VERGİ USUL KANUNU

VERGİ USUL KANUNU

 

    Kanun No : 213                                                                                                                   Kabul Tarihi : 4. 1. 1961

                                                                                                                                            Yayın Tarihi : 10. 1. 1961

GİRİŞ

KANUNUN ŞÜMULÜ

             MADDE 1 - Bu kanun hükümleri ikinci maddede yazılı olanlar dışında genel bütçeye giren vergi, resim ve harçlar ile il özel idarelerine ve belediyelere ait vergi, resim ve harçlar hakkında uygulanır.

             Yukarıda yazılı vergi, resim ve harçlara bağlı olan vergi, resim ve zamlar da bu kanuna tabidir.

             Bu kanunun hükümleri kaldırılan vergi, resim ve harçlar hakkında da uygulanır.

             Gümrük ve Tekel Vergileri :

             MADDE 2 - Gümrük ve tekel idareleri tarafından alınan vergi ve resimler bu kanuna tabi değildir.

             Vergi Kanunlarının Uygulanması ve İspat :

             MADDE 3 - (2365 sayılı kanunun 1. maddesiyle değişen şekli) (1.1.1981 tarihinden geçerli olmak üzere)

             A) Vergi kanunlarının uygulanması : Bu kanunda kullanılan "Vergi Kanununu" tabiri işbu kanun ile bu kanun hükümlerine tabi vergi, resim ve harç kanunlarını ifade eder.

             Vergi kanunları lafzı ve ruhu ile hüküm ifade eder. Lafzın açık olmadığı hallerde vergi kanunlarının hükümleri, konuluşundaki maksat, hükümlerin kanunun yapısındaki yeri ve diğer maddelerle olan bağlantısı göz önünde tutularak uygulanır.

             B) İspat : Vergilendirmede vergiyi doğran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyeti esastır.

             Vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyeti yemin hariç her türlü delille ispatlanabilir. Şu kadar ki, vergiyi doğuran olayla ilgisi tabii ve açık bulunmayan şahit ifadesi ispatlama vasıtası olarak  kullanılamaz.

             İktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan veya olayın özelliğine göre normal ve mutat olmayan bir durumun iddia olunması halinde ispat külfeti bunu iddia eden tarafa aittir. (*) 

----------------------------

(*) (236 sayılı Kanunla değişmeden önce 1.1.1981 tarihine kadar uygulanan şekli)

             (*) Vergi Kanunu tabiri :

             Madde 3 - (2365 sayılı kanunla değişmeden önce 1.1.1981 tarihine kadar uygulanan şekli) Bu kanunda kullanılan "Vergi Kanunu" tabiri, işbu kanun ile bu kanun hükümlerine tabi vergi, resim ve harç kanunlarını ifade eder.

----------------------------

BİRİNCİ KİTAP

VERGİLENDİRME

BİRİNCİ KISIM

GENEL ESASLAR

BİRİNCİ BÖLÜM

VERGİ UYGULAMASINDA YETKİ

             Vergi Dairesi :

             MADDE 4 - Vergi dairesi mükellefi tespit eden, vergi tarh eden, tahakkuk ettiren ve tahsil eden dairedir.

             (3689 sayılı kanunun 1. maddesiyle değişen fıkra) (1.1.1991 tarihinden geçerli olmak üzere) Mükelleflerin, vergi uygulaması bakımından hangi vergi dairesine bağlı oldukları vergi kanunları ile belirlenir. Ancak, Maliye ve Gümrük Bakanlığı, gerekli gördüğü hallerde, mükelleflerin işyeri ve ikametgâh adresleri ile il ve ilçelerin idari sınırlarına bağlı kalmaksızın vergi daireleri ve bölge bilgi işlem merkezleri kurmaya, vergi dairelerine bağlı şubeler açmaya ve vergi dairelerinin yetki alanı ile vergi türleri; meslek ve iş grupları itibariyle mükelleflerin bağlı olacakları vergi dairesini belirlemeye yetkilidir. (*) 

----------------------------

(*) (3689 sayılı kanunla değişmeden önceki şekli)

             (3505 sayılı kanunun 1. maddesiyle değişen ve 10.12.1988 - 31.12.1990 döneminde uygulanan şekli) Mükelleflerin, vergi uygulaması bakımından hangi vergi dairelerine bağlı oldukları vergi kanunları ile belirlenir. Ancak, Maliye ve Gümrük Bakanlığı, gerekli gördüğü hallerde, mükelleflerin işyeri ve ikametgâh adresleri ile ilçelerin idari sınırlarına bağlı kalmaksızın vergi dairelerini ve vergi dairelerinin yetki alanını belirlemeye yetkilidir.

             (3505 sayılı kanunla değişmeden önceki şekli) Mükelleflerin,  vergi uygulaması bakımından hangi vergi dairelerine bağlı oldukları vergi kanunlarıyla, bu kanunlarda açıkça yazılı olmayan hallerde, Maliye Bakanlığınca tayin olunur.

----------------------------

             Vergi mahremiyeti :            

             MADDE 5 - Aşağıda yazılı kimseler görevleri dolayısıyla, mükellefin ve mükellefle ilgili kimselerin şahıslarına, muamele ve hesap durumlarına, işlerine, işletmelerine, servetlerine veya mesleklerine müteallik olmak üzere öğrendikleri sırları veya gizli kalması lazım gelen diğer hususları ifşa edemezler ve kendilerinin veya üçüncü şahısların nefine kullanamazlar;

             1 - Vergi muameleleri ve incelemeleri ile uğraşan memurlar;

             2 - (2686 sayılı kanunun 1. maddesiyle değişen bent) Vergi mahkemeleri, bölge idare mahkemeleri ve Danıştay'da görevli olanlar; (*)

             3 - Vergi kanunlarına göre kurulan komisyonlara iştirak edenler ;

             4 - Vergi işlerinde kullanılan bilirkişiler.

             Bu yasak, yukarıda yazılı kimseler, bu görevlerinden ayrılsalar dahi devam eder.

             (2365 sayılı kanunun 2. maddesiyle değişen fıkra)  (1.1.1981 tarihinden geçerli olmak üzere) Ancak, vergi  güvenliğini  sağlamak amacıyla Gelir Vergisi mükelleflerinin yıllık  Gelir Vergisi sermaye şirketlerinin Kurumlar Vergisi beyannamelerinde gösterdikleri matrahları (zarar dahil) ve beyanları üzerinden tarh olunan Gelir ve Kurumlar vergileri ile mükelleflerin ad ve unvanları, bağlı oldukları vergi dairelerince beyannamelerin verildiği yıl içinde dairenin münasip yerlerine asılacak cetvellerle ilan olunur. Mükellefin bağlı bulunduğu teşekkül varsa, bu ilan orada da yapılır. (**)

             (2365 sayılı kanunun 2. maddesiyle değişen fıkra) (1.1.1981 tarihinden geçerli olmak üzere) Gelir Vergisi mükellefleri  (4369 sayılı Kanunun 81/A-1 maddesiyle değişen ibare) (1.1.1999 tarihinden geçerli olmak üzere) (Kazancı basit usulde tespit edilenler dahil) (1) ile sermaye şirketleri her yıl Mayıs ayının son gününe kadar vergi tarhına esas olan kazanç tutarları ile bunlara isabet eden vergi miktarlarını gösteren levhayı merkezlerine, şubelerine, satış mağazalarına iş sahipleri ile mükellefler tarafından kolayca okunup görünecek şekilde asmak zorundadırlar. İlan ve levhalara ilişkin diğer hususlar Maliye Bakanlığınca belli edilir. (***)

             (4369 sayılı Kanunun 1'inci maddesiyle eklenen fıkra) (29.7.1998 tarihinden geçerli olmak üzere) Mükelleflerin vergi tarhına esas olan beyanları, kesinleşen vergi ve cezaları ile vadesi geçtiği halde ödenmemiş bulunan vergi ve ceza miktarları Maliye Bakanlığınca açıklanabilir. Maliye Bakanlığı bu yetkisini mahalline devredebilir. Ayrıca, kamu görevlilerince yapılan adli ve idari soruşturmalarla ilgili olarak talep edilen bilgi ve belgeler verilebilir. Sahte veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenledikleri veya kullandıkları vergi inceleme raporuyla tespit olunanların, kanunla kurulmuş mesleki kuruluşlarına ve 3568 sayılı Kanunla kurulan birlik ve meslek odalarına bildirilmesi vergi mahremiyetini ihlal sayılmaz. Bu takdirde kendilerine bilgi verilen kişi ve kurumlar da bu maddede yazılı yasaklara uymak zorundadırlar. Maliye Bakanlığı bilgilerin açıklanmasıyla ilgili usulleri belirlemeye yetkilidir.

             (485 sayılı Kanunun 1'nci maddesiyle eklenen fıkra) (8.7.1964 tarihinden geçerli olmak üzere) Açıklanan bu bilgiler ele alınarak mükelleflerin haysiyet, şeref ve haklarına tecavüz edilemez. aksine hareket edenler hakkında T. Ceza Kanunun 480, 481 ve 482 inci maddelerindeki cezalar üç misli olarak hüküm olunur.

             (4369 sayılı Kanunla 6, 7 ve 8'inci fıkralar 29.7.1998 tarihinden geçerli olmak üzere yürürlükten kaldırılmıştır.) (***)

----------------------------

(*) (2686 sayılı Kanunla değişmeden önceki bent)

             2 -  İtiraz ve temyiz komisyonlarınca görevli olanlar.

(**) (2686 sayılı Kanun l değişmeden önceki fıkra)

              (485 sayılı kanunun 1. maddesiyle eklenen fıkra) Ancak, vergi güvenliğini sağlamak amacıyla Gelir Vergisi mükelleflerinin yıllık Gelir Vergisi (Mahsuptan evvelki vergisi), sermaye şirketlerinin Kurumlar Vergisi beyannameleri üzerinden tarh olunan Gelir ve Kurumlar Vergileri ile mükelleflerin ad ve unvanları, bağlı oldukları vergi dairelerince beyannamelerin verildiği yıl içinde dairenin münasip yerlerine asılacak cetvellerde açıklanmakla beraber ayrıca kitap halinde veya Resmi Gazete ile yayınlanır. Mükellefin bağlı bulunduğu teşekkül varsa, bu alan orada da yapılır.

----------------------------

(*) (4369 sayılı Kanunla değişmeden önceki ibare)

              (Götürü usulde vergilendirilen mükellefler dahil)

----------------------------

             Yasaklar

             MADDE 6 - (2686 sayılı Kanunun 2'inci maddesiyle değişen şekli)

             Beşinci maddede yazılı olanlar:

             1) Kendilerine, nişanlılarına ve boşanmış olsalar bile eşlerine;

             2) Kan veya sihri usul ve furuuna, evlatlığına veya kendisini evlat edinene yahut kan hısımlığında üçüncü (Bu derece dahil) sihri hısımlıkta bu hısımlığı meydana getiren evlenme ortadan kalkmış olsa bile üçüncü (Bu derece dahil) dereceye kadar olan civar hısımlarına;

             3) Kanuni temsilcisi veya vekili bulundukları kimselere

             Ait vergi inceleme ve takdir işleriyle uğraşamazlar.

             Vergi muameleleri ve incelemeleri ile vergi mahkemeleri bölge idare mahkemeleri ve Danıştay'da görevli olanlar, mükelleflerin vergi kanunlarının uygulanması ile ilgili hesap, yazı ve sair özel işlerini ücretsiz de olsa yapamazlar. (*)

----------------------------

(*)  (2686 sayılı Kanunla değişmeden önceki şekli)

             MADDE 6 - Beşinci maddede yazılı  olanlar;

             1 - Kendilerine, nişanlılarına  ve boşanmış olsalar bile eşlerine;

             2 - Kan veya sihri usul ve füru una, evlatlığına veya kendisini evlat edinene  yahut kan hısımlığında üçüncü (bu derece dahil), sihri hısımlıkta, bu hısımlığı meydana getiren evlenme ortadan kalkmış olsa bile, üçüncü (bu derece dahil) dereceye kadar olan civar hısımlarına;

             3 - Kanuni temsilcisi veya vekili bulundukları kimselere;

             Ait vergi inceleme ve takdir işleriyle uğraşamazlar, itiraz ve temyiz komisyonlarına intikal eden olaylar hakkında karar veremezler veya bu kararlara iştirak edemezler.

             Vergi muameleleri, incelemeleri ve ihtilafları ile görevli memurlar, mükelleflerin vergi kanunlarının uygulanmasıyla ilgili hesap, yazı ve sair özel işlerini ücretsiz de olsa yapamazlar.

----------------------------

             İdarenin Yardımı:

             MADDE 7 - Bilumum mülkiye amirleri, emniyet amir ve memurları, belediye başkanları, köy muhtarları ve kamu müesseseleri vergi kanunlarının uygulanmasında uygulama ile ilgili memurlara ve komisyonlara ellerindeki bütün imkanlarla kolaylık göstermeye ve yardımda bulunmaya mecburdurlar.

İKİNCİ BÖLÜM

VERGİ  SORUMLULUĞU

             Mükellef ve vergi sorumlusu:

             MADDE 8 - Mükellef, vergi kanunlarına göre kendisine vergi borcu terettüb eden gerçek veya tüzel kişidir.

             Vergi sorumlusu, verginin ödenmesi bakımından, alacaklı vergi dairesine karşı muhatap olan kişidir.

             Vergi kanunlarıyla kabul edilen haller müstesna olmak üzere mükellefiyete veya vergi sorumluluğuna müteallik özel mukaveleler vergi dairelerini bağlamaz ve Kanunun maddelerinde geçen "mükellef" tabiri vergi sorumlularına da şamildir.

             (4108 sayılı Kanunun 1'inci maddesiyle değişen fıkra) (2.6.1995 tarihinden geçerli olmak üzere) Türkiye Cumhuriyeti tâbiiyetinde bulunan  her gerçek  kişi ile tüzel kişilere bir vergi numarası verilir. Bu hükmün uygulanmasına ilişkin usul ve esasları tespit etmeye ve vergi numarasının kamu kurum ve kuruluşları ile gerçek ve tüzel kişilerce yapılacak işlemlerle ilgili kayıtlarda ve düzenlenecek belgelerde kullanılması mecburiyetini getirmeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.

----------------------------

             (*) (Değişmeden önceki  fıkra)

             (4008 sayılı kanunun 1. maddesiyle eklenen fıkra) (6.7.1994 tarihinden geçerli olmak üzere) Türkiye Cumhuriyeti tâbiiyetinde bulunan her gerçek kişiye bir vergi numarası verilir. Bu hükmün uygulanmasına ilişkin usul ve esasları tespit etmeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.

----------------------------

             Vergi ehliyeti:

             MADDE 9 - Mükellefiyet ve vergi sorumluluğu için kanuni ehliyet şart değildir.

             Vergiyi doğuran olayın kanunlarla yasak edilmiş bulunması mükellefiyeti ve vergi sorumluluğunu kaldırmaz. 

             Kanuni temsilcilerin ödevi:

             MADDE 10 - Tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların Vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevler kanuni temsilcileri, tüzel kişiliği olmayan teşekkülleri idare edenler ve varsa bunların temsilcileri tarafından yerine getirilir.

             (3505 sayılı Kanunun 2'nci maddesiyle değişen fıkra) 1.1.1989 tarihinden geçerli olmak üzere) Yukarıda yazılı olanların bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden mükelleflerin veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi ve buna bağlı alacaklar, kanuni ödevleri yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınır. Bu hüküm Türkiye'de bulunmayan mükelleflerin Türkiye'deki temsilcileri hakkında da uygulanır. (*)

             Temsilciler veya teşekkülü idare edenler bu suretle ödedikleri vergiler için asıl mükelleflere rücu edebilirler.

             Tüzel kişilerin tasfiye haline girmiş veya tasfiye edilmiş olmaları, kanuni temsilcilerin tasfiyeye giriş tarihinden önceki zamanlara ait sorumluluklarını da kaldırmaz.

----------------------------

             Vergi kesenlerin sorumluluğu:

             MADDE 11 - Yaptıkları veya yapacakları ödemelerden vergi kesmeye mecbur olanlar, verginin tam olarak kesilip ödenmesinden ve bununla ilgili diğer ödevleri yerine getirmekten sorumludurlar.

             Bu sorumluluk bunların ödedikleri vergilerden dolayı asıl mükelleflere rücu etmek hakkını kaldırmaz.

             (3239 Sayılı Kanunun 2'nci Maddesiyle Eklenen 1.1.1986 tarihinden geçerli fıkra) Mal alım ve satımı ve hizmet ifası  dolayısıyla vergi kesintisi yapmak ve vergi dairesine yatırmak zorunda olanların, bu yükümlülükleri yerine getirmemeleri halinde verginin ödenmesinden, (4369 sayılı Kanunun 81/A-28 maddesiyle değişen ibare) (29.7.1998 tarihinden geçerli olmak üzere) alım satıma taraf olanlar, hizmetten yararlananlar ve aralarında doğrudan veya hısımlık edeniyle ya da sermaye, organizasyon veya yönetimine katılmak veya menfaat sağlamak suretiyle dolaylı olarak ilişkide bulunduğu tespit olunanlar (1) müteselsilin sorumludurlar.

             (3418 sayılı Kanunun 2'nci maddesiyle eklenen fıkra) (1.1.1986 tarihinden geçerli olmak üzere) Ancak üçüncü fıkrada belirtilen müteselsilin sorumluluk mal üreten çiftçiler ile nihai tüketiciler için söz konusu değildir.

             (3418 Sayılı Kanunun 30 uncu maddesiyle eklenen fıkra) (31.3.1988 tarihinden geçerli olmak üzere)  Maliye ve Gümrük Bakanlığı zirai ürünlerin (işlenmiş olanlar dahil) alım ve satımına aracılık eden kuruluşlar ile Ticaret Borsalarını bu mahsullerin satın alınması sırasında yapılacak vergi tevkif atından müteselsilin sorumlu tutmaya, söz konusu ürünlerin satışı dolayısıyla yapılacak vergi tevkif atının  hangi  safhada  yapılacağını  her  bir  ürün için ayrı ayrı belirlemeye yetkilidir. Maliye ve Gümrük Bakanlığı tarafından belirlenen safhadan önceki safhalarda tevkif yoluyla alınan vergiler iade edilmez ve süresinde ilgili vergi dairesine yatırılır.          

             (3239 sayılı kanunun 2. maddesiyle eklenen 1.1.1986 tarihinden geçerli fıkra) Müteselsil sorumluluğun şartları sınırları ve bu konuya ilişkin usul ve esaslar Maliye ve Gümrük Bakanlığınca belirlenir.

----------------------------

(*) (4369 sayılı Kanunla değişmeden önceki ibare)

             "alım satımına taraf olanlar ile hizmetten yararlananlar, aralarından zammen dahi olsa irtibat olduğu tespit olunanlar "

----------------------------

             Mirasçıların Sorumluluğu:

             MADDE 12 - Ölüm halinde mükelleflerin ödevleri, miras reddetmemiş kanuni ve mahsup mirasçılarına geçer. ancak, mirasçılardan her biri ölünün vergi borçlarından miras hisseleri nispetinde sorumlu olurlar.

             Mücbir sebepler:

             MADDE 13 - Mücbir sebepler:

             1- Vergi ödevlerinden herhangi birinin yerine getirilmesine engel olacak derecede ağır kaza, ağır hastalık ve tutukluluk;

             2- Vergi ödevlerinin yerine getirilmesine engel olacak yangın, yer sarsıntısı ve su basması gibi afetler;

             3- Kişinin iradesi dışında vukua gelen mecburi gaybubetler;

             4- Sahibinin iradesi sebepler dolayısıyla defter ve vesikalarının elinden çıkmış bulunması, gibi hallerdir.

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

SÜRELER

             Kanuni ve idari süreler :

             MADDE 14 - (2686 sayılı kanunun 3. maddesiyle değişen şekli) Vergi muamelelerinde süreler vergi kanunları ile belli edilir.

             Kanunda açıkça yazılı olmayan hallerde 15 günden aşağı olmamak şartıyla bu süreyi, tebliği yapacak olan idare belirler ve ilgiliye tebliğ eder. (*)

----------------------------

(*) 2868 sayılı Kanunla değişmeden önceki şekli)

             (*) MADDE 14 - (Vergi mahkemelerinin göreve başladıkları tarihten önce yürürlükte bulunan şekli) Vergi muamelelerinde ve vergi ihtilaflarında süreler Vergi Kanunu ile belli edilir.

             Kanunda açıkça yazılı olmayan hallerde 15 günden aşağı olmamak şartıyla bu süreyi, tebliği yapacak olan idare belirler ve ilgiliye tebliğ eder.

----------------------------

             Mücbir sebeplerle gecikme :

             MADDE 15 - 13. maddede yazılı mücbir sebeplerden herhangi birinin bulunması halinde bu sebep ortadan kalkıncaya kadar süreler işlemez. Bu takdirde tarh zamanaşımı işlemeyen süreler kadar uzar.

             Bu hüküm uygulanması için mücbir sebebin malum olması veya ilgililer tarafından ispat veya tevsik edilmesi lazımdır.

             Ölüm halinde sürenin uzaması :

             MADDE 16 - (2686 sayılı kanunun 4. maddesiyle değişen şekli) Vergi kanunlarında hüküm bulunmayan hallerde ölüm dolayısıyla mirasçılara geçen ödevlerin yerine getirilmesinde bildirme ve beyanname verme sürelerine üç ay eklenir.

----------------------------

(*) (2686 sayılı Kanunla değişmeden önceki şekli)

             (*) MADDE 16 - (Vergi mahkemelerinin göreve başladıkları tarihten önce yürürlükte bulunan şekli) Vergi kanunlarında hüküm bulunmayan hallerde ölüm dolayısıyla mirasçılara geçen ödevlerin yerine getirilmesinde bildirme, beyanname verme ve itiraz ve temyiz sürelerine üç ay eklenir.

----------------------------

             Mühlet verme :

             MADDE 17 - Zor durumda bulunmaları hesabıyla vergi muamelelerine müteallik ödevleri süresi içinde yerine getiremeyecek olanlara, kanuni sürenin bir katını geçmemek üzere, Maliye Bakanlığınca münasip bir mühlet verilebilir.

             Bu mühletin verilebilmesi için;

             1 - Mühlet isteyen, sürenin bitmesinden evvel yazı ile istemde bulunmalıdır.

             2 - İstemde gösterilen mazeret, mühlet verecek makam tarafından kabule layık görülmelidir.

             3 - Mühletin verilmesi halinde verginin alınması tehlikeye girmemelidir.

             Maliye Bakanlığı mühlet verme yetkisini tamamen veya kısmen mahalli maliye teşkilatına devredebilir.

             Sürelerin hesaplanması :

             MADDE 18 - Vergi kanunlarında yazılı süreler aşağıdaki şekilde hesaplanır.

             1 - Süre gün olarak belli edilmişse başladığı gün hesaba katılmaz ve son günün tatil saatinde biter.

             2 - Süre hafta veya ay olarak belli edilmişse başladığı güne son hafta veya ayda tekabül eden günün tatil saatinde biter. Sürenin bittiği ayda, başladığı güne tekabül eden bir gün yoksa süre o ayın son gününün tatil saatinde biter.

             3 - Sonu belli bir gün ile tayin edilen sürelerde, süre o günün tatil saatinde biter.

             4 - Resmi tatil günleri süreye dahildir. Şu kadar ki, sürenin son günü resmi tatil rastlarsa tatili takip eden ilk iş gününün tatil saatinde biter.

DÖRDÜNCÜ BÖLÜM

VERGİ ALACAĞININ TAYİNİ

             Vergi doğuran olay :

             MADDE 19 - Vergi alacağı vergi kanunlarının vergiyi bağladıkları olayın vukuu veya hukuki durumun tekemmülü ile doğar.

             Vergi alacağı mükellef bakımından vergi borcunu teşkil eder.

