhteviyatı:
MADDE 35 - İhbarname aşağıda yazılı malumatı ihtiva eder.
1)
İhbarnamenin sıra
numarası
2)
İhbarnamenin tanzim
tarihi
3)
Verginin nevi
4)
Mükellefin soyadı adı (Tüzel kişilerde
unvanı)
5)
Mükellefin açık
adresi
6)
Vergilendirme dönemi
7)
Verginin matrahı
8)
Verginin hesabı
9)
Verginin miktarı
10)
Kısa ve açık bir ifade ile İkmalin veya resen vergi
tarhını icap ettiren sebepler,
11)
(2686 sayılı kanunun 7. maddesiyle değişen fıkra) Vergi
mahkemesinde dava açma süresi
12)
(2686 sayılı kanunun 7. maddesiyle değişen fıkra) Vergi
mahkemesinde dava açma şekli.
Takdir komisyonunun kararı üzerine tarh edilen vergilerde
kararın ve resen takdiri gerektiren inceleme raporunun
birer sureti ihbarnameye eklenir.
(*)
11 - (Değişmeden önceki şekli) İtiraz süresi ;
(**)
12 - (Değişmeden önceki şekli) İtiraz şekli ;
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
TAHRİRE DAYANAN
TARH
Tahrire göre vergi tarhı:
MADDE 36 - Tahrire göre vergi tarhı, verginin tarhı, usulü
ile tespit edilen matrahlar üzerinden hesaplanmasıdır.
Tahrir ihbarnamesi
MADDE 37 - Tahrir usulü ile tespit edilen matrahlar, vergi
dairesi tarafından "Tahrir ihbarnamesi" ile mükelleflere
tebliğ olunur.
İhbarnamenin muhteviyatı :
MADDE 38 - Tahrir ihbarnamesi aşağıda yazılı malumat
ihtiva eder:
1 -
İhbarnamenin sıra numarası ;
2 -
İhbarnamenin tanzim tarihi ;
3 -
Verginin nevi ;
4 -
Mükellefin soyadı ve adı (Tüzelkişilerde unvanı) ;
5 -
Mükellefin açık adresi ;
6 -
Bina ve arazinin mevkii (Mahalle veya köy, sokak ve kapı
numarası) ;
7 -
Bina veya arazinin nevi, büyüklüğü, genişliği ;
8 -
Bina veya arazinin tahrir numarası;
9 -
Tahmin olunan gayri safi irat veya kıymet ;
10 –
Gayri safi irada göre bulunan safi irat ;
11 -
Verginin nispeti ;
12 -
Verginin miktarı ;
13 -
İtiraz süresi ;
14 -
İtiraz şekli .
Tekalif cetveli :
MADDE 39 - Tahrire dayanan tarhda
yıllık vergiler, vergi dairesince mahalle ve köy
itibariyle doldurulan tekalif cetvellerinde gösterilir.
Tekalif cetvellerinde aşağıdaki malumat bulunur :
1 -
Mükellefin soyadı ve adı (Tüzelkişilerde unvanı) ;
2 -
Mükelleflerin adresleri ;
3 -
Binaların kesinleşen gayri safi iradı; arazinin kesinleşen
kıymeti (Aynı mükellefe ait binaların iradı ve arazinin
kıymeti toplam olarak gösterilir.) ;
4 -
Binaların safi iradı ;
5 -
Tahakkuk eden vergi.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
GÖTÜRÜ MATRAHLARIN TESPİTİ
Götürü matrahların tespiti :
MADDE 40 - (3946 sayılı kanunun 38. maddesiyle yürürlükten
kaldırılmıştır.) (1.1.1994 tarihinden geçerli olmak üzere)
(*)
----------------------------
(Yürürlükten kaldırılmadan önceki şekli)
(*)
MADDE 40 - (205 sayılı kanunun 3. maddesiyle değişen
şekli) Götürü ücretler, götürü ticaret ve serbest meslek
kazançları her ilçe merkezindeki takdir komisyonu
tarafından ilçe hududu dahilindeki belediyeler ile ilçe
merkezindeki ticaret ve sanayi odası, özel kanunlara
göre kurulmuş meslek teşekkülleri, varsa İş ve İşçi Bulma
Kurumu şubelerinden ve takdir komisyonunca lüzum görülen
hallerde diğer daire, kurum ve teşekküllerden mütalaa
alındıktan sonra aşağıdaki usul dairesinde ilçe için
yıllık tespit olunur :
1 -
Götürü ücretler, götürü ticaret ve serbest meslek
kazançları iş ve hizmet nevi ve grubu için beş derece
üzerinden tespit olunur.
2 -
Takdir komisyonunun bu kararları, uygulanacağı ilk mali
yıldan en az iki ay önce takdirin ilgili bulunduğu il veya
ilçe merkezindeki belediyelere, ticaret ve sanayi
odalarına ve varsa takdir olunan götürü matrahların iş ve
hizmet nevi itibariyle taalluk ettiği meslek teşekkülüne
ve ilin en büyük maliye memuruna imza karşılığında
verilir.
3 -
Aynı il belediyesi sınırları içinde mevcut ilçeler için
(Bu ilçelerin belediye sınırları dışında kalan kısımları
dahil) bu takdirler; il takdir komisyonunca ve bu
ilçelerin hepsine şamil olmak üzere yapılır.
4 -
(3689 sayılı Kanunun 12. maddesiyle kaldırılmıştır.)
(*)
(2791 sayılı kanunun 2. maddesiyle eklenen ve 1.1.1991
tarihine kadar yürürlükten kalkan bent) Götürü ticari
kazançların Gelir Vergisi Kanununun Mükerrer 123. maddesi
uyarınca artırılması halinde, yeni takdirler yapılıncaya
kadar, takdir komisyonlarınca tespit edilen her bir
dereceye ait götürü ticaret ve serbest meslek kazançlarına
artış oranında ilave yapılır.
----------------------------
Götürü matrahlara karşı dava açma :
MADDE 41 - (3946 sayılı Kanunun 38. maddesiyle yürürlükten
kaldırılmıştır.) (1.1.1994 tarihinden geçerli olmak üzere)
(*)
----------------------------
(Yürürlükten Kaldırılmadan önceki şekli)
(*)
MADDE 41 - (2686 sayılı kanunun 8. maddesiyle değişen
şekli) 40. madde gereğince kendilerine takdir komisyonu
kararı verilen daire, kurum ve teşekküller, bu kararı
inceleyerek aykırı gördükleri takdirlere karşı kararın
kendilerine verildiği tarihten itibaren on beş gün içinde
vergi mahkemesinde dava açabilirler.
Vergi mahkemesince verilecek kararlar aleyhine daire,
kurum ve teşekküllerce on beş gün içinde Danıştay'a
başvurulabilir.
Danıştay bu müracaat üzerine işi dosya üzerinde öncelikle
inceleyerek karara bağlar.(*)
----------------------------
Götürü matrahlara itiraz :
(*)
MADDE 41 - (Değişmeden önceki şekli) 40. madde gereğince
kendilerine takdir komisyonu kararı verilen daire, kurum
ve teşekküller, bu kararı inceleyerek aykırı gördükleri
takdirlere karşı kararın kendilerine verildiği tarihten
itibaren on beş gün içinde itiraz edebilirler.
İtiraz komisyonunca verilecek kararlar aleyhine daire,
kurum ve teşekküllerce on beş gün içinde Danıştay'a
başvurulabilir.
Danıştay bu müracaat üzerine işi dosya üzerinde tercihen
inceleyerek karara bağlar.
----------------------------
Ortalama kâr hadlerinin tespiti :
MADDE 42 - (2365 sayılı kanunun 5. maddesiyle değişen
şekli) Ortalama kâr hadleri Maliye Bakanlığınca emtia ve
iş nevilerine göre hazırlanacak cetveller üzerine il
merkezlerinde o il defterdarının veya mazereti halinde
tevkil edeceği maliye memurunun başkanlığı altında gelir
müdürü ve vergi dairesi müdürü olmak üzere üç memur üye
ile tüccarlar için il merkezindeki ticaret odalarınca,
esnaf ve sanatkârlar için kanunla kurulan esnaf
dernekleri birliğince, birlikleri yoksa esnaf ve
sanatkârlar teşekküllerince, odaların, birlik ve
teşekküllerin bulunmadığı yerlerde il merkezindeki
belediyelerce seçilecek iki kişiden kurulan özel bir
komisyon tarafından ilçeler itibariyle gayri safi kazanca
göre ayrı ayrı tayin olunur.
Bu teşekküllerce belli edilecek üyeler bir asıl bir yedek
olmak üzere seçilir. Üyelerin Komisyon Başkanının talebi
üzerine bir ay içinde seçilmemesi halinde, üyeler komisyon
başkanının teklifi üzerine vali tarafından seçilir. Şu
kadar ki merkez ilçesi dışındaki mükelleflere ait ortalama
kâr hadlerinin tespitinde, il merkezinden seçilmiş olan
üyelerden birinin yerine o ilçelerden aynı mahiyetteki
teşekküller tarafından seçilmiş olan bir üye toplantılara
katılır.
Ortalama kâr hadlerinin tayininde, nazara alınacak esaslar
Maliye Bakanlığınca hazırlanacak bir yönetmelikle
belirtilir.
Komisyon, defterdarın yazılı isteği tarihinden başlayarak
üç ay içinde takdir işini tamamlar, lüzum görülen yerlerde
ve hallerde bu süre Maliye Bakanlığınca bir yıla kadar
uzatılabilir. (*)
(*)
MADDE 42 - (Değişmeden önceki şekli) (485 sayılı kanunun
3. maddesiyle değiştirilen ve 1.1.1991 tarihine kadar
uygulanan 1. fıkra) Ortalama kâr hadleri Maliye
Bakanlığınca emtia ve iş nevilerine göre hazırlanacak
cetveller üzerine, tüccarlar için il merkezindeki ticaret
odalarınca, esnaf ve sanatkârlar için kanunla kurulan
esnaf dernekleri birliğince, birlikleri yoksa esnaf ve
sanatkâr teşekküllerince; odaların, birlik ve
teşekküllerin bulunmadığı yerlerde il merkezlerindeki
belediyelerce seçilecek dört kişi ile o il defterdarının
ve mazereti halinde tevkil edeceği bir maliye memurunun
başkanlığında kurulan özel bir komisyon tarafından
ilçeler gayri safi kazanca göre ayrı
ayrı tayin olunur. Şu kadar ki, merkez ilçesi
dışındaki mükelleflere ait ortalama kâr hadlerinin
tespitinde, il merkezinden seçilmiş olan üyelerden
ikisinin yerine o ilçelerde aynı mahiyetteki teşekküller
tarafından seçilmiş olan iki üye toplantılara katılır.
Ortalama kâr hadlerinin tayininde nazara alınacak esaslar
Maliye Bakanlığınca hazırlanacak bir yönetmelikle
belirtilir.
Komisyon, defterdarın yazılı isteği tarihinden başlayarak
üç ay içinde takdir işini tamamlar, lüzum görülen yerlerde
ve hallerde bu süre Maliye Bakanlığınca bir yıla kadar
uzatılabilir.
Ortalama kâr hadlerinin kesinleşmesi ve ilanı :
MADDE 43 - (485 sayılı kanunun 4. maddesiyle değişen
şekli) 42. madde gereğince düzenlenen ortalama kâr
hadlerine ait cetveller, düzenlenmelerini takip eden ay
içinde Maliye Bakanlığına gönderilir.
Maliye Bakanlığına gelmiş olan bu cetveller, Ortalama Kâr
Hadleri Merkez Komisyonunca incelenerek hatalı ve noksan
bulunanlar ile bölgeleri itibariyle uygunluk
göstermeyenler gerekçeli olarak ilgili özel komisyonlara
geri gönderilir.
Özel
komisyonlara geri gelen cetveller, yeniden incelenerek
gerekli düzeltmeler yapıldıktan, düzeltme sebebi
görülmeyenler hakkında ise gerekçeleri belirtildikten
sonra Merkez Komisyonuna gönderilir.
Merkez Komisyonu cetveller üzerine son incelemesini
yaparak ortalama kâr hadlerinin kesin miktarını tayin
eder.
Kesinleşmiş ortalama kâr hadlerine ait cetveller Maliye
Bakanlığınca mahallerine tebliğ olunur.
Vergi daireleri, Bakanlıktan gelen bu cetvelleri, bir ay
süre ile dairelerinin uygun bir yerine asmak suretiyle
ilan ederler. Bu cetveller ayrıca Resmi Gazete ile ilan
olunur.
(2365 sayılı kanunun 6. maddesiyle değişen fıkra) Ortalama
Kâr Hadleri Merkez Komisyonu, Maliye Bakanlığı
Müsteşarlığında, Gelirler Genel Müdürü, ilgili Genel Müdür
Başyardımcısı veya bunların tevkil edeceği kimselerle
Türkiye Ticaret Odaları, Sanayi Odaları ve Ticaret
Borsaları Birliğinin iki temsilcisinden kurulur. (*)
89.
maddedeki nisap hükmü, Ortalama Kâr Hadleri Merkez
Komisyonu hakkında da uygulanır.
----------------------------
(*)
(Değişmeden önceki 1.1.1981 tarihine kadar uygulanan
şekli) Ortalama Kâr Hadleri Merkez Komisyonu, Maliye
Bakanlığı Müsteşarının başkanlığında Gelirler Genel Müdürü
veya bunların tevkil edeceği kimseler ile Türkiye Ticaret
Odaları, Sanayi Odaları ve Ticaret Borsaları Birliğinin üç
temsilcisinden kurulur.
----------------------------
Uygulama süresi :
MADDE 44 - Götürü ücretler, götürü ticaret ve serbest
meslek kazançları ve ortalama kâr hadleri üç yıl
uygulanır. Şu kadar ki, bunlarda önemli değişiklikler vuku
bulduğu takdirde Maliye Bakanlığı bu süreyi bir yıldan
aşağı olmamak şartıyla kısaltabilir.
BEŞİNCİ BÖLÜM
(2686 sayılı
Kanunun 9. maddesiyle değişen başlık)
ZİRAİ KAZANÇ
ÖLÇÜLERİ İLE EMLAK VERGİSİNE AİT
BEDEL VE
DEĞERLERİN TESPİTİ (*)
Ölçüler ve tarifleri :
MADDE 45 - Zirai kazanç ölçüleri, yıllık istihsal değeri,
götürü gider emsali, ortalama randıman miktarı, ortalama
işçilik tutarı, ortalama maliyet bedeli ile ortalama satış
fiyatından terekküp eder.
1 -
Yıllık istihsal değeri : Ortalama randıman ve ortalama
satış fiyatı ölçülerine göre her ziraat biriminden bir
yılda elde edileceği hesaplanan mahsul değerinin işletmede
veya işletmelerde mevcut ziraat birimi sayıları ile
çarpılması suretiyle bulunacak değerlerin toplamıdır.
2 -
(2686 sayılı kanunun 10. maddesiyle değişen bent) Götürü
gider emsali : Büyük ve küçükbaş hayvanlar (kümes
hayvanları dahil) ve bunların mahsulleri ile kara ve su
avcılığı için % 80; diğer zirai mahsuller ile ziraat
makine ve aletleriyle başka zirai istihsal işlerinin
yapılması karşılığında alınan ücretler için % 70'dir .
(**)
3 -
Ortalama randıman miktarı : Ziraat birimlerinin her bir
çeşidinden elde edileceği tahmin olunan ortalama mahsul
miktarıdır.
4 -
Ortalama işçilik tutarı : Ziraat birimlerinin her bir
çeşidine isabet eden ortalama işçilik gideri tutarıdır.
5 -
Ortalama maliyet bedeli : Ziraat birimi başına elde
edilecek mahsul için yapılması gereken ortalama giderlerin
toplamıdır.
6 -
Ortalama satış fiyatı : Zirai mahsullerin ticari teamüle
göre beher satış biriminin 46. maddenin (d) bendi esasları
dairesinde tespit olunan satış fiyatıdır.
(*) (2686
sayılı kanunun 9. maddesiyle değiştirilmeden önceki bölüm
başlığı) "Zirai kazanç ölçüleri ve tespiti."
(**)
2 - (Değişmeden önceki 1.1.1981 tarihine kadar uygulanan
şekli) Götürü gider emsali : Ziraat birimi başına elde
edileceği tahmin olunan mahsulün (ortalama randıman
miktarının) ortalama maliyet bedelinin ortalama satış
bedeline nispetidir.
Ziraat makine ve aletleriyle başka çiftçilerin zirai
istihsal işlerinin yapılması karşılığında alınan ücretler
için götürü gider emsali, bu işlerin temin ettiği ortalama
hasılatla gerektiğinde takribi giderler arasındaki yüzde
nispetidir.
Zirai kazanç ölçülerinin tespiti :
MADDE 46 - (205 sayılı kanunun 4. maddesiyle değişen
şekli) Zirai kazanç ölçüleri (45. maddenin 1 numaralı
bendinde yazılı ölçüler ile kara ve su avcılığına
müteallik olanlar hariç), Zirai Kazançlar Merkez Komisyonu
tarafından hazırlanacak yönetmelik esasları dairesinde
zirai kazançlar il komisyonlarınca takdir ve tespit
olunur.
Zirai kazançlar il komisyonları, zirai kazanç ölçülerinin
takdir ve tespitinde aşağıdaki esaslara uyar.
a)
Zirai faaliyetlere tesir eden tabii ve iktisadi şartlar
bakımından önemli farklar gösteren ayrılır ;
b)
Çeşitli ziraat nevileri ile çeşitli ziraat makine ve
aletleri ayrı ayrı, vasıf ve
şartlar bakımından birbirine uygunluk ve yakınlık
gösterenler belli gruplar içinde birleştirilmek suretiyle
nazarı itibara alınır;
c)
Zirai işletmelerin bölgeler itibariyle özellikleri ve
ortalama verim kabiliyetleri göz önünde tutulur;
d)
Ortalama satış fiyatının tespitinde Hükümetçe tayin olunan
ve takdir sırasında yürürlükte bulunan fiyatlar, Hükümetçe
fiyat tayin olunmayan mahsuller için takdirin yapıldığı
yıldan önce gelen son takvim yılı içindeki mahalli toptan
piyasa fiyatı esas tutulur. Fiyatın temevvüç ettiği
hallerde ortalamasına itibar olunur;
e)
Özellik gösteren ziraat nevilerinde Zirai Kazançlar Merkez
komisyonunca bu ziraat çeşitlerinin mahiyetlerine uygun
olarak tayin olunacak esaslar nazarı itibara alınır.
Zirai kazançlar il komisyonları, zirai kazanç ölçülerinin
uygulanmaya başlanılacağı ilk takvim yılı içinde mezkûr
ölçüleri tespit ederek bu yılın Nisan ayı sonuna kadar
zirai kazançlar merkez komisyonuna gönderirler.
Zirai kazançlar merkez komisyonu, illerden gelen zirai
kazanç ölçülerinden hatalı ve noksan bulduklarını
gerekçesiyle birlikte alakalı komisyonlara iade eder.
Zirai kazançlar il komisyonları merkez komisyonunca iade
olunan ölçülerdeki maddi hataları düzeltirler; takdire
taalluk eden hususlarda ise ya ölçüleri yeniden takdir
ederler veya ilk kararlarında ısrar edebilirler. İl
komisyonları ısrar kararlarında ısrar karalarında ısrar
sebeplerini açıklamaya mecburdurlar.
(2365 sayılı kanunun 7. maddesiyle değişen fıkra) Ancak ,
zirai kazançlar il komisyonlarınca verilen ısrar kararları
uygun görülmediği takdirde uygun görülmeyen ölçüler yerine
merkez komisyonunca resen ve nihai olarak yeni ölçüler
tayin ve tespit olunur. (*)
----------------------------
(2455 sayılı kanunun 2. maddesiyle iki fıkra
kaldırılmıştır.) (**)
MADDE 46 -
(*)
(Değişmeden önceki 1.1.1981 tarihine kadar uygulanan
şekli) Ancak zirai kazançlar il komisyonlarınca verilen
ısrar kararları uygun görülmediği takdirde, uygun
görülmeyen ölçüler yerine merkez komisyonunca toplantıda
mevcut üyelerin ittifakıyla resen ve nihai olarak yeni
ölçüler tayin ve tespit olunur.
(**)
(Kaldırılmadan önceki 1.1.1981 tarihine kadar uygulanan
şekli) Kara ve su avcılığında 45. maddede yazılı
ölçülerden 2 numaralı bentteki ölçünün tespiti ile iktifa
olunur. Bu ölçü % 70 (Dahil) nispetinden az olmamak üzere,
zirai kazançlar merkez komisyonu tarafından resen tespit
olunur.
----------------------------
Ziraat birimleri :
MADDE 47 - Ziraat birimleri ;
a)
Tarla, bağ ve sebze ziraatı ile ormancılıkta dönüm ;
b)
Ölçü olarak ağaç kabul edilenlerde ürün verecek hale
gelmiş ağaç sayısı;
c)
Hayvancılıkta hayvan sayısı ; dır.
Özellik gösteren ziraat nevilerinde Maliye ve Tarım
Bakanlıklarınca bu ziraat çeşitlerinin mahiyetlerine uygun
olarak müştereken belli edilecek diğer birimler
kullanılır.
Bu
kanunun uygulanmasında dönüm bin metre karelik toprak
parçasıdır.
Tasdik ve ilan :
MADDE 48 - Zirai kazanç ölçüleri Bakanlar Kurulunun onayı
ile yürürlüğe girer.
Onaylanan ölçüler Resmi Gazete ile yayınlanır.
Her
bölgeye ait ölçüler, ilgili valiliklere gönderilir.
Valilikler bunları en kısa zamanda köy ve mahalle ihtiyar
kurullarına ve maliye teşkilatına tebliğ eder.
Uygulama süresi :
MADDE 49 - (3239 sayılı kanunun 3. maddesiyle değişen
madde) Zirai kazanç ölçüleri üç yıl için tespit olunur.
Ancak satış fiyatı resmi kuruluşlar veya birliklerce
tespit ve ilan olunan (destekleme alımları) ürünler için
her yıl açıklanan en son fiyatlar esas alınır. Diğer
taraftan ölçüleri tespitine esas olan unsurlarda önemli
değişiklikler vuku bulduğunun anlaşılması halinde, Zirai
Kazançlar Merkez Komisyonu, bu ölçülerin uygulama süresini
lüzumlu gördüğü zirai faaliyet ve mahsul nevileri için
bir yıldan aşağı olmamak üzere kısaltmaya yetkilidir. (*)
----------------------------
(*)
MADDE 49 - (Değişmeden önceki şekli) (205 sayılı kanunun
5. maddesiyle değişen şekli) Zirai kazanç ölçüleri üç yıl
tespit olunur. Şu kadar ki ölçülerin tespitine esas olan
unsurlarda önemli değişiklikler vuku bulduğunun
anlaşılması halinde, Zirai Kazançlar Merkez Komisyonu, bu
ölçülerin uygulama süresini lüzumlu gördüğü zirai faaliyet
ve mahsul nevileri için bir yıldan aşağı olmamak üzere
kısaltmaya yetkilidir.
----------------------------
Emlak vergisine ait bedel ve değerlerin tespiti, ilanı ve
kesinleşmesi :
MÜKERRER MADDE 49 - (2686 sayılı kanunun 11. maddesiyle
eklenen madde) a) Maliye ve Bayındırlık Bakanlıkları Emlak
Vergisi Kanununun 10. maddesi hükmü ile aynı kanunun 31.
maddesi uyarınca hazırlanan tüzük hükümlerine göre bina
metrekare normal inşaat maliyet bedellerini (Söz konusu
tüzük hükümlerine göre yapılan yıllık tespitler hariç
olmak üzere) genel beyanın yapılacağı sürenin
başlangıcından dört ay önce müştereken tespit ve Resmi
Gazete ile ilan ederler.
Türkiye Ticaret, Sanayi, Deniz Ticaret Odaları ve Ticaret
Borsaları Birliği bu bedellere karşı Resmi Gazete ile
ilanını izleyen 15 gün içinde Danıştay'da dava
açabilirler.
b)
(3239 sayılı kanunun 4. maddesiyle değişen bent) Takdir
komisyonlarının arsalara ve araziye ait asgari ölçüde
birim değer tespitine ilişkin takdirleri genel beyanın
yapılacağı sürenin başlangıcından en az altı ay önce
karara bağlanarak, arsalar ait olanlar takdirin ilgili
bulunduğu il ve ilçe merkezlerindeki ticaret odalarına,
ziraat odalarına ve ilgili mahalle ve köy muhtarlıkları
ile vergi dairelerine (1.3.1986 tarihinden itibaren
belediyelere), araziye ait olanlar il merkezlerindeki
ticaret ve ziraat odalarına ve vergi dairelerine (1.3.1986
tarihinden itibaren belediyelere) imza karşılığında
verilir.
Takdir komisyonlarının bu kararlarına karşı kendilerine
karar tebliğ edilen daire, kurum, teşekküller ve ilgili
mahalle ve köy muhtarlıkları 15 gün içinde ilgili vergi
mahkemece nezrinde dava açabilirler. Vergi mahkemelerince
ilgili vergi mahkemesi nezrinde dava açabilirler. Vergi
mahkemelerince verilecek kararlar aleyhine 15 gün içinde
Danıştay'a başvurulabilir.