             Tarh :

             MADDE 20 - Verginin tarhı, vergi alacağının kanunlarında gösterilen matrah ve nispetler üzerinden vergi dairesi tarafından hesaplanarak bu alacağı miktar itibariyle tespit eden idari muameledir.

             Tebliğ :

             MADDE 21 - Tebliğ, vergilendirmeyi ilgilendiren ve hüküm ifade eden hususların yetkili makamlar tarafından mükellefe veya ceza sorumlusuna yazı ile bildirilmesidir.

             Tahakkuk :

             MADDE 22 - Verginin tahakkuku, tarh ve tebliğ edilen bir verginin ödenmesi gereken bir safhaya gelmesidir.

             Tahsil :

             MADDE 23 - Verginin tahsili, kanuna uygun surette ödenmesidir.

             Tahakkuku tahsile bağlı vergiler :

MADDE 24 - Mahiyetleri itibariyle tahakkuku tahsile bağlı vergilerde, verginin tahsili tahakkuku da içine alır.

İKİNCİ KISIM

TARH VE TAHAKKUK USULÜ

BİRİNCİ BÖLÜM

BEYANNAMEYE DAYANAN TARH

             Tahakkuk fişi esası:

             MADDE 25 - Vergi kanunlarına göre beyan üzerinden alınan vergiler "Tahakkuk fişi" ile tarh ve tahakkuk ettirilir.

             Bu esasa göre, vergi dairesince beyannamenin alınması üzerine bir tahakkuk fişi tanzim olunur ve bunun bir nüshası mükellefe veyahut beyannameyi mükellef namına vergi dairesine tevdi edene verilir. Bu suretle vergi tahakkuk etmiş olur. Tahakkuk fişinin mükellefe verilen nüshası aynı zamanda beyannamenin makbuzu yerine geçer.

             Lüzum görülen hallerde beyana dayanan vergi tahakkuk fişi yerine ihbarname ile tebliğ olunabilir. Kanunen belli hallerde tebliğ tekalif cetvelinin ilanıyla yapılır.

             Tahakkuk fişinin muhteviyatı:

             MADDE 26 - Tahakkuk fişi aşağıda yazılı malumatı ihtiva eder.

             1) Fişin sıra numarası;

             2) Tanzim tarihi;

             3) Verginin nevi

             4) Vergi beyannamesinin tarihi;

             5) Beyannamenin ilgili bulunduğu vergilendirme dönemi

             6) Mükellefin soyadı ve adı (Tüzel kişilerde unvanı)

             7) Mükellefin açık adresi;

             8) Verginin matrahı;

             9) Verginin hesabı;

             10) Verginin miktarı

             11) (2686 sayılı kanunun 5. maddesiyle değişen şekli) Vergi mahkemesinde dava açılması ve düzeltme ile ilgili hükümlere ait kısa bilgi. (*)

             (*) 11 - (Değişmeden önceki şekli) Vergiye itiraz ve düzeltme ile ilgili hükümlere ait kısa bilgi.

             Tahakkuk fişinin kesinliği: 

             MADDE 27 - Vergi beyannamesini ilgili vergi dairesine tevdi eden kimsenin kendisine verilen tahakkuk fişini almaması, beyannamede yazılı matrah üzerinden tarhı gereken verginin tahakkukuna engel olmaz. Bu takdirde tahakkuk fişinin mükellefe verilecek nüshası 28'inci maddede yazılı olduğu şekilde posta ile mükellefe gönderilir.

             Vergi beyannamesinin posta ile gönderilmesi: 

             MADDE 28 - Beyannamenin posta ile gönderilmesi halinde de tahakkuk fişi kesilir. Bu takdirde, tahakkuk fişinin mükellefe verilecek nüshası, kapalı bir zarf içinde, mükellefin beyannamede gösterdiği adrese gönderilir ve fişin dairede kalan nüshasına posta zimmet defterinin tarih ve numarası işaret olunur.

İKİNCİ BÖLÜM

İKMALİN, RESEN VE İDARECE TARH

             İkmalin vergi tarhı: 

             MADDE 29 - (2365 sayılı kanunun 3'üncü maddesiyle değişen şekli) (1.1.1981 tarihinden geçerli olmak üzere) İkmalin vergi tarhı, her ne şekilde olursa olsun bir vergi tarh edildikten sonra bu vergiye müteallik olarak meydana çıkan ve defter, kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak miktarı tespit olunan bir matrah veya matrah farkı üzerinden alınacak verginin tarh edilmesidir.

             Özel kanunlarında ikmalin tarhiyata ilişkin olarak yer alan hükümler saklıdır. (*)

----------------------------

(*)  (2635 sayılı Kanunla değişmeden önceki şekli)

             İkmalin vergi tarhı :

              Madde 29 - İkmalin vergi tarhı, her ne şekilde olursa olsun, bir vergi tarh edildikten sonra bu vergiye müteallik olarak meydana çıkan ve maddi delillere veya kanuni ölçülere dayanılarak miktarı tespit olunan bir matrah veya farkı üzerinden alınacak verginin tarh edilmesidir.

----------------------------

             Resen vergi tarhı: 

             MADDE 30 - (2791 sayılı kanunun 1. maddesiyle değişen fıkra) (1.1.1983 tarihinden geçerli olmak üzere) Resen vergi tarhı vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tespitine imkan bulunmayan hallerde takdir komisyonları tarafından takdir edilen veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlarca düzenlenmiş vergi inceleme raporlarında belirtilen matrah veya matrah kısmı üzerinden vergi tarh olunmasıdır. İnceleme raporunda bu maddeye göre belirlenen matrah veya matrah farkı resen takdir olunmuş sayılır.

             (2365 sayılı kanunun 4. maddesiyle değişen fıkra) (1.1.1981 tarihinden geçerli olmak üzere) Aşağıdaki hallerden herhangi birinin bulunması durumunda, vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tespitinin mümkün  olmadığı kabul edilir.

             1)  Vergi beyannamesi kanuni sürenin sonundan başlayarak 15 gün geçtiği halde verilmemiş olursa;

             (4008 sayılı kanunun 2 inci maddesiyle değişen bent) (1.1.1995 tarihinden geçerli olmak üzere) Vergi beyannamesi kanuni süresi geçtiği halde verilmemişse. (*)

             2) Vergi beyannamesi kanuni veya ek süreler içinde verilmekle beraber beyannamede vergi matrahına ilişkin bilgiler gösterilmemiş bulunursa,

             3) Bu kanuna göre tutulması mecburi olan defterlerin hepsi veya bir kısmı tutulmamış veya tasdik ettirilmemiş olursa veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlara herhangi bir sebeple ibraz edilmezse;

             4) Defter kayıtları ve bunlarla ilgili vesikalar, vergi matrahına doğru ve kesin olarak tespitine imkan vermeyecek derecede noksan, usulsüz ve karışık olması dolayısıyla ihtiyaca sahih bulunmazsa.

             5) (4369 sayılı Kanunun 82/1-a maddesiyle 29.7.1998 tarihinden geçerli olmak üzere yürürlükten kaldırılmıştır)

             6 - (4369 sayılı Kanunun 4'üncü maddesiyle eklenen bent) (1.1.1981 tarihinden geçerli olmak üzere) Tutulması zorunlu olan defterlerin veya verilen beyannamelerin gerçek durumu yansıtmadığına dair delil bulunursa.

             7) (4008 sayılı kanunun 2 inci maddesiyle eklenen bent) (1.1.1995 tarihinden geçerli olmak üzere) Maliyet müfettişleri, hesap uzmanları ve gelirler kontrolörlerince yapılan incelemeler sırasında, mükellefler, her türlü harcama ve tasarruflarını vergisi ödenmiş veya vergiye tabi olmayan kazançlardan sağladıklarını kanıtlayamazlarsa.

             Harcama ve tasarrufların vergiye tabi tutulmuş veya vergiye tabi olmayan kazançlardan sağlandığı kanıtlanamayan kısmı, harcama ve tasarrufun (4369 sayılı Kanunun 81/A-2 maddesiyle değişen ibare) (1.1.1999 tarihinden geçerli olmak üzere) mevcudiyetinin tespit edildiği dönemden her bir önceki dönemde elde edilmiş ve vergisi ödenmemiş kazanç olarak ilgili dönem (1) matrahın takdirinde dikkate alınır.

             8) (4008 sayılı kanunun 2 inci maddesiyle eklenen bent) (1.1.1995 tarihinden geçerli olmak üzere) Bu Kanunun mükerrer 227 inci maddesi uyarınca 3568 sayılı Kanuna göre yetki almış meslek mensuplarına imzalattırma mecburiyeti getirilen beyanname ve ekleri imzalattırılmazsa veya tasdik kapsamına alınan konularda yeminli mali müşavir tasdik raporu zamanında ibraz edilmezse.

             9) (4369 sayılı Kanunun 82/1-a maddesiyle 29.7.1998 tarihinden geçerli ol üzere bent yürürlükten kaldırılmıştır) (****)

             Yukarıdaki 2'nci bentte yazılı halin vukuunda mükellefe Takdir Komisyonu tarafından 15 günden az olmamak üzere bir mühlet verilerek vergi matrahına ilişkin bilgileri vermeye ve kanuni defterlerini ibraz etmeye davet olunur. Bu davet üzerine mükellef istenilen bilgileri verir ve kanuni defterlerini ibraz ederse, defter ve vesikalar ihtiyaca sahih bulunmak şartıyla, mükellefe takdir olunacak matrah  defter ve vesikaları kayıtlarına göre tespit olunacak miktardan fazla olamaz.

             (4008 sayılı kanunun 2 inci maddesiyle eklenen bent) (1.1.1995 tarihinden geçerli olmak üzere) Vergi beyannamesini kanuni süresi geçtikten sonra vermiş olanlara bu beyannamede gösterdikleri matrah üzerinden resen gerekli tarhiyat yapılır ve bu beyannameler resen takdir için takdir komisyonuna sevk edilmez. Ancak vergi incelemesine başlanılmasından veya takdir komisyonuna sevk edilmesinden sonra kendiliğinden verilen beyannameler için bu hüküm uygulanmaz. (*****)

             (485 sayılı kanunun 2. maddesiyle eklenen fıkra) (8.7.1964 tarihinden geçerli olmak üzere) Yukarıdaki bentlerin hükümlerine göre resen vergi tarhını gerektiren bir sebep yanında ikmalin vergi tarhını da lüzumlu kılan bir durum mevcut ise resen takdir sonucu beklenmeksizin gerekli ikmal tarhiyatı yapılır. Resen takdir sırasında ikmal tarhiyatına mesnet olan farkı nazara alınmışsa vergi tarhı sırasında evvelce tarh edilmiş olan vergi indirilir.

----------------------------

(*)  (2791 sayılı Kanunun değişmeden önceki şekli)

             (2365 sayılı Kanunun 4. maddesiyle değişen ve 31.12.1982 tarihine kadar uygulanan şekli) Resen vergi tarhı, vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tespitine imkân bulunamayan hallerde takdir komisyonlarınca tespit edilen matrah veya matrah kısmı üzerinden vergi tarh edilmesidir.

(*)  (2365 sayılı Kanunun değişmeden önceki şekli)

             Resen vergi tarhı, vergi  tarhı, vergi matrahının tamamen  veya kısmen maddi delillere dayanılarak tespitine imkân bulunmayan hallerde, takdir komisyonları tarafından takdir edilecek matrah veya matrah kısmı üzerinden vergi tarh olunmasıdır.

----------------------------

(**)  (2365 sayılı Kanunun değişmeden önceki şekli)

Aşağıdaki hallerin herhangi birinin bulunması halinde, maddi delillerin mevcut olmadığı kabul edilir.

----------------------------

(***)  (4008 sayılı Kanunun değişmeden önceki şekli)

             1 - Vergi beyannamesi kanuni sürenin sonunda başlayarak 15 gün geçtiği halde verilmemiş olursa, 

----------------------------

(1) (4369 sayılı Kanunla değişmeden önceki ibare)

             "yapıldığı dönemde elde edilmiş ve vergisi ödenmemiş kazanç olarak dönem"

----------------------------

(****)  (4369 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılmadan önceki bent)

             9) (4108 sayılı kanunun 2. maddesiyle eklenen bent) (2.6.1995 tarihinden geçerli olmak üzere) Bu Kanunun mükerrer 175. maddesi ile getirilen mecburiyetlere uyulmamışsa,

----------------------------

(*****) (4008 sayılı Kanunla değişmeden önceki fıkra)

              (2791 sayılı kanunun 1. maddesiyle değişen fıkra) Vergi beyannamelerini ek süre geçtikten sonra vermiş olanlara bu beyannamelerinde gösterdikleri matrah üzerinden  gerekli tarhiyat yapılır ve  mükellefin beyanından fazla bir matrah hesaplandığı taktirde bu matrah farkı için resen vergi tarh olunur.

----------------------------

(******) (2791  sayılı Kanunla değişmeden önceki fıkra)

             (485 sayılı kanunun 2. maddesiyle eklenen ve 31.12.1982 tarihine kadar uygulanan fıkra) Vergi beyannamelerini kanuni sürenin sonunda itibaren 15 gün geçtikten sonra vermiş olanlara bu beyannamelerinde gösterdikleri gelir üzerinden gerekli tarhiyat yapılır ve  Takdir Komisyonunca mükelleflerin beyanında fazla bir matrah takdir olunduğu ahvalde bu fark nazara alınmak suretiyle resen vergi tarh olunur.

----------------------------

             Verginin idarece tarhı :

             MÜKERRER MADDE 30 - (205 sayılı kanunun 2'nci maddesiyle eklenmiştir.) Verginin idarece tarhı; 29'uncu ve 30'uncu maddeler dışında kalan hallerde, mükelleflerin verginin tarh için vergi kanunları ile muayyen zamanlarda müracaat etmemeleri veya aynı kanunlarla kendilerine tahmil edilen mecburiyetleri yerine getirmemeleri sebebiyle zamanında tarh edilemeyen verginin kanunen belli matrahlar üzerinden idarece tarh edilmesidir.

             Bu takdirde vergi, 113'üncü madde mucibince tanzim edilen yoklama fişine müsteniden tarh olunur.

             Bu şekilde tarh olunan vergilerle cezalarına ilişkin ihbarnameler bir taraftan mükellefin bilinen adresine posta ile yollanır, diğer taraftan mükellefin adını, soyadını, hesap numarasını, işini, adresini tarh edilen verginin ve kesilen cezanın miktar ve cinsini gösterir bir ilan vergi dairesinin ilan koymaya mahsus mahalline asılır.

             İlanın asılması keyfiyeti ve tarihi tutanakla tespit olunur.

             (2686 sayılı kanunla değişen fıkra) Verginin tahakkuku ve cezanın kesinleşmesi için geçmesi gereken vergi mahkemesinde dava açma süresi; mükellefin bilinen adresinde tebligat yapıldığı hallerde tebliği tarihinden, aksi halde tutanakla tespit olunan ilan tarihinden başlar. (*)

             (*) (Değişmeden önceki şekli) Verginin tahakkuku ve cezanın kesinleşmesi için geçmesi gereken itiraz müddeti mükellefin bilinen adresinde tebligat yapıldığı ahvalde tebliğ tarihinden, aksi halde işbu tutanakla tespit olunan ilan tarihinden başlar.

             Takdir kararı:

             MADDE 31- Takdir Komisyonunca belli edilen matrah veya matrah kısmı takdir kararına bağlanır.

             Takdir kararları komisyonun başkan ve üyeleri tarafından imzalanır.

             Takdir  kararlarında aşağıda yazılı malumat bulunur.

             1) Kararın sıra numarası;

             2) Kararın tarihi;

             3) Mükellefin soyadı ve adı (Tüzel kişilerde unvanı)

             4)  Mükellefin açık adresi

             5) Takdirin ilgili bulunduğu vergi;

             6) Takdirin ilgili bulunduğu vergilendirme dönemi;

             7) Takdir edilen matrah;

             8) Takdirin müstenidatı ve takdir hakkında izahat.

             Takdir kararlarının tevdii:

             MADDE 32 - Takdir kararları komisyonca imza karşılığında vergi dairesine tevdi olunur.

             Resen tarhta mahsup:

             MADDE 33 - Resen takdir olunan matrah, mükellef tarafından bildirilen matrahtan fazla değilse, resen vergi tarh edilmez; fazla ise sadece aradaki fark üzerinden vergi tarh olunur.

             İhbarname esası:

             MADDE 34 - İkmalin ve resen tarh edilen vergiler "ihbarname" ile ilgililere tebliğ i olunan Nevi ve doğuşu ayrı olan vergiler için ayrı ihbarname kullanılır.

             İhbarnamenin muhteviyatı:

             MADDE 35 - İhbarname aşağıda yazılı malumatı ihtiva eder.

             1) İhbarnamenin sıra numarası                                           

             2) İhbarnamenin tanzim tarihi                                             

             3) Verginin nevi                                    

             4)  Mükellefin soyadı adı (Tüzel kişilerde unvanı)                                         

             5) Mükellefin açık adresi                                     

             6) Vergilendirme dönemi                                     

             7) Verginin matrahı                               

             8) Verginin hesabı                                

             9) Verginin miktarı                                

             10) Kısa ve açık bir ifade ile İkmalin veya resen vergi tarhını icap ettiren sebepler,

             11) (2686 sayılı kanunun 7. maddesiyle değişen fıkra) Vergi mahkemesinde dava açma süresi             

             12) (2686 sayılı kanunun 7. maddesiyle değişen fıkra) Vergi mahkemesinde dava açma şekli.

             Takdir komisyonunun kararı üzerine tarh edilen vergilerde kararın ve resen takdiri gerektiren inceleme raporunun birer sureti ihbarnameye eklenir.

             (*) 11 - (Değişmeden önceki şekli) İtiraz süresi ;

             (**) 12 - (Değişmeden önceki şekli) İtiraz şekli ;

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

TAHRİRE DAYANAN TARH

             Tahrire göre vergi tarhı:

             MADDE 36 - Tahrire göre vergi tarhı, verginin tarhı, usulü ile tespit edilen matrahlar üzerinden hesaplanmasıdır.

             Tahrir ihbarnamesi

             MADDE 37 - Tahrir usulü ile tespit edilen matrahlar, vergi dairesi tarafından "Tahrir ihbarnamesi" ile mükelleflere tebliğ olunur.

             İhbarnamenin muhteviyatı :

             MADDE 38 - Tahrir ihbarnamesi aşağıda yazılı malumat ihtiva eder:

             1 - İhbarnamenin sıra numarası ;

             2 - İhbarnamenin tanzim tarihi ;

             3 - Verginin nevi ;

             4 - Mükellefin soyadı ve adı (Tüzelkişilerde unvanı) ;

             5 - Mükellefin açık adresi ;

             6 - Bina ve arazinin mevkii (Mahalle veya köy, sokak ve kapı numarası) ;

             7 - Bina veya arazinin nevi, büyüklüğü, genişliği ;

             8 - Bina veya arazinin tahrir  numarası;

             9 - Tahmin olunan gayri safi irat veya kıymet ;

             10 – Gayri safi irada göre bulunan safi irat ;

             11 - Verginin nispeti ;

             12 - Verginin miktarı ;

             13 - İtiraz süresi ;

             14 - İtiraz şekli .

             Tekalif cetveli :

             MADDE 39 - Tahrire dayanan tarhda yıllık vergiler, vergi dairesince mahalle ve köy itibariyle doldurulan tekalif cetvellerinde gösterilir.

             Tekalif cetvellerinde aşağıdaki malumat bulunur :

             1 - Mükellefin soyadı ve adı (Tüzelkişilerde unvanı) ;

             2 - Mükelleflerin adresleri ;

             3 - Binaların kesinleşen gayri safi iradı; arazinin kesinleşen kıymeti (Aynı mükellefe ait binaların iradı ve arazinin kıymeti toplam olarak gösterilir.) ;

             4 - Binaların safi iradı ;

             5 - Tahakkuk eden vergi.

             DÖRDÜNCÜ BÖLÜM

             GÖTÜRÜ MATRAHLARIN TESPİTİ

             Götürü matrahların tespiti :

             MADDE 40 - (3946 sayılı kanunun 38. maddesiyle yürürlükten kaldırılmıştır.) (1.1.1994 tarihinden geçerli olmak üzere) (*)

----------------------------

             (Yürürlükten kaldırılmadan önceki şekli)

             (*) MADDE 40 - (205 sayılı kanunun 3. maddesiyle değişen şekli) Götürü ücretler, götürü ticaret ve serbest meslek kazançları her ilçe merkezindeki takdir komisyonu tarafından ilçe hududu dahilindeki belediyeler ile ilçe merkezindeki  ticaret  ve sanayi odası, özel kanunlara göre kurulmuş meslek teşekkülleri, varsa İş ve İşçi Bulma Kurumu şubelerinden ve takdir komisyonunca lüzum görülen hallerde diğer daire, kurum ve teşekküllerden mütalaa alındıktan sonra aşağıdaki usul dairesinde ilçe için yıllık tespit olunur :

             1 - Götürü ücretler, götürü ticaret ve serbest meslek kazançları iş ve hizmet nevi ve grubu için beş derece üzerinden tespit olunur.

             2 - Takdir komisyonunun bu kararları, uygulanacağı ilk mali yıldan en az iki ay önce takdirin ilgili bulunduğu il veya ilçe merkezindeki belediyelere, ticaret ve sanayi odalarına ve varsa takdir olunan götürü matrahların iş ve hizmet nevi itibariyle taalluk ettiği meslek teşekkülüne ve ilin en büyük maliye memuruna imza karşılığında verilir.

             3 - Aynı il belediyesi sınırları içinde mevcut ilçeler için (Bu ilçelerin belediye sınırları dışında kalan kısımları dahil) bu takdirler; il takdir komisyonunca ve bu ilçelerin hepsine şamil olmak üzere yapılır.

             4 - (3689 sayılı Kanunun 12. maddesiyle kaldırılmıştır.)

             (*) (2791 sayılı kanunun 2. maddesiyle eklenen ve 1.1.1991 tarihine kadar yürürlükten kalkan bent) Götürü ticari kazançların Gelir Vergisi Kanununun Mükerrer 123. maddesi uyarınca artırılması halinde, yeni takdirler yapılıncaya kadar, takdir komisyonlarınca tespit edilen her bir dereceye ait götürü ticaret ve serbest meslek kazançlarına artış oranında ilave yapılır.

----------------------------

             Götürü matrahlara karşı dava açma :

             MADDE 41 - (3946 sayılı Kanunun 38. maddesiyle yürürlükten kaldırılmıştır.) (1.1.1994 tarihinden geçerli olmak üzere) (*)

----------------------------

             (Yürürlükten Kaldırılmadan önceki şekli)

             (*) MADDE 41 - (2686 sayılı kanunun 8. maddesiyle değişen şekli) 40. madde gereğince kendilerine takdir komisyonu kararı verilen daire, kurum ve teşekküller, bu kararı inceleyerek aykırı gördükleri takdirlere karşı kararın kendilerine verildiği tarihten itibaren on beş gün içinde vergi mahkemesinde dava açabilirler.

             Vergi mahkemesince verilecek kararlar aleyhine daire, kurum ve teşekküllerce on beş gün içinde Danıştay'a başvurulabilir.

             Danıştay bu müracaat üzerine işi dosya üzerinde öncelikle inceleyerek karara bağlar.(*)

----------------------------

             Götürü matrahlara itiraz :

             (*) MADDE 41 - (Değişmeden önceki şekli) 40. madde gereğince kendilerine takdir komisyonu kararı verilen daire, kurum ve teşekküller, bu kararı inceleyerek aykırı gördükleri takdirlere karşı kararın kendilerine verildiği tarihten itibaren on beş gün içinde  itiraz edebilirler.

             İtiraz komisyonunca verilecek kararlar aleyhine daire, kurum ve teşekküllerce on beş gün içinde Danıştay'a başvurulabilir.

             Danıştay bu müracaat üzerine işi dosya üzerinde tercihen inceleyerek karara bağlar.