Kesinleşen asgari ölçüde arsa ve arazi birim değerleri,
ilgili vergi dairelerinde, belediyelerde ve muhtarlıklarda
uygun bir yerlere asılmak suretiyle genel beyan süresince
ilan edilir. (*)
c)
Yukarıdaki fıkralara göre, Danıştay ve vergi
mahkemelerinde dava açılması halinde, davalının 15 gün
içinde vereceği tek savunma ile dosya tekemmül etmiş
sayılır. Danıştay ve vergi mahkemelerince bu davalar
dosyanın tekemmül ettiği tarihten itibaren en geç 1 ay
içinde karara bağlanır.
d)
(3239 sayılı kanunun 4. maddesiyle değişen bent) (a) ve
(b) fıkralarındaki bina metrekare normal inşaat maliyet
bedelleri ile arsalara ve araziye ait asgari ölçüde birim
değer tespitlerine ilişkin süreleri Emlak Vergisi genel
beyan dönemleri ile ilgili olmak üzere gerektiği ölçüde
kısaltmaya maliye ve Gümrük Bakanlığı yetkilidir. (**)
----------------------------
MÜKERRER MADDE 49 -
(*)
b) (Değişmeden önceki şekli) (3210 sayılı kanunun 1.
maddesiyle değişen ve 4.6.1985 tarihinde yürürlüğe giren
bent) Takdir Komisyonlarının arsalara ait ölçüde birim
değer tespitine ilişkin takdirleri genel beyanın
yapılacağı sürenin başlangıcından en az altı ay önce
karara bağlanarak takdirin ilgili bulunduğu il ve ilçe
merkezlerindeki ticaret odalarına. ziraat odalarına ve
ilgili mahalle ve köy muhtarlıkları ile vergi dairelerine
imza karşılığında verilir.
Takdir komisyonlarının bu kararlarına karşı kendilerine
karar tebliğ edilen daire, kurum, teşekkül ve muhtarlıklar
15 gün içinde ilgili vergi mahkemesi nezrinde dava
açabilirler. Vergi mahkemelerince verilecek kararlar
aleyhine 15 gün içinde Danıştay'a başvurulabilir.
Kesinleşen asgari ölçüde arsa birim değerleri, ilgili
vergi dairelerinde ve muhtarlıklarda uygun bir yerer
asılmak suretiyle genel beyan süresince ilan edilir.
b)
(Değişmeden önceki 4.6.1985 tarihine kadar uygulanan
şekli) Takdir komisyonlarının arsalara ait asgari ölçüde
birim değer tespitine ilişkin takdirleri genel beyanın
yapılacağı sürenin başlangıcından en az altı ay önce
karara bağlanarak takdirin ilgili bulunduğu il ve ilçe
merkezlerindeki ticaret odalarına, ticaret odası
bulunmayan yerlerde belediyelere ve ilgili vergi
dairelerine imza karşılığında verilir.
Takdir komisyonlarının bu kararlarına karşı kendilerine
karar tebliğ edilen daire, kurum ve teşekküller 15 gün
içinde ilgili vergi mahkemesi nezrinde dava açabilirler.
Vergi mahkemelerince verilecek kararlar aleyhine 15 gün
içinde Danıştay'a başvurulabilir.
Kesinleşen asgari ölçüde arsa birim değerleri, ilgili
vergi dairelerinde ve muhtasarlıklarda uygun bir yere
asılmak suretiyle genel beyan süresince ilan edilir.
(**)
d) (Değişmeden önceki şekli) (3210 sayılı kanunun 1.
maddesiyle eklenen ve 4.6.1985 tarihinde yürürlüğe giren
bent) (a) ve (b) fıkralarındaki bina metrekare normal
inşaat maliyet bedelleri ile arsalara ait asgari birim
değer tespitlerine ilişkin süreleri Emlak Vergisi genel
beyan dönemleri ile ilgili olmak üzere gerektiği ölçüde
kısaltmaya Maliye ve Gümrük Bakanlığı yetkilidir.
----------------------------
ÜÇÜNCÜ KISIM
TAHRİR USULÜ
BİRİNCİ BÖLÜM
GENEL ESASLAR
MADE
50 - (1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 41 / 3 .
maddesiyle kaldırılmıştır.) (*)
----------------------------
Tarif :
(*)
MADDE 50 - Tahrir usulü, gayri menkullerden alınan
vergilere ait matrahların bu kanuna göre kurulan
komisyonlarca tahmin ve tespit edilmesidir
Tahrir usulü, birlik itibariyle yapılan "genel tahrir" ile
"tadilat" ihtiva eder.
Bu
tahrirlere dayanılarak tasarruf iddia olunamaz.
----------------------------
MADDE 51 - (1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 41/3.
maddesiyle kaldırılmıştır.) (*)
----------------------------
Genel Tahrir :
(*)
MADDE 51 - Genel tahrir, bir ilçe dahilindeki bütün
binaların veya bütün arazinin yazılarak binalarda gayri
safi iratların, arazide kıymetlerin yeniden tahmin
edilmesidir.
----------------------------
Tadilat :
MADDE 52 - Tadilat, iki genel tahrir arasında bu kanunda
yazılı sebeplerden dolayı binaların gayri safi iratlarında
ve arazinin kıymetlerinde vukua genel devamlı ve tabii
değişiklikler tespit edilerek, yeni irat veya kıymetin
tahmin edilmesidir.
MADDE 53 - (1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 41/3 .
maddesiyle kaldırılmıştır.) (*)
----------------------------
Tahrir varakası :
(*)
MADDE 53 - Tahrir muameleleri 'tahrir varakası" üzerine
tespit edilir.
Tahrir varakası, bina ve arazi için tahmin olunan irat ve
kıymetlerin zaptına mahsus vesikadır.
Tahrir varakası genel tahrir veya tadilatı yapan komisyon
tarafından tanzim edilerek imzalanır.
----------------------------
MADDE 54 - (1319 sayılı kanunun 41/3. maddesiyle
kaldırılmıştır.) (*)
----------------------------
Tahrir varakasının muhteviyatı :
(*)
MADDE 54 - (Kaldırılmadan önceki şekli) Tahrir varakasına
ne gibi bilgiler yazılacağı Maliye Bakanlığınca tayin
olunur.
Maliye Bakanlığı arazi tahrir ve tadilat işlemlerinde
tahrir varakası kullanılmasına veya tahrir varakasının
tahrir cetveliyle, birleştirilerek birleşik tahrir varaka
ve cetveli kullanılmasına karar verebilir. Bu cetvellere
yazılacak bilgiler de Maliye Bakanlığınca tayin olunur.
----------------------------
MADDE 55 - (1319 sayılı kanunun 41/3. maddesiyle
kaldırılmıştır.) (*)
----------------------------
Vergi dairesine verilmesi :
(*)
MADDE 55 - (Kaldırılmadan önceki şekli) Tahrir varakaları
tahrir veya tadilat komisyonları tarafından aşağıdaki
süreler içinde ve imza karşılığında vergi dairesine
verilir.
1 -
Genel tahrirlerde ve mevzii tadilatta bir mahalle veya
köye ait tahrir varakaları, bunların tahrir veya tadilat
işlemlerinin bittiği tarihi takip eden beş gün içinde,
2 -
Diğer tadilatta, her gayrimenkula
ait tahrir varakası tadilat işleminin bittiği günü takip
ede beş gün içinde,
Genel tahrirler ile mevzii tadilatta tahrir veya tadilat
komisyonları tarafından mahalle veya köy itibariyle
düzenlenen tahriri cetvelleri de tahrir varakalarına
bağlanır.
----------------------------
İKİNCİ BÖLÜM
GENEL TAHRİR
MADDE 56 - (1319 sayılı kanunun 41/3. maddesiyle
kaldırılmıştır.) (*)
----------------------------
Genel tahrir zamanı ve ilanı :
(*)
MADDE 56 - (Kaldırılmadan önceki şekli) Bu kanuna göre
yapılacak tahrirler, her on yılda bir tekrar edilebilir.
Ancak iki genel tahrir ararsındaki süre on beş yıldan
fazla uzatılamaz. Herhangi bir ilçede genel tahriri
yapılmasına Maliye Bakanlığı karar verir.
Tahrir kararı, ilçe merkezinde çıkan gazetelerle, gazete
çıkmayan yerlerde mutat vasıtalarla ilan edilir.
Tahrir muamelelerine kararın ilanından en az on beş gün
geçtikten sonra başlanır.
----------------------------
MADDE 57 - (1319 sayılı kanunun 41 / 3 . maddesiyle
kaldırılmıştır.) (*)
----------------------------
Çalışma planı :
(*)
MADDE 57 - (Kaldırılmadan önceki şekli) Tahrir
komisyonları kurulur, mahallin en büyük mülkiye memuru ile
en büyük mal memuru müştereken bir çalışma planı tanzim
ederler bu planda "Tahrir mıntıkalarını" ve "Tahrir
sırasını" gösterirler.
Her
tahrir mıntıkasına bir komisyon tarafından bir yıl içinde
tahriri mümkün olacak mahalle ve köy ayrılır.
----------------------------
MADDE 58 - (1319 sayılı kanunun 41 / 3. maddesiyle
kaldırılmıştır.) (*)
----------------------------
Tahrire başlama :
(*)
MADDE 58 - (Kaldırılmadan önceki şekli) Her tahrir
mıntıkasında tahrire başlanmazdan en az beş gün evvel,
tahrir komisyonu başkanı tahririn hangi gün başlayacağını
şehir ve kasabalarda belediye başkanına, köylerde ihtiyar
meclisine yazı ile bildirilir.
Bu
ihbar belediye başkanı veya ihtiyar meclisi tarafından
gazete çıkan yerlerde gazetelerde neşredilmek lazım gelen
yerlere ilanlar asılmak suretiyle ve ayrıca mutat
vasıtalarla, duyurulacak şekilde köy, çarşı ve
mahallelerde halka derhal ilan edilir.
----------------------------
MADDE 59 - (1319 sayılı kanunun 41 / 3 . maddesiyle
kaldırılmıştır.) (*)
----------------------------
Birlik :
(*)
MADDE 59 - (Kaldırılmadan önceki şekli) Genel tahrirde her
ilçe bir birliktir.
----------------------------
MADDE 60 - (1319 sayılı kanunun 41 / 3 . maddesiyle
kaldırılmıştır.) (*)
----------------------------
Tahrir cetveli :
(*)
MADDE 60 - (Kaldırılmadan önceki şekli) Genel tahrir veya
mevzii tadilat işlemi bittikten sonra tahrir varakaları
esas tutularak mahalle veya köyün tahrir cetveli tanzim ve
komisyonu teşkil edenler tarafından imza olunur.
Tahrir cetveline ne gibi bilgilerin yazılacağı Maliye
Bakanlığınca tayin edilir.
----------------------------
MADDE 61 - (1319 sayılı kanunun 41 / 3 . maddesiyle
kaldırılmıştır.) (*)
----------------------------
Genel Tahrir neticelerinin uygulanması :
(*)
MADDE 61 - (Kaldırılmadan önceki şekli) Bir birliğin genel
tahrir neticeleri, itiraz incelemelerinin bitmesini takip
eden mali yıldan başlayarak uygulanır.
62.
madde gereğince yapılan genel tahrir neticeleri, tahrir
kayıtlarının yandığı veya sair sebeplerle mahvolduğu
tarihin rastladığı mali yıla ait ödenmemiş taksitlere ve
itiraz incelemelerinin bittiği mali yıl sonuna kadar geçen
yılların vergilerine de şamil olmak üzere itiraz
incelemelerinin bittiği yılı takip eden mali yıldan
başlayarak uygulanır.
----------------------------
MADDE 62 - (1319 sayılı kanunun 41 / 3. maddesiyle
kaldırılmıştır.) (*)
----------------------------
Tahririn yenilenmesi :
(*)
MADDE 62 - (Kaldırılmadan önceki şekli) Tahrir kayıtları
yanan veya sair sebeplerle mahvolan yerlerde on yıl
beklenmeksizin yeniden tahrir olunur.
----------------------------
Tadilat sebepleri :
MADDE 63 - Aşağıdaki hallerde binaların gayri safi
iratları ve arazinin kıymetleri tadilat yoluyla tahmin ve
yeniden takdir olunur:
1 -
Herhangi bir sebep yüzünden devamlı olarak bina gayri safi
iratları ile arazi kıymetlerinin en az % 20 nispetinde
artması veya eksilmesi ;
2 -
Bina veya arazinin genel tahrirde unutularak mektup
kalmış olması;
3 -
Yeni bina inşaa edilmesi
(Mevcut binalara ilaveler yapılması veya sabit istihsal,
asansör veya kalorifer tesisleri konulması yeni inşaat
hükmündedir.) ;
(Bu
hallerde yalnız ilave inşaat veya sabit istihsal, asansör
ve kalorifer tesislerinin gayri safi iratları takdir
olunarak binanın mevcut gayri safi iradına ilave edilir.
Sabit istihsal, asansör ve kalorifer tesislerinin gayri
safi iratları 307. maddedeki esasa göre takdir olunur.);
4 -
Bir binanın yanması, yıkılması suretiyle veya sair
sebeplerle tamamen veya kısmen harap olması veya binada
mevcut sabit istihsal, asansör veya kalorifer
tesislerinin kısmen veya tamamen kaldırılması ;
5 -
Bir binanın kullanış tarzının tamamen değiştirilmesi veya
bir binanın ikamete mahsus mahallerinden bir kısmının
dükkân, mağaza, depo gibi ticaret ve sanat icrasına mahsus
mahaller haline veya bu hallerde bulunan yerlerin ikamete
mahsus mahaller haline kalıp edilmesi (Bu hükmün
uygulanmasında bir apartmanın her dairesi ayrı bir bina
sayılır ve yalnız kullanış tarzı tamamen veya kısmen
değiştirilen dairenin iradı yeniden takdir olunur.) ;
6 -
Arazinin hal ve heyetinde değişiklik olması ;
7 -
Daimi müstesnalıktan faydalanan ve irat veya kıymeti
bulunmayan bir bina veya arazinin müstesnalıktan çıkması ;
8 -
Bir binanın mütemmimi durumunda olan arazinin mütemmimlik
durumundan çıkması veya bir arazi ve arsanın bina
mütemmimi durumuna girmesi ;
9 -
Bir bina veya arazinin taksim ve ifraz edilmesi (Araziden
bir kısmının istimlak edilmesi de ifraz hükmündedir.) ;
10 -
Müteaddit arazi ve arsaların tek bir arazi ve arsa haline
getirilmesi veya müteaddit hisselere ayrılmış olan bir
binanın bütün hisselerinin birleştirilmesi.
Arazinin hal ve heyetinde değişiklik :
MADDE 64 - Aşağıdaki haller arazinin hal ve heyetinde
değişiklik olduğunu ifade eder :
1 -
Arazinin fidanlandırılması
veya ağaçlandırılması, bağ haline getirilmesi;
2 -
Fidanlı, ağaçlı veya kütüklü bir arazinin tarla haline
getirilmesi veya gelmesi ;
3 -
Tarım yapılan bir arazinin tabii bir afet veya arıza
sebebiyle veya sair sebepler yüzünden tarıma elverişsiz
hale gelmesi;
4 -
Tarım yapılmayan bir arazinin tarıma elverişli hale
getirilmesi ;
5 -
Arazinin üzerine veya altına inşaat yapılması ;
6 -
Arazinin parsellenmek suretiyle arsalar haline
getirilmesi.
Mevzi ve ferdi tadilat :
MADDE 65 - Binaların gayri safi iratlarında ve arazi ve
arsaların kıymetlerinde 63. maddenin 1. bendinde yazılı
nispette vuku bulan artma veya eksilme sebebiyle
yapılacak tadilat mevzi veya ferdi olur.
Bir
şehir, kasaba veya köyün tamamında mevcut bina ve arazi
için yapılacak tadilat mevzidir. Münferit mükelleflerin
arazisi veya binaları için yapılan tadilat ferdidir.
Mevzii tadilat kararı :
MADDE 66 - Mevzii tadilat yapılabilmesi için :
1 -
İlgili bir veya birkaç mükellefin veya vergi dairesinin
mevzii tadilat isteğinde bulunması ;
2 -
Şehir ve kasabalardaki tadilat için belediye encümeninin,
köylerdeki tadilat için köy ihtiyar meclisinin, mevzii
tadilatı gerektiren sebepleri muhtevi olarak tanzim
edeceği mazbata üzerine il idare kurulunca tadilatın
lüzumuna karar verilmesi ;
3 -
Maliye Bakanlığınca mevzii tadilatın yapılmasına izin
verilmesi şarttır.
Ferdi tadilat isteği :
MADDE 67 - Ferdi tadilat yapılabilmesi için ilgili
mükellefin binası veya arazisi için tadilat isteğinde
bulunması gerekli ve kâfidir.
Vergi daireleri ferdi tadilat isteğinde bulunamazlar.
Diğer tadilat yapılması :
MADDE 68 - 63. maddenin 2 - 10 . bentlerinde yazılı
hallerde tadilat herhangi bir isteğe lüzum olmaksızın ya
ilgili mükelleflerin bu halleri bildirmeleri veya vergi
dairesinin yoklama ile tespit etmesi neticesinde yapılır.
İfraz ve birleştirme :
MADDE 69 - Bir bina veya arazinin taksim veya ifraz
edilmesi (Arazinin parsellenmek suretiyle arsalar haline
getirilmesi hariç) dolayısıyla yapılacak tadilatta binanın
gayri safi iradı ve arazinin kıymeti yeniden takdir
edilmeyip vergide kayıtlı gayri safi irat veya kıymet
müfret parçalar veya hisseler arasında her parça veya
hissenin yüz ölçümüne ve mevki ve şerefine göre taksim
olunur.
63.
maddenin 10. bendinde yazılı halde yapılacak tadilatta
birleştirilen bina ve araziye yeniden gayri safi irat veya
kıymet takdir edilmeyip her birinin vergide kayıtlı gayri
safi irat veya kıymetleri toplanır ve bu toplam
birleştirilen bina ve arazinin gayri safi irat veya
kıymeti olur
Birleştirilen parçalardan bir kısmının vergide kayıtlı
gayri safi irat veya kıymeti bulunmadığı hallerde yalnız
bu parça veya hisselere gayri safi irat veya kıymet
takdir olunarak yukarıdaki fıkra gereğince işlem yapılır.
Yüzölçümü fazla veya noksan tespit edilen arazi :
MADDE 70 - Genel tahrir veya mevzii tadilatta arazinin
yüzölçümü noksan veya fazla tahrir edilmiş olduğu sonradan
meydana çıkarsa noksan yazıldığı anlaşılan miktar kayıtlı
yüzölçümüne ilave, fazla yazıldığı anlaşılan miktar
kayıtlı yüzölçümünden tenzil edilir ve arazinin kayıtlı
kıymetinden beher metre kareye isabet eden kıymet esas
tutularak noksan veya fazlaya ait kıymetler tespit ve
kayıtlı kıymete ilave veya mezkûr kıymetten tenzil olunur.
Bu
ilave ve tenziller dolayısıyla noksan veya fazla alındığı
anlaşılan vergiler mükelleften tahsil veya kendisine iade
edilir.
Tadilat neticelerinin uygulanması :
MADDE 71 - Ferdi tadilat neticeleri tadilat taleplerinin
yapıldığı mevzi tadilat neticeleri de, itiraz
incelemelerinin bittiği yılı takip eden mali yıldan
başlayarak uygulanır.
Ferdi tadilat talebin yapıldığı mali yıl içinde
bitirilemezse, ilerde belli olacak matrahlara göre
düzeltmeler yapılmak üzere, bina ve arazinin mevcut irat
ve kıymetleri tarha esas tutulur.
Bunlar dışındaki tadilatta tadil neticeleri :
1 -
Genel tahrirlerde mektup kalan bina ve arazi için genel
tahririn yürürlüğe girdiği mali yıldan ;
Ve
aşağıdaki hallerde :
2 -
Yeni inşaat için inşaatın hitam bulduğu veya inşaatın
hitamından evvel kısmen kullanılmaya başlanılmışsa her
kısmın kullanılmasına başlandığı, binaya sonradan sabit
istihsal, asansör ve kalorifer tesisleri konulmuşsa bu
tesislerin konulmasının tamamlandığı ;
3 -
63. maddenin 5. bendinde yazılı şekilde kullanış tarzı
değişen binalar için bu değişikliğin vuku bulduğu ;
4 -
Muafiyet sükut eden bina ve arazide muafiyetin sükut
ettiği ;
5 -
Yanan, yıkılan ve sair sebeplerle tamamen veya kısmen
harap olan binalarda ve ifraz ve taksim edilen veya
birleştirilen bina ve arazide bu olayların vuku bulduğu ;
6 -
Hal ve heyeti değişen arazide değişikliğin rastladığı ;
7 -
Binanın mütemmimi durumunda olan arazinin mütemmimlik
durumundan çıkması, bir arazi ve arsanın bina mütemmimi
durumuna girmesi hallerinde bu değişikliğin vuku bulduğu;
Tarih takip eden mali yıldan başlayarak yürürlüğe konulur.
DÖRDÜNCÜ KISIM
(2365 sayılı
kanunun 8. maddesiyle değişen başlık)
TAKDİR, ZİRAİ
KAZANÇLAR VE ÖZEL KOMİSYONLARI (*)
BİRİNCİ BÖLÜM
TAKDİR KOMİSYONU
Kuruluş :
MADDE 72 - (3239 sayılı kanunun 5. maddesiyle değişen
şekli) Takdir Komisyonu, illerde defterdarın, ilçelerde
malmüdürünün (müstakil vergi dairesi olan ilçelerde ilgili
vergi dairesi müdürünün) veya bunların tevkil edecekleri
memurların başkanlığı altında ilgili vergi dairesinin
yetkili iki memuru ile seçilmiş iki üyeden kurulur.
Arsalara ait asgari ölçüde birim değer tespitinde takdir
komisyonu; belediye başkanı veya tevkil edeceği memurun
başkanlığı altında belediyenin yetkili bir memuru ile tapu
sicil müdürü veya tevkil edeceği bir memur ve ticaret
odasınca seçilmiş bir üye ile ilgili mahalle ve köyün
muhtarından kurulur.
Araziye ait asgari ölçüde birim değer tespitinde takdir
komisyonu; valinin başkanlığı altında defterdar, Tarım
Orman ve Köy işleri Bakanlığı il müdürü ve il
merkezlerindeki ticaret ve ziraat odalarından seçilmiş
birer üyeden kurulur.
Takdir komisyonları daimi veya geçici olurlar. Daimi
komisyonların nerelerde kurulacağını Maliye ve Gümrük
Bakanlığı belli eder.
Daimi komisyon bulunmayan yerlerde takdir işleri geçici
komisyonlar tarafından görülür . (**)
----------------------------
(*)
(2365 sayılı kanunla değişmeden önceki şekli) "Takdir,
Tahrir ve Zirai Kazançlar Komisyonları"
(**)
MADDE 72 - (Değişmeden önceki şekli) (2686 sayılı kanunun
12. maddesiyle değişen ve 1.1.1986 tarihine kadar
uygulanan şekli) Takdir komisyonu, illerde defterdarın,
ilçelerde malmüdürünün (müstakil vergi dairesi olan
ilçelerde ilgili vergi dairesi müdürünün) veya bunların
tevkil edecekleri memurların başkanlığı altında ilgili
vergi dairesinin yetkili memuru (arsalar ait asgari ölçüde
birim değerlerin tespiti sırasında ise vergi dairesi
memurlarından biri yerine tapu sicil muhafızı veya tevkil
edeceği bir memur) ile seçilmiş iki üyeden kurulur.
Takdir komisyonları daimi veya geçici olurlar. Daimi
komisyonların nerelerde kurulacağını Maliye Bakanlığı
belli eder.
Daimi komisyon bulunmayan yerlerde takdir işleri geçici
komisyonlar tarafından görülür.
MADDE 72 - (Değişmeden önceki şekli) (2365 sayılı kanunun
8. maddesiyle değişen ve 1.1.1981 - 29.6.1982 döneminde
uygulanan şekli) Takdir Komisyona ; illerde def darın,
ilçelerde malmüdürünün (müstakil vergi dairesi olan
ilçelerde ilgili vergi dairesi müdürünün) veya bunların
tevkil edecekleri memurların başkanlığı altında ilgili
vergi dairesinin yetkili iki memurundan ve seçilmiş iki
üyeden kurulur.
Takdir, tahrir ve zirai kazançlar komisyonları :
MADDE 72 - (Değişmeden önceki şekli) (205 sayılı kanunun
6. maddesiyle değişen 1. fıkra) Takdir Komisyonu, mahallin
en büyük mal memurunun veyahut tevkil edeceği memurun
başkanlığı altında ilgili vergi dairesinin yetkili bir
memurundan ve seçilmiş üç üyeden kurulur.
----------------------------
Üyelerin seçilmesi :
MADDE 73 - (2365 sayılı kanunun 9. maddesiyle değişen
şekli) Üyeler, tüccarlar için ticaret odasınca, diğer
sanat ve meslek erbabı için bunların mensup oldukları
mesleki teşekküllerce kendi üyeleri arasından veya
hariçten seçilir. Bu teşekküller, Takdir Komisyonu
Başkanının yazılı talebi üzerine en geç bir ay içinde iki
asıl ve iki yedek üye seçmeye mecburdurlar. Bu mecburiyet
zamanında yerine getirilmezse üyeler mahallin en büyük
mülkiye amiri tarafından seçilir. (*)
(2686 sayılı kanunun 13. maddesiyle değişen fıkra)
Komisyon toplantılarına mükellefin sanat veya meslek
bakımından bağlı veya ilgili olduğu teşekkülden, servet
takdiri işlerinde ise yalnız Ticaret Odasından seçilen
üyeler (3210 sayılı kanunun 2. maddesiyle değişen hüküm)
(Arsalara ait asgari ölçüde birim değerlerinin tespiti
sırasında ticaret odasından seçilen üyelerden biri yerine
ilgili mahalle veya köyün muhtarı) (**) iştirak eder.
Ticaret Odası ve mesleki teşekkül bulunmayan yerlerde
bunlar tarafından seçilecek üyeler, yukarıdaki esaslara
göre belediyeler tarafından seçilir. (***)
Komisyonlar kendilerine tahsis edilen dairede, yoksa vergi
dairesinde toplanır ve keyfiyet bir tutanakla tespit
olunur.
----------------------------
(*)
MADDE 73 - (Değişmeden önceki şekli) (205 sayılı kanunun
7. maddesiyle değişen 1. fıkra) Üyeler tüccarlar için
odasınca diğer sanat ve meslek erbabı için bunların mensup
oldukları mesleki teşekküllerce kendi üyeleri arasında
veya hariçten seçilir. Bu teşekküller, Takdir Komisyonu
Başkanının yazılı talebi üzerine en geç ay içinde üç asıl
ve üç yedek üye seçmeye mecburdurlar. Bu mecburiyet
zamanında yerine getirilmezse üyeler mahallin en büyük
amiri tarafından seçilir.
(**)
(Değişmeden önceki şekli) (Arsalara ait asgari ölçüde
birim değerlerin tespiti sırasında Ticaret Odasından
seçilen üyelerden biri yerine tespitin yapılacağı vergi
dairesi faaliyet bölgesinin mahalle muhtarlarından,
mahallin en büyük mülki idare amirince seçilmiş birisi.)
(***) (Değişmeden önceki şekli) Komisyon toplantılarına
mükellefin sanat veya meslek bakımından bağlı veya ilgili
olduğu teşekkülden, servet takdiri işlerinde ise yalnız
ticaret odasından seçilen üyeler iştirak eder. Ticaret
odası ve mesleki teşekkül bulunmayan yerlerde bunlar
tarafından seçilecek üyeler, yukarı ki esaslara göre
belediyeler tarafından seçilir.
----------------------------
Komisyonların görevleri :
MADDE 74 - (3239 sayılı kanunun 6. maddesiyle değişen
şekli) a) 72. maddenin birinci fıkrasına göre kurulan
takdir komisyonunun görevleri şunlardır.
1 -
Yetkili makamlar tarafından istenilen matrah ve servet
takdirlerini yapmak;
2 -
Vergi kanunlarında yazılı fiyat, ücret veya sair matrah ve
kıymetleri takdir etmek (Bu gibi takdirler de takdir
kararına bağlanır.) ;
Takdir komisyonu bu görevlerini yaparken takdir sebepleri
bulunup bulunmadığı incelemez. Yalnız hatalı gördüğü
muamelelerde, ilgili vergi dairesini yazı ile ikaz etmeye
mecburdur.
b)
72. maddenin ikinci fıkrasına göre kurulan takdir
komisyonu : 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 20.
maddesinin ikinci fıkrası uyarınca arsalar için her
mahalle ve arsa sayılacak parsellenmemiş arazide her köyün
cadde, sokak veya değer bakımından farklı bölgeleri
(Turistik bölgelerde değer bakımından farklı olanlar
ilgili valilerce tespit edilecek pafta, ada veya parsel)
itibariyle asgari ölçüde birim değer tespit etmekle
görevlidir.
c)
72. maddenin üçüncü fıkrasına göre kurulan takdir
komisyonu : 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 20.
maddesinin ikinci fıkrası uyarınca her il veya ilçe için
arazinin cinsi (kıraç, taban ve sulak) itibariyle asgari
ölçüde birim değer tespit etmekle görevlidir.
(b)
ve (c) fıkralarına göre yapılacak değer tespitinde, Emlak
Vergisi Kanununun 31. maddesinin ikinci fıkrasında yer
alan normlardan ve bu maddeye göre hazırlanmış bulunan
tüzük hükümleri ile gerektiğinde bilirkişiden
yararlanılır. (*)
----------------------------
(*)
MADDE 74 - (Değişmeden önceki şekli) Takdir komisyonunun
görevleri şunlardır :
a)
Yetkili makamlardan istenilen matrah ve servet
takdirlerini yapmak ;
b)
Vergi kanunlarında yazılı fiyat, ücret veya sair matrah ve
kıymetleri takdir etmek (Bu gibi takdirler de takdir
kararına bağlanır.)
c)
(Değişmeden önceki şekli) (3210 sayılı kanunun 3.
maddesiyle değişen ve 4.6.1985 - 1.1.1986 döneminde
uygulanan bent) 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 20.
maddesinin ikinci fıkrası uyarınca arsalar için her
mahalle ve arsa sayılacak parsellenmemiş arazide her köyün
cadde, sokak veya değer bakımından farklı bölgeleri
(turistik bölgelerde değer bakımından farklı olanlar
Maliye ve Gümrük Bakanlığınca tespit edilecek pafta, ada
veya parsel) itibariyle asgari ölçüde birim değer tespit
etmek (Bu değerlerin tespitinde, Emlak Vergisi Kanununun
31. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan normlardan ve bu
maddeye göre hazırlanmış bulunan tüzük hükümleri ile
gerektiğinde bilirkişiden yararlanılır.)
c)
(Değişmeden önceki şekli) (2686 sayılı kanunun 14.
maddesiyle eklenen ve 4.6.1985 tarihine kadar uygulanan
bent) 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 20. maddesinin
ikinci fıkrası uyarınca arsalar için mahalle muhtarlıkları
itibariyle asgari ölçüde birim değer tespit etmek (Bu
değerlerin tespitinde, Emlak Vergisi Kanununun 31.
maddesinin ikinci fıkrasında yer alan normlardan ve bu
maddeye göre hazırlanmış bulunan tüzük hükümleri ile
gerektiğinde bilirkişiden yararlanılır.)
Takdir komisyonu bu görevlerini yaparken takdir sebepleri
bulunup bulunmadığını incelemez. Yalnız hatalı gördüğü
muamelelerde ilgili vergi dairesini yazı ile ikaz etmeye
mecburdur.
----------------------------
Komisyonun yetkileri :
MADDE 75 - (3239 sayılı kanunun 7. maddesiyle değişen
fıkra) 72. maddenin birinci fıkrasına göre kurulan takdir
komisyonu 74. maddedeki görevleri dolayısıyla bu Kanunda
yazılı inceleme yetkisine haizdir. (*)
(2365 sayılı kanunun 10. maddesiyle değişen fıkra)
Komisyon, servetleri, sınai hakları ve teklif haklarını,
imtiyazları, madenleri, mücevheratı,eski ve sanat
eserlerini değerlemede bilir kişiye müracaat edebilir.
(**)
----------------------------
(3239 sayılı kanunun 7. maddesiyle eklenen fıkra) 72.
maddenin ikinci ve üçüncü fıkralarına göre kurulan takdir
komisyonları 79. maddede yazılı yetkileri haizdir.
(*)
MADDE 75 - (Değişmeden önceki 1.1.1986 tarihine kadar
uygulanan şekli) Takdir komisyonu 74. maddedeki görevleri
dolayısıyla bu kanunda yazılı yetkisini haizdir.
(**)
(Değişmeden önceki şekli) Servet takdiri ile görevli
komisyonlar bilirkişiye müracaat edebilirler. Sınai ve
edebi mülkiyet haklarını, imtiyazları, madenleri,
mücevheratı, eski eserleri ve sanat eserlerini değerlemede
bilirkişiye müracaat etmek mecburidir.
----------------------------
Beyana bağlılık :
MADDE 76 - Mükellefin evvelce beyan ettiği bir matraha ait
olan takdir işlerinde, takdir olunan matrah mükellefin
beyanından düşük olamaz.
İKİNCİ BÖLÜM
TAHRİR KOMİSYONU
MADDE 77 - (1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 41 / 3 .
maddesiyle kaldırılmıştır.) (*)
----------------------------
Görev ve kuruluş :
(*)
MADDE 77 - (Kaldırılmadan önceki şekli) Binaların ve
arazinin genel tahriri üçer kişilik "Tahrir komisyonları"
tarafından yapılır. Bu komisyonlar valilerce tayin olunan
bir zatın başkanlığı altında iki seçilmiş üyeden kurulur.
Her
ilçede ilçenin büyüklüğüne göre, lüzumu kadar "Tahrir
komisyonu" kurulur.
Valiler, tahrir komisyonlarına sıfat ve yetkilerini
gösteren birer vesika verirler. Komisyonlar gittikleri
yerde bu vesikayı gezilip görülecek bina veya arazinin
mutasarrıflarına veya bunları işgal edenlere göstermeye
mecburdurlar.
----------------------------
MADDE 78 - (1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 41 / 3 .
maddesiyle kaldırılmıştır.) (*)
----------------------------
Üyelerin seçilmesi :
(*)
MADDE 78 - Tahrir komisyonlarının üyeleri aşağıdaki
şekilde seçilir :
1 -
Üyelerden biri tahriri yapılacak ilçenin bağlı bulunduğu
il genel meclisince genel meclis üyeleri dışından ve ilçe
halkından seçilir.
62.
maddede yazılı sebeplerle yapılacak tahrirlerde, il genel
meclisi toplantı halinde değilse, bu üyenin aynı suretle
il daimi encümenince seçilmesi caizdir.
2 -
Belediye sınırları içindeki yerlerin tahriri için ikinci
üyeyi belediye meclisleri kendi üyeleri veya diğer
hemşehriler arasından seçer.
3 -
Köylerde yapılan tahrirlerde köy ihtiyar meclisi
tarafından kendi üyesi arasından veya köy halkından
seçilecek bir zat ikinci iye olarak tahrir komisyonuna
girer.
Tahrir komisyonlarına girecek üyeler sayısınca ayrıca ve
aynı usul dairesinde yedek üye de seçilir
İl
genel meclisleri ile belediye meclisleri asıl ve yedek
üyeleri genel tahrir kararının ilanından başlayarak en geç
bir ay içinde seçmeye ve bunların adlarını en büyük
mülkiye memuruna mecburdurlar.
----------------------------
Yetki :
MADDE 79 - Tahrir komisyonları :
1 -
İradı veya kıymeti tahmin edilecek binaları ve araziyi
gezebilirler;
2 -
Mükelleflerden ve kiracılardan
gayrimenkulun genel durumu, kullanış tarzı, kira
veya hasılat miktarı ve tahmine yarayacak sair lüzumlu
malûmatı isteyebilirler;
3 -
Lüzumlu gördükleri malumatı, muhtar ve ihtiyar meclisleri,
ticaret ve tarım odaları, belediyeler ve noterler gibi
resmi veya yarı resmi teşekküllerle özel teşekküller ve
şahıslardan isteyebilirler.
4 -
Fabrika, değirmen ve imalathanelerin iratların takdirinde
içlerinde bulunan sabit istihsal tesislerinin kıymetlerini
tespit için lüzum gördükleri taktirde bilirkişiye müracaat
edebilirler.
Çalışma saatleri dışında veya tatil günlerinde, bina ve
arazi, bunları işgal edenlerin muvafakati olmaksızın
gezilemez. Binaların gezilmesi sırasında, komisyon başkan
ve üyeleri, ev halkının rahatsız edilmemesine dikkat
etmeye mecburlardır.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
TADİLAT
KOMİSYONLARI
Görev ve kuruluş :
MADDE 80 - Gerek binalarda, gerek arazide tadilat üçer
kişilik "Tadilat komisyonları" tarafından yapılır.
Bu
komisyonlar, mahallin en büyük mülkiye memurunun vergi
dairesi müdür olmayan gelir memurları arasında seçeceği
bir başkan ile iki üyeden kurulur.
Lüzum görülen yerlerde birden fazla tadilat komisyonu
kurulması caizdir.
Üyelerin seçilmesi :
MADDE 81- Tadilat komisyonlarına girecek üyeler :
1 -
Belediye sınır içinde bulunan yerler için, belediye
meclislerince biri kendi üyeleri arasında veya dışarıdan,
diğeri tadilat yapılacak bina ve arazinin bulunduğu şehir
ve kasaba halkı arasından;
2 -
Belediye teşkilatı olmayan yerlerde köy ihtiyar meclisince
biri kendi üyeleri, diğer köy halkı arasında ;
Seçilir.
Belediyeler ve belediye teşkilatı bulunmayan köy ihtiyar
meclisleri mahallin en büyük mülkiye memurunun yapacağı
tebliğden başlayarak en geç bir ay içinde tadilat
komisyonuna girecek üyeleri ve onların bir misli yedek
üyeleri seçmeye ve adlarını en büyük mülkiye memuruna
bildirmeye mecburdurlar.
Yetki :
MADDE 82 - Tahrir komisyonlarının haiz olduğu yetkileri
tadilat komisyonları da haizdirler.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
(2365 sayılı
Kanunun 11. maddesiyle değişen başlık)
ZİRAİ KAZANÇLAR
İL VE MERKEZ KOMİSYONLARI İLE
ÖZEL KOMİSYONLAR
(*)
Zirai kazançlar il komisyonu :
MADDE 83 - (2365 sayılı kanunun 11. maddesiyle değişen
şekli) Zirai Kazançlar İl Komisyonu valinin başkanlığında
defterdar, gelir müdürü, ziraat müdürü, veteriner müdürü,
il merkezindeki ziraat bankası şube müdürü ve seçilmiş üç
üyeden kurulur. Ormancılığa ilişkin konuların
görüşülmesinde komisyona veteriner müdürü yerine orman
işletme müdürü veya tevkil edeceği bir edeceği temsilci
katılır. (**)
----------------------------
(*)
(2365 sayılı Kanunun 11. maddesiyle değişmeden önceki
bölüm başlığı) "Zirai kazançlar il ve merkez komisyonları"
(**)
Zirai kazançlar il ve merkez komisyonları :
MADDE 83 (Değişmeden önceki şekli) (205 sayılı kanunun 8.
maddesiyle değişen şekli) Zirai kazançlar il komisyonu
valinin başkanlığında defterdar, gelir müdürü, ziraat
müdürü, veteriner müdürü, il merkezindeki Ziraat Bankası
şube müdürü ve seçilmiş dört üyeden kurulur. Ormancılığa
ilişkin konuların görüşülmesinde komisyona veteriner
müdürü yerine orman işletme müdürü veya tevkil edeceği bir
temsilci katılır.
----------------------------
Üyelerin seçilmesi :
MADDE 84 - (2686 sayılı kanunun 15. maddesiyle değişen
şekli) Zirai Kazançlar İl Komisyonunun seçilmiş
üyelerinden ikisi il ziraat odasından, biri de bu ile
bağlı ziraat odalarından il ziraat odasınca seçilir.
Ziraat odası, valinin yazılı tebliği üzerine en geç bir ay
içinde komisyon üyelerini ve aynı sayıda yedek üyeyi
seçerek adlarını valiye bildirir.
Üyeler bu süre içinde seçilip bildirilmedikleri takdirde
vali tarafından seçilir.
Ziraat odası bulunmayan yerlerde bunların seçeceği üyeler,
aynı esaslar dairesinde belediyelerce seçilir. (*)
----------------------------
(*)
MADDE 84 - (Değişmeden önceki şekli) (2365 sayılı kanunun
12. maddesiyle değişen ve 1.1.1981 - 29.6.1982 döneminde
uygulanan şekli) Zirai Kazançlar İl Komisyonunun seçilmiş
üyelerinden biri mahalli çiftçi birlikleri, biri il ziraat
odası ve biri de il ticaret odası tarafından mıntıka
çiftçileri arasında seçilir.
Bu
odalar ve birlikler valinin yazılı tebliği üzerine en geç
bir ay içinde komisyon üyelerini ve onların bir misli
yedek üyeyi seçerek adlarını valiye bildirmeye
mecburdurlar.
Üyeler bu süre içinde seçilip bildirilmedikleri takdirde
vali tarafından seçilir.
Ziraat ve ticaret odaları ve çiftçi birlikleri bulunmayan
yerlerde bunların seçeceği üyeler, aynı esaslar dairesinde
belediyelerce seçilir.
MADDE 84 - (Değişmeden önceki şekli) (205 sayılı kanunun
9. maddesiyle değişen şekli) Zirai kazançlar il
komisyonunun seçilmiş üyelerinden ikisi mahalli çiftçi
birlikleri biri il ziraat odası ve biri de il ticaret
odası tarafından mıntıka çiftçileri arasında seçilir.
----------------------------
Zirai kazançlar merkez komisyonu :
MADDE 85 - (2686 sayılı kanunun 16. maddesiyle değişen
şekli) Zirai Kazançlar Merkez Komisyonu, Maliye ve Gümrük
Bakanlığı Müsteşarının Başkanlığında ; Gelirler Genel
Müdürü ile Gelirler Genel Müdürlüğünün iki, Tarım ve Orman
Bakanlığının üç, Ziraat Odaları Birliğinin üç ve Devlet
Üretme Çiftlikleri Genel Müdürlüğünün bir temsilcisinden
kurulur.
Başkanın mazereti halinde komisyona, başkanın üyelerden
veya hariçten tevkil edeceği kimse başkanlık eder. (*)
----------------------------
(*)
MADDE 85 - (Değişmeden önceki şekli) (205 sayılı kanunun
10. maddesiyle değişen 29.6.1982 tarihine kadar uygulanan
şekli) Zirai Kazançlar Merkez Komisyonu, Maliye Bakanlığı
Müsteşarının Başkanlığında Gelirler Genel Müdürü, Gelirler
Genel Müdürlüğünün iki, Tarım ve Orman Bakanlığının üç,
Çiftçi Birlikleri Federasyonunun bir, Ziraat odaları
Birliğinin iki ve Devlet Üretme Çiftlikleri Genel
Müdürlüğünün bir temsilcisinden kurulur.
Başkanın mazereti halinde Komisyona komisyon üyelerinden
veya hariçten tevkil edeceği kimse başkanlık eder.
----------------------------
Komisyonların yetkileri :
MADDE 86 - Zirai kazançlar il ve merkez komisyonları kamu
idare ve müesseseleri ile Devlet Ekonomi kurumlarından ve
görevlerinin gerektirdiği sair gerçek ve tüzel kişilerden
her türlü bilgileri isteyebilirler. Gerekli gördükleri
hallerde bilirkişilere inceleme de yaptırabilirler.
Bilgi istemede 148. maddenin ikinci fıkrası hükümleri
uygulanır.
Komisyonlarca bu hükümlere göre istenilen bilgileri
vermeyenler ve bilirkişiliği kabul ettikleri halde gerekli
incelemeleri yapmayanlar hakkında (4444 sayılı Kanunun
13'üncü maddesinin C-1 bendi ile değişen ibare) (14.8.1999
tarihinden geçerli olmak üzere) mükerrer 355'inci madde
(1) hükmü uygulanır.
----------------------------
(1) (4444 sayılı
Kanunla değişmeden önceki ibare)
"361'inci madde"
----------------------------
Özel
komisyonlar :
MÜKERRER MADDE 86 - (2686 sayılı kanunun 53. maddesiyle
kaldırılmıştır.) (*)
----------------------------
(*)
Özel komisyonları :
MÜKERRER MADDE 86 - (Kaldırılmadan önceki şekli) (2365
sayılı kanunla eklenen ve 29.6.1982 tarihine kadar
yürürlükte kalan madde) Gelir Vergisi Kanununun mükerrer
117. maddesinde belirtilen mükelleflerin girecekleri
dereceleri tayin etmek üzere aşağıdaki komisyonlar
kurulur. Bu komisyonlar 86. maddede belirtilen yetkileri
haizdir.
A)
Merkez Özel Komisyonu kuruluş, görev ve yetkileri :
Merkez Özel Komisyonu, Maliye Bakanlığı Müsteşarının
başkanlığında, Gelirler Genel Müdürü, Ticaret Bakanlığı İç
Ticaret Genel Müdürü ile Türkiye Ticaret Odaları, Sanayi
Odaları ve Ticaret Borsaları Birliğinin ve esnaf
teşekküllerinin bağlı olduğu birliklerin gösterecekleri en
az dört aday arasında Maliye Bakanınca seçilecek iki
üyeden kurulur.
Merkez özel komisyonu, il ve ilçe özel komisyonlarının
kararlarıyla tespit edilen derecelere yapılacak
itirazları inceler ve nihai olarak karara bağlar. Merkez
Özel Komisyonu Kararları Resmi Gazete ile ilan olunur.
B)
İl Özel Komisyonu kuruluş görev ve yetkileri :
İl
Özel Komisyonu, valinin veya mazereti halinde tevkil
edeceği vali yardımcısının başkanlığında, defterdar, gelir
müdürü ve ilgili mesleki teşekküllerin gösterecekleri en
az dört aday arasında vali tarafından seçilecek iki üyeden
kurulur. Mesleki teşekkül bulunmayan yerlerde üyeler
belediye meclisi üyeleri arasından seçilir.
İl
Özel Komisyonu, merkez ilçedeki mükelleflerin girecekleri
dereceleri tespit ederek karara bağlar.
----------------------------
C)
İlçe Özel Komisyonu kuruluş, görev ve yetkileri :
İlçe Özel
Komisyonu, kaymakamın başkanlığında mal müdürü (Müstakil
vergi dairesi olan ilçelerde vergi dairesi müdürü), gelir
vergi dairesinin bir memuru ve ilgili meslek teşekküllerin
gösterecekleri en az dört aday arasından seçilir.
İlçe
Özel Komisyonu, ilçedeki mükelleflerin girecekleri
dereceleri tespit ederek karara bağlar.
Merkez, il ve ilçe komisyonlarının seçilen üyeleri için
aynı esaslara göre iki yedek üye belirlenir.
İl
ve ilçe özel komisyonlarınca tespit edilen dereceler;
mükelleflerin bağlı oldukları vergi dairelerinin ilan
koymaya mahsus yerlerine listeler halinde asılmak
suretiyle ilan olunur.
İlanın asılması keyfiyeti ve tarihi tutanakla tespit
olunur.
Mükellefler tespit derecelerine, ilan tarihinden itibaren
bir ay içinde itiraz edebilirler . Ancak, itiraz peşin
ödemenin tahakkuk ve tahsilini durdurmaz.
----------------------------
BEŞİNCİ BÖLÜM
MÜŞTEREK HÜKÜMLER
Komisyonlara seçilecek üyelerde aranılacak vasıflar :
MADDE 87 - (2365 sayılı kanunun 14. maddesiyle değişen
fıkra) Takdir, tadilat ve zirai kazançlar il komisyonları
ile özel komisyonlara, memurların dışında, seçilecek
kimselerde aşağıdaki vasıflar aranır : (*)
1 -
İyi ahlak sahibi olmak ve ikamet ettiği veya iş gördüğü
muhitin emniyet ve itimadını kazanmış bulunmak;
2 -
Kamu hizmetlerinden memnu olmamak ve medeni haklardan
ıskat edilmiş bulunmamak ;
3 -
Ağır hapis veya şeref ve haysiyet muhil bir suçtan dolayı
hapis cezasıyla hükümlü olmamak;
4 -
Vergi kaçakçılığından dolayı cezalandırılmış olmamak;
5 -
(2365 sayılı kanunun 14. maddesiyle değişen bent) Takdir
ve özel komisyonlara seçileceklerde, ayrıca 30 yaşını
bitirmiş olmak ; (**)
6 -
(2365 sayılı kanunun 14. maddesiyle değişen bent) Tadilat
ve zirai kazançlar il komisyonlarına seçileceklerde ayrıca
mensup olduğu şehir veya kasabanın iktisadi şartlarına ve
emlak ve ziraat işlerine vukufu olmak ve yirmi beş yaşını
bitirmiş bulunmak ; (***)
7 -
(2365 sayılı kanunun 14. maddesiyle kaldırılmıştır.)
(****)
(*)
MADDE 87 - (Değişmeden önceki 1.1.1981 tarihine kadar
uygulanan şekli) Takdir, tahrir, tadilat ve zirai
kazançlar il komisyonlarına, memurların dışında, seçilecek
kimselerde aşağıdaki vasıflar aranır.
(**)
5 - Takdir komisyonlarına seçileceklerde, ayrıca 30 yaşını
bitirmiş olmak;
(***) 6 - Tahrir, tadilat ve zirai kazançlar il
komisyonlarına seçileceklerde ayrıca mensup olduğu şehir
veya kasabanın iktisadi şartlarına ve emlak ve ziraat
işlerine vukufu olmak ve yirmi beş yaşını bitirmiş
bulunmak ;
(****) 7 - (Kaldırılmadan önceki şekli) Arazi
tahrirlerinde ayrıca çiftçi olma.