----------------------------

             Ortalama kâr hadlerinin tespiti :

             MADDE 42 - (2365 sayılı kanunun 5. maddesiyle değişen şekli) Ortalama kâr hadleri Maliye Bakanlığınca emtia ve iş nevilerine göre hazırlanacak cetveller üzerine il merkezlerinde o il defterdarının veya mazereti halinde tevkil edeceği maliye memurunun başkanlığı altında gelir müdürü ve vergi dairesi müdürü olmak üzere üç memur üye ile tüccarlar için il merkezindeki ticaret odalarınca, esnaf  ve sanatkârlar için kanunla kurulan esnaf dernekleri birliğince, birlikleri yoksa esnaf  ve sanatkârlar teşekküllerince, odaların, birlik ve teşekküllerin bulunmadığı yerlerde il merkezindeki belediyelerce seçilecek iki kişiden kurulan özel bir komisyon tarafından ilçeler itibariyle gayri safi kazanca göre ayrı ayrı tayin olunur. Bu teşekküllerce belli edilecek üyeler bir asıl bir yedek olmak üzere seçilir. Üyelerin Komisyon Başkanının  talebi üzerine bir ay içinde seçilmemesi halinde, üyeler komisyon başkanının teklifi üzerine vali tarafından seçilir. Şu kadar ki merkez ilçesi dışındaki mükelleflere ait ortalama kâr hadlerinin tespitinde, il merkezinden seçilmiş olan üyelerden birinin yerine o ilçelerden aynı mahiyetteki teşekküller tarafından seçilmiş olan bir üye toplantılara katılır.

             Ortalama kâr hadlerinin tayininde, nazara alınacak esaslar Maliye Bakanlığınca hazırlanacak bir yönetmelikle belirtilir.

             Komisyon, defterdarın yazılı isteği tarihinden başlayarak üç ay içinde takdir işini tamamlar, lüzum görülen yerlerde ve hallerde bu süre Maliye Bakanlığınca bir yıla kadar uzatılabilir. (*)  

             (*) MADDE 42 - (Değişmeden önceki şekli) (485 sayılı kanunun 3. maddesiyle değiştirilen ve 1.1.1991 tarihine kadar uygulanan 1. fıkra) Ortalama kâr hadleri Maliye Bakanlığınca emtia ve iş nevilerine göre hazırlanacak cetveller üzerine, tüccarlar için il merkezindeki ticaret odalarınca, esnaf ve sanatkârlar için kanunla kurulan esnaf  dernekleri birliğince, birlikleri yoksa esnaf ve sanatkâr teşekküllerince; odaların, birlik ve teşekküllerin bulunmadığı yerlerde il merkezlerindeki belediyelerce seçilecek dört kişi ile o il defterdarının ve mazereti halinde tevkil edeceği bir maliye memurunun başkanlığında kurulan özel bir komisyon tarafından  ilçeler gayri safi kazanca göre ayrı ayrı tayin olunur. Şu kadar ki, merkez ilçesi dışındaki mükelleflere ait ortalama kâr hadlerinin tespitinde, il merkezinden seçilmiş olan üyelerden ikisinin yerine o ilçelerde aynı mahiyetteki teşekküller tarafından seçilmiş olan iki üye toplantılara katılır.

             Ortalama kâr hadlerinin tayininde nazara alınacak esaslar Maliye Bakanlığınca hazırlanacak bir yönetmelikle belirtilir.

             Komisyon, defterdarın yazılı isteği tarihinden başlayarak üç ay içinde takdir işini tamamlar, lüzum görülen yerlerde ve hallerde bu süre Maliye Bakanlığınca bir yıla kadar uzatılabilir.

             Ortalama kâr hadlerinin kesinleşmesi ve ilanı :

             MADDE 43 - (485 sayılı kanunun 4. maddesiyle değişen şekli) 42. madde gereğince düzenlenen ortalama kâr hadlerine ait cetveller, düzenlenmelerini takip eden ay içinde Maliye Bakanlığına gönderilir.

             Maliye Bakanlığına gelmiş olan bu cetveller, Ortalama Kâr Hadleri Merkez Komisyonunca incelenerek hatalı ve noksan bulunanlar ile bölgeleri itibariyle uygunluk göstermeyenler gerekçeli olarak ilgili özel komisyonlara geri gönderilir.

             Özel komisyonlara geri gelen cetveller, yeniden incelenerek  gerekli düzeltmeler yapıldıktan, düzeltme sebebi görülmeyenler hakkında ise gerekçeleri belirtildikten sonra Merkez Komisyonuna gönderilir.

             Merkez Komisyonu cetveller üzerine son incelemesini yaparak ortalama kâr hadlerinin kesin miktarını tayin eder.

             Kesinleşmiş ortalama kâr hadlerine ait cetveller Maliye Bakanlığınca mahallerine tebliğ olunur.

             Vergi daireleri, Bakanlıktan gelen bu cetvelleri, bir ay süre ile dairelerinin uygun bir yerine asmak suretiyle ilan ederler. Bu cetveller ayrıca Resmi Gazete ile ilan olunur.

             (2365 sayılı kanunun 6. maddesiyle değişen fıkra) Ortalama Kâr Hadleri Merkez Komisyonu, Maliye Bakanlığı Müsteşarlığında, Gelirler Genel Müdürü, ilgili Genel Müdür Başyardımcısı veya bunların tevkil edeceği kimselerle Türkiye Ticaret Odaları, Sanayi Odaları ve Ticaret Borsaları Birliğinin iki temsilcisinden kurulur. (*)    

             89. maddedeki nisap hükmü, Ortalama Kâr Hadleri Merkez Komisyonu hakkında da uygulanır.

----------------------------

             (*) (Değişmeden önceki 1.1.1981 tarihine kadar uygulanan şekli) Ortalama Kâr Hadleri Merkez Komisyonu, Maliye Bakanlığı Müsteşarının başkanlığında Gelirler Genel Müdürü veya bunların tevkil edeceği kimseler ile Türkiye Ticaret Odaları, Sanayi Odaları ve Ticaret Borsaları Birliğinin üç temsilcisinden kurulur.

----------------------------

             Uygulama süresi :

             MADDE 44 - Götürü ücretler, götürü ticaret ve serbest  meslek kazançları ve ortalama kâr hadleri üç yıl uygulanır. Şu kadar ki, bunlarda önemli değişiklikler vuku bulduğu takdirde Maliye Bakanlığı bu süreyi bir yıldan aşağı olmamak şartıyla kısaltabilir.

 

BEŞİNCİ BÖLÜM

(2686 sayılı Kanunun 9. maddesiyle değişen başlık)

ZİRAİ KAZANÇ ÖLÇÜLERİ İLE EMLAK VERGİSİNE AİT

BEDEL VE DEĞERLERİN TESPİTİ  (*)

             Ölçüler ve tarifleri :

             MADDE 45 - Zirai kazanç ölçüleri, yıllık istihsal değeri, götürü gider emsali, ortalama randıman miktarı, ortalama işçilik tutarı, ortalama maliyet bedeli ile ortalama satış fiyatından terekküp eder.

             1 - Yıllık istihsal değeri : Ortalama randıman ve ortalama satış fiyatı ölçülerine göre her ziraat biriminden bir yılda elde edileceği hesaplanan mahsul değerinin işletmede veya işletmelerde mevcut ziraat birimi sayıları ile çarpılması suretiyle bulunacak değerlerin toplamıdır.

             2 - (2686 sayılı kanunun 10. maddesiyle değişen bent) Götürü gider emsali : Büyük ve küçükbaş hayvanlar (kümes hayvanları dahil) ve bunların mahsulleri ile kara ve su avcılığı için % 80; diğer zirai mahsuller ile ziraat makine ve aletleriyle başka zirai istihsal işlerinin yapılması karşılığında alınan ücretler için % 70'dir . (**) 

             3 - Ortalama randıman miktarı : Ziraat birimlerinin her bir çeşidinden elde edileceği tahmin olunan ortalama mahsul  miktarıdır.   

             4 - Ortalama işçilik tutarı : Ziraat birimlerinin her bir çeşidine isabet eden ortalama işçilik gideri tutarıdır.

             5 - Ortalama maliyet  bedeli : Ziraat birimi başına elde edilecek mahsul için yapılması gereken ortalama giderlerin toplamıdır.

             6 - Ortalama satış fiyatı : Zirai mahsullerin ticari teamüle göre beher satış biriminin 46. maddenin (d) bendi esasları dairesinde tespit olunan satış fiyatıdır.

    (*) (2686 sayılı kanunun 9. maddesiyle değiştirilmeden önceki bölüm başlığı) "Zirai kazanç ölçüleri ve tespiti."

             (**) 2 - (Değişmeden önceki 1.1.1981 tarihine kadar uygulanan şekli) Götürü gider emsali : Ziraat birimi başına elde edileceği tahmin olunan mahsulün (ortalama randıman miktarının) ortalama maliyet bedelinin ortalama satış bedeline nispetidir.

             Ziraat makine ve aletleriyle başka çiftçilerin zirai istihsal işlerinin yapılması karşılığında alınan ücretler için götürü gider emsali, bu işlerin temin ettiği ortalama hasılatla gerektiğinde takribi giderler arasındaki yüzde nispetidir.

             Zirai  kazanç ölçülerinin tespiti :

             MADDE 46 - (205 sayılı kanunun 4. maddesiyle değişen şekli) Zirai kazanç ölçüleri (45. maddenin 1 numaralı bendinde yazılı ölçüler ile kara ve su avcılığına müteallik olanlar hariç), Zirai Kazançlar Merkez Komisyonu tarafından hazırlanacak yönetmelik esasları dairesinde zirai kazançlar il komisyonlarınca takdir ve tespit olunur.

             Zirai kazançlar il komisyonları, zirai kazanç ölçülerinin takdir ve tespitinde aşağıdaki esaslara uyar.  

             a) Zirai faaliyetlere tesir eden tabii ve iktisadi şartlar bakımından önemli farklar gösteren ayrılır ;

             b) Çeşitli ziraat nevileri ile çeşitli ziraat  makine ve aletleri ayrı ayrı, vasıf ve şartlar bakımından birbirine uygunluk ve yakınlık gösterenler belli gruplar içinde birleştirilmek suretiyle nazarı itibara alınır;

             c) Zirai işletmelerin bölgeler itibariyle özellikleri ve ortalama verim kabiliyetleri göz önünde tutulur;

             d) Ortalama satış fiyatının tespitinde Hükümetçe tayin olunan ve takdir sırasında yürürlükte bulunan fiyatlar, Hükümetçe fiyat tayin olunmayan mahsuller için takdirin yapıldığı yıldan önce gelen  son takvim yılı içindeki mahalli toptan piyasa fiyatı esas tutulur. Fiyatın temevvüç ettiği hallerde ortalamasına itibar olunur;

             e) Özellik gösteren ziraat nevilerinde Zirai Kazançlar Merkez komisyonunca bu ziraat çeşitlerinin mahiyetlerine uygun olarak tayin olunacak esaslar nazarı itibara alınır.

             Zirai kazançlar il komisyonları, zirai kazanç ölçülerinin uygulanmaya başlanılacağı ilk takvim yılı içinde mezkûr ölçüleri tespit ederek bu yılın Nisan ayı sonuna kadar zirai kazançlar merkez komisyonuna gönderirler.

             Zirai kazançlar merkez komisyonu, illerden gelen zirai kazanç ölçülerinden hatalı ve noksan bulduklarını gerekçesiyle birlikte alakalı komisyonlara iade eder.

             Zirai kazançlar il komisyonları merkez komisyonunca iade olunan ölçülerdeki maddi hataları düzeltirler; takdire taalluk eden hususlarda ise ya ölçüleri yeniden takdir ederler veya ilk kararlarında ısrar edebilirler. İl komisyonları ısrar kararlarında ısrar karalarında ısrar sebeplerini açıklamaya mecburdurlar.

             (2365 sayılı kanunun 7. maddesiyle değişen fıkra) Ancak , zirai kazançlar il komisyonlarınca verilen ısrar kararları uygun görülmediği takdirde uygun görülmeyen ölçüler yerine merkez komisyonunca resen ve nihai olarak yeni ölçüler tayin ve tespit olunur. (*)

----------------------------

             (2455 sayılı kanunun 2. maddesiyle iki fıkra kaldırılmıştır.) (**)

             MADDE 46 -

             (*) (Değişmeden önceki 1.1.1981 tarihine kadar uygulanan şekli) Ancak zirai kazançlar il komisyonlarınca verilen ısrar kararları uygun görülmediği takdirde, uygun görülmeyen ölçüler yerine merkez komisyonunca toplantıda mevcut üyelerin ittifakıyla resen ve nihai olarak yeni ölçüler tayin ve tespit olunur.

             (**) (Kaldırılmadan önceki 1.1.1981 tarihine kadar uygulanan şekli) Kara ve su avcılığında 45. maddede yazılı ölçülerden 2 numaralı bentteki ölçünün tespiti ile iktifa olunur. Bu ölçü % 70 (Dahil) nispetinden az olmamak üzere, zirai kazançlar merkez komisyonu tarafından resen tespit olunur.

----------------------------

             Ziraat  birimleri :

             MADDE 47 - Ziraat birimleri ;

             a) Tarla, bağ ve sebze ziraatı ile ormancılıkta dönüm ;

             b) Ölçü olarak ağaç kabul edilenlerde ürün verecek hale gelmiş ağaç sayısı;

             c) Hayvancılıkta hayvan sayısı ; dır.

             Özellik gösteren ziraat nevilerinde Maliye ve Tarım Bakanlıklarınca bu ziraat çeşitlerinin mahiyetlerine uygun olarak müştereken belli edilecek diğer birimler kullanılır.

             Bu kanunun uygulanmasında dönüm bin metre karelik toprak parçasıdır.

             Tasdik ve ilan :

             MADDE 48 - Zirai kazanç ölçüleri Bakanlar Kurulunun onayı ile yürürlüğe girer.

             Onaylanan ölçüler Resmi Gazete ile yayınlanır.

             Her bölgeye ait ölçüler, ilgili valiliklere gönderilir. Valilikler bunları en kısa zamanda köy ve mahalle ihtiyar kurullarına ve maliye teşkilatına tebliğ eder.

             Uygulama süresi :

             MADDE 49 - (3239 sayılı kanunun 3. maddesiyle değişen madde) Zirai kazanç ölçüleri üç yıl için tespit olunur. Ancak satış fiyatı resmi kuruluşlar veya birliklerce tespit ve ilan olunan (destekleme alımları) ürünler için her yıl açıklanan en son fiyatlar esas alınır. Diğer taraftan ölçüleri tespitine esas olan unsurlarda önemli değişiklikler vuku bulduğunun anlaşılması halinde, Zirai Kazançlar Merkez Komisyonu, bu ölçülerin uygulama süresini lüzumlu gördüğü zirai faaliyet  ve mahsul nevileri için bir yıldan aşağı olmamak üzere kısaltmaya yetkilidir. (*)

----------------------------

             (*) MADDE 49 - (Değişmeden önceki şekli) (205 sayılı kanunun 5. maddesiyle değişen şekli) Zirai kazanç ölçüleri üç yıl tespit olunur. Şu kadar ki ölçülerin tespitine esas  olan unsurlarda önemli değişiklikler vuku bulduğunun anlaşılması halinde, Zirai Kazançlar Merkez Komisyonu, bu ölçülerin uygulama süresini lüzumlu gördüğü zirai faaliyet ve mahsul nevileri için bir yıldan aşağı olmamak üzere kısaltmaya yetkilidir.      

----------------------------

             Emlak vergisine ait bedel ve değerlerin tespiti, ilanı ve kesinleşmesi : 

             MÜKERRER MADDE 49 - (2686 sayılı kanunun 11. maddesiyle eklenen madde) a) Maliye ve Bayındırlık Bakanlıkları Emlak Vergisi Kanununun 10. maddesi hükmü ile aynı kanunun 31. maddesi uyarınca hazırlanan tüzük hükümlerine göre bina metrekare normal inşaat  maliyet bedellerini (Söz konusu tüzük hükümlerine göre yapılan yıllık tespitler hariç olmak üzere) genel beyanın yapılacağı sürenin başlangıcından dört ay önce müştereken tespit ve Resmi Gazete ile ilan ederler.                

             Türkiye Ticaret, Sanayi, Deniz Ticaret Odaları ve Ticaret Borsaları Birliği bu bedellere karşı Resmi Gazete ile ilanını izleyen 15 gün içinde Danıştay'da dava açabilirler.

             b) (3239 sayılı kanunun 4. maddesiyle değişen bent) Takdir komisyonlarının arsalara ve araziye ait asgari ölçüde birim değer tespitine ilişkin takdirleri genel beyanın yapılacağı sürenin başlangıcından en az altı ay önce karara bağlanarak, arsalar ait olanlar takdirin ilgili bulunduğu il ve ilçe merkezlerindeki ticaret odalarına, ziraat  odalarına ve ilgili mahalle ve köy muhtarlıkları ile vergi dairelerine (1.3.1986 tarihinden itibaren belediyelere), araziye ait olanlar il merkezlerindeki ticaret ve ziraat odalarına ve vergi dairelerine (1.3.1986 tarihinden itibaren belediyelere) imza karşılığında verilir.

             Takdir komisyonlarının bu kararlarına karşı kendilerine karar tebliğ edilen daire, kurum, teşekküller ve ilgili mahalle ve köy muhtarlıkları 15 gün içinde ilgili vergi mahkemece nezrinde dava açabilirler. Vergi mahkemelerince ilgili vergi mahkemesi nezrinde dava açabilirler. Vergi mahkemelerince verilecek kararlar aleyhine 15 gün içinde Danıştay'a başvurulabilir.

             Kesinleşen asgari ölçüde arsa ve arazi birim değerleri, ilgili vergi dairelerinde, belediyelerde ve muhtarlıklarda uygun bir yerlere asılmak suretiyle genel beyan süresince ilan edilir. (*)

             c) Yukarıdaki fıkralara göre, Danıştay ve vergi mahkemelerinde dava açılması halinde, davalının 15 gün içinde vereceği tek savunma ile dosya tekemmül etmiş sayılır. Danıştay ve vergi mahkemelerince bu davalar dosyanın tekemmül ettiği tarihten itibaren en geç 1 ay içinde karara bağlanır.

             d) (3239 sayılı kanunun 4. maddesiyle değişen bent) (a) ve (b) fıkralarındaki bina metrekare normal inşaat maliyet bedelleri ile arsalara ve araziye ait asgari ölçüde birim değer tespitlerine ilişkin süreleri Emlak Vergisi genel beyan dönemleri ile ilgili olmak üzere gerektiği ölçüde kısaltmaya maliye ve Gümrük Bakanlığı yetkilidir. (**)

----------------------------

             MÜKERRER MADDE 49 -

             (*) b) (Değişmeden önceki şekli) (3210 sayılı kanunun 1. maddesiyle değişen  ve 4.6.1985 tarihinde yürürlüğe giren bent) Takdir Komisyonlarının arsalara ait ölçüde birim değer tespitine ilişkin takdirleri genel beyanın yapılacağı sürenin başlangıcından en az altı ay önce karara bağlanarak takdirin ilgili bulunduğu  il ve ilçe merkezlerindeki ticaret odalarına. ziraat odalarına ve ilgili mahalle ve köy muhtarlıkları ile vergi dairelerine imza karşılığında verilir.

             Takdir komisyonlarının bu kararlarına karşı kendilerine karar tebliğ edilen daire, kurum, teşekkül ve muhtarlıklar 15 gün içinde ilgili vergi mahkemesi nezrinde dava açabilirler. Vergi mahkemelerince verilecek kararlar aleyhine 15 gün içinde Danıştay'a başvurulabilir.

             Kesinleşen asgari ölçüde arsa birim değerleri, ilgili vergi dairelerinde ve muhtarlıklarda uygun bir yerer asılmak suretiyle genel beyan süresince ilan edilir.

             b) (Değişmeden önceki 4.6.1985 tarihine kadar uygulanan şekli) Takdir komisyonlarının arsalara ait  asgari ölçüde birim değer tespitine ilişkin takdirleri genel beyanın yapılacağı sürenin başlangıcından en az altı ay önce karara bağlanarak takdirin ilgili bulunduğu il ve ilçe merkezlerindeki ticaret odalarına, ticaret odası bulunmayan yerlerde belediyelere ve ilgili  vergi dairelerine imza karşılığında verilir.

             Takdir komisyonlarının bu kararlarına karşı kendilerine karar tebliğ edilen daire, kurum ve teşekküller 15 gün içinde ilgili vergi mahkemesi nezrinde dava açabilirler. Vergi mahkemelerince verilecek kararlar aleyhine 15 gün içinde Danıştay'a başvurulabilir.

             Kesinleşen asgari ölçüde arsa birim değerleri, ilgili vergi dairelerinde ve muhtasarlıklarda uygun bir yere asılmak suretiyle genel beyan süresince ilan edilir.

             (**) d) (Değişmeden önceki şekli) (3210 sayılı kanunun 1. maddesiyle eklenen ve 4.6.1985 tarihinde yürürlüğe giren bent) (a) ve (b) fıkralarındaki bina metrekare normal inşaat  maliyet bedelleri ile arsalara ait asgari birim değer tespitlerine ilişkin süreleri Emlak Vergisi genel beyan dönemleri ile ilgili olmak üzere gerektiği ölçüde kısaltmaya Maliye ve Gümrük Bakanlığı yetkilidir.

----------------------------

ÜÇÜNCÜ KISIM

TAHRİR USULÜ

BİRİNCİ BÖLÜM

GENEL ESASLAR

             MADE 50 - (1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 41 / 3 . maddesiyle kaldırılmıştır.) (*)

----------------------------

             Tarif :

             (*) MADDE 50 - Tahrir usulü, gayri menkullerden alınan vergilere ait matrahların bu kanuna göre kurulan komisyonlarca tahmin ve tespit edilmesidir

             Tahrir usulü, birlik itibariyle yapılan "genel tahrir" ile "tadilat" ihtiva eder.

             Bu tahrirlere dayanılarak tasarruf iddia olunamaz.

----------------------------

             MADDE 51 - (1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 41/3. maddesiyle kaldırılmıştır.) (*)

----------------------------

             Genel Tahrir :

             (*) MADDE 51 - Genel tahrir, bir ilçe dahilindeki bütün binaların veya bütün arazinin yazılarak binalarda gayri safi iratların, arazide kıymetlerin yeniden tahmin edilmesidir.

----------------------------

             Tadilat :

             MADDE 52 - Tadilat, iki genel tahrir arasında bu kanunda yazılı sebeplerden dolayı binaların gayri safi iratlarında ve arazinin kıymetlerinde vukua genel devamlı ve tabii değişiklikler tespit edilerek, yeni irat veya kıymetin tahmin edilmesidir.

             MADDE 53 - (1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 41/3 . maddesiyle kaldırılmıştır.) (*)

----------------------------

             Tahrir varakası :

             (*) MADDE 53 - Tahrir muameleleri 'tahrir varakası" üzerine tespit edilir.

             Tahrir varakası, bina ve arazi için tahmin olunan irat ve kıymetlerin zaptına mahsus vesikadır.

             Tahrir varakası genel tahrir veya tadilatı yapan komisyon tarafından tanzim edilerek imzalanır.

----------------------------

             MADDE 54 - (1319 sayılı kanunun 41/3. maddesiyle kaldırılmıştır.) (*)

----------------------------

             Tahrir varakasının muhteviyatı :

             (*) MADDE 54 - (Kaldırılmadan önceki şekli) Tahrir varakasına ne gibi bilgiler yazılacağı Maliye Bakanlığınca tayin olunur.

             Maliye Bakanlığı arazi tahrir ve tadilat işlemlerinde tahrir varakası kullanılmasına veya tahrir varakasının tahrir cetveliyle, birleştirilerek birleşik tahrir varaka ve cetveli kullanılmasına karar verebilir. Bu cetvellere yazılacak bilgiler de Maliye Bakanlığınca tayin olunur.

----------------------------

             MADDE 55 - (1319 sayılı kanunun 41/3. maddesiyle kaldırılmıştır.) (*)

----------------------------

             Vergi dairesine verilmesi :

             (*) MADDE 55 - (Kaldırılmadan önceki şekli) Tahrir varakaları tahrir veya tadilat komisyonları tarafından aşağıdaki süreler içinde ve imza karşılığında vergi dairesine verilir.

             1 - Genel tahrirlerde ve mevzii tadilatta bir mahalle veya köye ait tahrir varakaları, bunların tahrir veya tadilat işlemlerinin bittiği tarihi takip eden beş gün içinde,

             2 - Diğer tadilatta, her gayrimenkula ait tahrir varakası tadilat işleminin bittiği günü takip ede beş gün içinde,

             Genel tahrirler ile mevzii tadilatta tahrir veya tadilat komisyonları tarafından mahalle veya köy itibariyle düzenlenen tahriri cetvelleri de tahrir varakalarına  bağlanır.

----------------------------

İKİNCİ BÖLÜM

GENEL TAHRİR

             MADDE 56 - (1319 sayılı kanunun 41/3. maddesiyle kaldırılmıştır.) (*)

----------------------------

             Genel tahrir zamanı ve ilanı :

             (*) MADDE 56 - (Kaldırılmadan önceki şekli) Bu kanuna göre yapılacak tahrirler, her on yılda bir tekrar edilebilir. Ancak iki genel tahrir ararsındaki süre on beş yıldan fazla uzatılamaz. Herhangi bir ilçede genel tahriri yapılmasına Maliye Bakanlığı karar verir.

             Tahrir kararı, ilçe merkezinde çıkan gazetelerle, gazete çıkmayan yerlerde mutat vasıtalarla ilan edilir.

             Tahrir muamelelerine kararın ilanından en az on beş gün geçtikten sonra başlanır.      

----------------------------

             MADDE 57 - (1319 sayılı kanunun 41 / 3 . maddesiyle kaldırılmıştır.) (*)

----------------------------

             Çalışma planı :

             (*) MADDE 57 - (Kaldırılmadan önceki şekli) Tahrir komisyonları kurulur, mahallin en büyük mülkiye memuru ile en büyük mal memuru müştereken bir çalışma planı tanzim ederler bu planda "Tahrir  mıntıkalarını" ve "Tahrir sırasını" gösterirler.

             Her tahrir mıntıkasına bir komisyon tarafından bir  yıl içinde tahriri mümkün olacak mahalle ve köy ayrılır.

----------------------------

             MADDE 58 - (1319 sayılı kanunun 41 / 3. maddesiyle kaldırılmıştır.) (*)

----------------------------

             Tahrire başlama :

             (*) MADDE 58 - (Kaldırılmadan önceki şekli) Her tahrir mıntıkasında tahrire başlanmazdan en az beş gün evvel, tahrir komisyonu başkanı tahririn hangi gün başlayacağını şehir ve kasabalarda belediye başkanına, köylerde ihtiyar meclisine yazı ile bildirilir.

             Bu ihbar belediye başkanı veya ihtiyar meclisi tarafından gazete çıkan yerlerde gazetelerde neşredilmek lazım gelen yerlere ilanlar asılmak suretiyle ve ayrıca mutat vasıtalarla, duyurulacak şekilde köy, çarşı ve mahallelerde halka derhal ilan edilir.

----------------------------

             MADDE 59 - (1319 sayılı kanunun 41 / 3 . maddesiyle kaldırılmıştır.) (*)

----------------------------

             Birlik :

             (*) MADDE 59 - (Kaldırılmadan önceki şekli) Genel tahrirde her ilçe bir birliktir.

----------------------------

             MADDE 60 - (1319 sayılı kanunun 41 / 3 . maddesiyle kaldırılmıştır.) (*)

----------------------------

             Tahrir cetveli :

             (*) MADDE 60 - (Kaldırılmadan önceki şekli) Genel tahrir veya mevzii tadilat işlemi bittikten sonra tahrir varakaları esas tutularak mahalle veya köyün tahrir cetveli tanzim ve komisyonu teşkil edenler tarafından imza olunur.

             Tahrir cetveline ne gibi bilgilerin yazılacağı Maliye Bakanlığınca tayin edilir.

----------------------------

             MADDE 61 - (1319 sayılı kanunun 41 / 3 . maddesiyle kaldırılmıştır.) (*)

----------------------------

             Genel Tahrir neticelerinin uygulanması :

             (*) MADDE 61 - (Kaldırılmadan önceki şekli) Bir birliğin genel tahrir neticeleri, itiraz incelemelerinin bitmesini takip eden mali yıldan başlayarak uygulanır.

             62. madde gereğince yapılan genel tahrir neticeleri, tahrir kayıtlarının yandığı  veya sair sebeplerle mahvolduğu tarihin rastladığı mali yıla ait ödenmemiş taksitlere ve itiraz incelemelerinin bittiği mali yıl sonuna kadar geçen yılların vergilerine de şamil olmak üzere itiraz incelemelerinin bittiği yılı takip eden mali yıldan başlayarak uygulanır.

----------------------------

             MADDE 62 - (1319 sayılı kanunun 41 / 3. maddesiyle kaldırılmıştır.) (*)

----------------------------

             Tahririn yenilenmesi :

             (*) MADDE 62 - (Kaldırılmadan önceki şekli) Tahrir kayıtları yanan veya sair sebeplerle mahvolan yerlerde on yıl beklenmeksizin yeniden tahrir olunur.

----------------------------

             Tadilat sebepleri :

             MADDE 63 - Aşağıdaki hallerde binaların gayri safi iratları ve arazinin kıymetleri tadilat yoluyla tahmin ve yeniden takdir olunur:

             1 - Herhangi bir sebep yüzünden devamlı olarak bina gayri safi iratları ile arazi kıymetlerinin en az % 20 nispetinde artması  veya eksilmesi ;

             2 - Bina veya arazinin  genel tahrirde unutularak mektup kalmış olması;

             3 - Yeni bina inşaa edilmesi (Mevcut binalara ilaveler  yapılması veya sabit istihsal, asansör veya kalorifer tesisleri konulması yeni inşaat hükmündedir.) ;

             (Bu hallerde yalnız ilave inşaat veya sabit istihsal, asansör ve kalorifer tesislerinin gayri safi iratları takdir olunarak binanın mevcut gayri safi iradına ilave edilir. Sabit istihsal, asansör ve kalorifer tesislerinin gayri safi  iratları 307. maddedeki esasa göre takdir olunur.);

             4 - Bir binanın yanması, yıkılması suretiyle veya sair sebeplerle tamamen veya kısmen harap olması veya binada mevcut  sabit istihsal, asansör veya kalorifer tesislerinin kısmen veya tamamen kaldırılması ;

             5 - Bir binanın kullanış  tarzının tamamen değiştirilmesi veya bir binanın ikamete mahsus mahallerinden bir kısmının dükkân, mağaza, depo gibi ticaret ve sanat icrasına mahsus mahaller haline veya bu hallerde bulunan yerlerin ikamete mahsus mahaller haline kalıp edilmesi (Bu hükmün uygulanmasında bir apartmanın her dairesi ayrı bir bina sayılır ve yalnız kullanış tarzı tamamen veya kısmen değiştirilen dairenin iradı yeniden takdir olunur.) ;

             6 - Arazinin hal ve heyetinde değişiklik olması ;

             7 - Daimi müstesnalıktan faydalanan ve irat veya kıymeti bulunmayan bir bina veya arazinin müstesnalıktan çıkması ;

             8 - Bir binanın mütemmimi durumunda olan arazinin mütemmimlik durumundan çıkması veya bir arazi ve arsanın bina mütemmimi durumuna girmesi ;

             9 - Bir bina veya arazinin taksim ve ifraz edilmesi (Araziden bir kısmının istimlak edilmesi de ifraz hükmündedir.) ;

             10 - Müteaddit arazi ve arsaların tek bir arazi ve arsa haline getirilmesi veya müteaddit hisselere ayrılmış olan bir binanın bütün hisselerinin birleştirilmesi.

             Arazinin hal ve heyetinde değişiklik :

             MADDE 64 - Aşağıdaki haller arazinin hal ve heyetinde değişiklik olduğunu ifade eder :

             1 - Arazinin fidanlandırılması veya ağaçlandırılması, bağ haline getirilmesi;

             2 - Fidanlı, ağaçlı veya kütüklü bir arazinin tarla haline getirilmesi veya gelmesi ;

             3 - Tarım yapılan bir arazinin tabii bir afet veya arıza sebebiyle veya sair sebepler yüzünden tarıma elverişsiz hale gelmesi;

             4 - Tarım yapılmayan bir arazinin tarıma elverişli hale getirilmesi ;

             5 - Arazinin üzerine veya altına inşaat yapılması ;

             6 - Arazinin parsellenmek suretiyle arsalar haline getirilmesi.

             Mevzi ve ferdi tadilat :

             MADDE 65 - Binaların gayri safi iratlarında ve arazi ve arsaların kıymetlerinde 63. maddenin 1. bendinde yazılı nispette vuku bulan artma veya eksilme sebebiyle  yapılacak tadilat mevzi veya ferdi olur.

             Bir şehir, kasaba veya köyün tamamında mevcut bina ve arazi için yapılacak tadilat mevzidir. Münferit mükelleflerin arazisi veya binaları için yapılan tadilat ferdidir.

             Mevzii tadilat kararı :

             MADDE 66 - Mevzii tadilat  yapılabilmesi için :

             1 - İlgili bir veya birkaç mükellefin veya vergi dairesinin mevzii tadilat isteğinde bulunması ;

             2 - Şehir ve kasabalardaki tadilat için belediye encümeninin, köylerdeki tadilat için köy ihtiyar meclisinin, mevzii tadilatı gerektiren sebepleri muhtevi olarak tanzim edeceği mazbata üzerine il idare kurulunca tadilatın lüzumuna karar verilmesi ;

             3 - Maliye Bakanlığınca mevzii tadilatın yapılmasına izin verilmesi şarttır.

             Ferdi tadilat isteği :

             MADDE 67 - Ferdi tadilat yapılabilmesi için ilgili mükellefin binası veya arazisi için tadilat isteğinde bulunması gerekli ve kâfidir.

             Vergi daireleri ferdi tadilat isteğinde bulunamazlar.

             Diğer tadilat yapılması :

             MADDE 68 - 63. maddenin 2 - 10 . bentlerinde yazılı hallerde tadilat herhangi bir isteğe lüzum olmaksızın ya ilgili mükelleflerin bu halleri bildirmeleri veya vergi dairesinin yoklama ile tespit etmesi neticesinde yapılır.

             İfraz ve birleştirme :

             MADDE 69 - Bir bina veya arazinin taksim veya ifraz edilmesi (Arazinin parsellenmek suretiyle arsalar haline getirilmesi hariç) dolayısıyla yapılacak tadilatta binanın gayri safi iradı ve arazinin kıymeti yeniden takdir edilmeyip vergide kayıtlı gayri safi irat veya kıymet müfret parçalar veya hisseler arasında her parça veya hissenin yüz ölçümüne ve mevki ve şerefine göre taksim olunur.

             63. maddenin 10. bendinde yazılı halde yapılacak tadilatta birleştirilen bina ve araziye yeniden gayri safi irat veya kıymet takdir edilmeyip her birinin vergide kayıtlı gayri safi irat veya kıymetleri toplanır ve bu toplam birleştirilen bina ve arazinin gayri safi irat veya kıymeti olur           

             Birleştirilen parçalardan bir kısmının vergide kayıtlı gayri safi irat veya kıymeti bulunmadığı hallerde yalnız bu parça  veya hisselere gayri safi irat veya kıymet takdir olunarak yukarıdaki fıkra gereğince işlem yapılır.

             Yüzölçümü fazla veya noksan tespit edilen arazi :

             MADDE 70 - Genel tahrir veya mevzii tadilatta arazinin yüzölçümü noksan veya fazla tahrir edilmiş olduğu sonradan meydana çıkarsa noksan yazıldığı anlaşılan miktar kayıtlı yüzölçümüne ilave, fazla yazıldığı anlaşılan miktar kayıtlı yüzölçümünden tenzil edilir ve arazinin kayıtlı kıymetinden beher metre kareye isabet eden kıymet esas tutularak noksan veya fazlaya ait kıymetler tespit ve kayıtlı kıymete ilave veya mezkûr kıymetten tenzil olunur.

             Bu ilave ve tenziller dolayısıyla noksan veya fazla alındığı anlaşılan vergiler mükelleften tahsil veya kendisine iade edilir.

             Tadilat neticelerinin uygulanması :

             MADDE 71 - Ferdi tadilat neticeleri tadilat taleplerinin yapıldığı mevzi tadilat neticeleri de, itiraz incelemelerinin bittiği yılı takip eden mali yıldan başlayarak uygulanır.

             Ferdi tadilat talebin yapıldığı mali yıl içinde bitirilemezse, ilerde belli olacak matrahlara göre düzeltmeler yapılmak üzere, bina ve arazinin mevcut irat ve kıymetleri tarha esas tutulur.

             Bunlar dışındaki tadilatta tadil neticeleri :

             1 - Genel tahrirlerde mektup kalan bina ve arazi için genel tahririn yürürlüğe girdiği mali yıldan ;

             Ve aşağıdaki hallerde :

             2 - Yeni inşaat için inşaatın hitam bulduğu veya inşaatın hitamından evvel kısmen kullanılmaya başlanılmışsa her kısmın kullanılmasına başlandığı, binaya sonradan sabit istihsal, asansör ve kalorifer tesisleri konulmuşsa bu tesislerin konulmasının tamamlandığı ;

             3 - 63. maddenin 5. bendinde yazılı şekilde kullanış tarzı değişen binalar için bu değişikliğin vuku bulduğu ;

             4 - Muafiyet sükut eden bina ve arazide muafiyetin sükut ettiği ;

             5 - Yanan, yıkılan ve sair sebeplerle tamamen veya kısmen harap olan binalarda ve ifraz ve taksim edilen veya birleştirilen bina ve arazide bu olayların vuku bulduğu ;

             6 - Hal ve heyeti değişen arazide değişikliğin rastladığı ;

             7 - Binanın mütemmimi durumunda olan arazinin mütemmimlik durumundan çıkması, bir arazi ve arsanın bina mütemmimi durumuna girmesi hallerinde bu değişikliğin vuku bulduğu;

             Tarih takip eden mali yıldan başlayarak yürürlüğe konulur.

DÖRDÜNCÜ KISIM

(2365 sayılı kanunun 8. maddesiyle değişen başlık)

TAKDİR, ZİRAİ KAZANÇLAR VE ÖZEL KOMİSYONLARI (*)

BİRİNCİ BÖLÜM

TAKDİR KOMİSYONU

             Kuruluş :

             MADDE 72 - (3239 sayılı kanunun 5. maddesiyle değişen şekli) Takdir Komisyonu, illerde defterdarın, ilçelerde malmüdürünün (müstakil vergi dairesi olan ilçelerde ilgili vergi dairesi müdürünün) veya bunların tevkil edecekleri memurların başkanlığı altında ilgili vergi dairesinin yetkili iki memuru ile seçilmiş iki üyeden kurulur.

             Arsalara ait asgari ölçüde birim değer tespitinde takdir komisyonu; belediye başkanı veya tevkil edeceği memurun başkanlığı altında belediyenin yetkili bir memuru ile tapu sicil müdürü veya tevkil edeceği bir memur ve ticaret odasınca seçilmiş bir üye ile ilgili mahalle ve köyün muhtarından kurulur.

             Araziye ait asgari ölçüde birim değer tespitinde takdir komisyonu; valinin başkanlığı altında defterdar, Tarım Orman ve Köy işleri Bakanlığı il müdürü ve il merkezlerindeki ticaret ve ziraat odalarından seçilmiş birer üyeden kurulur.

             Takdir komisyonları daimi veya geçici olurlar. Daimi komisyonların nerelerde kurulacağını Maliye ve Gümrük Bakanlığı belli eder.

             Daimi komisyon bulunmayan yerlerde takdir işleri geçici komisyonlar tarafından görülür . (**)

----------------------------

             (*) (2365 sayılı kanunla değişmeden önceki şekli) "Takdir, Tahrir ve Zirai Kazançlar Komisyonları"

             (**) MADDE 72 - (Değişmeden önceki şekli) (2686 sayılı kanunun 12. maddesiyle değişen ve 1.1.1986 tarihine kadar uygulanan şekli) Takdir komisyonu, illerde defterdarın, ilçelerde malmüdürünün (müstakil vergi dairesi olan ilçelerde ilgili vergi dairesi müdürünün) veya bunların tevkil edecekleri memurların başkanlığı altında ilgili vergi dairesinin yetkili memuru (arsalar ait asgari ölçüde birim değerlerin tespiti sırasında ise vergi dairesi memurlarından biri yerine tapu sicil muhafızı veya tevkil edeceği bir memur) ile seçilmiş iki üyeden kurulur.

             Takdir komisyonları daimi veya geçici olurlar. Daimi komisyonların nerelerde kurulacağını Maliye Bakanlığı belli eder.

             Daimi komisyon bulunmayan yerlerde takdir işleri geçici komisyonlar tarafından görülür.

             MADDE 72 - (Değişmeden önceki şekli) (2365 sayılı kanunun 8. maddesiyle değişen ve 1.1.1981 - 29.6.1982 döneminde uygulanan şekli) Takdir Komisyona ; illerde def darın, ilçelerde malmüdürünün (müstakil vergi dairesi olan ilçelerde ilgili vergi dairesi müdürünün) veya bunların tevkil edecekleri memurların başkanlığı altında ilgili vergi dairesinin yetkili iki memurundan ve seçilmiş iki üyeden kurulur.

             Takdir, tahrir ve zirai kazançlar komisyonları :

             MADDE 72 - (Değişmeden önceki şekli) (205 sayılı kanunun 6. maddesiyle değişen 1. fıkra) Takdir Komisyonu, mahallin en büyük mal memurunun veyahut tevkil edeceği memurun başkanlığı altında ilgili vergi dairesinin yetkili bir memurundan ve seçilmiş üç üyeden kurulur.

----------------------------

             Üyelerin seçilmesi :

             MADDE 73 - (2365 sayılı kanunun 9. maddesiyle değişen şekli) Üyeler, tüccarlar için ticaret odasınca, diğer sanat ve meslek erbabı için bunların mensup oldukları mesleki teşekküllerce kendi üyeleri arasından veya hariçten seçilir. Bu teşekküller, Takdir Komisyonu Başkanının yazılı talebi üzerine en geç  bir ay içinde iki asıl ve iki yedek üye seçmeye mecburdurlar. Bu mecburiyet zamanında yerine getirilmezse üyeler mahallin en büyük mülkiye amiri tarafından seçilir. (*)

             (2686 sayılı kanunun 13. maddesiyle değişen fıkra) Komisyon toplantılarına mükellefin sanat veya meslek bakımından bağlı veya ilgili olduğu teşekkülden, servet takdiri işlerinde ise yalnız Ticaret Odasından seçilen üyeler (3210 sayılı kanunun 2. maddesiyle değişen hüküm) (Arsalara ait  asgari ölçüde birim değerlerinin tespiti sırasında ticaret odasından seçilen üyelerden biri yerine ilgili mahalle veya köyün muhtarı) (**) iştirak eder. Ticaret Odası ve mesleki teşekkül bulunmayan yerlerde bunlar tarafından seçilecek üyeler, yukarıdaki esaslara göre belediyeler tarafından seçilir. (***)    

             Komisyonlar kendilerine tahsis edilen dairede, yoksa vergi dairesinde toplanır ve keyfiyet bir tutanakla tespit olunur.

----------------------------

             (*) MADDE 73 - (Değişmeden önceki şekli) (205 sayılı kanunun 7. maddesiyle değişen 1. fıkra) Üyeler tüccarlar için odasınca diğer sanat ve meslek erbabı için bunların mensup oldukları mesleki teşekküllerce kendi üyeleri arasında veya hariçten seçilir. Bu teşekküller, Takdir Komisyonu Başkanının yazılı talebi üzerine en geç ay içinde üç asıl ve üç yedek üye seçmeye mecburdurlar. Bu mecburiyet zamanında yerine getirilmezse üyeler mahallin en büyük amiri tarafından seçilir.

             (**) (Değişmeden önceki şekli) (Arsalara ait asgari ölçüde birim değerlerin tespiti sırasında Ticaret Odasından seçilen üyelerden biri yerine tespitin yapılacağı vergi dairesi faaliyet bölgesinin mahalle muhtarlarından, mahallin en büyük mülki idare amirince seçilmiş birisi.)

             (***) (Değişmeden önceki şekli) Komisyon toplantılarına mükellefin sanat  veya meslek bakımından bağlı veya ilgili olduğu teşekkülden, servet takdiri işlerinde ise yalnız ticaret odasından seçilen üyeler iştirak eder. Ticaret odası ve mesleki teşekkül bulunmayan yerlerde bunlar tarafından seçilecek üyeler, yukarı ki esaslara göre belediyeler tarafından seçilir. 

----------------------------

             Komisyonların görevleri :

             MADDE 74 - (3239 sayılı kanunun 6. maddesiyle değişen şekli) a) 72. maddenin birinci fıkrasına göre kurulan takdir komisyonunun görevleri şunlardır.

             1 - Yetkili makamlar tarafından istenilen matrah ve servet takdirlerini yapmak;

             2 - Vergi kanunlarında yazılı fiyat, ücret veya sair matrah ve kıymetleri takdir etmek (Bu gibi takdirler de takdir kararına bağlanır.) ;

             Takdir komisyonu bu görevlerini yaparken takdir sebepleri bulunup bulunmadığı incelemez. Yalnız hatalı gördüğü muamelelerde, ilgili vergi dairesini yazı ile ikaz etmeye mecburdur.

             b) 72. maddenin ikinci fıkrasına göre kurulan takdir komisyonu : 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 20. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca arsalar için her mahalle ve arsa sayılacak parsellenmemiş arazide her köyün cadde, sokak veya değer bakımından farklı bölgeleri (Turistik bölgelerde değer bakımından farklı olanlar ilgili valilerce tespit edilecek pafta, ada veya parsel) itibariyle asgari ölçüde birim değer tespit etmekle görevlidir.

             c) 72. maddenin üçüncü fıkrasına göre kurulan takdir komisyonu : 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 20. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca her il veya ilçe için arazinin cinsi (kıraç, taban ve sulak) itibariyle asgari ölçüde birim değer tespit etmekle görevlidir.

             (b) ve (c) fıkralarına göre yapılacak değer tespitinde, Emlak Vergisi Kanununun 31. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan normlardan ve bu maddeye göre hazırlanmış bulunan tüzük hükümleri ile gerektiğinde  bilirkişiden yararlanılır. (*)

----------------------------

             (*) MADDE 74 - (Değişmeden önceki şekli) Takdir komisyonunun  görevleri şunlardır :

             a) Yetkili makamlardan istenilen matrah ve servet takdirlerini yapmak ;

             b) Vergi kanunlarında yazılı fiyat, ücret veya sair matrah ve kıymetleri takdir etmek (Bu gibi takdirler de takdir kararına bağlanır.)

             c) (Değişmeden önceki şekli) (3210 sayılı kanunun 3. maddesiyle değişen ve  4.6.1985 - 1.1.1986 döneminde uygulanan bent) 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 20. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca arsalar için her mahalle ve arsa sayılacak parsellenmemiş arazide her köyün cadde, sokak veya değer bakımından farklı bölgeleri (turistik bölgelerde değer bakımından farklı olanlar Maliye ve Gümrük Bakanlığınca tespit edilecek pafta, ada veya parsel) itibariyle asgari ölçüde birim değer tespit etmek (Bu değerlerin tespitinde, Emlak Vergisi Kanununun 31. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan normlardan ve bu maddeye göre hazırlanmış bulunan tüzük hükümleri ile gerektiğinde bilirkişiden yararlanılır.)

             c) (Değişmeden önceki şekli) (2686 sayılı kanunun 14. maddesiyle eklenen ve 4.6.1985 tarihine kadar uygulanan bent) 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 20. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca arsalar için mahalle muhtarlıkları itibariyle asgari ölçüde birim değer tespit etmek (Bu değerlerin tespitinde, Emlak Vergisi Kanununun 31. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan normlardan ve bu maddeye göre hazırlanmış bulunan tüzük hükümleri  ile gerektiğinde bilirkişiden yararlanılır.)