Yemin :
MADDE 88 - Bu kısımda yazılı komisyonlara seçilen üyeler
ve tahrir komisyonu başkanları şehir ve kasabalarda idare
heyeti, köylerde ihtiyar meclisi huzurunda aşağıda yazılı
şekilde yemin ederler.
"Komisyonda çalışacağım süre zarfında tam manasıyla vicdan
ve kanaatim icaplarına tabi kalacağıma; hiçbir sebep ve
tesir altında adaletten ve doğruluktan ayrılmayacağıma,
gerek Devlet gerek mükellef haklarını bir tutacağıma,
takdir ve tahminlerde herhangi bir tarafa temayül
suretiyle görevimi kötüye kullanmayacağıma namusum üzerine
yemin ederim."
Nisap :
MADDE 89 - (2365 sayılı kanunun 15. maddesiyle değişen
şekli)Bu kısımda yazılı komisyonlar üye tam sayısının
çoğunluğu ile toplanır ve çoğunlukla karar verirler.
Oyların eşitliği halinde başkanın bulunduğu taraf
çoğunlukta sayılır. (*)
----------------------------
(*)
Nisap :
MADDE 89 - (Değişmeden önceki şekli) (205 sayılı kanunun
11. maddesiyle değişen şekli) Bu kısımda yazılı takdir,
tahrir ve tadilat komisyonları tam mürettipleriyle
toplanır ve mutlak ekseriyetle karar verirler.
Zirai kazançlar il ve merkez komisyonları mürettiplerinin
beşte üçü ile toplanabilir ve mürettip üye sayısının
ekseriyetiyle karar verirler.
Bu
kısımda yazılı komisyonlarda reylerin müsavatı halinde
başkanın bulunduğu taraf ekseriyet sayılır.
----------------------------
Devam
MADDE 90 - Komisyon toplantılarında herhangi bir sebeple
olursa olsun bulunamayacağı anlaşılan üyenin yerine yedek
üye davet olunur.
Seçilmiş üyelerden, mücbir bir sebebe dayanmaksızın, üç
müteakip toplantıya gelmeyenler istifa etmiş sayılarak
yerlerine yedek üye asil üye olarak getirilir.
Mücbir sebep veya mezuniyetle devam edemeyecek olan asil
üyeye yedek üye vekâlet eder.
(2365 sayılı kanunun 16. maddesiyle kaldırılmıştır.) (*)
(*)
(Kaldırılmadan önceki 1.1.1981 tarihine kadar yürürlükte
kalan şekli) Tahrir komisyonun başkanı hastalık gibi
mücbir bir sebeple veya mezuniyetle görevine devam
edemeyecek olursa yerine valiler tarafından bir başkan
vekili tayin olunur.
Görev süresi :
MADDE 91 - Tahrir komisyonları başkan ve üyelerinin
görevleri genel tahrir bitinceye kadar devam eder.
Takdir, tadilat ve zirai kazançlar il komisyonlarına
seçilen üyelerin görev süresi üç yıldır. Bunları seçen
daire, meclis ve mesleki teşekküllerin seçimlerinin
yenilenmesi bu üyelerin görev sürelerini kısaltmaz.
Süreleri dolanların yeniden seçilmesi caizdir.
Ücretler
MADDE 92 - (2686 sayılı kanunun 17. maddesiyle değişen
şekli) Bu kısımda yazılı komisyonlarla ortalama kâr
hadlerini tespit eden özel komisyonlar ve uzlaşma
komisyonlarının (Zirai Kazançlar Merkez Komisyonu,
Ortalama Kâr Hadleri Merkez Komisyonu, Merkez Uzlaşma
Komisyonları ile Gelir Vergisi Kanununun 31. maddesinde
zikredilen yönetmelik hükümlerine göre kurulan komisyon
hariç) Başkan ve üyelerine bu komisyonlardaki görevleri
dolayısıyla mahalli defterdarlığın teklifi üzerine Maliye
Bakanlığınca tayin olunacak miktarda ücret verilir.
Zirai Kazançlar Merkez Komisyonu, Ortalama Kâr Hadleri
Merkez Komisyonu, Merkez Uzlaşma Komisyonları ile Gelir
Vergisi Kanununun 31. maddesinde zikredilen yönetmelik
hükümlerine göre kurulan Komisyonun Başkan ve üyelerine
bu komisyonlardaki çalışmaları dolayısıyla verilecek ücret
Maliye Bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulu
kararlarıyla tayin olunur. (*)
----------------------------
(*)
MADDE 92 - (Değişmeden önceki şekli) (2365 sayılı kanunun
17. maddesiyle değişen ve 1.1.1981 - 29.6.1982 döneminde
uygulanan şekli) Bu kısımda yazılı Komisyonlarla ortalama
kâr hadlerini tespit eden özel komisyonların (Zirai
Kazançlar Merkez Komisyonu, Ortalama Kâr Hadleri Merkez
Komisyonu ile Mükerrer 86. maddede yazılı Merkez Özel
Komisyonu hariç) Başkan ve üyeleri ile Gelir Vergisi
Kanununun 111. maddesinde yazılı komisyonun üyelerine bu
komisyonlardaki görevleri dolayısıyla, mahalli
defterdarlığın teklifi üzerine Maliye Bakanlığınca tayin
olunacak miktarda ücret verilir.
Ödenecek ücretin aylık miktarı, 5.000 lirayı geçemez.
Zirai Kazançlar Merkez Komisyonu, Ortalama Kâr Hadleri
Merkez Komisyonu ile Merkez Özel Komisyonu Başkan ve
üyelerine bu komisyonlardaki çalışmaları dolayısıyla
verilecek ücret Maliye Bakanlığının teklifi üzerine
Bakanlar Kurulu kararıyla tayin olunur.
----------------------------
MADDE 93 - (Değişmeden önceki şekli) (485 sayılı kanunun
5. maddesiyle değişen şekli) Bu kısımda yazılı
komisyonlarla ortalama kâr hadlerini tespit eden özel
komisyonların (Zirai Kazançlar Merkez Komisyonu ile
Ortalama Kâr Hadleri Merkez Komisyonu hariç) Başkan ve
üyeleri ile Gelir Vergisi Kanununun 111. maddesinde yazılı
komisyonun seçilmiş üyesine bu komisyonlardaki görevleri
dolayısıyla, mahalli defterdarlığın teklifi üzerine Maliye
Bakanlığınca tayin olunacak miktarda ücret verilir.
Şu
kadar ki, bu komisyonların seçim yoluyla gelmeyen
üyelerine verilecek ücret miktarı, her toplantı günü için
seçilmiş üyelere verilen miktarı aşmamak kaydıyla aylık
tutarı 200 lirayı geçmez.
Zirai Kazançlar Komisyonu ile Ortalama Kâr Hadleri Merkez
Komisyonu Başkan ve üyelerine, bu komisyonlardaki
çalışmaları dolayısıyla verilecek ücreti Maliye
Bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulu kararıyla
tayin olunur.
----------------------------
BEŞİNCİ KISIM
TEBLİĞLER
BİRİNCİ BÖLÜM
TEBLİĞ ESASLARI
VE MUHATAPLAR
Tebliğ esasları :
MADDE 93 - Tahakkuk fişinden gayri, vergilendirme ile
ilgili olup, hüküm ifade eden bilumum vesikalar ve yazılar
adresleri bilinen gerçek ve tüzelkişilere posta
vasıtasıyla ilmühaberli taahhütlü olarak, adresleri
bilinmeyenlere ilan yolu ile tebliğ edilir.
Şu
kadar ki, ilgilinin kabul etmesi şartıyla, tebliğin daire
veya komisyonda yapılması caizdir.
Tebliğ yapılacak kimseler :
MADDE 94 - Tebliğ mükelleflere, bunların kanuni
temsilcilerine, umumi vekillerine veya vergi cezası
kesinlenlere yapılır.
Tüzelkişilere yapılacak tebliğ, bunların başkan, müdür
veya kanuni temsilcilerine, vakıflar ve cemaatler gibi
tüzelkişiliği olmayan teşekküllerde bunları idare edenlere
veya temsilcilerine yapılır. Tüzelkişilerin müteaddit
müdür veya temsilcisi varsa tebliğin bunlarda birine
yapılması kâfidir.
(2365 sayılı kanunun 18. maddesiyle eklenen fıkra) Tebliğ,
kendisine tebligat yapılacak kimsenin bulunmaması halinde
ikametgâh adresinde bulunanlardan veya işyerlerinde memur
ya da müstahdemlerinden birine yapılır. (Muhatap yerine bu
şekilde kendisine tebliğ yapılacak kimsenin görünüşüne
nazaran 18 yaşından aşağı olmaması ve bariz bir surette
ehliyetsiz bulunmaması gerekir.)
Veli, vasi ve kayyımlara tebliğ :
MADDE 95 - Mükellef yerine geçen veli, vasi veya kayyım
gibi vergi sorumlusu birden fazla olursa, tebliğ bunlardan
yalnız birine yapılabilir.
Şayet tebliğin mevzuu olan işe ayrı bir vasi veya kayyım
bakmakta ise, tebliğ bunlara yapılır.
Vasıtalı tebliğ :
MADDE 96 - Kara, deniz, hava ve jandarma eratına yapılacak
tebliğler kıta komutanı veya müessese amiri gibi en yakın
üst vasıtasıyla yapılır. Bu evrakı derhal tebliğ kimseye
vermediği takdirde üst tazminle mahkûm olur. Bu cihetin
tebliğ evrakında yazılı olması şarttır.
Yabancı memlekette bulunanlara tebliğ :
MADDE 97 - Yabancı memlekette bulunanlara tebliğ o
memleketin yetkili makamı vasıtasıyla yapılır. Bunun için
anlaşma varsa veya o memleketin kanunları müsait ise o
yerlerdeki Türk siyasi memuru veya konsolosu tebliğin
yapılmasını yetkili makamdan ister.
Kendisine tebliğ yapılacak kişi Türk vatandaşı ise tebliğ
siyasi memuru veya konsolosu vasıtasıyla da yapılabilir.
Yabancı memleketlerde bulunan kimselere tebliğ olunacak
evrak, tebligatı çıkaran merciin bağlı bulunduğu Bakanlık
vasıtasıyla Dışişleri Bakanlığına, oradan da Türkiye
elçilik veya konsolosluğuna gönderilir.
Yabancı memlekette resmi görevle bulunan Türk memurlarına
tebliğ Dışişleri Bakanlığı vasıtasıyla yapılır.
Yabancı memlekette bulunan askeri şahıslara yapılacak
tebliğ, bağlı bulundukları kara, deniz, hava kuvvetleri
komutanlarıyla Jandarma Genel Komutanlığı vasıtasıyla
yapılır.
Kamu
idare ve müesseselerine tebliğ :
MADDE 98 - Kamu idare ve müesseselerine yapılacak tebliğ
bu idare ve müesseselerin en büyük amirin yetkili kılacağı
memurlara yapılır.
İKİNCİ BÖLÜM
POSTA İLE TEBLİĞ
USULÜ
Kapalı zarf esası :
MADDE 99 - Posta ile tebliğde edilecek vesikalı kapalı bir
zarf içinde postaya verilir. Bunun için, şekilleri Maliye
Bakanlığınca tespit edilen özel zarflar kullanılır.
Bilinen Adreslere Tebliğ:
MADDE 100 - Bilinen adrese gönderilen mektuplar posta
idaresince muhatabına teslim edildiği tarihte tebliğ
edilmiş sayılır.
Bilinen Adresler:
MADDE 101 - Bu Kanuna göre bilinen adresler şunlardır:
1)
Mükellef tarafından işe başlamada bildirilen adresler;
2)
Adres değişikliğinde bildirilen adresler;
3)
İşi bırakmada bildirilen adresler;
4)
Vergi beyannamelerinde bildirilen adresler;
5)
Yoklama fişinde tespit edilen adresler.
6)
(2986 sayılı Kanunun 18. maddesi ile değişen bent) Vergi
Mahkemesinde dava açma dilekçelerinde ve cevaplarında
gösterilen adresler. (*)
7)
Yetkili memurlar tarafından bir tutanakla tespit edilen
adresler (İlgilinin tutanakta imzası bulunmak şartıyla);
8)
Bina ve arazi vergilerinde komisyonlarca tahrir
varakalarında tespit edilen adresler.
Mektupların gönderilmesinde bu adreslerden tarih
itibariyle tebligat yapacak makama en son olarak
bildirilmiş veya bu makamca tespit edilmiş olanı nazara
alınır.
----------------------------
(*) (2686 sayılı
Kanunla değişmeden önceki bent)
6 -
İtiraz ve temyiz dilekçelerinde ve cevaplarında gösterilen
adresler.
----------------------------
Tebliğ Evrakının Teslimi:
MADDE 102 - Tebliğ olunacak evrakı muhtevi zarf posta
idaresince muhatabına verilir ve keyfiyet muhatap ile
posta memuru tarafından taahhüt ilmühaberine tarih ve imza
konulmak suretiyle tespit olunur.
Muhatabın zarf üzerinde yazılı adresini değiştirmesinden
dolayı bulunamamış olması halinde posta memuru durumu zarf
üzerine yazar ve mektup posta idaresince derhal tebliğ
yaptıran daireye geri gönderilir.
Muhatabın geçici olarak başka bir yere gittiği, bilinen
adresinde bulunanlar veya komşuları tarafından
bildirildiği takdirde keyfiyet ve beyanda bulunan kimliği
tebliğ alındısına yazılarak altı beyanı yapana
imzalattırılır. İmzadan imtina ederse, tebliği yapan bu
cihetle şerh ve imza eder ve tebliğ edilemeyen evrak,
çıkaran mercie iade olunur.
Bunun üzerine tebliğ çıkaran merci tarafından tayin
olunacak münasip bir süre sonra yeniden tebliğ çıkarılır.
İkinci defa çıkarılan tebliğ evrakı da aynı sebeple tebliğ
edilemeyerek iade olunursa tebliğ ilan yolu ile yapılır.
Muhatap imza edecek kadar yazı bilmez veya herhangi bir
sebeple imza edemeyecek durumda bulunursa sol elinin baş
parmağı bastırılmak suretiyle tebliğ olunur.
Muhatap tebelluğdan imtina
ederse tebliğ edilecek evrak önüne bırakılmak suretiyle
tebliğ edilir.
Yukarı ki fıkralarda yazılı işlemler komşularından bir
kişi veya muhtar veya ihtiyar heyeti üyelerinden biri
veyahut bir zabıta memuru huzurunda icra ve keyfiyet
taahhüt ilmühaberine yazılarak tarih ve imza vaaz edilmek
ve hazır bulunanlara da imzalattırılmak suretiyle tespit
olunur.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
İLAN YOLUYLA
TEBLİĞ USULÜ
Tebliğin İlanla Yapılacağı Haller:
MADDE 103 - Aşağıda yazılı hallerde tebliğ ilan yolu ile
yapılır.
1)
Muhatabın adresi hiç bilinmezse
2)
Muhatabın bilinen adresi yanlış veya değişmiş olur ve bu
yüzden gönderilmiş olan mektup geri gelirse,
3)
Başkaca sebeplerden dolayı posta ile tebliğ yapılmasına
imkan bulunmazsa,
4)
Yabancı memleketlerde bulunanlara tebliğ yapılmasına imkan
bulunmazsa.
İlanın Şekli:
MADDE 104 - İlan aşağıda yazılı şekilde yapılır.
1)
İlan ilgili vergi dairesinin bulunduğu yerin belediye
sınırları içinde çıkan bir veya daha fazla gazetede
yayınlanır. Gazete çıkmayan yerlerde mutat vasıtalarla
yapılır.
2)
İlan yazısı tebliğ yapan dairenin ilan koymaya mahsus
mahallinde asılır ve bir sureti mükellefin bilinen son
adresinin bağlı olduğu muhtarlığa gönderilir.
3)
(2365 sayılı Kanunun 19'uncu maddesiyle değişen bent)
(1.1.1981 tarihinden geçerli olmak üzere) İstanbul
Belediye sınırları dışındaki yerlerde ilan yolu ile
yapılan tebliğin konusu (Yeniden Değerleme Oranının % 52.1
olması ile 1.1.2000 tarihinden geçerli olmak üzere değişen
miktar) 3.000.000.000 (*) lirayı aşan vergi veya vergi
cezasına taalluk ettiği takdirde ilan ayrıca Ankara ve
İstanbul'da çıkan birer gazete ile yayınlanır. (**)
Tebliğ olunacak evrakın örnekleri yabancı memlekette
bulunan mükellefin bilinen adresine ayrıca posta ile
gönderilir.
----------------------------
(*) Değişmeden
önceki miktar)
(98/12044 sayılı Kararla değiştirilen 1.1.2000 tarihine
kadar ki miktar) 2.000.000.000.- lira.
(95/7595 sayılı Kararla 1.1.1996 tarihinden geçerli olmak
üzere değiştirilen ve 4369 sayılı Kanunun 19'uncu
maddesiyle değişik mükerrer 414'üncü maddesine göre
29.7.1998 tarihinden itibaren geçerli hale getirilen had)
1.000.000.000 lira.
(94
/ 6296 sayılı kararla değiştirilen 1.1.1996 tarihine kadar
ki miktar) 500 milyon.- lira
(93
/ 5144 sayılı kararla değiştirilen 1.1.1995 tarihine kadar
ki miktar) 250 milyon.- lira
(92
/ 3894 sayılı kararla değiştirilen 1.1.1994 tarihine kadar
ki miktar) 100.000.000.- lira
(91
/ 2567 sayılı kararla değiştirilen 1.1.1993 tarihine kadar
ki miktar) 50.000.000.- lira
(3239 sayılı kanunla değiştirilen 1.1.1986 - 1.1.1992 için
uygulanan miktar) 10.000.000.- lira
(**) (2365 sayılı
Kanunla değişmeden önceki bent)
3 -
İstanbul belediye sınırları dışındaki yerlerde ilan
yoluyla yapılan tebliğin konusu on bin lirayı aşan bir
vergiye veya vergi cezasına taalluk ettiği takdirde ilan
ayrıca Ankara ve İstanbul'da çıkan birer gazete ile
yayınlanır.
----------------------------
İlanın Muhteviyatı:
MADDE 105 - İlanlarda, tebliğin ilgili bulunduğu vergiler
gösterilmek suretiyle adları (Tüzel kişilerde unvanları
yazılı muhataplara aşağıdaki hususlar ihtar olunur:
1)
İlan tarihinden başlayarak bir ay içinde ilanı yapan
makama bizzat veya bilvekale
müracaat etmeleri veyahut taahhütlü mektup veya telgrafla
açık adreslerini bildirmeleri;
2)
Kendilerine süre ile kayıtlı resmi tebliğ yapılacağı.
İlanın Neticeleri:
MADDE 106 - İlan üzerine bizzat veya
bilvekale müracaat edenlere yerinde, adres
bildirenlere ise posta ile tebliğ yapılır.
Posta ile tebliğ hakkında da 100'üncü madde hükmü cari
olur.
İlan
tarihinden başlayarak bir ay içinde ne vergi dairesine
müracaat yapmış ne de adresini bildirmiş olanlara bir
ayın sonunda tebliğ yapılmış sayılır.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
TEBLİĞLERE AİT
TÜRLÜ HÜKÜMLER
Memur vasıtasıyla tebliğ :
MADDE 107 - (2365 sayılı kanunun 20. maddesiyle değişen
fıkra) (1.1.1981 tarihinden geçerli olmak üzere) Maliye
Bakanlığı tebliğleri posta yerine memur vasıtasıyla da
yaptırtmaya yetkilidir. (*)
Bu
madde hükmünün uygulanmasında da bu kısımdaki tebliğ
esaslarına uyulur.
----------------------------
(*) (2365 sayılı
Kanunla değişmeden önceki fıkra)
Posta ile tebliğ yapılması müşkül veya faydasız görülen
hal ve yerlerde veyahut özel veya acele hallerde, Maliye
Bakanlığı tebliğleri posta yerine memur vasıtasıyla
yaptırmaya yetkilidir.
----------------------------
Hatalı tebliğler :
MADDE 108 - (2686 sayılı kanunun 19. maddesiyle değişen
şekli) Tebliğ olunan vesikalar, esasa müessir olmayan
şekil hatalarından dolayı hukuki kıymetlerini
kaybetmezler; yalnız vergi ihbarı ile ilgili vesikalarda
mükellefin adının, verginin nevi veya miktarının, vergi
mahkemesinde dava açma süresinin hiç yazılmamış olması
veyahut bu vesikaların görevli bir makam tarafından tanzim
edilmemiş bulunması vesikayı hükümsüz kılar. (*)
----------------------------
(*) (2686 sayılı
Kanunla değişmeden önceki şekli)
MADDE 108 - Tebliğ olunan vesikalar, esasa müessir olmayan
şekil hatalarından dolayı hukuki kıymetlerini
kaybetmezler; yalnız vergi ihbarı ile ilgili vesikalarda
mükellefin adının, verginin nevi veya miktarının, itiraz
veya temyiz sürelerinin hiç yazılmamış olması veyahut bu
vesikaların görevli bir makam tarafından tanzim edilmemiş
bulunması vesikayı hükümsüz kılar.
----------------------------
Tebliğ yerine geçen muameleler :
MADDE 109 - Verginin tarh ve tahakkukunda tebliğ yerine
muameleler hakkındaki hükümler mahfuzdur.
(4369 sayılı Kanunun 81/A-3 maddesiyle değişen ibare)
(1.1.1999 tarihinden geçerli olmak üzere) Diğer ücret elde
eden hizmet erbabının 1) vergileri, tarh zamanında bu
mükelleflerin bağlı oldukları vergi dairesine müracaatla
ibraz edecekleri vergi karnelerine yazılmak suretiyle tarh
ve tebliğ olunur.
Vergi karneye yazıldığı tarihte tebliğ edilmiş sayılır.
Yukarıdaki hükme riayet etmeyenlerin vergileri (251. madde
hükmüne giren mükellefler hariç) bu kanunun umumi
hükümleri dairesinde yoklama fişine dayanılarak tarh ve
tebliğ olunur.
----------------------------
(*) (4369 sayılı
Kanunla değişmeden önceki ibare)
"Ücret ve kazançları götürü usulde tespit edilen tüccar,
hizmet ve serbest meslek erbabının"
----------------------------
ALTINCI KISIM
VERGİ ALACAĞININ
KALKMASI
BİRİNCİ BÖLÜM
ÖDEME
Verginin ödeneceği daire :
MADDE 110 - Vergi borcu, mükellefin bu bakımdan bağlı
olduğu vergi dairesine ödenir.
Mükellef vergi borcunu vergi dairesinin bulunduğu belediye
sınırlarının dışındaki vergi dairelerine de yatırılabilir.
Bu takdirde ödemenin hangi vergi dairesi hesabına
yatırıldığının bildirilmesi şarttır.
Ödeme zamanı :
MADDE 111 - Vergi, kanunlarında gösterilen süreler içinde
ödenir.
Ödeme süresinin son günü verginin vadesi tarihidir.
Bu
kanunun 15, 17 ve 342. maddelerinin uygulanması
dolayısıyla sürenin uzaması halinde vade uzayan sürenin
bittiği gündür.
Beyannamenin posta ile gönderilmesi halinde, beyan edilen
vergi tahakkuk işleminin bitmesi beklenmeksizin vadesinde
ödenir.
500'den fazla mükellefi olan vergi dairelerine para
yatırmak bakımından mükelleflere, vadenin bitmesini takip
eden tarihten başlayarak 15 gün içinde belli etmeye Maliye
Bakanlığı yetkilidir.
Bu
suretle belli edilen günler verginin vadesi yerine geçer.
Özel
ödeme zamanları :
MADDE 112 - (3239 sayılı kanunun 8. maddesiyle değişen
şekli) (1.1.1986 tarihinden geçerli olmak üzere)
1 -
İkmalin, resen veya idarece tarh olunan vergiler taksit
zamanlarından evvel tahakkuk etmişse taksit süreleri
içinde; taksit süreleri kısmen veya tamamen geçtikten
sonra tahakkuk etmişse; geçmiş taksitler, tahakkuk
tarihinden başlayarak bir ay içinde ödenir.
2 -
Memleketi terk ve ölüm gibi mükellefiyetin kalkmasını
mucip haller dolayısıyla beyan üzerinden tarh olunan
vergiler, beyanname verme süreleri içinde
ödenir.
Mükellefin, vadeleri mezkûr süreden sonra gelen vergileri
de aynı süre içinde alınır.
Memleketi terk edenlerin, ölenlerin veya benzeri haller
dolayısıyla mükellefiyetleri kalkanların İkmalin, resen
veya idarece tarh olunan vergileri tahakkuk tarihinden
başlayarak bir ay içinde ödenir.
Bu
fıkrada yazılı tahsil süreleri Amme Alacaklarının Tahsil
Usulü Hakkında Kanun mucibince teminat gösterildiği
takdirde, Vergi Kanunu ile belli taksit zamanına kadar ve
taksit zamanını geçmiş ise üç ay uzatılır.