             Takdir komisyonu bu görevlerini yaparken takdir sebepleri bulunup bulunmadığını incelemez. Yalnız hatalı gördüğü muamelelerde ilgili vergi dairesini yazı ile ikaz etmeye mecburdur.

----------------------------

             Komisyonun yetkileri :

             MADDE 75 - (3239 sayılı kanunun 7. maddesiyle değişen fıkra) 72. maddenin birinci fıkrasına göre kurulan takdir komisyonu 74. maddedeki görevleri dolayısıyla bu Kanunda yazılı inceleme yetkisine haizdir. (*)

             (2365 sayılı kanunun 10. maddesiyle değişen fıkra) Komisyon, servetleri, sınai hakları ve teklif haklarını, imtiyazları, madenleri, mücevheratı,eski ve sanat eserlerini değerlemede bilir kişiye müracaat edebilir. (**)

----------------------------

             (3239 sayılı kanunun 7. maddesiyle eklenen fıkra) 72. maddenin ikinci ve üçüncü fıkralarına göre kurulan takdir komisyonları 79. maddede yazılı yetkileri haizdir.

             (*) MADDE 75 - (Değişmeden önceki 1.1.1986 tarihine kadar uygulanan şekli) Takdir komisyonu 74. maddedeki görevleri dolayısıyla bu kanunda yazılı yetkisini haizdir.

             (**) (Değişmeden önceki şekli) Servet takdiri ile görevli komisyonlar bilirkişiye müracaat edebilirler. Sınai ve edebi mülkiyet haklarını, imtiyazları, madenleri, mücevheratı, eski eserleri ve sanat eserlerini değerlemede bilirkişiye müracaat etmek mecburidir.

----------------------------

             Beyana bağlılık :

             MADDE 76 - Mükellefin evvelce beyan ettiği bir matraha ait olan takdir işlerinde, takdir olunan matrah mükellefin beyanından düşük olamaz.

İKİNCİ BÖLÜM

TAHRİR KOMİSYONU

             MADDE 77 - (1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 41 / 3 . maddesiyle kaldırılmıştır.) (*)

----------------------------

             Görev ve kuruluş :

             (*) MADDE 77 - (Kaldırılmadan önceki şekli) Binaların ve arazinin genel tahriri üçer kişilik "Tahrir komisyonları" tarafından yapılır. Bu komisyonlar valilerce tayin olunan bir zatın başkanlığı altında iki seçilmiş üyeden kurulur.

             Her ilçede ilçenin büyüklüğüne göre, lüzumu kadar "Tahrir komisyonu" kurulur.

             Valiler, tahrir komisyonlarına sıfat ve yetkilerini gösteren birer vesika verirler. Komisyonlar gittikleri yerde bu vesikayı gezilip görülecek bina veya arazinin mutasarrıflarına veya bunları işgal edenlere göstermeye mecburdurlar.

----------------------------

             MADDE 78 - (1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 41 / 3 . maddesiyle kaldırılmıştır.) (*)

----------------------------

             Üyelerin seçilmesi :

             (*)  MADDE 78 - Tahrir komisyonlarının üyeleri aşağıdaki şekilde seçilir :

             1 - Üyelerden biri tahriri yapılacak ilçenin bağlı bulunduğu il genel meclisince genel meclis üyeleri dışından ve ilçe halkından seçilir.

             62. maddede yazılı sebeplerle yapılacak tahrirlerde, il genel meclisi toplantı halinde değilse, bu üyenin aynı suretle il daimi encümenince seçilmesi caizdir.

             2 - Belediye sınırları içindeki yerlerin tahriri için ikinci üyeyi belediye meclisleri kendi üyeleri veya diğer hemşehriler arasından seçer.

             3 - Köylerde yapılan tahrirlerde köy ihtiyar meclisi tarafından kendi üyesi arasından veya köy halkından seçilecek bir zat ikinci iye olarak tahrir komisyonuna girer.

             Tahrir komisyonlarına girecek üyeler sayısınca ayrıca ve aynı usul dairesinde yedek üye de seçilir

             İl genel meclisleri ile belediye meclisleri asıl ve yedek üyeleri genel tahrir kararının ilanından başlayarak en geç bir ay içinde seçmeye ve bunların adlarını en büyük mülkiye memuruna mecburdurlar.

----------------------------

             Yetki :

             MADDE 79 - Tahrir komisyonları :

             1 - İradı veya kıymeti tahmin edilecek binaları ve araziyi gezebilirler;

             2 - Mükelleflerden ve kiracılardan gayrimenkulun genel durumu, kullanış tarzı, kira veya hasılat miktarı ve tahmine yarayacak sair lüzumlu malûmatı isteyebilirler;

             3 - Lüzumlu gördükleri malumatı, muhtar ve ihtiyar meclisleri, ticaret ve tarım odaları, belediyeler ve noterler gibi resmi veya yarı resmi teşekküllerle özel teşekküller ve şahıslardan isteyebilirler.

             4 - Fabrika, değirmen ve imalathanelerin iratların takdirinde içlerinde bulunan sabit istihsal tesislerinin kıymetlerini tespit için lüzum gördükleri taktirde bilirkişiye müracaat edebilirler.

             Çalışma saatleri dışında veya tatil günlerinde, bina ve arazi, bunları işgal edenlerin muvafakati olmaksızın gezilemez. Binaların gezilmesi sırasında, komisyon başkan ve üyeleri, ev halkının rahatsız edilmemesine dikkat etmeye mecburlardır.

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

TADİLAT KOMİSYONLARI

             Görev ve kuruluş :

             MADDE 80 - Gerek binalarda, gerek arazide tadilat üçer kişilik "Tadilat komisyonları" tarafından yapılır.

             Bu komisyonlar, mahallin en büyük mülkiye memurunun vergi dairesi müdür olmayan gelir memurları arasında seçeceği bir başkan ile iki üyeden  kurulur.

             Lüzum görülen yerlerde birden fazla tadilat komisyonu kurulması caizdir.

             Üyelerin seçilmesi :

             MADDE 81- Tadilat komisyonlarına girecek üyeler :

             1 - Belediye sınır içinde bulunan yerler için, belediye meclislerince biri kendi üyeleri arasında veya dışarıdan, diğeri tadilat yapılacak bina ve arazinin bulunduğu şehir ve kasaba  halkı arasından;

             2 - Belediye teşkilatı olmayan yerlerde köy ihtiyar meclisince biri kendi üyeleri, diğer köy halkı arasında ;

             Seçilir.

             Belediyeler ve belediye teşkilatı bulunmayan köy ihtiyar meclisleri mahallin en büyük mülkiye memurunun yapacağı tebliğden başlayarak en geç bir ay içinde tadilat komisyonuna girecek üyeleri ve onların bir misli yedek üyeleri seçmeye ve adlarını en büyük mülkiye memuruna bildirmeye mecburdurlar.

             Yetki :

             MADDE 82 - Tahrir komisyonlarının haiz olduğu yetkileri tadilat komisyonları da haizdirler.

DÖRDÜNCÜ BÖLÜM

(2365 sayılı Kanunun 11. maddesiyle değişen başlık)

ZİRAİ KAZANÇLAR İL VE MERKEZ KOMİSYONLARI İLE

ÖZEL KOMİSYONLAR (*)

             Zirai kazançlar il komisyonu :

             MADDE 83 - (2365 sayılı kanunun 11. maddesiyle değişen şekli) Zirai Kazançlar İl Komisyonu valinin başkanlığında defterdar, gelir müdürü, ziraat müdürü, veteriner müdürü, il merkezindeki ziraat bankası şube müdürü ve seçilmiş üç üyeden kurulur. Ormancılığa ilişkin konuların görüşülmesinde komisyona veteriner müdürü yerine orman işletme müdürü veya tevkil edeceği bir edeceği temsilci katılır. (**)

----------------------------

             (*) (2365 sayılı Kanunun 11. maddesiyle değişmeden önceki bölüm başlığı) "Zirai kazançlar il ve merkez komisyonları"

             (**) Zirai kazançlar il ve merkez komisyonları :

             MADDE 83 (Değişmeden önceki şekli) (205 sayılı kanunun 8. maddesiyle değişen şekli) Zirai kazançlar il komisyonu valinin başkanlığında defterdar, gelir müdürü, ziraat  müdürü, veteriner müdürü, il merkezindeki Ziraat Bankası şube müdürü ve seçilmiş dört üyeden kurulur. Ormancılığa ilişkin konuların görüşülmesinde komisyona veteriner müdürü yerine orman işletme müdürü veya tevkil edeceği bir temsilci katılır.

----------------------------

             Üyelerin seçilmesi :

             MADDE 84 - (2686 sayılı kanunun 15. maddesiyle değişen şekli) Zirai Kazançlar İl Komisyonunun seçilmiş üyelerinden ikisi il ziraat odasından, biri de bu ile bağlı ziraat odalarından il ziraat odasınca seçilir.

             Ziraat odası, valinin yazılı tebliği üzerine en geç bir ay içinde komisyon üyelerini ve aynı sayıda yedek üyeyi seçerek adlarını valiye bildirir.

             Üyeler bu süre içinde seçilip bildirilmedikleri takdirde vali tarafından seçilir.

             Ziraat odası bulunmayan yerlerde bunların seçeceği üyeler, aynı esaslar dairesinde belediyelerce seçilir. (*)  

----------------------------

             (*) MADDE 84 - (Değişmeden önceki şekli) (2365 sayılı kanunun 12. maddesiyle değişen ve 1.1.1981 - 29.6.1982 döneminde uygulanan şekli) Zirai Kazançlar İl Komisyonunun seçilmiş üyelerinden biri mahalli çiftçi birlikleri, biri il ziraat odası ve biri de il ticaret odası tarafından mıntıka çiftçileri arasında seçilir.

             Bu odalar ve birlikler valinin yazılı tebliği üzerine en geç bir ay içinde komisyon üyelerini ve onların bir misli yedek üyeyi seçerek adlarını valiye bildirmeye mecburdurlar.

             Üyeler bu süre içinde seçilip bildirilmedikleri takdirde vali tarafından seçilir.

             Ziraat ve ticaret odaları ve  çiftçi birlikleri bulunmayan yerlerde bunların seçeceği üyeler, aynı esaslar dairesinde belediyelerce seçilir.

             MADDE 84 - (Değişmeden önceki şekli) (205 sayılı kanunun 9. maddesiyle değişen şekli) Zirai kazançlar il komisyonunun seçilmiş üyelerinden ikisi mahalli çiftçi birlikleri biri il ziraat odası ve biri de il ticaret odası tarafından mıntıka çiftçileri arasında seçilir.

----------------------------

             Zirai kazançlar merkez komisyonu :

             MADDE 85 - (2686 sayılı kanunun 16. maddesiyle değişen şekli) Zirai Kazançlar Merkez  Komisyonu, Maliye ve Gümrük Bakanlığı Müsteşarının Başkanlığında ; Gelirler Genel Müdürü ile Gelirler Genel Müdürlüğünün iki, Tarım ve Orman Bakanlığının üç, Ziraat Odaları Birliğinin üç ve Devlet Üretme Çiftlikleri Genel Müdürlüğünün bir temsilcisinden kurulur.

             Başkanın mazereti halinde komisyona, başkanın üyelerden veya hariçten tevkil edeceği kimse başkanlık eder. (*)

----------------------------

             (*) MADDE 85 - (Değişmeden önceki şekli) (205 sayılı kanunun 10. maddesiyle değişen 29.6.1982 tarihine kadar uygulanan şekli) Zirai Kazançlar Merkez Komisyonu, Maliye Bakanlığı Müsteşarının Başkanlığında Gelirler Genel Müdürü, Gelirler Genel Müdürlüğünün iki, Tarım ve Orman Bakanlığının üç, Çiftçi Birlikleri Federasyonunun bir, Ziraat odaları Birliğinin iki  ve Devlet Üretme Çiftlikleri Genel Müdürlüğünün bir temsilcisinden  kurulur.

             Başkanın mazereti halinde Komisyona komisyon üyelerinden veya hariçten tevkil edeceği kimse başkanlık eder.

----------------------------

             Komisyonların yetkileri :

             MADDE 86 - Zirai kazançlar il ve merkez komisyonları kamu idare ve müesseseleri ile Devlet Ekonomi kurumlarından ve görevlerinin gerektirdiği sair gerçek ve tüzel kişilerden her türlü bilgileri isteyebilirler. Gerekli gördükleri hallerde bilirkişilere inceleme de yaptırabilirler.

             Bilgi istemede 148. maddenin ikinci fıkrası hükümleri uygulanır.

             Komisyonlarca bu hükümlere göre istenilen bilgileri vermeyenler ve bilirkişiliği kabul ettikleri halde gerekli incelemeleri yapmayanlar hakkında (4444 sayılı Kanunun 13'üncü maddesinin C-1 bendi ile değişen ibare) (14.8.1999 tarihinden geçerli olmak üzere) mükerrer 355'inci madde (1) hükmü uygulanır.

----------------------------

(1) (4444 sayılı Kanunla değişmeden önceki ibare)

             "361'inci madde"

----------------------------

             Özel komisyonlar :

             MÜKERRER MADDE 86 - (2686 sayılı kanunun 53. maddesiyle kaldırılmıştır.) (*)

----------------------------

             (*) Özel komisyonları :

             MÜKERRER MADDE 86 - (Kaldırılmadan önceki şekli) (2365 sayılı kanunla eklenen ve 29.6.1982 tarihine kadar yürürlükte kalan madde) Gelir  Vergisi Kanununun mükerrer 117. maddesinde belirtilen mükelleflerin girecekleri dereceleri tayin etmek üzere aşağıdaki komisyonlar kurulur. Bu komisyonlar 86. maddede belirtilen yetkileri haizdir.              

             A) Merkez Özel Komisyonu kuruluş, görev ve yetkileri :

             Merkez Özel Komisyonu, Maliye Bakanlığı Müsteşarının başkanlığında, Gelirler Genel Müdürü, Ticaret Bakanlığı İç Ticaret Genel Müdürü ile Türkiye Ticaret Odaları, Sanayi Odaları ve Ticaret Borsaları Birliğinin ve esnaf teşekküllerinin bağlı olduğu birliklerin gösterecekleri en az dört aday arasında Maliye Bakanınca seçilecek iki üyeden kurulur.

             Merkez özel komisyonu, il ve ilçe özel komisyonlarının kararlarıyla tespit edilen  derecelere yapılacak itirazları inceler ve nihai olarak karara bağlar. Merkez Özel Komisyonu Kararları Resmi Gazete ile ilan olunur.

             B) İl Özel Komisyonu kuruluş görev ve yetkileri :

             İl Özel Komisyonu, valinin veya mazereti halinde tevkil edeceği vali yardımcısının başkanlığında, defterdar, gelir müdürü ve ilgili mesleki teşekküllerin gösterecekleri en az dört aday arasında vali tarafından seçilecek iki üyeden kurulur. Mesleki teşekkül bulunmayan yerlerde üyeler belediye meclisi üyeleri arasından seçilir.

             İl Özel Komisyonu, merkez ilçedeki mükelleflerin girecekleri dereceleri tespit ederek karara bağlar.

----------------------------

             C) İlçe Özel Komisyonu kuruluş, görev ve yetkileri :

 İlçe Özel Komisyonu, kaymakamın başkanlığında mal müdürü (Müstakil vergi dairesi olan ilçelerde vergi dairesi müdürü), gelir vergi dairesinin bir memuru ve ilgili meslek teşekküllerin gösterecekleri en az dört aday arasından seçilir.

             İlçe Özel Komisyonu, ilçedeki mükelleflerin girecekleri dereceleri tespit ederek karara bağlar.

             Merkez, il ve ilçe komisyonlarının seçilen üyeleri için  aynı esaslara göre iki yedek üye belirlenir.

             İl ve ilçe özel komisyonlarınca tespit edilen dereceler; mükelleflerin bağlı oldukları vergi dairelerinin ilan koymaya mahsus yerlerine listeler halinde asılmak suretiyle ilan olunur.

             İlanın asılması keyfiyeti ve tarihi tutanakla tespit olunur.

             Mükellefler tespit derecelerine, ilan tarihinden itibaren bir ay içinde itiraz edebilirler . Ancak, itiraz peşin ödemenin  tahakkuk ve tahsilini durdurmaz.

----------------------------

BEŞİNCİ BÖLÜM

MÜŞTEREK HÜKÜMLER

             Komisyonlara seçilecek üyelerde aranılacak vasıflar :

             MADDE 87 - (2365 sayılı kanunun 14. maddesiyle değişen fıkra) Takdir, tadilat ve zirai kazançlar il komisyonları ile özel komisyonlara, memurların dışında, seçilecek kimselerde aşağıdaki vasıflar aranır : (*) 

             1 - İyi ahlak sahibi olmak ve ikamet ettiği veya iş gördüğü muhitin emniyet ve itimadını kazanmış bulunmak;

             2 - Kamu hizmetlerinden memnu olmamak ve medeni haklardan ıskat edilmiş bulunmamak ;

             3 - Ağır hapis veya şeref ve haysiyet muhil bir suçtan dolayı hapis cezasıyla hükümlü olmamak;

             4 - Vergi kaçakçılığından dolayı cezalandırılmış olmamak;

             5 - (2365 sayılı kanunun 14. maddesiyle değişen bent) Takdir ve özel komisyonlara seçileceklerde, ayrıca 30 yaşını bitirmiş olmak ; (**)

             6 - (2365 sayılı kanunun 14. maddesiyle değişen bent) Tadilat ve zirai kazançlar il komisyonlarına seçileceklerde ayrıca mensup olduğu şehir veya kasabanın iktisadi şartlarına ve emlak ve ziraat işlerine vukufu olmak ve yirmi beş yaşını bitirmiş bulunmak ; (***)

             7 - (2365 sayılı kanunun 14. maddesiyle kaldırılmıştır.) (****)

             (*) MADDE 87 - (Değişmeden önceki 1.1.1981 tarihine kadar uygulanan şekli) Takdir, tahrir, tadilat ve zirai kazançlar il komisyonlarına, memurların dışında, seçilecek kimselerde aşağıdaki vasıflar aranır.

             (**) 5 - Takdir komisyonlarına seçileceklerde, ayrıca 30 yaşını bitirmiş olmak;

             (***) 6 - Tahrir, tadilat ve zirai kazançlar il komisyonlarına seçileceklerde ayrıca mensup olduğu şehir veya kasabanın iktisadi şartlarına ve emlak  ve ziraat işlerine vukufu olmak ve yirmi beş yaşını bitirmiş bulunmak ;

             (****) 7 - (Kaldırılmadan önceki şekli) Arazi tahrirlerinde ayrıca çiftçi olma.

             Yemin :

             MADDE 88 - Bu kısımda yazılı komisyonlara seçilen üyeler ve tahrir komisyonu başkanları şehir ve kasabalarda idare heyeti, köylerde ihtiyar meclisi huzurunda aşağıda yazılı şekilde yemin ederler.

             "Komisyonda çalışacağım süre zarfında tam manasıyla vicdan ve kanaatim icaplarına tabi kalacağıma; hiçbir sebep ve tesir altında adaletten ve doğruluktan ayrılmayacağıma, gerek Devlet gerek mükellef haklarını bir tutacağıma, takdir ve tahminlerde herhangi bir tarafa temayül suretiyle görevimi kötüye kullanmayacağıma namusum üzerine yemin ederim."

             Nisap :

             MADDE 89 - (2365 sayılı kanunun 15. maddesiyle değişen şekli)Bu kısımda yazılı komisyonlar üye tam sayısının çoğunluğu ile toplanır ve çoğunlukla karar verirler. Oyların eşitliği halinde başkanın bulunduğu taraf çoğunlukta sayılır. (*)

----------------------------

             (*) Nisap :

             MADDE 89 - (Değişmeden önceki şekli) (205 sayılı kanunun 11. maddesiyle değişen şekli) Bu kısımda yazılı takdir, tahrir ve tadilat komisyonları tam mürettipleriyle toplanır ve mutlak ekseriyetle karar verirler.

             Zirai kazançlar il ve merkez komisyonları mürettiplerinin beşte üçü ile toplanabilir ve mürettip üye sayısının ekseriyetiyle karar verirler.

             Bu kısımda yazılı komisyonlarda reylerin müsavatı halinde başkanın bulunduğu taraf ekseriyet sayılır.

----------------------------

             Devam

             MADDE 90 - Komisyon toplantılarında herhangi bir sebeple olursa olsun bulunamayacağı anlaşılan üyenin yerine yedek üye davet olunur.

             Seçilmiş üyelerden, mücbir bir sebebe dayanmaksızın, üç müteakip toplantıya gelmeyenler istifa etmiş sayılarak yerlerine yedek üye asil üye olarak getirilir.

             Mücbir sebep veya mezuniyetle devam edemeyecek olan asil üyeye yedek üye vekâlet eder.

             (2365 sayılı kanunun 16. maddesiyle kaldırılmıştır.) (*)

             (*) (Kaldırılmadan önceki 1.1.1981 tarihine kadar yürürlükte kalan şekli) Tahrir komisyonun başkanı hastalık gibi mücbir bir sebeple veya mezuniyetle görevine devam edemeyecek olursa yerine valiler tarafından bir başkan vekili tayin olunur.

             Görev süresi :

             MADDE 91 - Tahrir komisyonları başkan ve üyelerinin görevleri genel tahrir bitinceye kadar devam eder.

             Takdir, tadilat ve zirai kazançlar il komisyonlarına seçilen üyelerin görev süresi üç yıldır. Bunları seçen daire, meclis ve mesleki teşekküllerin seçimlerinin yenilenmesi bu üyelerin görev sürelerini kısaltmaz.

             Süreleri dolanların yeniden seçilmesi caizdir.

             Ücretler

             MADDE 92 - (2686 sayılı kanunun 17. maddesiyle değişen şekli) Bu kısımda yazılı komisyonlarla ortalama kâr hadlerini tespit eden özel komisyonlar ve uzlaşma komisyonlarının (Zirai Kazançlar Merkez Komisyonu, Ortalama Kâr Hadleri Merkez Komisyonu, Merkez Uzlaşma Komisyonları ile Gelir Vergisi Kanununun 31. maddesinde zikredilen yönetmelik hükümlerine göre kurulan komisyon hariç) Başkan ve üyelerine bu komisyonlardaki görevleri dolayısıyla mahalli defterdarlığın teklifi üzerine Maliye Bakanlığınca tayin olunacak miktarda ücret verilir.

             Zirai Kazançlar Merkez Komisyonu, Ortalama Kâr Hadleri Merkez Komisyonu, Merkez Uzlaşma Komisyonları ile Gelir Vergisi Kanununun 31. maddesinde zikredilen yönetmelik hükümlerine göre kurulan Komisyonun Başkan ve üyelerine  bu komisyonlardaki çalışmaları dolayısıyla verilecek ücret Maliye Bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulu kararlarıyla tayin olunur. (*)

----------------------------

             (*) MADDE 92  - (Değişmeden önceki şekli) (2365 sayılı kanunun 17. maddesiyle değişen ve 1.1.1981 - 29.6.1982 döneminde uygulanan şekli) Bu kısımda yazılı Komisyonlarla ortalama kâr hadlerini tespit eden özel komisyonların (Zirai Kazançlar Merkez Komisyonu, Ortalama Kâr Hadleri Merkez Komisyonu ile Mükerrer 86. maddede yazılı Merkez Özel Komisyonu hariç) Başkan ve üyeleri ile Gelir Vergisi Kanununun 111. maddesinde yazılı komisyonun üyelerine bu komisyonlardaki görevleri dolayısıyla, mahalli defterdarlığın teklifi üzerine Maliye Bakanlığınca tayin olunacak miktarda ücret verilir.