3 -
Vergi mahkemesinde dava açma dolayısıyla (4444 sayılı
Kanunun
13'
üncü maddesinin C-2 bendi ile değişen ibare) (14.8.1999
tarihinden geçerli olmak üzere) 2577 sayılı İdari
Yargılama Usulü Kanununun 27. maddesinin 3 numaralı
fıkrası (1) gereğince tahsili durdurulan vergilerden
taksit süreleri geçmiş olanlar, vergi mahkemesi kararına
göre hesaplanan vergiye ait ihbarnamenin tebliği
tarihinden itibaren bir ay içinde ödenir. Ayrıca İkmalin,
resen veya idarece yapılan tarhiyatlarda :
a)
Dava konusu yapılmaksızın kesinleşen vergilere, kendi
vergi kanunlarında belirtilen ve tarhiyatın ilgili
bulunduğu döneme ilişkin normal vade tarihinden itibaren,
son yapılan tarhiyatın tahakkuk tarihine kadar;
b)
Dava konusu yapılan vergilerin ödeme yapılmamış kısmına,
kendi vergi kanunlarında belirtilen ve tarhiyatın ilgili
bulunduğu döneme ilişkin normal vade tarihinden itibaren,
yargı organı kararının tebliğ tarihine
kadar;
Geçen süreler için 6183 sayılı Kanuna göre tespit edilen
gecikme zammı oranında gecikme faizi uygulanır. Gecikme
faizi de aynı süre içinde ödenir. Gecikme faizinin
hesaplanmasında ay kesirleri nazara
alınmaz. Uzlaşılan
vergilerde gecikme faizi; uzlaşılan vergi miktarına, (a)
fıkrasında belirtilen tarihten itibaren uzlaşma
tutanağının imzalandığı tarihe kadar geçen süre için
uygulanır.
4 -
(4369 sayılı Kanunun 2'nci maddesiyle eklenen bent)
(1.1.1999 tarihinden geçerli olmak üzere) Fazla veya
yersiz olarak tahsil edilen veya vergi kanunları uyarınca
iadesi gereken vergilerin, ilgili mevzuatı gereğince
mükellef tarafından tamamlanması gereken bilgi ve
belgelerin tamamlandığı tarihi takip eden üç ay içinde
iade edilmemesi halinde, bu tutarlara üç aylık sürenin
sonundan itibaren düzeltme fişinin mükellefe tebliğ
edildiği tarihe kadar geçen süre için aynı dönemde 6183
sayılı Kanuna göre belirlenen tecil faizi oranında
hesaplanan faiz, 120 inci madde hükümlerine göre ret ve
iadesi gereken vergi ile birlikte mükelleflere ödenir.
Dava
açılması nedeniyle tahsili duran vergi ve cezalar
mükellefler tarafından istenildiği takdirde davanın devamı
sırasında da kısmen veya tamamen ödenebilir.(**)
----------------------------
(1) (4444 sayılı
Kanunla değişmeden önceki ibare)
"2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 27'nci
maddesinin 8 numaralı bendi"
----------------------------
(**) (3239 sayılı
Kanunla değişmeden önceki
(*)
MADDE 112 - 1 - İkmalin veya resen tarh olunan vergiler
taksit zamanlarından evvel tahakkuk etmişse, taksit
süreleri içinde; taksit süreleri kısmen veya tamamen veya
tamamen geçtikten sonra tahakkuk etmişse, geçmiş
taksitler, tahakkuk tarihinden başlayarak bir ay içinde
ödenir.
2 -
Memleketi terk ve ölüm gibi mükellefiyetin kalmasını mucip
haller dolayısıyla beyan üzerinden tarh olunan vergiler,
beyanname verme süreleri içinde
ödenir.
Mükellefin, vadeleri mezkûr süreden sonra gelen vergileri
de aynı süre içinde alınır.
Memleketi terk edenlerin, ölenlerin veya benzeri haller
dolayısıyla mükellefiyetleri kalkanların İkmalin veya
resen tarh olunan vergileri tahakkuk tarihinden başlayarak
bir ay içinde ödenir.
Bu
fıkrada yazılı tahsil süreleri Amme Alacaklarının Tahsil
Usulü Hakkındaki Kanun mucibince teminat gösterildiği
takdirde, Vergi Kanunlarıyla belli taksit zamanına kadar
ve taksit zamanı geçmiş ise üç ay uzatılır.
3 -
(2791 sayılı kanunun 3. maddesiyle değişen şekli) Vergi
mahkemesinde dava açma dolayısıyla 2577 sayılı İdari
Yargılama Kanununun 27. maddesinin 8 numaralı bendi
gereğince tahsili durdurulan vergilerden taksit süreleri
gelmiş olanlar, vergi mahkemesi kararına göre hesaplanan
vergiye ait ihbarnamenin tebliği tarihinden itibaren bir
ay içinde ödenir.(**)
4 -
(488 sayılı kanunun 31 / 7 maddesiyle fıkra
kaldırılmıştır.)
----------------------------
Şu
kadar ki, açtıkları dava sonucunda haksız çıkan
mükellefler, ihtilaflı kısmının kesinleşen ve ödenmemiş
olan miktarı üzerinden, vergi mahkemelerinde dava açma
süresinin son gününü takip eden aybaşından itibaren, 6183
sayılı Kanuna göre tespit edilen tecil faizi oranında bir
faizi de aynı süre içinde ödemek
mecburiyetindedirler. Dava
açılması nedeniyle tahsili duran vergiler mükellefler
tarafından istenildiği takdirde davanın devamı sırasında
da kısmen veya tamamen ödenebilir.
----------------------------
(**) (2791 sayılı
Kanunla değişmeden önceki
fıkra)
3 -
(2686 sayılı kanunun 20. maddesiyle değişen şekli) Vergi
mahkemesinde dava açma dolayısıyla 2577 sayılı İdari
Yargılama Usulü Kanununun 27. maddesinin 8 numaralı bendi
gereğince tahsili durdurulan vergilerden taksit süreleri
gelmiş olanlar, Vergi mahkemesi kararına göre hesaplanan
vergiye ait ihbarnamenin tebliği tarihinden itibaren bir
ay içinde ödenir.
(**) (2886 sayılı
Kanunla değişmeden önceki fıkra)
3 -
İtiraz dolayısıyla 389. madde mucibince tahsili durdurulan
vergilerden taksit süreleri geçmiş olanlar, itiraz
komisyonu kararına göre hesaplanan vergiye ait
ihbarnamenin tebliği tarihinden itibaren bir ay içinde
ödenir.
----------------------------
İKİNCİ BÖLÜM
ZAMANAŞIMI VE
TERKİN
Zamanaşımının mahiyeti :
MADDE 113 - Zamanaşımı, süre geçmesi suretiyle vergi
alacağının kalkmasıdır.
Zamanaşımı, mükellefin bu hususta bir müracaatı olup
olmadığına bakılmaksızın hüküm ifade eder.
Zamanaşımı süreleri :
MADDE 114 - Vergi alacağının doğduğu takvim yılını takip
eden yılın başından başlayarak beş yıl içinde tarh ve
mükellefe tebliğ edilmeyen vergiler zamanaşımına uğrar.
Şu
kadar ki, vergi dairesince matrah takdiri için takdir
komisyonuna başvurulması zamanaşımını durdurur. Duran
zamanaşımı mezkûr komisyon kararının vergi dairesine
tevdiini takip eden günden itibaren işlemeye devam eder.
(3239 sayılı kanunun 9. maddesiyle eklenen ve 1.1.1986
tarihinden geçerli fıkra) Yatırım indirimi uygulamasında
yatırımcının yatırım veya işletme döneminde öngörülen özel
şartları ihlal etmesi halinde, zamanaşımı bu şartların
ihlal edildiği yılı takip eden yıl başından itibaren
başlar.
(3239 sayılı kanunun 9. maddesiyle değişen fıkra)
(1.1.1986 tarihinden geçerli olmak üzere) Damga vergisine
tabi olup vergi ve cezası zamanaşımına uğrayan evrakın
hükmünden tarh zamanaşımı süresi dolduktan sonra
faydalanıldığı takdirde mezkûr evraka ait vergi alacağı
yeniden doğar. (*)
----------------------------
(*) (3239 sayılı
Kanunla değişmeden önceki 1.1.1986 tarihine kadar
uygulanan şekli)
Damga Resmine tabu olup resim ve cezası zamanaşımına
uğrayan evrakın hükmünden tarh zamanaşımı süresi dolduktan
sonra faydalanıldığı takdirde mezkûr evraka ait vergi
alacağı yeniden doğar.
----------------------------
Verginin terkini :
MADDE 115 - Yangın, yer sarsıntısı, yer kayması, su
basması, kuraklık, don, muzir
hayvan ve haşarat istilası ve bunlara benzer afetler
yüzünden :
1 -
Varlıklarının en az üçte birini kaybeden mükelleflerin bu
afetlerin zarar verdiği gelir kaynakları ile ilgili
bulunan vergi borçları ve vergi cezaları;
2 -
Mahsullerinin en az üçte birinin kaybeden mükelleflerin,
afete maruz arazi için zararın tahakkuk ettiği hasat ve
devşirme zamanına tesadüf eden yıla ait olarak tahakkuk
ettiği hasat ve devşirme zamanına tesadüf eden yıla ait
olarak tahakkuk ettirilen Arazi Vergisi borçları ve vergi
cezaları;
Maliye Bakanlığınca zararla mütenasip olmak üzere, kısmen
veya tamamen terkin olunur.
Zarar derecesini ve ilgili bulunduğu gelir kaynağını
mahalli idare heyetleri yaptıracağı tahkikat üzerine
tespit eder.
Tahakkuktan Vazgeçme :
MÜKÜRRER MADDE 115 - (3239 sayılı Kanunun 10. maddesiyle
eklenen madde) 1.1.1986 tarihinden geçerli olmak üzere)
İkmalin, resen veya idarece tarh edilen vergi ve bunlara
ilişkin cezaların toplam miktarı (Yeniden Değerleme
Oranının % 52.1 olması ile 1.1.200 tarihinden geçerli
olmak üzere değişen miktar) 1.500.000 (*) lirayı
(1.500.000 (*) lira dahil) aşmaması ve tahakkukları için
yapılacak giderlerin bu miktardan fazla olacağının tespiti
halinde, Maliye ve Gümrük Bakanlığınca belirlenecek usul
ve esaslar dahilinde tahakkuklarından vazgeçilebilir.
----------------------------
(*) (4444 sayılı
Kanunla değişmeden önceki miktar)
(4444 sayılı Kanunla değiştirilen ve 14.8.1999 -
31.12.1999 tarihleri arası uygulanan miktar) 1.000.000
lira.
(98/12044 sayılı Kararla değişen miktar) (1.1.1999
tarihinden geçerli olmak üzere) 5000.000 lirayı (500.000
lira dahil)
----------------------------
(*) Değişmeden
önceki miktar)
(97/10345 sayılı Kararla 1.1.1998 tarihinden geçerli olmak
üzere değiştirilen ve 4369 sayılı Kanunun 19'uncu
maddesiyle değişik mükerrer 414'üncü maddesiyle 29.7.1998
tarihinden itibaren geçerli hale getirilen miktar) 250.000
lira.
(Yeniden Değerleme Oranının 72,8 olması ile değiştirilen
1.1.1998 tarihine kadarki miktar 170.000 Lira
(95
/ 7595 sayılı kararla değiştirilen 1.1.1997 tarihine
kadarki miktar) 100.000 lira.
(94
/ 6296 sayılı kararla değiştirilen 1.1.1996 tarihine
kadarki miktar) 50.000 lira.
(89
/ 14921 sayılı kararla değiştirilen 1.1.1995 tarihine
kadarki miktar) 25.000 lira.
(Değişmeden önceki 1.1.1990 tarihine kadarki miktar)
2.500 lira.
----------------------------
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
VERGİ HATALARINI
DÜZELTME
Vergi Hatası:
MADDE 116 - Vergi hatası, vergiye müteallik hesaplarda
veya vergilendirmede yapılan hatalar yüzünden haksız yere
fazla veya eksik vergi istenmesi veya alınmasıdır.
Hesap Hataları:
MADDE 117 - Hesap hataları şunlardır :
1 -
Matrah hataları: Vergilendirme ile ilgili beyanname,
tahakkuk fişi, ihbarname, tekalif cetveli ve kararlarda
matraha ait rakamların veya indirimlerin eksik veya fazla
gösterilmiş veya hesaplanmış olmasıdır.
2 -
Vergi miktarında hatalar: Vergi nispet ve tarifelerinin
yanlış uygulanması, mahsupların yapılmamış veya yanlış
yapılmış olması, birinci bentte yazılı vesikalarda
verginin eksik veya fazla hesaplanmış veya gösterilmiş
olmasıdır.
3 -
Verginin mükerrer olması: Aynı vergi kanununun
uygulanmasında belli bir vergilendirme dönemi için aynı
matrah üzerinden bir defadan fazla vergi istenmesi veya
alınmasıdır.
Vergilendirme Hataları:
MADDE 118 - Vergilendirme hataları şunlardır :
1 -
Mükellefin şahsında hata : Bir verginin asıl borçlusu
yerine başka bir kişiden istenmesi veya alınmasıdır;
2 -
Mükellefiyette hata : Açık olarak vergiye tabi olmayan
veya vergiden muaf bulunan kimselerden vergi istenmesi
veya alınmasıdır;
3 -
Mevzuda hata : Açık olarak vergi mevzuuna girmeyen veya
vergiden müstesna bulunan gelir, servet, madde, kıymet,
evrak ve işlemler üzerinden vergi istenmesi veya
alınmasıdır;
4 -
Vergilendirme veya muafiyet döneminde hata : Aranan
verginin ilgili bulunduğu vergilendirme döneminin yanlış
gösterilmiş veya süre itibariyle eksik veya fazla
hesaplanmış olmasıdır.
Hataların Meydana Çıkarılması :
MADDE 119 - Vergi hataları şu yollarla meydana
çıkarılabilir :
1 -
İlgili memurun hatayı bulması veya görmesi ile ;
2 -
Üst memurların yaptıkları incelemeler neticesinde hatanın
görülmesi ile ;
3 -
Hatanın teftiş sırasında meydana çıkarılması ile;
4 -
Hatanın vergi incelemesi sırasında meydana çıkarılması
ile;
5 -
Mükellefin müracaatı ile.
Düzeltme Yetkisi ve Reddiyat :
MADDE 120 - Vergi hatalarının düzeltilmesine, ilgili vergi
dairesi müdürü karar verir.
Bu
hatalar düzeltme fişine dayanılarak düzeltilir. Hatanın
mükellef aleyhine yapılmış olması halinde, fazla vergi
dayanılarak terkin ve tahsil olunmuş ise mükellefe ret
olunur. Düzeltme fişinin bir nüshası, reddedilecek
miktarla müracaat edeceği muhasebe ve müracaat süresi
zikredilmek suretiyle mükellefe tebliğ edilir. Mükellef
tebliğ tarihinden başlayarak bir yıl içinde parasını geri
almak üzere müracaat etmediği takdirde hakkı sakıt olur.
Resen Düzeltme :
MADDE 121 - (2686 sayılı Kanunun 21. maddesiyle değişen
şekli) İdarece tereddüt edilmeyen açık ve mutlak vergi
hataları resen düzeltilir. Kendi aleyhlerine düzeltme
yapılan kimselerin düzeltmeye karşı vergi mahkemesinde
dava açma hakları mahfuzdur. (*)
----------------------------
(*) (2686 sayılı
Kanunla değişmeden önceki şekli)
(*)
MADDE 121 - (Vergi mahkemelerinin göreve başladıkları
tarihten önce yürürlükten bulunan şekli) İdarece tereddüt
edilmeyen açık ve mutlak vergi hataları resen düzeltilir.
Kendi aleyhlerine düzeltme yapılan kimselerin düzeltmeye
itiraz etek hakları mahfuzdur.
----------------------------
Düzeltme Talebi :
MADDE 122 - (2686 sayılı Kanunun 22. maddesiyle değişen
şekli) Mükellefler, vergi muamelelerindeki hataların
düzeltilmesini vergi dairesinden yazı ile isteyebilirler.
Bunların posta ile taahhütlü olarak gönderilmesi caizdir.
(*)
----------------------------
(*) MADDE 122 -
(Vergi mahkemelerinin göreve başladıkları tarihten önce
yürürlükten bulunan şekli) Vergi muamelelerindeki
hataların düzeltilmesini mükellefler yazı ile
isteyebilirler.
Düzeltme talepleri 381. maddede yazılı itiraz dilekçeleri
şeklinde tanzim olunur ve vergi dairesine verilir.
Bunların posta ile taahhütlü olarak gönderilmesi caizdir.
----------------------------
Düzeltme Talebinin İncelenmesi :
MADDE 123 - (2686 sayılı Kanunun 23. maddesiyle değişen
şekli) Vergi dairesinin ilgili servisi düzeltme talebini
kendi mütalaasını da ilave ederek, düzeltme merciine
gönderir.
Düzeltme mercii talebi yerinde gördüğü takdirde,
düzeltmenin yapılmasını emreder; yerinde görmediği
takdirde, keyfiyet düzeltmeyi isteyene yazı ile tebliğ
olunur. (*)
----------------------------
(*)
MADDE 123 - (Vergi mahkemelerinin göreve başladıkları
tarihten önce yürürlükte bulunan şekli) Vergi dairesinin
ilgili servisi düzeltme talebini, kendi mütalaasını da
ilave ederek, düzeltme merciine gönderir. Düzeltme mercii
talebi yerinde gördüğü takdirde, düzeltmenin yapılmasını
emreder; yerinde görmediği takdirde, keyfiyet düzeltmeyi
isteyene yazı ile tebliğ olunur.
Düzeltme taleplerinin müracaattan başlayarak bir ay içinde
incelenip karara bağlanması ve neticenin talepte bulunana
bu süre içinde tebliğ olunması lazımdır.
İtiraz süresi içinde düzeltme talebinde bulunanların bu
talepleri ret olunduğu takdirde düzeltme talebi itiraz
dilekçesi yerine geçer.
Bu
takdirde itiraz hükümleri uygulanır.
----------------------------
Şikayet yolu ile müracaat :
MADDE 124 - (2686 sayılı kanunun 24. maddesiyle değişen
şekli) Vergi mahkemesinde dava açma süresi geçtikten sonra
yaptıkları düzeltme talepleri ret olunanlar şikayet yolu
ile Maliye Bakanlığına müracaat edebilirler.
Bu
madde gereğince il özel idare vergileri hakkında valiliğe
ve belediye vergileri hakkında belediye başkanlığına
müracaat edilir. (*)
----------------------------
(*)
MADDE 124 - (Vergi mahkemelerinin göreve başladıkları
tarihten önce yürürlükte bulunan şekli) İtiraz süresi
geçtikten sonra yaptıkları düzeltme istekleri ret
olunanlar şikayet yolu ile Maliye Bakanlığına müracaat
edebilirler.
Bu
madde gereğince il özel idare vergileri hakkında valiliğe
ve belediye vergileri hakkında belediye başkanlığına
müracaat olunur.
----------------------------
Düzeltmenin şümulü :
MADDE 125 - (2686 sayılı kanunun 25. maddesiyle değişen
şekli) Vergi mahkemesi, bölge idare mahkemesi ve
Danıştay'dan geçmiş olan muamelelerde vergi hataları
bulunduğu takdirde, bu hatalar, yargı kararları
kesinleşmiş olsa bile, evvelki maddelerde yazılı usul
dairesinde düzeltilebilir. Şu kadar ki; düzeltmenin
yapılabilmesi için hatalar hakkında anılan yargı mercileri
tarafından bir karar verilmemiş olması şarttır. (*)
----------------------------
(*)
MADDE 125 - (Vergi mahkemelerinin göreve başladıkları
tarihten önce yürürlükte bulunan şekli) İtiraz veya temyiz
komisyonlarından geçmiş olan muamelelerde vergi hataları
bulunduğu takdirde, bu hatalar, komisyon kararları
kesinleşmiş olsa bile evvelki maddelerde yazılı usul
dairesinde düzeltilebilir. Şu kadar ki; düzeltmenin
yapılabilmesi için hatalar hakkında sözü geçen komisyonlar
tarafından bir karar verilmemiş olması şarttır.
----------------------------
Düzeltme de zamanaşımı :
MADDE 126 - 114 üncü maddede yazılı zamanaşımı süresi,
dolduktan sonra meydana çıkarılan vergi hataları
düzeltilemez. Şu kadar ki; düzeltme zamanaşımı süresi;
a)
Zamanaşımı süresinin son yılı içinde tarh ve tebliğ edilen
vergilerde hatanın yapıldığı ;
b)
(2686 sayılı kanunun 26. maddesiyle değişen bent) İlan
yolu ile tebliğ edilip vergi mahkemesinde dava konusu
yapılmaksızın tahakkuk eden vergilerde mükellefe ödeme
emrinin tebliğ edildiği; (*)
c)
(3239 sayılı kanunun 11. maddesiyle eklenen bent)
İhbarname ve ödeme emri ilan yoluyla tebliğ edilen
vergilerde 6183 sayılı Kanuna göre haczin yapıldığı ;
Tarihten başlayarak bir yıldan aşağı olamaz.
----------------------------
MADDE 126 -
(*)
b) (Vergi mahkemelerinin göreve başladıkları tarihten önce
yürürlükte bulunan şekli) İlan yolu ile tebliğ edilip
itirazsız tahakkuk eden vergilerde mükellefe ödeme emrinin
tebliğ edildiği;
----------------------------
YEDİNCİ KISIM
YOKLAMA VE
İNCELEME
BİRİNCİ BÖLÜM
YOKLAMA
Maksat ve yetki :
MADDE 127 - (3239 sayılı kanunun 12. maddesiyle değişen
şekli) Yoklamadan maksat, mükellefleri ve mükellefiyetle
ilgili maddi olayları, kayıtları ve mevzuları araştırmak
ve tespit etmektir. Yoklamaya yetkili memurlar, ayrıca
vergi kanunlarının uygulanması ile ilgili olarak;
a)
Maliye ve Gümrük Bakanlığınca belirlenmiş usuller
dahilinde özel yetki verilmiş olmak kaydıyla günlük tespit
etmek,
b)
3100 Sayılı kanunun kapsamına girip ödeme kaydedici cihaz
kullanmak mecburiyetinde olanların bu mecburiyete uyup
uymadıklarını, bu cihazları belli edilmiş esaslara göre
kullanıp kullanmadıklarını ve günlük hasılatı tespit
etmek,
c)
Günü gününe kayıt yapılması zorunlu defterlerin iş
yerlerinde bulundurulup bulundurulmadığını, tasdikli olup
olmadığını usulüne göre kayıt yapılıp yapılmadığını, vergi
kanunları uyarınca düzenlenmesi icap eden belgelerin
usulüne göre düzenlenip düzenlenmediği ile kullanılıp
kullanılmadığını, faturasız mal bulunup bulunmadığını
levha asma veya kullanma mecburiyetine uyulup uyulmadığını
tespit etmek, kanuni defter ve belgeler dışında kalan ve
vergi kaybının bulunduğuna emare teşkil eden defter, belge
ve delillerin tespit edilmesi halinde bunları almak,
d)
Nakil vasıtalarını, Maliye ve Gümrük Bakanlığının
belirleyeceği özel işaretle durdurmak ve taşıtta
bulundurulması icap eden taşıt pulu, yolcu listesi, fatura
veya sevk irsaliyesi, yolcu bileti ile taşıma
irsaliyelerinin muhtevası ile taşınan yolcu ve malların
miktar ve mahiyetlerini ölçmek, tartmak, saymak suretiyle
tespit etmek,
e)
Taşıma irsaliyesi, sevk irsaliyesi ve faturanın taşıtta
bulunmaması halinde bu belgelerin ibrazına kadar nakil
vasıtalarını trafikten alıkoymak, taşınan malın sahibi
belli değilse tespitine kadar malı bekletmek ve muhafaza
altına almak, (Beklemeye ve muhafazaya alınan malların
a)
Zamanaşımı süresinin son yılı içinde tarh ve tebliğ edilen
vergilerde hatanın yapıldığı ;
b)
(2686 sayılı kanunun 26. maddesiyle değişen bent) İlan
yolu ile tebliğ edilip vergi mahkemesinde dava konusu
yapılmaksızın tahakkuk eden vergilerde mükellefe ödeme
emrinin tebliğ edildiği; (*)
c)
(3239 sayılı kanunun 11. maddesiyle eklenen bent)
İhbarname ve ödeme emri ilan yoluyla tebliğ edilen
vergilerde 6183 sayılı Kanuna göre haczin yapıldığı ;
Tarihten başlayarak bir yıldan aşağı olamaz.
----------------------------
MADDE 127 -
(*)
b) (Vergi mahkemelerinin göreve başladıkları tarihten önce
yürürlükte bulunan şekli) İlan yolu ile tebliğ edilip
itirazsız tahakkuk eden vergilerde mükellefe ödeme emrinin
tebliğ edildiği;
----------------------------
YEDİNCİ KISIM
YOKLAMA VE
İNCELEME
BİRİNCİ BÖLÜM
YOKLAMA
Maksat ve yetki :
MADDE 127 - (3239 sayılı kanunun 12. maddesiyle değişen
şekli) Yoklamadan maksat, mükellefleri ve mükellefiyetle
ilgili maddi olayları, kayıtları ve mevzuları araştırmak
ve tespit etmektir. Yoklamaya yetkili memurlar, ayrıca
vergi kanunlarının uygulanması ile ilgili olarak;
a)
Maliye ve Gümrük Bakanlığınca belirlenmiş usuller
dahilinde özel yetki verilmiş olmak kaydıyla günlük tespit
etmek,
b)
3100 Sayılı kanunun kapsamına girip ödeme kaydedici cihaz
kullanmak mecburiyetinde olanların bu mecburiyete uyup
uymadıklarını, bu cihazları belli edilmiş esaslara göre
kullanıp kullanmadıklarını ve günlük hasılatı tespit
etmek,
c)
Günü gününe kayıt yapılması zorunlu defterlerin iş
yerlerinde bulundurulup bulundurulmadığını, tasdikli olup
olmadığını usulüne göre kayıt yapılıp yapılmadığını, vergi
kanunları uyarınca düzenlenmesi icap eden belgelerin
usulüne göre düzenlenip düzenlenmediği ile kullanılıp
kullanılmadığını, faturasız mal bulunup bulunmadığını
levha asma veya kullanma mecburiyetine uyulup uyulmadığını
tespit etmek, kanuni defter ve belgeler dışında kalan ve
vergi kaybının bulunduğuna emare teşkil eden defter, belge
ve delillerin tespit edilmesi halinde bunları almak,
d)
Nakil vasıtalarını, Maliye ve Gümrük Bakanlığının
belirleyeceği özel işaretle durdurmak ve taşıtta
bulundurulması icap eden taşıt pulu, yolcu listesi, fatura
veya sevk irsaliyesi, yolcu bileti ile taşıma
irsaliyelerinin muhtevası ile taşınan yolcu ve malların
miktar ve mahiyetlerini ölçmek, tartmak, saymak suretiyle
tespit etmek,
e) Taşıma irsaliyesi, sevk irsaliyesi ve faturanın taşıtta
bulunmaması halinde bu belgelerin ibrazına kadar nakil
vasıtalarını trafikten alıkoymak, taşınan malın sahibi
belli değilse tespitine kadar malı bekletmek ve muhafaza
altına almak, (Beklemeye ve muhafazaya alınan malların
bozulmaya ve çürümeye maruz mallar olması halinde derhal,
diğer mallar ise üç ay sonra Maliye ve Gümrük Bakanlığının
belli edeceği esaslar dahilinde tasfiye olunur.)
Yetkisine haizdirler.
Yukarıda sayılan yetkilerin hangilerinin ne şekilde ve
hangi hallerde kullanılacağını belirlemeye, yoklamaya
yetkili olanların bu husustaki görev ve yetkilerini
sınırlamaya Maliye ve Gümrük Bakanlığı yetkilidir.
Yoklama ve denetimde görevli memurların görevlerini ifa
sırasında güvenliklerinin sağlanmasına ilişkin esaslar
Bakanlar Kurulunca belirlenir. (*)
----------------------------
(*) (3239 sayılı
kanunla değişmeden önce 11.12.1985 tarihine kadar
uygulanan şekli)
MADDE 127 - (2365 sayılı kanunun 21. maddesiyle değişen
şekli) Yoklamadan maksat; mükelleflerin ve mükellefiyetle
ilgili maddi olayları, kayıtları ve mevzuları araştırmak
ve tespit etmektir. Yoklamaya yetkili memurlar, vergi
kanunlarının uygulanmasıyla ilgili olarak nakil
vasıtalarında yolcu listeleri ve nakliye irsaliyelerinin
muhtevası ile taşınan yolcu ve malların miktar ve
mahiyetini tespit etmeye de yetkilidir.
Maksat
MADDE 127 - (Değişmeden önceki şekli) Yoklamadan maksat;
mükellefleri ve mükellefiyetle ilgili maddi olayları,
kayıtları ve mevzuları araştırmak ve tespit etmektir.
----------------------------
Yoklamaya yetkililer:
MADDE 128 - Yoklama:
1) Vergi dairesi müdürleri;
2) Yoklama memurları
3) Yetkili makamlar tarafından yoklama işi ile
görevlendirilenler;
4) Vergi incelemesine yetkili olanlar;
Hüviyet ibrazı mecburiyeti:
MADDE 129 - Yoklama yapanların elinde yoklama yetkilerini
gösteren fotoğraflı resmi bir vesika bulunur.
Yoklama yapanlar bu vesikayı, kendilerinden sorulmasa bile
nezrinde yoklama yapılan kimseye gösterirler.
Toplu yoklamalarda kolbaşının vesikayı ibraz etmesi
kafidir.
Yoklama zamanı:
MADDE 130 - Yoklama her zaman yapılabilir.
Yoklama fişi:
MADDE 131 - Yoklama neticeleri tutanak mahiyetinde olan
"Yoklama fişine" geçirilir.
Bu fişler yoklama yerinde iki nüsha tanzim olunarak
tarihlenir, bulunursa nezrinde yoklama yapılan veya
yetkili adamına imza ettirilir; bunlar bulunmaz veya
imzadan çekinirlerse keyfiyet fişe yazılır ve yoklama fişi
polis, jandarma, muhtar ve ihtiyar meclisi üyelerinden
birine imzalattırılır.
Yoklama neticelerinin bildirilmesi:
MADDE 132 - Yoklama fişlerinin birinci nüshası yoklaması
yapılan şahıs veya yetkili adamına bırakılır. Bunlar
bulunmazsa bilinen adresine 7 gün içinde posta ile
gönderilir.
Vergi karnesi alanlar hakkında yapılan yoklamalar ayrıca
bu karneye işaret olunur.
Yoklama fişlerinin ikinci nüshaları vergi dairesine tevdi
olunur.
Toplu yoklama:
MADDE 133 - Vergi uygulamalarının gerektirdiği hallerde
münferit fiş yerine yoklama cetvellerinin kullanılması ve
neticelerin toplu olarak bu cetvellerde gösterilmesi
caizdir.
Yoklama cetvellerinin kullanılacağı halleri Maliye
Bakanlığı belli eder.
Yoklama cetveli
kullanılan hallerde ihtilaflı olaylar yoklama fişi
mahiyetinde ayrı bir tutanakla tespit
olunur.
İKİNCİ BÖLÜM
VERGİ
İNCELEMELERİ
Maksat:
MADDE 134 - (2365 sayılı Kanunun 22. maddesiyle değişen
şekli) (1.1.1981 tarihinden geçerli olmak üzere) Vergi
incelemesinden maksat ödenmesi gereken vergilerin
doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamaktır. (*)
İncelemeye yetkili olanlar tarafından lüzum görüldüğü
takdirde inceleme, işletmeye dahil iktisadi kıymetlerin
fiili envanterinin yapılmasına ve beyannamelerde
gösterilmesi gereken unsurların tetkikine de teşmil
edilebilir. Fiili envanterin yapılmasının gerektirdiği ve
incelemeyi yapan tarafından tasdik edilen giderler
Hazinece mükellefe ödenir.
----------------------------
(*) (2365
sayılı Kanunla değişmeden önceki şekli)
MADDE 134 - Vergi incelemesinden maksat; defter, hesap ve
kayıtlara dayanılarak ödenmesi lazım gelen vergilerin
doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamaktır.
----------------------------
İncelemeye yetkililer:
MADDE 135 - (4008 sayılı Kanunun 3 üncü maddesiyle değişen
fıkra) (6.7.1994 tarihinden geçerli olmak üzere) Vergi
incelemesi; hesap uzmanları, hesap uzman yardımcıları,
ilin en büyük mal memuru, vergi
denetmenleri, vergi denetmen yardımcıları veya
vergi dairesi müdürleri tarafından yapılır. (*)
(3418 sayılı Kanunun 31'inci maddesiyle değişen fıkra)
(31.3.1988 tarihinden geçerli olmak üzere) Maliye
Müfettişleri, Maliye Müfettiş Muavinleri, Gelirler
Kontrolörleri ve 4369 sayılı Kanunun 81/A-2 maddesiyle
değişen ibare) (29.7.1998 tarihinden geçerli olmak üzere)
Stajyer Gelirler Kontrolörleri, Gelirler Genel
Müdürlüğünün merkez ve taşra teşkilatında müdür
kadrolarında görev yapanlar (1) her hal ve takdirde vergi
inceleme yetkisini haizdir. (**)
----------------------------
(*) (4008 sayılı
Kanunla değişmeden önceki fıkra)
Vergi incelemesi; hesap uzmanları, hesap uzman muavinleri,
ilin en büyük mal memuru, kontrol mal memuru, kontrol
memurları veya vergi dairesi müdürleri tarafından yapılır.
----------------------------
(1) (4369 sayılı
Kanunla değişmeden önceki ibare)
"Stajyer Gelirler Kontrolörleri"
----------------------------
(**) (3418 sayılı
Kanunla değişmeden önceki fıkra)
Maliye Müfettişleri, Maliye Müfettiş Muavinleri, Gelirler
Kontrolörleri ve Stajyer Gelirler Kontrolörleri her hal ve
takdirde vergi inceleme yetkisini haizdir.
----------------------------
Hüviyet ibrazı:
MADDE 136 - Vergi incelemesi yapanlar yanlarında memuriyet
sıfatlarını ve inceleme yetkisini gösteren fotoğraflı
resmi bir vesika bulundururlar ve gittikleri yerde işe
başlamadan evvel bu vesikayı ilgililere gösterirler.
İncelemeye tabi olanlar:
MADDE 137 - Bu Kanuna veya diğer kanunlara göre defter ve
hesap tutmak evrak ve vesikaları muhafaza ve ibraz etmek
mecburiyetinde olan gerçek ve tüzel kişiler vergi
incelemelerine tabidirler.
İnceleme zamanı:
MADDE 138 - Vergi incelemesinin ne zaman yapılacağının
evvelden haber verilmesi mecburi değildir.
İnceleme, neticesi alınmamış hesap dönemi de dahil olmak
üzere, tarh zamanaşımı süresi sonuna kadar her zaman
yapılabilir.
Evvelce inceleme yapılmış veya matrahın resen takdir
edilmiş olması yeniden inceleme yapılmasına ve gerekirse
tarhiyatın ikmaline mani değildir.
İncelemenin yapılacağı yer :
MADDE 139 - Vergi incelemeleri, esas itibariyle incelemeye
tabi olanın iş yerinde yapılır.
İş yerinin müsait olmaması, ölüm, işin terk edilmesi gibi
zaruri sebeplerle incelemenin yerinde yapılması imkânsız
olur veya mükellef ve vergi sorumluları isterlerse
inceleme dairede yapılabilir.
Bu takdirde incelemeye tabi olanın lüzumlu defter ve
vesikalarını daireye getirmesi kendisinden yazılı olarak
istenilir.
İncelemenin dairede yapılması halinde, istenilen defter
veya vesikaları belli edilen zamanda mazeretsiz olarak
getirmeyenler, bunları ibraz etmemiş sayılırlar. Haklı bir
mazeret gösterenlere, defter ve vesikalarını daireye
getirmesi için münasip bir mühlet verilir.
İncelemede uyulacak esaslar :
MADDE 140 - Vergi incelemesi yapanlar, yaptıkları inceleme
sırasında aşağıdaki esaslara uymaya mecburdurlar :
1
- İncelemeye tabi olana, bunun mevzuunu işe başlamadan
evvel açık olarak izah ederler.
2
- Nezrinde inceleme yapılanın muvafakati olmadıkça resmi
çalışma saatleri dışında inceleme yapamazlar veya buna
devam edemezler. (Tutanak düzenlenmesi ve inceleme ile
ilgili emniyet tedbirlerinin alınması bu hükmün
dışındadır. Ancak bu gibi tedbirler, incelemelerin
yapıldığı yerdeki faaliyeti uğratmayacak şekilde yapılır.)
3
- İnceleme bitince, bunun yapıldığını gösteren bir vesika
nezrinde inceleme yapılana verilir.
İnceleme tutanakları :
MADDE 141 - İnceleme esnasında lüzum görülen hallerde,
vergilendirme ile ilgili olaylar ve hesap durumları ayrıca
tutanaklar ile tespit ve tevsik olunabilir. İlgililerin
itiraz ve mülahazaları varsa bunlar da tutanağa geçilir.
Bu suretle düzenlenen tutanakların birer nüshasının
mükellefe veya nezrinde inceleme yapılan kimseye
bırakılması mecburidir.
İlgililer tutanakları imzalamaktan çekindikleri takdirde
tutanakta bahis konusu edilen olaylar ve hesap durumlarını
ihtiva eden defter veya vesikalar, nezrinde inceleme
yapılandan rızasına bakılmaksızın alınır ve inceleme
neticesinde tarh edilen vergiler ve kesilen cezalar
kesinleşinceye kadar geri verilmez. İlgililer her zaman bu
tutakları imzalayarak defter ve vesikaları geri
alabilirler Ancak bu defterlerin suç delili olmaması
şarttır.
143. madde hükmü, yukarıdaki şekilde alınan defter ve
vesikalar hakkında da uygulanır.
144. maddenin dördüncü ve son fıkraları hükümleri yukarı
ki şekilde defter ve vesikalar alınan mükellefler hakkında
da caridir.
Yeminli mali müşavirlik:
EK MADDE - (Anayasa Mahkemesinin 19.3.1987 tarih ve E. No
: 1986/5 K. No : 1987/7 sayılı kararı ile iptal
edilmiştir.) (*)
----------------------------
Yeminli mali müşavirlik :
(*) EK MADDE - (3239 sayılı kanunun 13. maddesiyle eklenen
madde) Yeminli Mali Müşavirlik mesleğinin konusu; gerçek
ve tüzelkişilerin, muhasebe sistemlerini kurmak,
geliştirmek, işletmecilik, finans, mali mevzuat ve
bunların uygulamaları ile ilgili işlerini düzenlemek, bu
konularda müşavirlik yapmak, mükelleflerin mali
tablolarını ve beyannamelerini ilgili mali mevzuat
hükümleri, muhasebe prensipleri ve denetim standartları
açısından tasdik etmektedir.
Yeminli Mali Müşavirlerce gerçek ve tüzel kişilerin mali
tabloları ve vergi beyannamelerinin mevzuat hükümlerine
uygunluğunun tasdik edilmiş olası halinde, bu belgeler
kamu idaresinin yetkili elemanlarınca tasdik işleminin
kapsamı ölçüsünde incelenmiş belgeler olarak kabul edilir.
Ancak, bu Kanunla ve diğer kanunlarla kamu idaresine
tanınan, teftiş ve inceleme yetkilerinin kullanılması ve
gerektiğinde tekrarına ait hususlar saklıdır.
Yeminli Mali Müşavirler yaptıkları tasdikle ilgili
işlemlerden sorumludurlar.
Yeminli Mali Müşavirlik unvanının kazanılması, bunların
yapacağı işler, sorumluluk sınırları, yönetim çalışma ve
disipline ilişkin esaslar ve diğer hususlar Bakanlar
Kurulunca çıkarılacak Bakanlar Kurulu Kararı ile
belirlenir.
Yeminli Mali Müşavirler Odalarının kuruluşuna ilişkin
esaslar kanunla düzenlenir.
Yeminli Mali Müşavirler Kurulu biri başkan, biri başkan
vekili olmak üzere 20 kişiden oluşur.
Yeminli Mali Müşavirler Kurulunun kuruluş, görev, çalışma
ve denetim esasları seçilme usulü ile diğer konular
Bakanlar Kurulunca belirlenir.
Kurul üyeleri ve personeli özlük hakları bakımından
Sermaye Piyasası Kurulu üyelerinin ve personelinin tabi
olduğu özlük hakları rejimine tabidir.
----------------------------
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
ARAMA
Arama yapılabilecek haller :
MADDE 142 - İhbar veya yapılan incelemeler dolayısıyla bir
mükellefin vergi kaçırdığına delalet eden emareler
bulunursa, bu mükellef veya kaçakçılıkla ilgili görülen
diğer şahıslar nezrinde ve bunların üzerinde arama
yapılabilir.
Aramanın yapılabilmesi için :
1
- Vergi incelemesi yapmaya yetkili olanların buna lüzum
göstermesi ve gerekçeli bir yazı ile arama kararı vermeye
yetkili sulh yargıcından bunu istemesi;
2
- Sulh yargıcının istenilen yerlerde arama yapılmasına
karar vermesi;
Şarttır.
İrtibatları sebebiyle muhtelif şahıslar nezrinde ve
mahallerde yapılmasına lüzum gösterilen aramalardan birine
karar vermeye yetkili olan sulh yargıcı bunlardan diğer
sulh yargıçlarının salahiyetine dahil bulunanlar hakkında
da karar vermeye yetkilidir.
İhbar üzerine yapılan aramada ihbar sabit olmazsa nezrinde
arama yapılan kimse muhbirin adının bildirilmesini
isteyebilir, bu takdirde, vergi dairesi muhbirin ismini
bildirmeye mecburdur.
Aramada bulunan defter ve vesikalar :
MADDE 143 - Aramada bulunan ve incelenmesine lüzum görülen
defter ve vesikalar müfredatlı olarak bur tutanakla tespit
olunur.
Vesikaların dosya ve dosya içinde sayı itibariyle tespit
olunması müfredatlı tespit demektir.
Arama yapıldığı sırada zaman müsaadesizliği ve sair
sebeplerle bu tutanağın tanzimi mümkün olmazsa, bulunan ve
incelenmesine lüzum görülen defter ve vesikalar, mükellef
nezrinde emin bir yere konur veya kaplar içinde daireye
nakledilir. Bu defter ve vesikaların konulduğu yerlerin
veya kapların aramayı yapan tarafından mühürlenmesi ve
mümkün olan ahvalde mükellefin mührünün de
vazı şarttır. Bilahare,
mükellefin huzuruyla kaplar ve yerler açılarak müfredatlı
tutanaklar tanzim olunur. Mühürleme ve mührün fekki
halleri de birer tutanakla tespit edilir ve müfredatlı
tutanağın bir nüshası da defter ve vesikaların sahibine
veya adamına verilir.
Bu işler :
a) Mükellefin, aramada hazır bulunmakta veya mühür
vazından imtinaı hallerinde
aramada hazır bulunanlar marifetiyle;
b) Mükellefin, mührün fekki veya tutanağın tanzimi
sırasında hazır bulunmaktan imtinaı hallerde de aramayı
yapan tarafından iki memurla birlikte;
tamamlanır.
Aramada bulunup mükellef nezrinde emin bir yere konulmuş
veya kaplar içinde daireye nakledilmiş olan ve
incelenmesine lüzum görülen defter ve vesikalar, arama
kararında açıkça yazılmamış olsa bile, inceleme yapanın
çalıştığı yere sevk veya celp edilebilir.
Yukarıdaki hükümlere göre alınan defter ve vesikaların iyi
saklanması şarttır.
Bunların iyi saklanmamasından doğacak zararı idare tazmine
mecburdur.
İncelemede usul :
MADDE 144 - Arama yapılan hallerde inceleme çabukça ve her
işten önce yapılır.
İnceleme sırasında vergi ile ilgili olmayan şahsi ve özel
mektup ve diğer makbuz karşılığında sahiplerine geri
verilir.
Mükellef, ilgili memurun huzuruyla, bu defterler ve
vesikalar üzerinde incelemeler yapmaya ve bunlardan suret
ve kayıtlar çıkarmaya yetkilidir.
Defter ve vesikaların muhafaza altına alınmış olması,
süresi gelen vergi beyannamelerinin verilmesi ödevini
kaldırmaz. Mükellef beyannamesini tanzim için gerekli
bilgileri defter ve vesikalardan yukarıdaki fıkra hükmü
dairesinde çıkarabilir. Mükellefin bu husustaki yazılı
isteği yetkililerce derhal yerine getirilir.
Şu kadar ki , defter ve vesikaların muhafaza altına
alındığı tarihten vergi beyannamesinin verileceği tarihe
kadar olan süre bir aydan az ise beyanname verme süresi
kendiliğinden bir ay uzar ve ek süre bu müddetin sonunda
başlar. (13. maddenin 1 - 3. fıkralarıyla 17. madde
hükümleri saklıdır).
İncelemenin bitmesi :
MADDE 145 - Arama neticesinde alınan defter ve vesikalar
üzerindeki incelemeler en geç üç ay içinde bitirilecek
sahibine bir tutanakla geri verilir.
İncelemelerin haklı sebeplere binaen üç ay içinde
bitirilmesine imkân olmayan hallerde sulh yargıcının
vereceği karar üzerine bu süre uzatılabilir.
Defter ve vesikaların incelenmesi sırasında kanuna aykırı
görülen olaylar ve hesap durumları tutanakla tespit
olunur. Mükellef bu tutanakları imzadan çekindiği
takdirde, bahis mevzu olayları ve hesap durumlarını ihtiva
eden defter veya vesikalar aramanın mevzuu ile ilgili
vergi ve cezaları kesinleşinceye kadar kendisine geri
verilmez.
İlgililer tutanaklara diledikleri itiraz ve mülahazaları
kaydedebilirler.
İlgililer bu tutanakları her zaman imzalayarak defter ve
vesikalarını geri alabilirler. Ancak, bu defter ve
vesikaların suç delili teşkil etmemesi şarttır.
Kayıtların yeniden işlenmesi :
MADDE 146 - Arama neticesinde bulunan defter ve
vesikaların muhafaza altına alınması sebebiyle 219. madde
gereğince yapılamayan kayıtlar defterlerin geri
verilmesinden sonra idare ile mükellef arasında
kararlaştırılan münasip bir süre içinde ikmal edilir. Bu
süre bir aydan az olamaz.
Mükellef dilerse defterlerin muhafaza altına alındığında
işlemlerini yeniden tasdik ettireceği defterlere kayıt ve
iadesi halinde iade edilen defterlere intikal ettirebilir.
Genel hükümlerin uygulanması :
MADDE 147 - Bu bölümde açıkça yazılı olmayan hallerde Ceza
Muhakemeleri Usulü Kanununun arama ile ilgili bulunan
hükümleri uygulanır.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
BİLGİ TOPLAMA
Bilgi verme :
MADDE 148 - Kamu idare ve müesseseleri, mükellefler veya
mükelleflerle muamelede bulunan diğer gerçek ve
tüzelkişiler, Maliye Bakanlığının veya vergi incelemesi
yapmaya yetkili olanların isteyecekleri bilgileri vermeye
mecburdurlar.
Bilgiler yazı veya sözle istenilir. Sözle istenen
bilgileri vermeyenlere keyfiyet yazı ile tekit ve cevap
vermeleri için kendilerine münasip bir mühlet tayin
olunur. Bilgi istenmek üzere ilgililer vergi dairesine
zorla getirilemez.
Memleket dışı imtiyazlarından faydalanan yabancı Devlet
memurları bilgi verme mecburiyetine tabi olamazlar.
Devamlı bilgi verme :
MADDE 149 - (3239 sayılı Kanunun 14'üncü maddesiyle
değişen şekli) (1.1.1986 tarihinden geçerli olmak üzere)
Kamu idare ve müesseseleri (Kamu hizmeti ifa eden kurum ve
kuruluşlar dahil) ile gerçek ve tüzelkişiler
vergilendirmeye ilişkin olaylarla ilgili olarak Maliye ve
Gümrük Bakanlığı ve vergi dairesince kendilerinden yazı
ile istenecek bilgileri belli fasılalarla ve devamlı
olarak yazı ile vermeye mecburdurlar. (*)
----------------------------
(*) (3239 sayılı
Kanunla değişmeden önceki şekli)
MADDE 149 - Kamu idare ve müesseseleri vergi dairesince
kendilerinden yazı ile istenecek bilgileri belli
fasılalarla ve devamlı olarak yazı ile vermeye
mecburdurlar.
----------------------------
Ölüm vakalarını ve intikalleri bildirme :
MADDE 150 - Aşağıda yazılı resmi makamlarla gerçek ve
tüzelkişiler, her ay muttali oldukları ölüm vakaları ile
intikalleri ertesi ayın 15. günü akşamına kadar vergi
dairesine yazı ile bildirmeye mecburdurlar.
1
- Sulh yargıçları, icra, nüfus ve tapu memurları ;
2
- Yabancı memleketlerdeki Türk konsolosları veya
konsolosluk görevini yapanlar (Memur oldukları yerde ölen
Türk tebaasının soyadı, adı ve sıfatları ile Türkiye'deki
ikametgahlarını Maliye Bakanlığına bildiriler) ;
3
- Mahalle ve köy muhtarları (Kendi mahalle veya köylerinde
ölenleri bildirirler) ;
4
- Banka, bankerler ve şirketler ile emanet kabul eden
gerçek ve tüzelkişiler (Mevdua, şirket hissesi, emanet
para ve eşya veya suretle alacak sahiplerinin birinin
ölümü halinde, ölenin soyadını, adını alacağının nevini ve
miktarını bildirirler).
Bilgi vermekten imtina edememek :
MADDE 151 - Kendilerinden bilgi istenilen gerçek ve
tüzelkişiler, özel kanunlarda yazılı mahremiyet
hükümlerini ileri sürerek, bilgi vermekten imtina
edemezler. Ancak :
1
- Posta, Telgraf ve Telefon İdaresinin muhabereler
hakkında tutmaya mecbur olduğu mahremiyet saklıdır ;
2
- Hekimlerden, diş hekimlerinden, dişçilerden ebelerden ve
sağlık memurlarından hastaların hastalıklarının nevine
müteallik bilgiler istenemez.
3
- Avukatlardan ve dava vekillerinden kendilerine tevdi
olunan işler veya görevleri dolayısıyla muttali oldukları
ahval ve hususların bildirilmesi istenemez; şu kadar ki,
bu yasak müvekkil adlarıyla vekâlet ücretlerine ve
giderlerine şamil değildir.