             Ödenecek ücretin aylık miktarı, 5.000 lirayı geçemez.

             Zirai Kazançlar Merkez Komisyonu, Ortalama Kâr Hadleri Merkez Komisyonu ile Merkez Özel Komisyonu Başkan ve üyelerine bu komisyonlardaki çalışmaları dolayısıyla verilecek ücret Maliye Bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulu kararıyla tayin olunur.

----------------------------

             MADDE 93 - (Değişmeden önceki şekli) (485 sayılı kanunun 5. maddesiyle değişen şekli) Bu  kısımda yazılı komisyonlarla ortalama kâr hadlerini tespit eden özel komisyonların (Zirai Kazançlar Merkez Komisyonu ile Ortalama Kâr Hadleri Merkez Komisyonu hariç) Başkan ve üyeleri ile Gelir Vergisi Kanununun 111. maddesinde yazılı komisyonun seçilmiş üyesine bu komisyonlardaki görevleri dolayısıyla, mahalli defterdarlığın teklifi üzerine Maliye Bakanlığınca tayin olunacak miktarda ücret verilir.

             Şu kadar ki, bu komisyonların seçim yoluyla gelmeyen üyelerine verilecek ücret miktarı, her toplantı günü için seçilmiş üyelere verilen miktarı aşmamak kaydıyla aylık  tutarı 200 lirayı geçmez.

             Zirai Kazançlar Komisyonu ile Ortalama Kâr Hadleri Merkez Komisyonu Başkan ve üyelerine, bu komisyonlardaki çalışmaları dolayısıyla verilecek ücreti Maliye Bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulu kararıyla tayin olunur.

----------------------------

BEŞİNCİ KISIM

TEBLİĞLER

BİRİNCİ BÖLÜM

TEBLİĞ ESASLARI VE MUHATAPLAR

             Tebliğ esasları :

             MADDE 93 - Tahakkuk fişinden gayri, vergilendirme ile ilgili olup, hüküm ifade eden bilumum vesikalar ve yazılar adresleri bilinen  gerçek ve tüzelkişilere posta vasıtasıyla ilmühaberli taahhütlü olarak, adresleri bilinmeyenlere ilan yolu ile tebliğ edilir.

             Şu kadar ki, ilgilinin kabul etmesi şartıyla, tebliğin  daire veya komisyonda yapılması caizdir.

             Tebliğ yapılacak kimseler :

             MADDE 94 - Tebliğ mükelleflere, bunların kanuni temsilcilerine, umumi vekillerine veya vergi cezası kesinlenlere yapılır.

             Tüzelkişilere yapılacak tebliğ, bunların başkan, müdür veya kanuni temsilcilerine, vakıflar ve cemaatler gibi tüzelkişiliği olmayan teşekküllerde bunları idare edenlere veya temsilcilerine yapılır. Tüzelkişilerin müteaddit müdür veya temsilcisi varsa tebliğin bunlarda birine yapılması kâfidir.

             (2365 sayılı kanunun 18. maddesiyle eklenen fıkra) Tebliğ, kendisine tebligat yapılacak kimsenin bulunmaması halinde ikametgâh adresinde bulunanlardan veya işyerlerinde memur ya da müstahdemlerinden birine yapılır. (Muhatap yerine bu şekilde kendisine tebliğ yapılacak kimsenin görünüşüne nazaran 18 yaşından aşağı olmaması ve bariz bir surette ehliyetsiz bulunmaması gerekir.)

             Veli, vasi ve kayyımlara tebliğ :

             MADDE 95 - Mükellef yerine geçen veli, vasi veya kayyım gibi vergi sorumlusu birden fazla olursa, tebliğ bunlardan yalnız birine yapılabilir.

             Şayet tebliğin mevzuu olan işe ayrı bir vasi veya kayyım bakmakta ise, tebliğ bunlara yapılır.

             Vasıtalı tebliğ :

             MADDE 96 - Kara, deniz, hava ve jandarma eratına yapılacak tebliğler kıta komutanı veya müessese amiri gibi en yakın üst vasıtasıyla yapılır. Bu evrakı derhal tebliğ kimseye vermediği takdirde üst tazminle mahkûm olur. Bu cihetin tebliğ evrakında yazılı olması şarttır.

             Yabancı memlekette bulunanlara tebliğ :

             MADDE 97 - Yabancı memlekette bulunanlara tebliğ o memleketin yetkili makamı vasıtasıyla yapılır. Bunun için anlaşma varsa veya o memleketin kanunları müsait ise o yerlerdeki Türk siyasi memuru veya konsolosu tebliğin yapılmasını yetkili makamdan ister.

             Kendisine tebliğ yapılacak kişi Türk vatandaşı ise tebliğ siyasi memuru veya konsolosu vasıtasıyla da yapılabilir.

             Yabancı memleketlerde bulunan kimselere tebliğ olunacak evrak, tebligatı çıkaran merciin bağlı bulunduğu Bakanlık vasıtasıyla Dışişleri Bakanlığına, oradan da Türkiye elçilik veya konsolosluğuna gönderilir.

             Yabancı memlekette resmi görevle bulunan Türk memurlarına tebliğ Dışişleri Bakanlığı vasıtasıyla yapılır.

             Yabancı memlekette bulunan askeri şahıslara yapılacak tebliğ, bağlı bulundukları kara, deniz, hava kuvvetleri komutanlarıyla Jandarma Genel Komutanlığı vasıtasıyla yapılır.

             Kamu idare ve müesseselerine tebliğ :

             MADDE 98 - Kamu idare  ve müesseselerine yapılacak tebliğ bu idare ve müesseselerin en büyük amirin yetkili kılacağı memurlara yapılır.

 

İKİNCİ BÖLÜM

POSTA İLE TEBLİĞ USULÜ

             Kapalı zarf esası :

             MADDE 99 - Posta ile tebliğde edilecek vesikalı kapalı bir zarf içinde postaya verilir. Bunun için, şekilleri Maliye Bakanlığınca tespit edilen özel zarflar kullanılır.

             Bilinen Adreslere Tebliğ:

             MADDE 100 - Bilinen adrese gönderilen mektuplar posta idaresince muhatabına teslim edildiği tarihte tebliğ edilmiş sayılır.

             Bilinen Adresler:

             MADDE 101 - Bu Kanuna göre bilinen adresler şunlardır:

             1) Mükellef tarafından işe başlamada bildirilen adresler;

             2) Adres değişikliğinde bildirilen adresler;

             3) İşi bırakmada bildirilen adresler;

             4) Vergi beyannamelerinde bildirilen adresler;

             5) Yoklama fişinde tespit edilen adresler.

             6) (2986 sayılı Kanunun 18. maddesi ile değişen bent) Vergi Mahkemesinde dava açma dilekçelerinde ve cevaplarında gösterilen adresler. (*)

             7) Yetkili memurlar tarafından bir  tutanakla tespit edilen adresler (İlgilinin tutanakta imzası bulunmak şartıyla);

             8) Bina ve arazi vergilerinde komisyonlarca tahrir varakalarında tespit edilen adresler.

             Mektupların gönderilmesinde bu adreslerden tarih itibariyle tebligat yapacak makama en son olarak bildirilmiş veya bu makamca tespit edilmiş olanı nazara alınır.

----------------------------

(*) (2686 sayılı Kanunla değişmeden önceki bent)

             6 - İtiraz ve temyiz dilekçelerinde ve cevaplarında gösterilen adresler.

----------------------------

             Tebliğ Evrakının Teslimi:

             MADDE 102 - Tebliğ olunacak evrakı muhtevi zarf posta idaresince muhatabına verilir ve keyfiyet muhatap ile posta memuru tarafından taahhüt ilmühaberine tarih ve imza konulmak suretiyle tespit olunur.

             Muhatabın zarf üzerinde  yazılı adresini değiştirmesinden dolayı bulunamamış olması halinde posta memuru durumu zarf üzerine yazar ve mektup posta idaresince derhal tebliğ yaptıran daireye geri gönderilir.

             Muhatabın geçici olarak başka bir yere gittiği, bilinen adresinde bulunanlar veya komşuları tarafından bildirildiği takdirde keyfiyet ve beyanda bulunan kimliği tebliğ alındısına yazılarak altı beyanı yapana imzalattırılır. İmzadan   imtina ederse, tebliği yapan bu cihetle şerh ve imza eder ve tebliğ edilemeyen evrak, çıkaran  mercie iade olunur.

             Bunun üzerine  tebliğ çıkaran  merci tarafından tayin olunacak münasip bir süre sonra yeniden tebliğ çıkarılır. İkinci defa çıkarılan tebliğ evrakı da aynı sebeple tebliğ edilemeyerek iade olunursa tebliğ ilan yolu ile yapılır.

             Muhatap imza edecek kadar yazı bilmez veya herhangi bir sebeple imza edemeyecek  durumda bulunursa sol elinin baş parmağı bastırılmak suretiyle tebliğ olunur.

             Muhatap tebelluğdan imtina ederse tebliğ edilecek evrak önüne bırakılmak suretiyle tebliğ edilir.

             Yukarı ki fıkralarda yazılı işlemler  komşularından bir kişi veya muhtar veya ihtiyar heyeti üyelerinden biri veyahut bir zabıta memuru huzurunda icra ve keyfiyet taahhüt ilmühaberine yazılarak tarih ve imza vaaz edilmek ve hazır bulunanlara da imzalattırılmak suretiyle tespit olunur.                             

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

İLAN YOLUYLA TEBLİĞ USULÜ

             Tebliğin İlanla Yapılacağı Haller:

             MADDE 103 - Aşağıda yazılı  hallerde tebliğ ilan yolu ile yapılır.

             1) Muhatabın  adresi hiç bilinmezse

             2) Muhatabın bilinen  adresi  yanlış veya değişmiş olur ve bu yüzden gönderilmiş olan mektup geri gelirse,

             3) Başkaca sebeplerden   dolayı posta ile tebliğ yapılmasına imkan bulunmazsa,

             4) Yabancı memleketlerde bulunanlara tebliğ yapılmasına imkan bulunmazsa.

             İlanın Şekli:

             MADDE 104 - İlan aşağıda yazılı şekilde yapılır.

             1) İlan  ilgili vergi dairesinin bulunduğu yerin belediye sınırları içinde çıkan bir veya daha fazla gazetede yayınlanır. Gazete çıkmayan yerlerde mutat vasıtalarla yapılır.

             2) İlan yazısı tebliğ yapan dairenin  ilan  koymaya mahsus mahallinde asılır ve bir  sureti mükellefin bilinen son adresinin bağlı olduğu muhtarlığa gönderilir.

             3) (2365 sayılı Kanunun 19'uncu maddesiyle değişen bent) (1.1.1981 tarihinden geçerli olmak üzere) İstanbul Belediye sınırları dışındaki yerlerde ilan yolu ile yapılan tebliğin konusu (Yeniden Değerleme Oranının % 52.1 olması ile 1.1.2000 tarihinden geçerli olmak üzere değişen miktar) 3.000.000.000 (*) lirayı aşan vergi veya vergi cezasına taalluk ettiği takdirde ilan ayrıca Ankara ve İstanbul'da çıkan birer gazete ile yayınlanır. (**)

             Tebliğ olunacak   evrakın   örnekleri  yabancı memlekette bulunan mükellefin bilinen  adresine ayrıca posta ile gönderilir.

----------------------------

(*) Değişmeden önceki miktar)

             (98/12044 sayılı Kararla değiştirilen 1.1.2000 tarihine kadar ki miktar) 2.000.000.000.- lira.

             (95/7595 sayılı Kararla 1.1.1996 tarihinden geçerli olmak üzere değiştirilen ve 4369 sayılı Kanunun 19'uncu maddesiyle değişik mükerrer 414'üncü maddesine göre 29.7.1998 tarihinden itibaren geçerli hale getirilen had) 1.000.000.000 lira.

             (94 / 6296 sayılı kararla değiştirilen 1.1.1996 tarihine kadar ki miktar) 500 milyon.- lira

             (93 / 5144 sayılı kararla değiştirilen 1.1.1995 tarihine kadar ki miktar) 250 milyon.- lira

             (92 / 3894 sayılı kararla değiştirilen 1.1.1994 tarihine kadar ki miktar) 100.000.000.- lira

             (91 / 2567 sayılı kararla değiştirilen 1.1.1993 tarihine kadar ki miktar) 50.000.000.- lira

             (3239 sayılı kanunla değiştirilen 1.1.1986 - 1.1.1992 için uygulanan miktar) 10.000.000.- lira

(**) (2365 sayılı Kanunla değişmeden önceki bent)

             3 - İstanbul belediye sınırları dışındaki yerlerde ilan yoluyla yapılan tebliğin konusu on bin lirayı aşan bir vergiye veya vergi cezasına taalluk ettiği takdirde ilan ayrıca Ankara ve İstanbul'da çıkan birer gazete ile yayınlanır.   

----------------------------         

             İlanın Muhteviyatı:

             MADDE 105 - İlanlarda, tebliğin ilgili bulunduğu vergiler gösterilmek suretiyle adları (Tüzel kişilerde unvanları yazılı muhataplara aşağıdaki hususlar ihtar olunur:

             1) İlan tarihinden  başlayarak bir ay içinde ilanı yapan makama bizzat veya bilvekale müracaat etmeleri veyahut taahhütlü mektup veya telgrafla açık adreslerini bildirmeleri;

             2) Kendilerine süre ile kayıtlı resmi tebliğ yapılacağı.

             İlanın Neticeleri:

             MADDE 106 - İlan üzerine bizzat veya bilvekale müracaat edenlere yerinde, adres bildirenlere ise posta ile tebliğ yapılır.

             Posta ile tebliğ hakkında da 100'üncü madde hükmü cari olur.

             İlan tarihinden başlayarak bir ay içinde ne vergi dairesine müracaat  yapmış ne de adresini bildirmiş olanlara bir ayın sonunda tebliğ yapılmış sayılır.

DÖRDÜNCÜ BÖLÜM

TEBLİĞLERE AİT TÜRLÜ HÜKÜMLER

             Memur vasıtasıyla tebliğ :

             MADDE 107 - (2365 sayılı kanunun 20. maddesiyle değişen fıkra) (1.1.1981 tarihinden geçerli olmak üzere) Maliye Bakanlığı tebliğleri posta yerine memur vasıtasıyla da yaptırtmaya yetkilidir. (*)

             Bu madde hükmünün uygulanmasında da bu kısımdaki tebliğ esaslarına uyulur.

----------------------------

(*) (2365 sayılı Kanunla değişmeden önceki fıkra)

             Posta ile tebliğ yapılması müşkül veya faydasız görülen hal ve yerlerde veyahut özel veya acele hallerde, Maliye Bakanlığı tebliğleri posta yerine memur vasıtasıyla yaptırmaya yetkilidir.

----------------------------

             Hatalı tebliğler :

             MADDE 108 - (2686 sayılı kanunun 19. maddesiyle değişen şekli) Tebliğ olunan vesikalar, esasa müessir olmayan şekil hatalarından dolayı hukuki kıymetlerini kaybetmezler; yalnız vergi ihbarı ile ilgili vesikalarda mükellefin adının, verginin nevi veya miktarının, vergi mahkemesinde dava açma süresinin hiç yazılmamış olması veyahut bu vesikaların görevli bir makam tarafından tanzim edilmemiş bulunması vesikayı hükümsüz kılar. (*)

----------------------------

(*) (2686 sayılı Kanunla değişmeden önceki şekli)

             MADDE 108 - Tebliğ olunan vesikalar, esasa müessir olmayan şekil hatalarından dolayı hukuki kıymetlerini kaybetmezler; yalnız vergi ihbarı ile ilgili  vesikalarda mükellefin adının, verginin nevi veya miktarının, itiraz veya temyiz sürelerinin hiç yazılmamış olması veyahut bu vesikaların görevli bir makam tarafından tanzim edilmemiş bulunması vesikayı hükümsüz kılar.

----------------------------

             Tebliğ yerine geçen muameleler :

             MADDE 109 - Verginin tarh ve tahakkukunda tebliğ yerine muameleler hakkındaki hükümler mahfuzdur.

             (4369 sayılı Kanunun 81/A-3 maddesiyle değişen ibare) (1.1.1999 tarihinden geçerli olmak üzere) Diğer ücret elde eden hizmet erbabının 1) vergileri, tarh zamanında bu mükelleflerin bağlı oldukları vergi dairesine müracaatla ibraz edecekleri vergi karnelerine yazılmak suretiyle tarh ve tebliğ olunur.

             Vergi karneye yazıldığı  tarihte tebliğ edilmiş sayılır.

             Yukarıdaki hükme riayet etmeyenlerin vergileri (251. madde hükmüne giren mükellefler hariç) bu kanunun umumi hükümleri dairesinde yoklama fişine dayanılarak tarh ve tebliğ olunur.

----------------------------

(*) (4369 sayılı Kanunla değişmeden önceki ibare)

             "Ücret ve kazançları götürü usulde tespit edilen tüccar, hizmet ve serbest meslek erbabının"

----------------------------

ALTINCI KISIM

VERGİ ALACAĞININ KALKMASI

BİRİNCİ BÖLÜM

ÖDEME

             Verginin ödeneceği daire :

             MADDE 110 - Vergi borcu, mükellefin bu bakımdan bağlı olduğu vergi dairesine ödenir.

             Mükellef vergi borcunu vergi dairesinin bulunduğu belediye sınırlarının dışındaki vergi dairelerine de yatırılabilir. Bu takdirde ödemenin hangi vergi dairesi hesabına yatırıldığının bildirilmesi şarttır.

             Ödeme zamanı :

             MADDE 111 - Vergi, kanunlarında gösterilen süreler içinde ödenir.

             Ödeme süresinin son günü verginin vadesi tarihidir.

             Bu kanunun 15, 17 ve 342. maddelerinin uygulanması dolayısıyla sürenin uzaması halinde vade uzayan sürenin bittiği gündür.

             Beyannamenin posta ile gönderilmesi halinde, beyan edilen vergi tahakkuk işleminin bitmesi beklenmeksizin vadesinde ödenir.

             500'den fazla mükellefi olan vergi dairelerine para yatırmak bakımından mükelleflere, vadenin bitmesini takip eden tarihten başlayarak 15 gün içinde belli etmeye Maliye Bakanlığı  yetkilidir.

             Bu suretle belli edilen günler verginin vadesi yerine geçer.

             Özel ödeme zamanları :

             MADDE 112 - (3239 sayılı kanunun 8. maddesiyle değişen şekli) (1.1.1986 tarihinden geçerli olmak üzere)

             1 - İkmalin, resen veya idarece tarh olunan vergiler taksit zamanlarından evvel tahakkuk etmişse taksit süreleri içinde; taksit süreleri kısmen veya tamamen geçtikten sonra tahakkuk etmişse; geçmiş taksitler, tahakkuk tarihinden başlayarak bir ay içinde ödenir.

             2 - Memleketi terk ve ölüm gibi mükellefiyetin kalkmasını mucip haller dolayısıyla beyan üzerinden tarh olunan vergiler, beyanname verme süreleri içinde ödenir.                                                           

             Mükellefin, vadeleri mezkûr süreden sonra gelen vergileri de aynı süre içinde alınır.             

             Memleketi terk edenlerin, ölenlerin veya benzeri haller dolayısıyla mükellefiyetleri kalkanların İkmalin, resen veya idarece tarh olunan vergileri tahakkuk tarihinden başlayarak bir ay içinde ödenir.

             Bu fıkrada yazılı tahsil süreleri Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun mucibince teminat gösterildiği takdirde, Vergi Kanunu ile belli taksit zamanına kadar ve taksit zamanını geçmiş ise üç ay uzatılır.

             3 - Vergi mahkemesinde dava açma dolayısıyla (4444 sayılı Kanunun 13' üncü maddesinin C-2 bendi ile değişen ibare) (14.8.1999 tarihinden geçerli olmak üzere) 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 27. maddesinin 3 numaralı fıkrası (1) gereğince tahsili durdurulan vergilerden taksit süreleri geçmiş olanlar, vergi mahkemesi kararına göre hesaplanan vergiye ait ihbarnamenin tebliği tarihinden itibaren bir ay içinde ödenir. Ayrıca İkmalin, resen veya idarece yapılan tarhiyatlarda :

             a) Dava konusu yapılmaksızın kesinleşen vergilere, kendi vergi kanunlarında belirtilen ve tarhiyatın ilgili bulunduğu döneme ilişkin normal vade tarihinden itibaren, son yapılan tarhiyatın tahakkuk tarihine  kadar;

             b) Dava konusu yapılan vergilerin ödeme yapılmamış kısmına, kendi vergi kanunlarında belirtilen ve tarhiyatın ilgili bulunduğu döneme ilişkin normal vade tarihinden itibaren, yargı organı kararının tebliğ tarihine kadar;                            

             Geçen süreler için 6183 sayılı Kanuna göre tespit edilen gecikme zammı oranında gecikme faizi uygulanır. Gecikme faizi de aynı süre içinde ödenir. Gecikme faizinin hesaplanmasında ay kesirleri nazara alınmaz.                                        Uzlaşılan vergilerde gecikme faizi; uzlaşılan vergi miktarına, (a) fıkrasında belirtilen tarihten itibaren uzlaşma tutanağının imzalandığı tarihe kadar geçen süre için uygulanır.

             4 - (4369 sayılı Kanunun 2'nci maddesiyle eklenen bent) (1.1.1999 tarihinden geçerli olmak üzere)  Fazla veya yersiz olarak tahsil edilen veya vergi kanunları uyarınca iadesi gereken vergilerin, ilgili mevzuatı gereğince mükellef tarafından tamamlanması gereken bilgi ve belgelerin tamamlandığı tarihi takip eden üç ay içinde iade edilmemesi halinde, bu tutarlara üç aylık sürenin sonundan itibaren düzeltme fişinin mükellefe tebliğ edildiği tarihe kadar geçen süre için aynı dönemde 6183 sayılı Kanuna göre belirlenen tecil faizi oranında hesaplanan faiz, 120 inci madde hükümlerine göre ret ve iadesi gereken vergi ile birlikte mükelleflere ödenir.

             Dava açılması nedeniyle tahsili duran vergi ve cezalar mükellefler tarafından istenildiği takdirde davanın devamı sırasında da kısmen veya tamamen ödenebilir.(**) 

----------------------------

(1) (4444 sayılı Kanunla değişmeden önceki ibare)

             "2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 27'nci maddesinin 8 numaralı bendi"

----------------------------

(**) (3239 sayılı Kanunla değişmeden önceki         

             (*) MADDE 112 -  1 - İkmalin veya resen tarh olunan vergiler taksit zamanlarından evvel tahakkuk etmişse, taksit süreleri içinde; taksit süreleri kısmen veya tamamen veya tamamen geçtikten sonra tahakkuk etmişse, geçmiş taksitler, tahakkuk tarihinden başlayarak bir ay içinde ödenir.

             2 - Memleketi terk ve ölüm gibi mükellefiyetin kalmasını mucip haller dolayısıyla beyan üzerinden tarh olunan vergiler, beyanname verme süreleri içinde ödenir.                                       

             Mükellefin, vadeleri mezkûr süreden sonra gelen vergileri de aynı süre içinde alınır.                            

             Memleketi terk edenlerin, ölenlerin veya benzeri haller dolayısıyla mükellefiyetleri kalkanların İkmalin veya resen tarh olunan vergileri tahakkuk tarihinden başlayarak bir ay içinde ödenir.                  

             Bu fıkrada yazılı tahsil süreleri Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkındaki Kanun mucibince teminat gösterildiği takdirde, Vergi Kanunlarıyla belli taksit zamanına kadar ve taksit zamanı geçmiş ise üç ay uzatılır.

             3 - (2791 sayılı kanunun 3. maddesiyle değişen şekli) Vergi mahkemesinde dava açma dolayısıyla 2577 sayılı İdari Yargılama Kanununun 27. maddesinin 8 numaralı bendi gereğince tahsili durdurulan vergilerden taksit süreleri gelmiş olanlar, vergi mahkemesi kararına göre hesaplanan vergiye ait ihbarnamenin tebliği tarihinden itibaren bir ay içinde ödenir.(**)

             4 - (488 sayılı kanunun 31 / 7 maddesiyle fıkra kaldırılmıştır.)

----------------------------

             Şu kadar ki, açtıkları dava sonucunda haksız çıkan mükellefler, ihtilaflı kısmının kesinleşen ve ödenmemiş olan miktarı üzerinden, vergi mahkemelerinde dava açma süresinin son gününü takip eden aybaşından itibaren, 6183 sayılı Kanuna göre tespit edilen tecil faizi oranında bir faizi de aynı süre içinde ödemek mecburiyetindedirler.                               Dava açılması nedeniyle tahsili duran vergiler mükellefler tarafından istenildiği takdirde davanın devamı sırasında da kısmen veya tamamen ödenebilir.

----------------------------

(**) (2791 sayılı Kanunla değişmeden önceki fıkra)                                   

             3 - (2686 sayılı kanunun 20. maddesiyle değişen şekli) Vergi mahkemesinde dava açma dolayısıyla 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 27. maddesinin 8 numaralı bendi gereğince tahsili durdurulan vergilerden taksit süreleri gelmiş olanlar, Vergi mahkemesi kararına göre hesaplanan vergiye ait ihbarnamenin tebliği tarihinden itibaren bir ay içinde ödenir.

(**) (2886 sayılı Kanunla değişmeden önceki fıkra)

             3 - İtiraz dolayısıyla 389. madde mucibince tahsili durdurulan vergilerden taksit süreleri geçmiş olanlar, itiraz komisyonu kararına göre  hesaplanan vergiye ait ihbarnamenin tebliği tarihinden itibaren bir ay içinde ödenir.

----------------------------

İKİNCİ BÖLÜM

ZAMANAŞIMI VE TERKİN

             Zamanaşımının mahiyeti :

             MADDE 113 - Zamanaşımı, süre geçmesi suretiyle vergi alacağının kalkmasıdır.

             Zamanaşımı, mükellefin bu hususta bir müracaatı olup olmadığına bakılmaksızın hüküm ifade eder.

             Zamanaşımı süreleri :

             MADDE 114 - Vergi alacağının doğduğu takvim yılını takip eden yılın başından başlayarak beş yıl içinde tarh ve mükellefe tebliğ edilmeyen vergiler zamanaşımına uğrar.

             Şu kadar ki, vergi dairesince matrah takdiri için takdir komisyonuna başvurulması zamanaşımını durdurur. Duran zamanaşımı mezkûr komisyon kararının vergi dairesine tevdiini takip eden günden itibaren işlemeye devam eder.

             (3239 sayılı kanunun 9. maddesiyle eklenen ve 1.1.1986 tarihinden geçerli fıkra) Yatırım indirimi uygulamasında yatırımcının yatırım veya işletme döneminde öngörülen özel şartları ihlal etmesi halinde, zamanaşımı bu şartların ihlal edildiği yılı takip eden yıl başından itibaren başlar.

             (3239 sayılı kanunun 9. maddesiyle değişen fıkra) (1.1.1986 tarihinden geçerli olmak üzere) Damga vergisine tabi olup vergi ve cezası zamanaşımına uğrayan evrakın hükmünden  tarh  zamanaşımı süresi dolduktan sonra faydalanıldığı takdirde mezkûr evraka ait vergi alacağı yeniden doğar. (*)

----------------------------

(*) (3239 sayılı Kanunla değişmeden önceki 1.1.1986 tarihine kadar uygulanan şekli)

              Damga Resmine tabu olup resim ve cezası zamanaşımına uğrayan evrakın hükmünden tarh zamanaşımı süresi dolduktan sonra faydalanıldığı takdirde mezkûr evraka ait vergi alacağı yeniden doğar.

----------------------------

             Verginin terkini :

             MADDE 115 - Yangın, yer sarsıntısı, yer kayması, su basması, kuraklık, don, muzir hayvan ve haşarat istilası ve bunlara benzer afetler yüzünden :

             1 - Varlıklarının en az üçte birini kaybeden mükelleflerin bu afetlerin zarar verdiği gelir kaynakları ile ilgili bulunan  vergi borçları ve vergi cezaları;

             2 - Mahsullerinin en az üçte birinin kaybeden mükelleflerin, afete maruz arazi için zararın tahakkuk ettiği hasat ve devşirme zamanına tesadüf eden yıla ait olarak tahakkuk ettiği hasat ve devşirme zamanına tesadüf eden yıla ait olarak tahakkuk ettirilen Arazi Vergisi borçları ve vergi cezaları;

                Maliye Bakanlığınca zararla mütenasip olmak üzere, kısmen veya tamamen terkin olunur.

             Zarar derecesini ve ilgili bulunduğu gelir kaynağını mahalli idare heyetleri yaptıracağı tahkikat üzerine tespit  eder.

             Tahakkuktan Vazgeçme :

             MÜKÜRRER MADDE 115 - (3239 sayılı Kanunun 10. maddesiyle eklenen madde) 1.1.1986 tarihinden geçerli olmak üzere) İkmalin, resen veya idarece tarh edilen vergi ve bunlara ilişkin cezaların toplam miktarı (Yeniden Değerleme Oranının % 52.1 olması ile 1.1.200 tarihinden geçerli olmak üzere değişen miktar) 1.500.000 (*) lirayı (1.500.000 (*) lira dahil) aşmaması ve tahakkukları için yapılacak giderlerin bu miktardan fazla olacağının tespiti halinde, Maliye ve Gümrük Bakanlığınca belirlenecek usul ve esaslar dahilinde tahakkuklarından vazgeçilebilir.

----------------------------

(*) (4444 sayılı Kanunla değişmeden önceki miktar)

             (4444 sayılı Kanunla değiştirilen ve 14.8.1999 - 31.12.1999 tarihleri arası uygulanan miktar) 1.000.000 lira.

             (98/12044 sayılı Kararla değişen miktar) (1.1.1999 tarihinden geçerli olmak üzere) 5000.000 lirayı (500.000 lira dahil)

----------------------------

(*) Değişmeden önceki miktar)

             (97/10345 sayılı Kararla 1.1.1998 tarihinden geçerli olmak üzere değiştirilen ve 4369 sayılı Kanunun 19'uncu maddesiyle değişik mükerrer 414'üncü maddesiyle 29.7.1998 tarihinden itibaren geçerli hale getirilen miktar) 250.000 lira.

             (Yeniden Değerleme Oranının 72,8 olması ile değiştirilen 1.1.1998 tarihine kadarki miktar 170.000 Lira

             (95 / 7595 sayılı kararla değiştirilen 1.1.1997 tarihine kadarki miktar) 100.000 lira.

             (94 / 6296 sayılı kararla değiştirilen 1.1.1996 tarihine kadarki miktar) 50.000 lira.

             (89 / 14921 sayılı kararla değiştirilen 1.1.1995 tarihine kadarki miktar) 25.000 lira.

              (Değişmeden önceki 1.1.1990 tarihine kadarki miktar) 2.500 lira.

----------------------------

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

VERGİ HATALARINI DÜZELTME

             Vergi Hatası:

             MADDE 116 - Vergi hatası, vergiye müteallik hesaplarda veya vergilendirmede yapılan hatalar yüzünden haksız yere fazla veya eksik vergi istenmesi veya alınmasıdır.

             Hesap Hataları:

             MADDE 117 - Hesap hataları şunlardır :

             1 - Matrah hataları: Vergilendirme ile ilgili beyanname, tahakkuk fişi, ihbarname, tekalif cetveli ve kararlarda matraha ait rakamların veya indirimlerin eksik veya fazla gösterilmiş veya hesaplanmış olmasıdır.

             2 - Vergi miktarında hatalar: Vergi nispet ve tarifelerinin yanlış uygulanması, mahsupların yapılmamış veya yanlış yapılmış olması, birinci bentte yazılı vesikalarda verginin eksik veya fazla hesaplanmış veya gösterilmiş olmasıdır.

             3 - Verginin mükerrer olması: Aynı vergi kanununun uygulanmasında belli bir vergilendirme dönemi için aynı matrah üzerinden bir defadan fazla vergi istenmesi veya alınmasıdır.

             Vergilendirme Hataları:

             MADDE 118 - Vergilendirme hataları şunlardır :

             1 - Mükellefin şahsında hata : Bir verginin asıl borçlusu yerine başka bir kişiden istenmesi veya alınmasıdır;

             2 - Mükellefiyette hata : Açık olarak vergiye tabi olmayan veya vergiden muaf bulunan kimselerden vergi istenmesi veya alınmasıdır;

             3 - Mevzuda hata : Açık olarak vergi mevzuuna girmeyen veya vergiden müstesna bulunan gelir, servet, madde, kıymet, evrak  ve işlemler üzerinden vergi istenmesi veya alınmasıdır;

             4 - Vergilendirme veya muafiyet döneminde hata : Aranan verginin ilgili bulunduğu vergilendirme döneminin yanlış gösterilmiş veya süre itibariyle eksik veya fazla hesaplanmış olmasıdır.                                               

             Hataların Meydana Çıkarılması :

             MADDE 119 - Vergi hataları şu yollarla meydana çıkarılabilir :

             1 - İlgili memurun hatayı bulması veya görmesi ile ;

             2 - Üst memurların yaptıkları incelemeler neticesinde hatanın görülmesi ile ;

             3 - Hatanın teftiş sırasında meydana çıkarılması ile;

             4 - Hatanın vergi incelemesi sırasında meydana çıkarılması ile;

             5 - Mükellefin müracaatı ile.

             Düzeltme Yetkisi ve Reddiyat :

             MADDE 120 - Vergi hatalarının düzeltilmesine, ilgili vergi dairesi müdürü karar verir.

             Bu hatalar düzeltme fişine dayanılarak düzeltilir. Hatanın mükellef aleyhine yapılmış olması halinde, fazla vergi dayanılarak terkin ve tahsil olunmuş ise mükellefe ret olunur. Düzeltme fişinin bir nüshası, reddedilecek miktarla müracaat edeceği muhasebe ve müracaat süresi zikredilmek suretiyle mükellefe tebliğ edilir. Mükellef tebliğ tarihinden başlayarak bir yıl içinde parasını geri almak üzere müracaat etmediği takdirde hakkı sakıt olur.

             Resen Düzeltme :

             MADDE 121 - (2686 sayılı Kanunun 21. maddesiyle değişen şekli) İdarece tereddüt edilmeyen açık ve mutlak vergi hataları resen düzeltilir. Kendi aleyhlerine düzeltme yapılan kimselerin düzeltmeye karşı vergi mahkemesinde dava açma hakları mahfuzdur. (*)

----------------------------

(*) (2686 sayılı Kanunla değişmeden önceki şekli)

             (*) MADDE 121 - (Vergi mahkemelerinin göreve başladıkları tarihten önce yürürlükten bulunan şekli) İdarece tereddüt edilmeyen açık ve mutlak vergi hataları resen düzeltilir. Kendi aleyhlerine düzeltme yapılan kimselerin düzeltmeye itiraz etek hakları mahfuzdur.

----------------------------

             Düzeltme Talebi :

             MADDE 122 - (2686 sayılı Kanunun 22. maddesiyle değişen şekli) Mükellefler, vergi muamelelerindeki hataların düzeltilmesini vergi dairesinden yazı ile isteyebilirler.

             Bunların posta ile taahhütlü olarak gönderilmesi caizdir. (*) 

----------------------------                                        

(*) MADDE 122 - (Vergi mahkemelerinin göreve başladıkları tarihten önce yürürlükten bulunan şekli) Vergi muamelelerindeki hataların düzeltilmesini mükellefler yazı ile isteyebilirler.

             Düzeltme talepleri 381. maddede yazılı itiraz dilekçeleri şeklinde tanzim olunur ve vergi dairesine verilir.

             Bunların posta ile taahhütlü olarak gönderilmesi caizdir.

----------------------------

             Düzeltme Talebinin İncelenmesi :

             MADDE 123 - (2686 sayılı Kanunun 23. maddesiyle değişen şekli) Vergi dairesinin ilgili servisi düzeltme talebini kendi mütalaasını da ilave ederek, düzeltme merciine gönderir.

                Düzeltme mercii talebi yerinde gördüğü takdirde, düzeltmenin yapılmasını emreder; yerinde görmediği takdirde, keyfiyet düzeltmeyi isteyene yazı ile tebliğ olunur. (*)

----------------------------

             (*) MADDE 123 - (Vergi mahkemelerinin göreve başladıkları tarihten önce yürürlükte bulunan şekli) Vergi dairesinin ilgili servisi düzeltme talebini, kendi mütalaasını da ilave ederek, düzeltme merciine gönderir. Düzeltme mercii talebi yerinde gördüğü takdirde, düzeltmenin yapılmasını emreder; yerinde görmediği takdirde, keyfiyet düzeltmeyi isteyene yazı ile tebliğ olunur.

             Düzeltme taleplerinin müracaattan başlayarak bir ay içinde incelenip karara bağlanması ve neticenin talepte bulunana bu süre içinde tebliğ olunması lazımdır.

             İtiraz süresi içinde düzeltme talebinde bulunanların bu talepleri ret olunduğu takdirde düzeltme talebi itiraz dilekçesi yerine geçer.

             Bu takdirde itiraz hükümleri uygulanır.

----------------------------

             Şikayet yolu ile müracaat :

             MADDE 124 - (2686 sayılı kanunun 24. maddesiyle değişen şekli) Vergi mahkemesinde dava açma süresi geçtikten sonra yaptıkları düzeltme talepleri ret olunanlar şikayet yolu ile Maliye Bakanlığına müracaat  edebilirler.

             Bu madde gereğince il özel idare vergileri hakkında valiliğe ve belediye vergileri hakkında belediye başkanlığına müracaat edilir. (*)

----------------------------

             (*) MADDE 124 - (Vergi mahkemelerinin göreve başladıkları tarihten önce yürürlükte bulunan şekli) İtiraz süresi geçtikten sonra yaptıkları düzeltme istekleri ret olunanlar şikayet yolu ile Maliye Bakanlığına müracaat edebilirler.

             Bu madde gereğince il özel idare vergileri hakkında valiliğe ve belediye vergileri hakkında belediye başkanlığına müracaat olunur.

----------------------------

             Düzeltmenin şümulü :

             MADDE 125 - (2686 sayılı kanunun 25. maddesiyle değişen şekli) Vergi mahkemesi, bölge idare mahkemesi ve Danıştay'dan geçmiş olan muamelelerde vergi hataları  bulunduğu takdirde, bu hatalar, yargı kararları kesinleşmiş olsa bile, evvelki maddelerde yazılı usul dairesinde düzeltilebilir. Şu kadar ki; düzeltmenin yapılabilmesi için hatalar hakkında anılan yargı mercileri tarafından bir karar verilmemiş olması şarttır. (*)

----------------------------

             (*) MADDE 125 - (Vergi mahkemelerinin göreve başladıkları tarihten önce yürürlükte bulunan şekli) İtiraz veya temyiz komisyonlarından geçmiş olan muamelelerde vergi hataları  bulunduğu takdirde, bu hatalar, komisyon kararları kesinleşmiş olsa bile evvelki maddelerde yazılı usul dairesinde düzeltilebilir. Şu kadar ki; düzeltmenin yapılabilmesi için hatalar hakkında sözü geçen komisyonlar tarafından bir karar verilmemiş olması şarttır.

----------------------------

             Düzeltme de zamanaşımı :

             MADDE 126  - 114 üncü  maddede yazılı zamanaşımı süresi, dolduktan sonra meydana çıkarılan vergi hataları düzeltilemez. Şu kadar ki; düzeltme zamanaşımı süresi;

             a) Zamanaşımı süresinin son yılı içinde tarh ve tebliğ edilen vergilerde hatanın yapıldığı ;

             b) (2686 sayılı kanunun 26. maddesiyle değişen bent) İlan yolu ile tebliğ edilip vergi mahkemesinde dava konusu yapılmaksızın tahakkuk eden vergilerde mükellefe ödeme emrinin tebliğ edildiği; (*)

             c) (3239 sayılı kanunun 11. maddesiyle eklenen bent) İhbarname ve ödeme emri ilan yoluyla tebliğ edilen vergilerde 6183 sayılı Kanuna göre haczin yapıldığı ;

             Tarihten başlayarak bir yıldan aşağı olamaz.

----------------------------

                MADDE 126 -

             (*) b) (Vergi mahkemelerinin göreve başladıkları tarihten önce yürürlükte bulunan şekli) İlan yolu ile tebliğ edilip itirazsız tahakkuk eden vergilerde mükellefe ödeme emrinin tebliğ edildiği;

----------------------------

YEDİNCİ KISIM

YOKLAMA VE İNCELEME

BİRİNCİ BÖLÜM

YOKLAMA

             Maksat ve yetki :

             MADDE 127 - (3239 sayılı kanunun 12. maddesiyle değişen şekli) Yoklamadan maksat, mükellefleri ve mükellefiyetle ilgili maddi olayları, kayıtları ve mevzuları araştırmak ve tespit etmektir. Yoklamaya yetkili memurlar, ayrıca vergi kanunlarının uygulanması ile ilgili olarak;

             a) Maliye ve Gümrük Bakanlığınca belirlenmiş usuller dahilinde özel yetki verilmiş olmak kaydıyla günlük tespit etmek,

             b) 3100 Sayılı kanunun kapsamına girip ödeme kaydedici cihaz kullanmak mecburiyetinde olanların bu mecburiyete uyup uymadıklarını, bu cihazları belli edilmiş esaslara göre kullanıp kullanmadıklarını ve günlük hasılatı tespit  etmek,

             c) Günü gününe kayıt yapılması zorunlu defterlerin iş yerlerinde bulundurulup bulundurulmadığını, tasdikli olup olmadığını usulüne göre kayıt yapılıp yapılmadığını, vergi kanunları uyarınca düzenlenmesi icap eden belgelerin usulüne göre düzenlenip düzenlenmediği ile kullanılıp kullanılmadığını, faturasız mal bulunup bulunmadığını levha asma veya kullanma mecburiyetine uyulup uyulmadığını tespit etmek, kanuni  defter ve belgeler dışında kalan ve vergi kaybının bulunduğuna emare teşkil eden defter, belge ve delillerin tespit edilmesi halinde bunları almak,

             d) Nakil vasıtalarını, Maliye ve Gümrük Bakanlığının belirleyeceği özel işaretle durdurmak ve taşıtta bulundurulması icap eden taşıt pulu, yolcu listesi, fatura veya sevk irsaliyesi, yolcu bileti ile taşıma irsaliyelerinin muhtevası ile taşınan yolcu ve malların miktar ve mahiyetlerini ölçmek, tartmak, saymak suretiyle tespit etmek,

             e) Taşıma irsaliyesi, sevk irsaliyesi ve faturanın taşıtta bulunmaması halinde bu belgelerin ibrazına kadar nakil vasıtalarını trafikten alıkoymak, taşınan malın sahibi belli değilse tespitine kadar malı bekletmek ve muhafaza altına almak, (Beklemeye ve muhafazaya alınan malların             

             a) Zamanaşımı süresinin son yılı içinde tarh ve tebliğ edilen vergilerde hatanın yapıldığı ;

             b) (2686 sayılı kanunun 26. maddesiyle değişen bent) İlan yolu ile tebliğ edilip vergi mahkemesinde dava konusu yapılmaksızın tahakkuk eden vergilerde mükellefe ödeme emrinin tebliğ edildiği; (*)

             c) (3239 sayılı kanunun 11. maddesiyle eklenen bent) İhbarname ve ödeme emri ilan yoluyla tebliğ edilen vergilerde 6183 sayılı Kanuna göre haczin yapıldığı ;

             Tarihten başlayarak bir yıldan aşağı olamaz.

----------------------------

             MADDE 127 -

             (*) b) (Vergi mahkemelerinin göreve başladıkları tarihten önce yürürlükte bulunan şekli) İlan yolu ile tebliğ edilip itirazsız tahakkuk eden vergilerde mükellefe ödeme emrinin tebliğ edildiği;

----------------------------

YEDİNCİ KISIM

YOKLAMA VE İNCELEME

BİRİNCİ BÖLÜM

YOKLAMA

             Maksat ve yetki :

             MADDE 127 - (3239 sayılı kanunun 12. maddesiyle değişen şekli) Yoklamadan maksat, mükellefleri ve mükellefiyetle ilgili maddi olayları, kayıtları ve mevzuları araştırmak ve tespit etmektir. Yoklamaya yetkili memurlar, ayrıca vergi kanunlarının uygulanması ile ilgili olarak;

             a) Maliye ve Gümrük Bakanlığınca belirlenmiş usuller dahilinde özel yetki verilmiş olmak kaydıyla günlük tespit etmek,

             b) 3100 Sayılı kanunun kapsamına girip ödeme kaydedici cihaz kullanmak mecburiyetinde olanların bu mecburiyete uyup uymadıklarını, bu cihazları belli edilmiş esaslara göre kullanıp kullanmadıklarını ve günlük hasılatı tespit  etmek,

             c) Günü gününe kayıt yapılması zorunlu defterlerin iş yerlerinde bulundurulup bulundurulmadığını, tasdikli olup olmadığını usulüne göre kayıt yapılıp yapılmadığını, vergi kanunları uyarınca düzenlenmesi icap eden belgelerin usulüne göre düzenlenip düzenlenmediği ile kullanılıp kullanılmadığını, faturasız mal bulunup bulunmadığını levha asma veya kullanma mecburiyetine uyulup uyulmadığını tespit etmek, kanuni  defter ve belgeler dışında kalan ve vergi kaybının bulunduğuna emare teşkil eden defter, belge ve delillerin tespit edilmesi halinde bunları almak,

             d) Nakil vasıtalarını, Maliye ve Gümrük Bakanlığının belirleyeceği özel işaretle durdurmak ve taşıtta bulundurulması icap eden taşıt pulu, yolcu listesi, fatura veya sevk irsaliyesi, yolcu bileti ile taşıma irsaliyelerinin muhtevası ile taşınan yolcu ve malların miktar ve mahiyetlerini ölçmek, tartmak, saymak suretiyle tespit etmek,

                e) Taşıma irsaliyesi, sevk irsaliyesi ve faturanın taşıtta bulunmaması halinde bu belgelerin ibrazına kadar nakil vasıtalarını trafikten alıkoymak, taşınan malın sahibi belli değilse tespitine kadar malı bekletmek ve muhafaza altına almak, (Beklemeye ve muhafazaya alınan malların bozulmaya ve çürümeye maruz mallar olması halinde derhal, diğer mallar ise üç ay sonra Maliye ve Gümrük Bakanlığının belli edeceği esaslar dahilinde tasfiye olunur.)

                Yetkisine haizdirler.

                Yukarıda sayılan yetkilerin hangilerinin ne şekilde ve hangi hallerde kullanılacağını belirlemeye, yoklamaya yetkili olanların bu husustaki görev ve yetkilerini sınırlamaya Maliye ve Gümrük Bakanlığı yetkilidir.