4
- Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 88. maddesi gereğince
gösterilmesi veya teslimi caiz olmayan evrakın muhteviyatı
hakkında bilgi istenemez. Şu kadar ki, doğrudan doğruya
vergi ile ilgili olmak üzere, bu gibi evraka müsteniden
doğan borçların miktarlarına ve alacaklıların adlarına ait
bilgiler istenebilir.
İstihbarat arşivi :
MADDE 152 - 150. maddedekiler hariç olmak üzere bu bölümde
yazılı kaynaklardan toplanacak bilgiler istihbarat
arşivlerinde gizli olarak saklanır.
Bu arşivlerden kimlerin ve ne suretle faydalanabileceği
Maliye Bakanlığınca tespit olunur.
İKİNCİ KİTAP
MÜKELLEFİN
ÖDEVLERİ
BİRİNCİ KISIM
BİLDİRMELER
BİRİNCİ BÖLÜM
İŞE BAŞLAMA
İşe başlamayı bildirme :
MADDE 153 - Aşağıda yazılı mükelleflerden işe başlayanlar
keyfiyeti vergi dairesine bildirmeye mecburdurlar :
1
- Vergiye tabi ticaret ve sanat erbabı;
2
- Serbest meslek erbabı;
3
- Kurumlar vergisi mükellefleri;
4
- Kolektif ve adi şirket ortaklarıyla komandit şirketlerin
komandite ortakları.
4369 sayılı Kanunun 82/1-b maddesiyle 1.1.1999 tarihinden
geçerli olmak üzere fıkra yürürlükten kaldırılmıştır) (*)
----------------------------
(*) 4369 sayılı
Kanunla yürürlükten kaldırılmadan önceki fıkra)
Kazançları götürü usulde tespit edilenlerin vergi karnesi
almak için vergi dairesine müracaatları işe başlamayı
bildirime yerine geçer.
----------------------------
Tüccarlarda işe başlamanın belirtileri :
MADDE 154 - Tüccarlar için aşağıdaki hallerden herhangi
biri "işe başlama"yı gösterir
:
1
- Bir işyeri açmak (iş yeri açmaktan maksat, belli bir
yerde bir fiil ticari veya sınai faaliyete geçmek
demektir. Bir yerin ne maksatla olursa olsun sadece
tutulmuş olması veya içinde tertibat ve tesisat yapılmakta
bulunması işyerinin açıldığını göstermez);
2
- İşyeri açılmamış olsa bile ticaret siciline veya mesleki
bir teşekküle kaydolunmak ;
3
- Kazançları (4369 sayılı Kanunun 81/A-4 maddesiyle
değişen ibare) 1.1.1999 tarihinden geçerli olmak üzere)
basit usulde (1) tespit edilen tüccarlar için işle bilfiil
uğraşmaya başlamak.
----------------------------
(1) (4369 sayılı
Kanunla değişmeden önceki ibare)
"götürü usulde"
----------------------------
Serbest meslek erbabında işe başlamanın belirtileri :
MADDE 155 - Serbest meslek erbabı için aşağıdaki hallerde
herhangi biri "işe başlama"yı
gösterir.
1
- Muayenehane, yazıhane, atölye gibi özel iş yerleri
açmak;
2
- Çalışılan yere tabela, levha gibi mesleki faaliyette
bulunulduğunu ifade eden alametleri asmak;
3
- Her ne şekilde olursa olsun devamlı olarak mesleki
faaliyette bulunduğunu gösteren ilanlar yapmak;
4
- Serbest olarak mesleki faaliyette bulunmak üzere mesleki
teşekküllere kaydolunmak;
Mesleki teşekküllere kaydolunanlardan görevleri veya
durumları icabı bilfiil mesleki faaliyette bulunmayacak
olanlar bildirmelerinde bu ciheti de açıklarlar.
İşyeri :
MADDE 156 - Ticari, sınai, zırai
ve mesleki faaliyette işyeri; mağaza, yazıhane, idarehane,
muayenehane, imalathane, şube, depo, otel, kahvehane,
eğlence ve spor yerleri, tarla, bağ, bahçe, çiftlik,
hayvancılık tesisleri, dalyan ve voli mahalleri, madenler,
taş ocakları, inşaat şantiyeleri, vapur büfeleri gibi
ticari, sınai, zirai veya mesleki bir faaliyetin icrasına
tahsis edilen veya bu faaliyetlerde kullanılan yerlerdir.
İKİNCİ BÖLÜM
DEĞİŞİKLİKLER
Adres değişikliklerinin bildirilmesi :
MADDE 157 - 101. maddede yazılı bilinen iş veya ikamet
yeri adreslerini değiştiren mükellefler, yeni adreslerini
vergi dairesine bildirmeye mecburdurlar.
(4369 sayılı Kanunun 82/1-b maddesiyle 1.1.1999 tarihinden
geçerli olmak üzere fıkra yürürlükten kaldırılmıştır) (*)
----------------------------
(*) (4369 sayılı
Kanunla yürürlükten kaldırılmadan önceki fıkra)
Kazançları götürü usulde tespit edilenlerin adres
değişikliğini vergi karnesine işaret ettirmeleri bildirme
yerine geçer.
----------------------------
İş değişikliklerinin bildirilmesi :
MADDE 158 - İşe başladıklarını bildiren mükelleflerden :
a) Yeni bir vergiye tabi olmayı;
b) Mükellefiyet şeklinde değişikliği;
c) Mükellefiyetten muaflığa geçmeyi;
Gerektirecek surette işlerinde değişiklik olanlar, bu
değişiklikleri vergi dairesine bildirmeye mecburdurlar.
İşletmede değişiklik bildirilmesi :
MADDE 159 - Aynı teşebbüs veya işletmeye dahil bulunan iş
yerlerinin sayısında vukua gelen artış veya azalışları
mükellefler vergi dairesine bildirmeye mecburdurlar.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
İŞİ BIRAKMA
İşi bırakmanın bildirilmesi :
MADDE 160 - 153. maddede yazılı mükelleflerden işi
bırakanlar, keyfiyeti vergi dairesine bildirmeye
mecburdurlar.
4369 sayılı Kanunun 82/1-b maddesiyle 1.1.1999 tarihinden
geçerli olmak üzere fıkra yürürlükten kaldırılmıştır) *)
----------------------------
(*) (4369 sayılı
Kanunla yürürlükten kaldırılmadan önceki fıkra)
Kazançları götürü usulde tespit edilenlerin işi bırakmayı
vergi karnesine işaret ettirmeleri bildirme yerine geçer.
----------------------------
(4369 sayılı Kanunun 3'üncü maddesiyle eklenen fıkra)
(29.7.1998 tarihinden geçerli olmak üzere) İşi bırakma
bildiriminde bulunmayan bir mükellefin işi bıraktığının
tespit edilmesi veya yapılan araştırma ve yoklamalar
sonucunda bilinen adreslerinde bulunamaması ve başka bir
adreste faaliyetine devam ettiğine dair bilgi
edinilememesi halinde mükellef işi bırakmış addolunur ve
mükellefiyet kaydı vergi dairesince terkin edilebilir.
Ancak, mükellefiyet kaydının terkin edilmesi, mükellefin
işi bırakmasından önceki döneme ilişkin yükümlülüklerini
ortadan kaldırmayacağı gibi bu tarihten sonra faaliyette
bulunduğunun tespiti halinde bu dönemlere ilişkin
vergilendirmeye de engel teşkil etmez. Bu fıkranın
uygulanmasına ilişkin usulleri belirlemeye Maliye
Bakanlığı yetkilidir.
İşi bırakmanın tarifi :
MADDE 161 - Vergiye tabi olmayı gerektiren muamelelerin
tamamen durdurulması ve sona ermesi işi bırakmayı ifade
eder
İşlerin herhangi bir sebep yüzünden geçici bir süre için
durdurulması işi bırakma sayılmaz.
Tasfiye ve iflas :
MADDE 162 - Tasfiye ve iflas hallerinde, mükellefiyet
vergi ile ilgili muamelelerin tamamen sona ermesine kadar
devam eder.
Bu hallerde tasfiye memurları veya iflas idaresi :
1
- Tasfiye veya iflas kararlarını;
2
- Tasfiyenin veya iflasın kapandığını;
Vergi dairesine ayrı ayrı
bildirmeye mecburdurlar.
Nakil :
MADDE 163 - (4108 sayılı Kanunun 3'üncü maddesiyle değişen
şekli) (2.6.1995 tarihinden geçerli olmak üzere) İş ve
teşebbüsün bir yerden diğer bir yere nakledilmesi adres
değişikliği sayılır. (*)
----------------------------
(*) (4108 sayılı
Kanunla değişmeden önceki şekli)
Nakil
MADDE 163 - İş ve teşebbüsün :
a) Aynı vergi dairesi mıntıkasında bir yerden diğer bir
yere nakledilmesi adres değişikliği;
b) Vergi dairesi mıntıkası dışına çıkarılması, işi bırakma
ve gidilen yerde işe başlama;
Sayılır.
----------------------------
Ölüm :
MADDE 164 - Ölüm işi bırakma hükmündedir. Ölüm mükellefin
mirası reddetmemiş mirasçıları tarafından vergi dairesine
bildirilir.
Mirasçılardan herhangi birinin ölümü bildirmesi diğer
mirasçıları bu ödevden kurtarır.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
BİNA VE ARAZİ
DEĞİŞİKLİKLERİ
Tahrirde unutulan bina ve arazi :
MADDE 165 - Mükellefler, genel tahrirde unutularak
yazılmamış olan bina ve araziyi tahrir neticelerine göre
verginin alınmaya başlandığı mali yılın sonuna kadar vergi
dairesine bildirmeye mecburdurlar.
Yeni inşaat :
MADDE 166 - Mükellefler, şehir ve kasabalarda yeni inşa
ettirdikleri binaları ve inşaat bitmeden kullanılmaya
başlanan kısımlarını vergi dairesine bildirmeye
mecburdurlar.
Mevcut binalara yapılan ilaveler ve konulan sabit
istihsal, asansör ve kalorifer tesisleri yeni inşaat
hükmündedir.
Bina ve arazideki değişikliklerin bildirilmesi :
MADDE 167 - Mükellefler, bina ve arazide vuku bulan 63.
maddenin 4 - 10. bentlerinde yazılı değişiklikleri ve
iratsız arsanın iratlı arsa veya iratlı arsanın iratsız
arsa haline geldiğini vergi dairesine bildirmeye
mecburdurlar.
BEŞİNCİ BÖLÜM
BİLDİRMELERDE
SÜRE VE ŞEKİL
Süre :
MADDE 168 - Bildirmeler aşağıda yazılı süre içinde yapılır
:
1
- (3239 sayılı kanunun 15. maddesiyle değişen bent)
(1.1.1986 tarihinden geçerli olmak üzere) İşe başlama
bildirmeleri, işe başlama tarihinden önce; işi bırakma ve
değişiklik bildirmeleri, bildirilecek olayın vukuu
tarihinden başlayarak bir ay; (*)
2
- Bina ve arazi değişikliklerinde bildirme;
Yeni inşaatın bittiği ve kısmen kullanılmaya başlanılmışsa
her kısmın kullanılmaya başlandığı ve diğer
değişikliklerde (Müstesnalığın sükutu dahil) tadili
gerektiren halin vukuu tarihinden başlayarak iki ay.
----------------------------
(*) (3239 sayılı
kanunla değişmeden önce 1.1.1986 tarihine kadar uygulanan
şekli)
1
- İşe başlama, değişiklik ve işi bırakma bildirmeleri;
Bildirilecek olayın vukuu tarihinden başlayarak bir ay;
----------------------------
Yazılı bildirme esası :
MADDE 169 - Bildirmeler yazılı olur; yalnız defter tutmaya
mecbur olmayan mükelleflerden okuma ve yazması olmayanlar
bildirmeleri sözle yapabilirler. Sözlü bildirmeler
tutanakla tespit olunur.
Posta ile gönderme :
MADDE 170 - Yazılı bildirmelerin posta ile taahhütlü
olarak gönderilmesi caizdir. Bu takdirde bildirmenin
postaya verildiği tarih vergi dairesine verilme tarihi
yerine geçer.
Bu maddenin hükümleri vergi beyannameleri hakkında da cari
olur.
İKİNCİ KISIM
DEFTER TUTMA
BİRİNCİ BÖLÜM
GENEL ESASLAR
Maksat :
MADDE 171 - Mükellefler bu kanuna göre tutacakları
defterleri vergi uygulaması bakımından aşağıdaki
maksatları sağlayacak şekilde tutarlar :
1
- Mükellefin vergi ile ilgili servet sermaye ve hesap
durumunu tespit etmek;
2
- Vergi ile ilgili faaliyet ve hesap neticelerini tespit
etmek;
3
- Vergi ile ilgili muameleleri belli etmek;
4
- Mükellefin vergi karşısındaki durumunu hesap üzerinden
kontrol etmek ve incelemek;
5
- (2365 sayılı Kanunun 23'üncü maddesiyle değişen bent)
(1.1.1981 tarihinden geçerli olmak üzere) Mükellefin hesap
ve kayıtlarının yardımıyla üçüncü şahısların vergi
karşısındaki durumlarını (Emanet mahiyetindeki değerler
dahil) kontrol etmek ve incelemek. (*)
----------------------------
(*) (2365 sayılı
Kanunla değişmeden önceki şekli)
5
- Mükellefin hesap ve kayıtlarının yardımıyla üçüncü
şahısların vergi karşısındaki durumlarını kontrol etmek ve
incelemek.
----------------------------
Defter tutacaklar :
MADDE 172 - Aşağıda yazılı gerçek ve tüzelkişiler bu
kanunun esaslarına göre defter tutmaya mecburdurlar
: 1 - Ticaret ve sanat erbabı;
2
- Ticaret şirketleri;
3
- İktisadi kamu müesseseleri;
4
- (2365 sayılı kanunun 24. maddesiyle değişen bent)
(1.1.1981 tarihinden geçerli olmak üzere) Dernek ve
vakıflara ait iktisadi işletmeler; (*)
5
- Serbest meslek erbabı;
6
- Çiftçiler.
(2365 sayılı kanunun 24. maddesiyle değişen fıkra)
(1.1.1981 tarihinden geçerli olmak üzere) İktisadi kamu
müesseseleriyle dernek ve vakıflara ait iktisadi
işletmeler defter tutma bakımından tüccarların tabi
oldukları hükümlere tabidirler. (**)
----------------------------
(*) (2365 sayılı
kanunla değişmeden önce 1.1.1981 tarihine kadar uygulanan
şekli)
4
- Dernek ve tesislere ve vakıflara ait iktisadi
işletmeler;
(**) (2365 sayılı
kanunla değişmeden önce 1.1.1981 tarihine kadar uygulanan
şekli)
İktisadi kamu müesseseleriyle dernek ve tesislere,
vakıflara ait iktisadi işletmeler defter tutma bakımından
tüccarların tabi oldukları hükümlere tabidirler.
----------------------------
İstisnalar :
MADDE 173 - Defter tutma mecburiyeti aşağıda yazılı gerçek
ve tüzelkişiler hakkında uygulanmaz:
1- Gelir vergisinden (4369 sayılı Kanunun 81/A-6
maddesiyle değişen ibare) (29.7.1998 tarihinden geçerli
olmak üzere) muaf olan esnaf ve gerçek usulde vergiye tabi
olmayan çiftçiler; 1)
2- (4369 sayılı Kanunun 81/A-5 maddesiyle değişen ibare)
(29.7.1998 tarihinden geçerli olmak üzere) Gelir ergisi
Kanununa göre kazançları basit usulde tespit edilenler;
(2)
3- Kurumlar vergisinden muaf olan:
a) İktisadi kamu müesseseleri;
b) (2365 sayılı kanunun 25 inci maddesiyle değişen bent)
(1.1.1981 tarihinden geçerli olmak üzere) Dernek ve
vakıflara ait iktisadi işletmeler.(*)
Yukarıdaki istisna hükümlerinin gelir veya kurumlar
vergilerinden muaf olmak la beraber diğer vergilerden
birine tabi olan ve bu vergileri götürü usulde tespit
edilmeyen mükelleflerin muaf olmadıkları vergiler için
tutacakları defterlere şümulü yoktur.
----------------------------
(1) (4369 sayılı
Kanunla değişmeden önceki ibare)
"muaf olan esnaf ve çiftçiler"
----------------------------
(2) (4369 sayılı
Kanunla değişmeden önceki ibare)
"Gelir Vergisi Kanununa göre kazançları götürü olarak
tespit edilenler ile götürü gider usulüne tabi olan
çiftçiler"
----------------------------
(*) b)(2365
sayılı kanunla değişmeden önce 1.1.1981 tarihine kadar
şekli )
Dernek, tesis ve vakıflara ait iktisadi işletmeler.
----------------------------
Hesap Dönemi:
MADDE 174 - Defterler hesap dönemi itibariyle tutulur.
Kayıtlar her hesap dönemi sonunda kapatılır ve ertesi
dönem başında yeniden açılır.
Hesap dönemi normal olarak takvim yılıdır.
Şu kadar ki, takvim yılı dönemi faaliyet ve muamelelerin
mahiyetine uygun bulunmayanlar için, bunların müracaatı
üzerine Maliye Bakanlığı 12 şer aylık özel hesap dönemleri
belli edebilir.
Yeniden işe başlama veya işi bırakma hallerinde, hesap
dönemi içinde bir yıldan eksik olan faaliyet süresi, hesap
dönemi sayılır.
Bu maddeye göre özel hesap dönemi tayin edilenlerin ticari
ve zirai kazançları, hesap dönemlerinin kapandığı takvim
yılının kazancı sayılır.
Muhasebe Usulünü seçmekte serbestlik:
MADDE 175 - Mükellefler bu kısımda yazılı maksat ve
esaslara uymak şartıyla, defterlerini ve muhasebelerini
işlerinin bünyesine uygun olarak diledikleri usul ve
tarzda tanzim etmekle serbesttirler.(3762 sayılı Kanunun 1
inci maddesiyle eklenen ve 7.9.1991 tarihinden geçerli
hüküm) (7.9.1991 tarihinden geçerli olmak üzere) Ancak
Maliye ve Gümrük Bakanlığı; muhasebe standartları; tek
düzen hesap planı ve mali tabloların çıkarılmasına ilişkin
usul ve esasları tespit etmeye, bunları mükellef, şirket
ve işletme türleri itibariyle uygulatmaya ve buna ilişkin
diğer usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.
Ticaret Kanununun ticari defterler hakkındaki hükümleri
mahfuzdur.
(4108 sayılı Kanunun 4 üncü maddesiyle eklenen
fıkra)(2.6.1995 tarihinden geçerli olmak üzere) Maliye
Bakanlığı, muhasebe kayıtlarını bilgisayar programları
aracılığıyla izleyen mükellefler ile bu bilgisayar
programlarını üreten gerçek ve tüzel kişilerce uyulması
gereken kuralları ve bilgisayar programlarının içermesi
gereken asgari hususlar ile standartları ve uygulamaya
ilişkin usul ve esasları belirlemeye
İKİNCİ BÖLÜM
DEFTER TUTMA
BAKIMINDAN TÜCCARLAR
Tüccar sınıfları:
MADDE 176 - Tüccarlar, defter tutma bakımından iki sınıfa
ayrılır:
1'inci sınıf tüccarlar, bilanço esasına göre;
II'inci sınıf tüccarlar,
işletme hesabı esasına göre,
Birinci sınıf Tüccarlar:
MADDE 177 - (2365 sayılı kanunun 26. maddesiyle değişen
şekli) 1.1.1981 tarihinden geçerli olmak üzere) Aşağıda
yazılı tüccarlar I'inci sınıfa
dahildirler.
(3946 sayılı Kanunun 1'inci maddesi ve Yeniden Değerleme
Oranının % 52.1 olması ile 1.1.2000 tarihinden geçerli
olmak üzere değişen miktarlar)
1) Satın aldıkları malları olduğu gibi veya işlendikten
sonra satan ve yıllık alımlarının tutarı 22.000.000.000-
lirayı veya satışlarının tutarı 27.000.000.000 lirayı
aşanlar;(*)
2) Birinci bentte yazılı olanların dışındaki işlerle
uğraşıp da bir yıl içinde elde ettikleri gayri safi iş
hasılatı 11.000.000.000 lirayı aşanlar; (**)
3) 1 ve 2 numaralı bentlerde yazılı işlerin birlikte
yapılması halinde 2 numaralı bentte yazılı iş hasılatının
beş katı ile yıllık satış tutarının toplamı 22.000.000.000
lirayı aşanlar.(***)
4) Her türlü ticaret şirketleri (Adi şirketler iştigal
nevileri yukarıdaki bentlerden hangisine giriyorsa o bent
hükmüne tabidir.);
5) Kurumlar vergisine tabi olan diğer tüzel kişiler
(Bunlardan işlerinin icabı bilanço esasına göre defter
tutmalarına imkan veya lüzum görülmeyenlerin, işletme
hesabına göre defter tutmalarına Maliye bakanlığınca
müsaade edilir.);
6) İhtiyari olarak bilanço esasına göre defter tutmayı
tercih edenler.
(3239 sayılı Kanunun 136 ıncı
maddesiyle 1.1.1986 tarihinden geçerli olmak üzere fıkra
yürürlükten kaldırılmıştır ) (****) (*****)
----------------------------
(*) Değişmeden
önceki miktarlar:)
1
- (98/12044 sayılı Kararla 1.1.1999 tarihinden itibaren
uygulanmak üzere getirilen ve 1.1.2000 tarihine kadar
uygulanan hadler sırasıyla) 15.000.000.000 -
18.000.000.000
1
- 97/10346 sayılı Kararla 1.1.1998 tarihinden itibaren
uygulanmak üzere getirilen ve 4369 sayılı Kanunun 19'uncu
maddesiyle değişik mükerrer 141 üncü maddesine göre
geçerli olan ve 1.1.1999 tarihine kadar uygulanan hadler
sırasıyla) 7.200.000.000 - 8.640.000.000
1- (96/8954 sayılı Kararla) 1.1.1997-1.1.1998 arası
hadler 5.200.000.000-6.300.000.000
1- (95/7588 sayılı kararla)1.1.1996-1.1.1997 arası hadler
3.000.000.000-3.600.000.000
1- (94/6295 sayılı kararla) 1.1.1995-1.1.1996 arası hadler
1.500.000.000-1.800.000.000
1- (93/5107 sayılı kararla ) 1.1.1994-1.1.1995 arası
hadler 1.000.000.000-1.200.000.000
1- (92/3898 sayılı kararla) 1.1.1993-1.1.1994 arası hadler
720.000.000-864.000.000
1- (91/2567 sayılı kararla) 1.1.1992-1.1.1993 arası hadler
450.000.000-540.000.000
1- (90/1281 sayılı kararla) 1.1.1991-1.1.1992 arası hadler
300.000.000-360.000.000
1- (89/14921 sayılı kararla) 1.1.1990-1.1.1991 arası
hadler 200.000.000-240.000.000
1- (88/13603 sayılı kararla) 1.1.1989-1.1.1990 arası
hadler 150.000.000-180.000.000
1- (3239 say kan. 37. md ) 1.1.1986-1.1.1989 arası hadler
100.000.000-120.000.000
1- (Sırasıyla değişmeden önceki miktarlar)
6.000.000-6.600.000
----------------------------
(**)(Yukarıdaki
uygulama tarihleri itibariyle ve değişik sırasına göre;)
2- (96/8954 sayılı Kararla 1997 yılında)2.600.000.000
2- (95/7588 sayılı Kararla 1996 yılında ) 1.500.000.000
2- (94/6295 sayılı kararla 1995 yılında) 750.000.000
2- (93/5107 sayılı kararla 1994 yılında) 500.000.000
2- (92/3898 sayılı kararla 1993 yılında) 360.000.000
2- (91/2567 sayılı kararla 1992 yılında) 225.000.000
2- (90/1281 sayılı kararla 1991 yılında) 150.000.000
2- (89/14921 sayılı kararla 1990 yılında) 100.000.000
2- ( 88/13603 sayılı kararla 1989 yılında) 75.000.000
(3239 sayılı Kanunun 37 inci maddesiyle 1986-1988
yıllarında) 50.000.000
2- (Değişmeden önceki miktar) 1.120.000
----------------------------
(***) (Yukarıdaki
uygulama tarihleri itibariyle ve değişiklik sırasına göre)
3- (96/8954 sayılı Kararla 1997 yılında) 5.200.000.000
3- (95/7588 sayılı Kararla 1996 yılında) 3.000.000.000
3- (94/6295 sayılı Kararla 1995 yılında) 1.500.000.000
3- (93/5107 sayılı Kararla 1994 yılında) 1.000.000.000
3- (92/3898 sayılı Kararla 1993 yılında) 720.000.000
3- (91/2567 sayılı Kararla 1992 yılında) 450.000.000
3- (90/1281 sayılı Kararla 1991 yılında) 300.000.000
3- (89/14921 sayılı Kararla 1990 yılında 200.000.000
3- (88/13603 sayılı Kararla 1989 yılında) 150.000.000
3- (3239 sayılı Kan. 37. Maddesiyle 1986-1988 yıllarında)
100.000.000
3- (Değişmeden önceki miktar) 6.000.000
----------------------------
(****)(3239
sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılmadan önceki fıkra)
(2791 Sayılı Kanunun 4'üncü maddesiyle eklenen fıkra)
Yukarıdaki bentlerde belirtilen maktu hadlerin
herbirini ayrı
ayrı üç katına kadar artırmaya
Bakanlar kurulu yetkilidir.
----------------------------
(*****)(2365
sayılı Kanunla değişmeden önceki şekli)
MADDE 177- Aşağıda yazılı tüccarlar. 1. sınıfa dahildir.
1- (205 sayılı Kanunun 12 inci maddesiyle değişen 1.2,3
Nolu bentler) Satın aldıkları
malları olduğu gibi veya işledikten sonra satan ve yıllık
alımlarının tutarı 400.000 lirayı veya satışların tutarı
440.000 lirayı aşanlar;
2- Birinci bentte yazılı olanların dışındaki işlerle
uğraşıp da bir yıl içinde elde ettikleri gayri safi iş
hasılatı 80.000 lirayı aşanlar;
3- 1 ve 2 numaralı bentlerde yazılı işlerin
memzucen yapılması halinde 2
numaralı bentte yazılı iş hasılatının beş katı ile yıllık
satış tutarının toplamı 400.000 lirayı aşanlar;
4- Her türlü ticaret şirketleri (Adi şirketler iştigal
nevileri yukarıdaki bentlerden hangisine giriyorsa o bent
hükmüne tabidir.)
5- Kurumlar vergisine tabi olan diğer tüzel kişiler
(Bunlardan işlerinin icabı bilanço esaslarına göre defter
tutmalarına imkan veya lüzum görülmeyenler, işletme
hesabına göre defter tutmalarına Maliye Bakanlığınca
müsaade edilebilir)
6-İhtiyari olarak bilanço esasına göre defter tutmayı
tercih edenler.
----------------------------
İkinci Sınıf Tüccarlar:
MADDE 178 - Aşağıda yazılı tüccarlar
II'inci sınıfa dahildirler:
1) 177'inci maddede yazılı olanların dışında kalanlar;
2) Kurumlar vergisi Mükelleflerinin işletme hesabı esasına
göre defter tutmalarına Maliye Bakanlığınca müsaade
edilenler.
Yeniden işe başlayan tüccarlar yıllık iş hacimlerine göre
sınıflandırılıncaya kadar II'inci
sınıf tüccarlar gibi hareket edebilirler.
Sınıf Değiştirme:
MADDE 179 - a) (I)'inciden II'ye
geçiş: İş hacmi bakımından I'inci
sınıfa dahil olan tüccarların durumları aşağıdaki şartlara
uyduğu takdirde, bunlar, bu şartların tahakkukunu takip
eden hesap döneminden başlayarak,
II'inci sınıfa geçebilirler:
1) Bir hesap döneminin iş hacmi 177'nci maddede yazılı
hadlerden % 20'yi aşan bir nispette düşük olursa, veya;
Sınıf Değiştirme:
MADDE 180 - b) (II)'inciden I inciye geçiş: İş hacmi
bakımından II' inci sınıfa dahil tüccarların durumları
aşağıdaki yazılı şartlara uyduğu takdirde bunlar bu
şartların tahakkukunu takip eden hesap döneminden
başlayarak I'inci sınıfa
geçerler.
1) Bir hesap döneminin iş hacmi 177'nci maddede yazılı
hadlere nazaran % 20'ye kadar bir fazlalık gösterirse.
2) Arka sayfaya 2 dönemin iş hacmi 177'nci maddede yazılı
hadlere nazaran % 20'ye kadar bir fazlalık gösterirse.
İhtiyari Sınıf Değiştirme:
MADDE 181 - II'inci sınıf
tüccarlar diledikleri takdirde bilanço esasına göre
defter tutabilirler.
Bu suretle
I'inci sınıfa dahil olanlar
hakkında da evvelki maddenin hükümleri cari olur.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
BİLANÇO ESASINA
GÖRE DEFTER TUTMA
Bilanço Esasında Tutulacak Defterler:
MADDE 182 - Bilanço esasında aşağıdaki defterler tutulur:
1) Yevmiye defteri
2) Defteri kebir,
3) Envanter defteri (Mevduat ve muvazene defteri).
4) (4369 sayılı Kanunun 82/1-b maddesiyle 1.1.1999
tarihinden geçerli olmak üzere bent yürürlükten
kaldırılmıştır) (*)
----------------------------
(*) (4369 sayılı
Kanunla yürürlükten kaldırılmadan önceki bent)
4) (2365 sayılı yasanın
27'
inci maddesiyle eklenmiştir.) (1.1.1981 tarihinden geçerli
olmak üzere) Günlük kasa defteri.
----------------------------
Yevmiye Defteri:
MADDE 183 - Yevmiye defteri, kayda geçirilmesi icap eden
muamelelerin tarih sırasıyla ve madde halinde tertipli
olarak yazıldığı defterdir.
(3239 Sayılı Kanunun 16'ıncı maddesiyle değişen fıkra)
Yevmiye defteri ciltli ve sahifeleri müteselsil sıra
numaralı olur. Mükellefler diledikleri takdirde yevmiye
defteri ve tutulması zorunlu diğer defterlerini müteharrik
yapraklı olarak kullanılabilirler.(*)
(3239 sayılı kanunun 16 ıncı
maddesiyle 1.1.1986 tarihinden geçerli olmak üzere fıkra
yürürlükten kaldırılmıştır) (**)
----------------------------
(*) (3239 sayılı
Kanunla değişmeden önceki fıkra)
(*)(3239 sayılı kanunla değişmeden önce 1.1.1986 tarihine
kadar uygulanan şekli) Yevmiye defteri ciltli ve
sahifeleri müteselsil sıra numaralı olur. İşleri ciltli
defteri tutulmasına imkan vermeyecek derecede geniş olan
büyük mali, sınai ve ticari müesseselerin, müteharrik
yapraklı yevmiye defteri kullanmalarına Maliye
Bakanlığınca müsaade olunabilir.
(**) (3239 sayılı kanunla değişmeden önce 1.1.1986
tarihine kadar uygulanan şekli) Bu müesseselere,
istedikleri takdirde tutulması mecburi diğer defterler
için de aynı müsaade verilebilir
----------------------------
Defteri kebir:
MADDE 184- Defteri kebir, yevmiye defterine geçirilmiş
olan muameleleri buradan alarak usulüne göre hesaplara
dağıtan ve tasnifli olarak bu hesaplarda toplayan
defterdir.
Envanter defteri ve bilanço günü:
MADDE 185- Envanter defterine işe başlama tarihinde ve
müteakiben her hesap döneminin sonunda çıkarılan
envanterler ve bilançolar kaydolunur ve bu tarihe "bilanço
günü" denir. Envanter defteri ciltli ve sayfaları
müteselsil sıra numaralı olur.
Günlük kasa defteri:
MÜKERRER MADDE 185- (4369 sayılı Kanunun 82/1-b maddesiyle
1.1.1999 tarihinden geçerli olmak üzere yürürlükten
kaldırılmıştır.) (*)
----------------------------
*) (4369 sayılı
Kanunla yürürlükten kaldırılmadan önceki şekli)
Günlük kasa defteri:
MÜKERRER MADDE 185- (2365 sayılı kanunun 28 inci
maddesiyle eklenen madde) Günlük kasa defteri,işletmenin
kasa ile ilgili muamelelerinin günü gününe yazıldığı
defterdir.
Defterin bir tarafına: Bir önceki günden devredilen kasa
mevcudu, o gün içinde tahsil edilen paralar ve günlük
peşin satış tutarları;
Diğer tarafına: O gün içinde yapılan ödemeler;
Müfredatlı olarak kaydedilir.
----------------------------
(*) (2686 sayılı
Kanunla değişmeden önce 29.6.1982 tarihine kadar uygulanan
fıkra
Perakende satışlarla sair hasılat ve ödemeler, belgelerine
dayanılarak deftere topluca yazılabilir.
----------------------------
Envanter çıkarmak :
MADDE 186- Envanter çıkarmak, bilanço günündeki
mevcutları, alacakları ve borçları saymak, ölçmek, tartmak
ve değerlemek suretiyle kesin bir şekilde ve müfredatlı
olarak tespit etmektir.
Şu kadar ki, ticari teamüle göre tartılması, sayılması ve
ölçülmesi mutat olmayan malların değerleri tahminen tespit
olunur.
Mevcutlar, alacaklar ve borçlar işletmeye dahil iktisadi
kıymetleri ifade eder.
Bina ve arazinin envantere alınması:
MADDE 187- Ferdi teşebbüslerde, mükellefin sahip olduğu
bina ve arazi hakkında aşağıda yazılı esasla cari olur :
1- Fabrika, ambar,atölye,dükkan,mağaza ve arazi
(İşletmelerde ister kısmen,ister tamamen kullanılsınlar)
değerlerinin tamamı üzerinden envantere alınır.
2- Ticaret hanları gibi oda oda
veya kısım kısım
kullanılabilen binalarla evlerin ve apartmanların
yarısından fazlası işletmede kullanıldığı takdirde
envantere ithal edilir.
3- Envantere alınan gayri menkullerin kullanış tarzlarına
da sonradan vaki olacak değişiklikler, hesap yılı içinde
nazara alınmaz.
Bilançonun tanziminde envanter listeleri:
MADDE 188 - Envanter esas itibariyle defter üzerine
çıkarılır.
Şu kadarki, işlerinde geniş ölçüde ve çeşitli mal kullanan
büyük müesseseler envanterlerini listeler halinde tanzim
edebilir.
Bu takdirde envanter listelerinin:
1- Sayfa üzerinden numaralanarak sıralanması;
2- Envanterin tanzim tarihine göre tarihlenmesi;
3- Envanter çıkaran memur ile teşebbüs sahibi veya vekili
tarafında imzalanması;
4- Aynen envanter defteri gibi saklanması;
Şarttır.
Yukarıdaki esaslara göre envanter listeleri tanzim edenler
envanter defterine listeler muhteviyatını icmalin
kaydederler.
Envanterde amortisman
kayıtları:
MADDE 189- Üzerinden amortisman yapılan kıymetler ve
bunların amortismanları aşağıda yazılı şekillerden
herhangi biri ile gösterilir.
1- Envanter defterinin ayrı bir yerinde;
2- Özel bir amortismanın defterinde;
3- Amortisman listelerinde.
Amortisman kayıtları, amortismana başlandığı tarihten
itibaren her yılın amortismanı ayrı
ayrı gösterilmek şartıyla birbirine bağlanır.
İşletmeye yeniden giren iktisadi kıymetlerle bunların
amortismanlarının evvelki yıllara ait kayıtlarda devam
ettirilmesi caizdir.
Amortisman defteri veya listelerinin kayıtları envanter
kaydı hükmündedir. Yukarıdaki esaslara göre kayıtlarda
gösterilen iktisadi kıymetlere ait değerler envanter
defterine toplu olarak geçirilebilir.
Büyük mağazalarda envanter:
MADDE 190- Büyük mağazalar ve eczaneler emtia
mevcutlarının envanterlerini üç yılda bir çıkarabilirler.
Bu takdirde envanter çıkarılmayan yıllarda hesabin mevcut
iktisadi kıymetleri envanter defterine kaydederler.
Büyük mağazalardan maksat, çeşitli mal üzerine geniş
ölçüde ve perakende iş yapan ticarethanelerdir.
Maliye Bakanlığı büyük sınai işletmelerin, icabına göre,
iki veya üç yılda bir envanter çıkarmalarına müsaade
edebilir. Bu takdirde yukarı ki hüküm uygulanır.
Envanter alınan kıymetleri değerleme:
MADDE 191- Envantere alınan iktisadi kıymetler bu kanunun
"değerleme" ye ait üçüncü kitabında yazılı esaslara göre
değerlenir.
Bilanço :
MADDE 192- Bilanço, envanterde gösterilen kıymetlerin
tasnifli ve karşılıklı olarak değerleri itibariyle
tertiplenmiş hülâsasıdır.
Bilanço aktif ve pasif olmak üzere iki tabloyu ihtiva
eder.
Aktif toplamı ile borçlar arasındaki fark, müteşebbisin
işletmeye mevzu varlığını (Öz sermayeyi) teşkil eder.
Öz sermaye pasif tablosuna kaydolunur ve bu suretle aktif
ve pasif tablolarının toplamları denkleşir. İhtiyatlar ve
kâr ayrı gösterilseler dahi öz sermayenin cüzîleri
sayılırlar.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
İŞLETME HESABI
ESASINA GÖRE DEFTER TUTMA
İşletme hesabı esasında tutulacak defterler:
MADDE 193 - (2365 sayılı Kanunun 29'uncu maddesiyle
değişen şekli) (1.1.1981 tarihinden geçerli olmak üzere)
İşletme hesabı esasında aşağıdaki defterler tutulur.
1) İşletme hesabı defteri (işletme hesabını ihtiva eden);
2) (4369 sayılı Kanunun 82/1-b maddesiyle 1.1.1999
tarihinden geçerli olmak üzere bent yürürlükten
kaldırılmıştır.) (*)
----------------------------
(*) (4369 sayılı
Kanunla yürürlükten kaldırılmadan önceki bent)
2) Günlük perakende satış ve hasılat defteri,
----------------------------
(*) (236 sayılı
Kanunla değişmeden önce 1.1.1981 tarihine kadar uygulanan
şekli)
İşletme hesabı esasında tutulacak defter:
MADDE 193 - İşletme hesabı esasında, işletme hesabını
ihtiva eden tek ve basit bir defter tutulur.
----------------------------
İşletme Hesabı:
MADDE 194 - İşletme hesabının sol tarafı gider, sağ
tarafını hasılat kısmı teşkil eder.
1) Gider kısmına: Satın alınan mallar veya yaptırılan
hizmetler karşılığında ödenen veya borçlanılan paralar ve
işletme ile ilgili diğer bütün giderler;
2) Hasılat kısmına: Satılan mal bedeli veya yapılan hizmet
karşılığı olarak tahsil edilen paralarla tahakkuk eden
alacaklar ve işletme faaliyetinden elde edilen diğer bütün
hasılat;
kaydolunur.
Gayrimenkullar ve tesisat gibi
amortismana tabi olan kıymetler işletme hesabına intikal
ettirilemez. Şu kadar ki, 189 uncu maddeye göre amortisman
kaydı tutulmak şartıyla bu kıymetler üzerinden her yıl
ayrılan amortismanlar gider kaydolunabilir. Gider ve
hasılat kayıtlarının en az aşağıdaki malumatı ihtiva
etmesi şarttır:
1) Sıra numarası;
2) Kayıt tarihi;
3) Muamelenin nevi;
4) Meblağ.
Günlük perakende satış ve hasılat defteri:
MÜKERRER MADDE 194 - (4369 sayılı Kanunun 82/1-b
maddesiyle 1.1.1999 tarihinden geçerli olmak üzere
yürürlükten kaldırılmıştır) (*)
----------------------------
(*) 4369 sayılı
Kanunla yürürlükten kaldırılmadan önceki şekli)
Günlük perakende satış ve hasılat defteri:
MÜKERRER MADDE 194 - (2365 sayılı yasanın 30. maddesiyle
eklenmiştir) İkinci sınıf tüccarlar, günlük perakende
satışları ile hizmet karşılığı ve sair suretle alınan
paraları kaydetmek üzere günlük perakende satış ve
hasılat defteri tutmak zorundadırlar. Bu deftere, günlük
perakende satışlar ile sair işletme hasılatı günü gününe
yazılır.
Perakende satışların günlük tutarı ile sair işletme
hasılatı bu deftere perakende satış fişleri, makineli
kasaların kayıt ruloları, giriş ve yolcu taşıma biletleri
ve diğer belgelere dayanılarak topluca yazılabilir.
----------------------------
İşletme hesabı esasında envanter:
MADDE 195 - İşletme hesabı esasına göre defter tutanlardan
emtia üzerine iş yapanlar, emtia envanteri çıkarmaya
mecburdurlar.
Emtiaya satmak maksadıyla alınan veya imal edilen mallarla
iptidai ve ham maddeler ve yardımcı malzeme dahildir.
Emtia envanteri muamelelere ait kayıtlarla karıştırılmamak
şartıyla yeniden işe başlama halinde işletme defterinin
baş tarafına, müteakiben de her hesap dönemi kapandıktan
sonra muamele kayıtlarını takip eden sayfalara yazılır.
İsteyenler ayrı bir envanter defteri tutarak emtia
envanterlerini bu deftere kaydedebilirler.
İşletme hesabı hülasası:
MADDE 196 - İşletme hesabı esasına göre defter tutanlar
her hesap döneminin sonunda (İşletme hesabı hülasası)
çıkarırlar. İşletme hesabı hülasasına aşağıdaki maddeler
birer kalemde ayrı ayrı
yazılır.
A) Gider tablosuna:
1) Çıkarılan envantere göre hesap dönemi başındaki emtia
mevcudunun değeri;
2) Hesap dönemi zarfında satın alınan emtianın değeri ile
yapılan bilumum giderler.
B) Hasılat tablosuna:
1) Hesap dönemi zarfında satılan emtianın değeri ile
hizmet karşılığı ve sair suretle alınan paralar;
2) Çıkarılan envantere göre hesap dönemi sonundaki emtia
mevcudunun değeri,
Kambiyo Senetleri Defteri:
MÜKERRER MADDE 196 - (4369 sayılı Kanunun 82/1-b
maddesiyle 1.1.1999 tarihinden geçerli olmak üzere
yürürlükten kaldırılmıştır) (*)
----------------------------
(*) (4369 sayılı
Kanunla yürürlükten kaldırılmadan önceki şekli)
Kambiyo Senetleri Defteri:
MÜKERRER MADDE 196 - (4008 sayılı kanunun 4 üncü
maddesiyle eklenen madde) (1.1.1995 tarihinden geçerli
olmak üzere) I inci ve II nci
sınıf tacirler ile serbest meslek erbabı, bu
faaliyetleriyle ilgili borçları ve alacakları için
düzenlenen bono, poliçe, çek ve benzeri kambiyo
senetlerine ilişkin belgeleri kaydetmek üzere kambiyo
senetleri defteri tutmak zorundadırlar. Birden çok işyeri
veya şubenin bulunması halinde her işyeri veya şube için
ayrı ayrı kambiyo senetleri
defteri tutulur.
Defterin bir tarafına işletmenin alacakları için aldığı
veya işletmeye ciro edilen bono, poliçe, çek ve benzeri
kambiyo senetleri; diğer tarafına işletmenin borçları için
düzenleyip verdiği veya ciro ettiği bono, poliçe, çek ve
benzeri kambiyo senetleri düzenlenme veya ciro
tarihlerinden itibaren on gün içerisinde kaydedilir.
Bu defterde yer alacak bilgiler ile bu deftere ilişkin
diğer usul ve esasları belirlemeye Maliye Bakanlığı
yetkilidir.
----------------------------
BEŞİNCİ BÖLÜM
SINAİ
MÜESSESELERİN TUTACAKLARI
ÖZEL KAYITLAR
İmalat defteri:
MADDE 197 - 1 inci sınıf tüccarlardan devamlı olarak
imalat ile uğraşanlar yukarıda yazılı defterlerden gayri
bir (İmalat defteri) tutarlar.
İmalat defterine, aşağıda yazılı emtianın giriş ve çıkış
hareketleri, emtianın cinsi ve miktarı itibariyle ve tarih
sırasıyla yazılır:
1) Satın alınan ve müşteri tarafından imalat yapılmak
üzere tevdi olunan her nevi iptidai ve ham maddeler,
başlıca yardımcı malzeme (Doğrudan doğruya imal ile ilgili
yakıtlar gibi);
2) Yukarıda yazılı maddelerden imalata sarf olunan veya
aynen satılanlar;
3) İmal edilen mamul maddeler;
4) Teslim edilen mamul maddeler;
Teslimden maksat, Gider Vergileri Kanununa göre bu
mahiyette olan muamelelerdir. Yarı mamuller teslim
edildiği takdirde, bunlar tam mamul hükmüne girer.
İmalat artıkları ve tali maddeler de imalat defterine
geçirilir. Ancak bunlardan imal esnasında miktarlarının
tespitine imkan ve lüzum olmayanlar yalnız teslim
sırasında kayıtlarda gösterilir.
Kombine İmalat:
MADDE 198 - Ham maddeden tam mamul vücuda getirilinceye
kadar geçen müstakil imal safhalarında ayrı
ayrı emtia mahiyetini arz eden
maddeler elde edildiği (iplik - dokuma, yağ - sabun,
kereste - mobilya, un - makarna münasebetlerin de olduğu
gibi) ve bu imal işleri birbirine bağlanarak aynı teşebbüs
dahilinde yapıldığı taktirde, kombine imalat yapılmış
olur.
Boyama, kasarlama, apre
cilalama gibi bitim işleri kombine imalatı tazammum etmez.
Kombine imalatta imalat defteri:
MADDE 199 - Kombine imalat yapanlar her müstakil imalat
işini imalat defterinin ayrı ayrı
kısımlarında gösterirler. Bu takdirde bir safhanın mamulü
müteakip safhaya teslim gösterilmek suretiyle bu safhanın
iptidai maddesini teşkil eder.
Kombine imalatta istenildiği takdirde her müstakil imal
safhası için ayrı bir imalat defteri kullanılması caizdir.
Bitim İşleri Defteri:
MADDE 200 - Birinci ve ikinci sınıf tüccarlardan boyama,
basma, yazma, kasarlama, apre,
cilalama gibi ücretle yapılan bitim işleriyle uğraşanlar,
imalat defteri yerine, bir "bitim işleri defteri"
tutarlar.
Bu deftere müşterilerden alınan ve işlendikten sonra geri
verilen emtianın cinsi ve miktarı tarih sırasıyla yazılır.
İstihsal vergisi defteri:
MADDE 201 - (3239 sayılı kanunun 136'ncı maddesiyle
1.1.1986 tarihinden geçerli olmak üzere yürürlükten
kaldırılmıştır.) (*)
----------------------------
(*) (3239 sayılı
Kanunla yürürlükten kaldırılmadan önce 1.1.1986 tarihine
kadar uygulanan şekli)
İstihsal vergisi defteri:
MADDE 201 -(3239 sayılı kanunla kaldırılmadan önce
1.1.1986 tarihine kadar uygulanan şekli) Dahilde alınan
istihsal vergisine tabi olan birinci sınıf tüccarlar Gider
Vergileri Kanununa göre teslim sayılan muamelelerini
kaydetmek üzere bir (İstihsal vergisi defteri) tutarlar.
Bu defter en az aşağıdaki bilgileri ihtiva eder:
1
- Teslim tarihini;
2
- Malın kime teslim edildiği;
3
- Faturanın tarih ve numarası;
4
- Malın cinsi;
5
- Malın bedeli (Satış halinde satış bedeli, diğer hallerde
emsal bedeli) veya yapılan işin ücreti.
----------------------------
Basit istihsal vergisi defteri:
MADDE 202 - (3239 sayılı kanunun 136'ncı maddesiyle
1.1.1986 tarihinden geçerli olmak üzere yürürlükten
kaldırılmıştır.) (*)
----------------------------
(*) (3239
sayılı kanunla kaldırılmadan önce 1.1.1986 tarihine kadar
uygulanan şekli)
Basit istihsal vergisi defteri:
MADDE 202 - 1 inci sınıf tüccarlar dışında kalıp da
istihsal vergisine tabi bulunan mükellefler, giriş ve
çıkış tablolarını ihtiva eden basit istihsal vergisi
defteri tutarlar.
Bu defterin giriş tablosuna satın alınan, imal edilmek
veya bitim işleri yapılmak üzere müşteri tarafından tevdi
olunan iptidai maddelerle diğer mallar tarih sırasıyla ve
cins ve miktar itibariyle yazılır.
Defterin çıkış tablosuna 201 inci maddede gösterilen
malûmat kaydolunur.
----------------------------
Sınai müesseselerde kayıt serbestliği:
MADDE 203 - Sınai müesseseler, bu bölümde yazılı
defterleri işlerinin icaplarına ve hususiyetlerine göre
diledikleri şekilde tutabilirler; iptidai ve mamul
maddeler için ayrı defter kullanabilirler, bunları cins ve
nevi itibariyle ayrı sayfalarda gösterebilirler.
Bitim işleri defteri tutmayarak buraya yazılması gereken
malumatı, imalat defterine kaydedebilirler. İstihsal
Vergisi defteri tutmayarak bunlara ait kayıtları defteri
kebire açacakları özel bir hesapta veya satışlarını
kaydettikleri hesabın ayrı bir sütununda gösterebilirler.
(3239 sayılı kanunun 136 ncı
maddesiyle fıkra kaldırılmıştır.) (*)
İmalat defterine kaydolunan malumatı ihtiva edecek şekilde
sınai muhasebe tutanlar, Maliye Bakanlığından müsaade
almak şartıyla ayrıca imalat defteri tutmazlar.
(3239 sayılı kanunun 136 ncı
maddesiyle fıkra kaldırılmıştır.) (**)
(*) (3239 sayılı
kanunla kaldırılmadan önce 1.1.1986 tarihine kadar
uygulanan şekli) İşletme defteri