                Yoklama ve denetimde görevli memurların görevlerini ifa sırasında güvenliklerinin sağlanmasına ilişkin esaslar Bakanlar Kurulunca belirlenir. (*)

----------------------------

(*)  (3239 sayılı kanunla değişmeden önce 11.12.1985 tarihine kadar uygulanan şekli)

                MADDE 127 - (2365 sayılı kanunun 21. maddesiyle değişen şekli) Yoklamadan  maksat; mükelleflerin ve mükellefiyetle ilgili maddi olayları, kayıtları ve mevzuları araştırmak ve tespit etmektir. Yoklamaya yetkili memurlar, vergi kanunlarının uygulanmasıyla ilgili olarak nakil vasıtalarında yolcu listeleri ve nakliye irsaliyelerinin muhtevası ile taşınan yolcu ve malların miktar ve mahiyetini tespit etmeye de yetkilidir.

                Maksat

                MADDE 127 - (Değişmeden önceki şekli) Yoklamadan maksat; mükellefleri ve mükellefiyetle ilgili maddi olayları, kayıtları ve mevzuları araştırmak ve tespit etmektir.

----------------------------

                Yoklamaya yetkililer:

                MADDE 128 - Yoklama:

                1) Vergi dairesi müdürleri;

                2) Yoklama memurları

                3) Yetkili makamlar tarafından yoklama işi ile görevlendirilenler;

                4) Vergi incelemesine yetkili olanlar;

                Hüviyet ibrazı mecburiyeti:

                MADDE 129 - Yoklama yapanların elinde yoklama yetkilerini gösteren fotoğraflı resmi bir vesika bulunur.

                Yoklama yapanlar bu vesikayı, kendilerinden sorulmasa bile nezrinde yoklama yapılan kimseye gösterirler.

                Toplu yoklamalarda kolbaşının vesikayı ibraz etmesi kafidir.

                Yoklama zamanı:

                MADDE 130 - Yoklama her zaman yapılabilir.

                Yoklama fişi:

                MADDE 131 - Yoklama neticeleri tutanak mahiyetinde olan "Yoklama fişine" geçirilir.

                Bu fişler yoklama yerinde iki nüsha tanzim olunarak tarihlenir, bulunursa nezrinde yoklama yapılan veya yetkili adamına imza ettirilir; bunlar bulunmaz veya imzadan çekinirlerse keyfiyet fişe yazılır ve yoklama fişi polis, jandarma, muhtar ve ihtiyar  meclisi üyelerinden birine imzalattırılır.

                Yoklama neticelerinin bildirilmesi:

                MADDE 132 - Yoklama fişlerinin birinci nüshası yoklaması yapılan şahıs veya yetkili adamına bırakılır. Bunlar bulunmazsa bilinen adresine 7 gün içinde posta ile gönderilir.

             Vergi karnesi alanlar hakkında yapılan yoklamalar ayrıca bu karneye işaret olunur.

             Yoklama fişlerinin ikinci nüshaları vergi dairesine tevdi olunur.

             Toplu yoklama:

             MADDE 133 - Vergi uygulamalarının gerektirdiği hallerde münferit fiş yerine yoklama cetvellerinin kullanılması ve neticelerin toplu olarak bu cetvellerde gösterilmesi caizdir.

             Yoklama cetvellerinin kullanılacağı halleri Maliye Bakanlığı belli eder.

Yoklama cetveli kullanılan hallerde ihtilaflı olaylar yoklama  fişi mahiyetinde ayrı bir tutanakla tespit olunur.                                                        İKİNCİ BÖLÜM

VERGİ İNCELEMELERİ

             Maksat:

             MADDE 134 - (2365 sayılı Kanunun 22. maddesiyle değişen şekli) (1.1.1981 tarihinden geçerli olmak üzere) Vergi incelemesinden maksat ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamaktır. (*)

             İncelemeye yetkili olanlar tarafından lüzum görüldüğü takdirde inceleme, işletmeye dahil iktisadi kıymetlerin fiili envanterinin yapılmasına ve beyannamelerde gösterilmesi gereken unsurların tetkikine de teşmil edilebilir. Fiili envanterin yapılmasının gerektirdiği ve incelemeyi yapan tarafından tasdik edilen giderler Hazinece mükellefe ödenir.

----------------------------

(*)   (2365 sayılı Kanunla değişmeden önceki şekli)

             MADDE 134 - Vergi incelemesinden maksat; defter, hesap ve kayıtlara dayanılarak ödenmesi lazım gelen vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamaktır.

----------------------------

             İncelemeye yetkililer:

             MADDE 135 - (4008 sayılı Kanunun 3 üncü maddesiyle değişen fıkra) (6.7.1994 tarihinden geçerli olmak üzere) Vergi incelemesi; hesap uzmanları, hesap uzman yardımcıları, ilin en büyük mal memuru, vergi denetmenleri, vergi denetmen yardımcıları veya vergi dairesi müdürleri tarafından yapılır. (*)

             (3418 sayılı Kanunun 31'inci maddesiyle değişen fıkra) (31.3.1988 tarihinden geçerli olmak üzere) Maliye Müfettişleri, Maliye Müfettiş Muavinleri, Gelirler Kontrolörleri ve 4369 sayılı Kanunun 81/A-2 maddesiyle değişen ibare) (29.7.1998 tarihinden geçerli olmak üzere) Stajyer Gelirler Kontrolörleri, Gelirler Genel Müdürlüğünün merkez ve taşra teşkilatında müdür kadrolarında görev yapanlar (1) her hal ve takdirde vergi inceleme yetkisini haizdir. (**)

----------------------------

(*) (4008 sayılı Kanunla değişmeden önceki fıkra)

             Vergi incelemesi; hesap uzmanları, hesap uzman muavinleri, ilin en büyük mal memuru, kontrol mal memuru, kontrol memurları veya vergi dairesi müdürleri tarafından yapılır.

----------------------------

(1) (4369 sayılı Kanunla değişmeden önceki ibare)

             "Stajyer Gelirler Kontrolörleri"

----------------------------

(**) (3418 sayılı Kanunla değişmeden önceki fıkra)

             Maliye Müfettişleri, Maliye Müfettiş Muavinleri, Gelirler Kontrolörleri ve Stajyer Gelirler Kontrolörleri her hal ve takdirde vergi inceleme yetkisini haizdir.

----------------------------

                Hüviyet ibrazı:

                MADDE 136 - Vergi incelemesi yapanlar yanlarında memuriyet sıfatlarını ve inceleme yetkisini gösteren fotoğraflı resmi bir vesika bulundururlar ve gittikleri yerde işe başlamadan evvel bu vesikayı ilgililere gösterirler.

                İncelemeye tabi olanlar:

                MADDE 137 - Bu Kanuna veya diğer kanunlara göre defter ve hesap tutmak evrak ve vesikaları muhafaza ve ibraz etmek mecburiyetinde olan gerçek ve tüzel kişiler vergi incelemelerine tabidirler.

                İnceleme zamanı:

                MADDE 138 - Vergi incelemesinin ne zaman yapılacağının evvelden haber verilmesi mecburi değildir.

                İnceleme, neticesi alınmamış hesap dönemi de dahil olmak üzere, tarh zamanaşımı süresi sonuna kadar her zaman yapılabilir.

                Evvelce inceleme yapılmış veya matrahın resen takdir edilmiş olması  yeniden inceleme yapılmasına ve gerekirse tarhiyatın ikmaline mani değildir.

                İncelemenin yapılacağı yer :

                MADDE 139 - Vergi incelemeleri, esas itibariyle incelemeye tabi olanın iş yerinde yapılır.

                İş yerinin müsait olmaması, ölüm, işin terk edilmesi gibi zaruri sebeplerle incelemenin yerinde yapılması imkânsız olur veya mükellef ve vergi  sorumluları isterlerse inceleme dairede yapılabilir.

                Bu takdirde incelemeye tabi olanın lüzumlu defter ve vesikalarını daireye getirmesi kendisinden yazılı olarak istenilir.

                İncelemenin dairede yapılması halinde, istenilen defter veya vesikaları belli edilen zamanda mazeretsiz olarak getirmeyenler, bunları ibraz etmemiş sayılırlar. Haklı bir mazeret gösterenlere, defter ve vesikalarını daireye getirmesi için münasip bir mühlet verilir.

                İncelemede uyulacak esaslar :

                MADDE 140 - Vergi incelemesi yapanlar, yaptıkları inceleme sırasında aşağıdaki esaslara uymaya mecburdurlar :

                1 - İncelemeye tabi olana, bunun mevzuunu işe başlamadan evvel açık olarak izah ederler.

                2 - Nezrinde inceleme yapılanın muvafakati olmadıkça resmi çalışma saatleri dışında inceleme yapamazlar veya buna devam edemezler. (Tutanak düzenlenmesi ve inceleme ile ilgili emniyet tedbirlerinin alınması bu hükmün dışındadır. Ancak bu gibi tedbirler, incelemelerin yapıldığı yerdeki faaliyeti uğratmayacak şekilde yapılır.)

                3 - İnceleme bitince, bunun yapıldığını gösteren bir vesika nezrinde inceleme yapılana verilir.

                İnceleme tutanakları :

                MADDE 141 - İnceleme esnasında lüzum görülen hallerde, vergilendirme ile ilgili olaylar ve hesap durumları ayrıca tutanaklar ile tespit ve tevsik olunabilir. İlgililerin itiraz ve mülahazaları varsa bunlar da tutanağa geçilir. Bu suretle düzenlenen tutanakların birer nüshasının mükellefe veya nezrinde inceleme yapılan kimseye bırakılması mecburidir.

                İlgililer tutanakları imzalamaktan çekindikleri takdirde tutanakta bahis konusu edilen olaylar ve hesap durumlarını ihtiva eden defter veya vesikalar, nezrinde inceleme yapılandan rızasına bakılmaksızın alınır ve inceleme neticesinde tarh edilen vergiler ve kesilen cezalar kesinleşinceye kadar geri verilmez. İlgililer her zaman bu tutakları imzalayarak defter ve vesikaları geri alabilirler Ancak bu defterlerin suç delili olmaması şarttır.

                143. madde hükmü, yukarıdaki şekilde alınan defter ve vesikalar hakkında da uygulanır.

                144. maddenin dördüncü ve son fıkraları hükümleri yukarı ki şekilde defter ve vesikalar alınan mükellefler hakkında da caridir.

                Yeminli mali müşavirlik:

                EK MADDE - (Anayasa Mahkemesinin 19.3.1987 tarih ve E. No : 1986/5 K. No : 1987/7 sayılı kararı ile iptal edilmiştir.) (*)

----------------------------

                Yeminli mali müşavirlik :

                (*) EK MADDE - (3239 sayılı kanunun 13. maddesiyle eklenen madde) Yeminli Mali Müşavirlik mesleğinin konusu; gerçek ve tüzelkişilerin, muhasebe sistemlerini kurmak, geliştirmek, işletmecilik, finans, mali mevzuat ve bunların uygulamaları ile ilgili işlerini düzenlemek, bu konularda müşavirlik yapmak, mükelleflerin mali tablolarını ve beyannamelerini ilgili mali mevzuat hükümleri, muhasebe prensipleri ve denetim standartları açısından tasdik etmektedir.

                Yeminli Mali Müşavirlerce gerçek ve tüzel kişilerin mali tabloları ve vergi beyannamelerinin  mevzuat hükümlerine uygunluğunun tasdik edilmiş olası halinde, bu belgeler kamu idaresinin yetkili elemanlarınca tasdik işleminin kapsamı ölçüsünde incelenmiş belgeler olarak kabul edilir.

                Ancak, bu Kanunla ve diğer kanunlarla kamu idaresine tanınan, teftiş ve inceleme yetkilerinin kullanılması ve gerektiğinde tekrarına ait hususlar saklıdır.

                Yeminli Mali Müşavirler yaptıkları tasdikle ilgili işlemlerden sorumludurlar.

                Yeminli Mali Müşavirlik unvanının kazanılması, bunların yapacağı işler, sorumluluk sınırları, yönetim çalışma ve disipline ilişkin esaslar ve diğer hususlar Bakanlar Kurulunca çıkarılacak Bakanlar Kurulu Kararı ile belirlenir.

                Yeminli Mali Müşavirler Odalarının kuruluşuna ilişkin esaslar kanunla düzenlenir.

                Yeminli Mali Müşavirler Kurulu biri başkan, biri başkan vekili olmak üzere 20 kişiden oluşur.

                Yeminli Mali Müşavirler Kurulunun kuruluş, görev, çalışma ve denetim esasları seçilme usulü ile diğer konular Bakanlar Kurulunca belirlenir.

                Kurul üyeleri ve personeli özlük hakları bakımından Sermaye Piyasası Kurulu üyelerinin ve personelinin tabi olduğu özlük hakları rejimine tabidir.

----------------------------

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

ARAMA

                Arama yapılabilecek haller :

                MADDE 142 - İhbar veya yapılan incelemeler dolayısıyla bir mükellefin vergi kaçırdığına delalet eden emareler bulunursa, bu mükellef veya kaçakçılıkla ilgili görülen diğer şahıslar nezrinde ve bunların üzerinde arama yapılabilir.

                Aramanın yapılabilmesi için :

                1 - Vergi incelemesi yapmaya yetkili olanların buna lüzum göstermesi ve gerekçeli bir yazı ile arama kararı vermeye yetkili sulh yargıcından bunu istemesi;

                2 - Sulh yargıcının istenilen yerlerde arama yapılmasına karar vermesi;

                Şarttır.

                İrtibatları sebebiyle muhtelif şahıslar nezrinde ve mahallerde yapılmasına lüzum gösterilen aramalardan birine karar vermeye yetkili olan sulh yargıcı bunlardan diğer sulh yargıçlarının salahiyetine dahil bulunanlar hakkında da karar vermeye yetkilidir.

                İhbar üzerine yapılan aramada ihbar sabit olmazsa nezrinde arama yapılan kimse muhbirin adının bildirilmesini isteyebilir, bu takdirde, vergi dairesi muhbirin ismini bildirmeye mecburdur.

                Aramada bulunan defter ve vesikalar :

                MADDE 143 - Aramada bulunan ve incelenmesine lüzum görülen defter ve vesikalar müfredatlı olarak bur tutanakla tespit olunur.

                Vesikaların dosya ve dosya içinde sayı itibariyle tespit olunması müfredatlı tespit demektir.

                Arama yapıldığı sırada zaman müsaadesizliği ve sair sebeplerle bu tutanağın tanzimi mümkün olmazsa, bulunan ve incelenmesine lüzum görülen defter ve vesikalar, mükellef nezrinde emin bir yere konur veya kaplar içinde daireye nakledilir. Bu defter ve vesikaların konulduğu yerlerin veya kapların aramayı yapan tarafından mühürlenmesi ve mümkün olan ahvalde mükellefin mührünün de vazı şarttır. Bilahare, mükellefin huzuruyla kaplar ve yerler açılarak müfredatlı tutanaklar tanzim olunur. Mühürleme ve mührün fekki halleri de birer tutanakla tespit edilir ve müfredatlı tutanağın bir nüshası da defter ve vesikaların sahibine veya adamına verilir.

                Bu işler :

                a) Mükellefin, aramada hazır bulunmakta veya mühür vazından imtinaı hallerinde aramada hazır bulunanlar marifetiyle;

                b) Mükellefin, mührün fekki veya tutanağın tanzimi sırasında hazır bulunmaktan imtinaı hallerde de aramayı yapan tarafından iki memurla birlikte;

                tamamlanır.

                Aramada bulunup mükellef nezrinde emin bir yere konulmuş veya kaplar içinde daireye nakledilmiş olan ve incelenmesine lüzum görülen defter ve vesikalar, arama kararında açıkça yazılmamış olsa bile, inceleme yapanın çalıştığı yere sevk veya celp edilebilir.

                Yukarıdaki hükümlere göre alınan defter ve vesikaların iyi saklanması şarttır.

                Bunların iyi saklanmamasından doğacak zararı idare tazmine mecburdur.

                İncelemede usul :

                MADDE 144 - Arama yapılan hallerde inceleme çabukça ve her işten önce yapılır.

                İnceleme sırasında vergi ile ilgili olmayan şahsi ve özel mektup ve diğer makbuz karşılığında sahiplerine geri verilir.

                Mükellef, ilgili memurun huzuruyla, bu defterler ve vesikalar üzerinde incelemeler yapmaya ve bunlardan suret ve kayıtlar çıkarmaya yetkilidir.

                Defter ve vesikaların muhafaza altına alınmış olması, süresi gelen vergi beyannamelerinin verilmesi ödevini kaldırmaz. Mükellef beyannamesini tanzim için gerekli bilgileri defter ve vesikalardan yukarıdaki fıkra hükmü dairesinde çıkarabilir. Mükellefin bu husustaki yazılı isteği  yetkililerce derhal yerine getirilir.

                Şu kadar ki , defter ve vesikaların muhafaza altına alındığı tarihten vergi beyannamesinin verileceği tarihe kadar olan süre bir aydan az ise beyanname verme süresi kendiliğinden bir ay uzar ve ek süre bu müddetin sonunda başlar. (13. maddenin 1 - 3. fıkralarıyla 17. madde hükümleri saklıdır).

                İncelemenin bitmesi :

                MADDE 145 - Arama neticesinde alınan defter ve vesikalar üzerindeki incelemeler en geç üç ay içinde bitirilecek sahibine bir tutanakla geri verilir.

                İncelemelerin haklı sebeplere binaen üç ay içinde bitirilmesine imkân olmayan hallerde sulh yargıcının vereceği karar üzerine bu süre uzatılabilir.

                Defter ve vesikaların incelenmesi sırasında kanuna aykırı görülen olaylar ve hesap durumları tutanakla tespit olunur. Mükellef bu tutanakları imzadan çekindiği takdirde, bahis mevzu olayları ve hesap durumlarını ihtiva eden defter veya vesikalar aramanın mevzuu ile ilgili vergi ve cezaları kesinleşinceye kadar kendisine geri verilmez.

                İlgililer tutanaklara diledikleri itiraz ve mülahazaları kaydedebilirler.

                İlgililer bu tutanakları her zaman imzalayarak defter ve vesikalarını geri alabilirler. Ancak, bu defter ve vesikaların suç delili teşkil etmemesi şarttır.

                Kayıtların yeniden işlenmesi :

                MADDE 146 - Arama neticesinde bulunan defter ve vesikaların muhafaza altına alınması sebebiyle 219. madde gereğince yapılamayan kayıtlar defterlerin geri verilmesinden sonra idare ile mükellef arasında kararlaştırılan münasip bir süre içinde ikmal edilir. Bu süre bir aydan az olamaz.

                Mükellef dilerse defterlerin muhafaza altına alındığında işlemlerini yeniden tasdik ettireceği defterlere kayıt ve iadesi halinde iade edilen defterlere intikal ettirebilir.

                Genel hükümlerin uygulanması :

                MADDE 147 - Bu bölümde açıkça yazılı olmayan hallerde Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun arama ile ilgili bulunan hükümleri uygulanır.

DÖRDÜNCÜ BÖLÜM

BİLGİ TOPLAMA

                Bilgi verme :

                MADDE 148 - Kamu idare ve müesseseleri, mükellefler veya mükelleflerle muamelede bulunan diğer gerçek ve tüzelkişiler, Maliye Bakanlığının veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanların isteyecekleri bilgileri vermeye mecburdurlar.

                Bilgiler yazı veya sözle istenilir. Sözle istenen bilgileri vermeyenlere keyfiyet yazı ile tekit ve cevap vermeleri için kendilerine münasip bir mühlet tayin olunur. Bilgi istenmek üzere ilgililer vergi dairesine zorla getirilemez.

                Memleket dışı imtiyazlarından faydalanan yabancı Devlet memurları bilgi verme mecburiyetine tabi olamazlar.

                Devamlı bilgi verme :

                MADDE 149 - (3239 sayılı Kanunun 14'üncü maddesiyle değişen şekli) (1.1.1986 tarihinden geçerli olmak üzere) Kamu idare ve müesseseleri (Kamu hizmeti ifa eden kurum ve kuruluşlar dahil) ile gerçek ve tüzelkişiler vergilendirmeye ilişkin olaylarla ilgili olarak Maliye ve Gümrük Bakanlığı ve vergi dairesince kendilerinden yazı ile istenecek bilgileri belli fasılalarla ve devamlı olarak yazı ile vermeye mecburdurlar. (*)

----------------------------

(*) (3239 sayılı Kanunla değişmeden önceki şekli)

                MADDE 149 - Kamu idare ve müesseseleri vergi dairesince kendilerinden yazı ile istenecek bilgileri belli fasılalarla ve devamlı olarak yazı ile vermeye mecburdurlar.

----------------------------

                Ölüm vakalarını ve intikalleri bildirme :

                MADDE 150 - Aşağıda yazılı resmi makamlarla gerçek ve tüzelkişiler, her ay muttali oldukları ölüm vakaları ile intikalleri ertesi ayın 15. günü akşamına kadar vergi dairesine yazı ile bildirmeye mecburdurlar.

                1 - Sulh yargıçları, icra, nüfus ve tapu memurları ;

                2 - Yabancı memleketlerdeki Türk konsolosları veya  konsolosluk görevini yapanlar (Memur oldukları yerde ölen Türk tebaasının soyadı, adı ve sıfatları ile Türkiye'deki ikametgahlarını Maliye Bakanlığına bildiriler) ;

                3 - Mahalle ve köy muhtarları (Kendi mahalle veya köylerinde ölenleri bildirirler) ;

                4 - Banka, bankerler ve şirketler ile emanet kabul eden gerçek ve tüzelkişiler (Mevdua, şirket  hissesi, emanet para ve eşya veya suretle alacak sahiplerinin birinin ölümü halinde, ölenin soyadını, adını alacağının nevini ve miktarını bildirirler).

                Bilgi vermekten imtina edememek :

                MADDE 151 - Kendilerinden bilgi istenilen gerçek ve tüzelkişiler, özel kanunlarda yazılı mahremiyet hükümlerini ileri sürerek, bilgi vermekten imtina edemezler. Ancak :

                1 - Posta, Telgraf ve Telefon İdaresinin muhabereler hakkında tutmaya mecbur olduğu mahremiyet saklıdır ;

                2 - Hekimlerden, diş hekimlerinden, dişçilerden ebelerden ve sağlık memurlarından hastaların hastalıklarının nevine müteallik bilgiler istenemez.

                3 - Avukatlardan ve dava vekillerinden kendilerine tevdi olunan işler veya görevleri dolayısıyla muttali oldukları ahval ve hususların bildirilmesi istenemez; şu kadar ki, bu yasak müvekkil adlarıyla vekâlet ücretlerine ve giderlerine şamil değildir.

                4 - Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 88. maddesi gereğince gösterilmesi veya teslimi caiz olmayan evrakın muhteviyatı hakkında bilgi istenemez. Şu kadar ki, doğrudan doğruya vergi ile ilgili olmak üzere, bu gibi evraka müsteniden doğan borçların miktarlarına ve alacaklıların adlarına ait bilgiler istenebilir.

                İstihbarat  arşivi :

                MADDE 152 - 150. maddedekiler hariç olmak üzere bu bölümde yazılı kaynaklardan toplanacak bilgiler istihbarat arşivlerinde gizli olarak saklanır.

                Bu arşivlerden kimlerin ve ne suretle faydalanabileceği Maliye Bakanlığınca tespit olunur.

İKİNCİ KİTAP

MÜKELLEFİN ÖDEVLERİ

BİRİNCİ KISIM

BİLDİRMELER

BİRİNCİ BÖLÜM

İŞE BAŞLAMA

                İşe başlamayı bildirme :

                MADDE 153 - Aşağıda yazılı mükelleflerden işe başlayanlar keyfiyeti vergi dairesine bildirmeye mecburdurlar :

                1 - Vergiye tabi ticaret ve sanat erbabı;

                2 - Serbest meslek erbabı;

                3 - Kurumlar vergisi mükellefleri;     

                4 - Kolektif ve adi şirket ortaklarıyla komandit şirketlerin komandite ortakları.

                4369 sayılı Kanunun 82/1-b maddesiyle 1.1.1999 tarihinden geçerli olmak üzere fıkra yürürlükten kaldırılmıştır) (*)

----------------------------

(*) 4369 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılmadan önceki fıkra)

                Kazançları götürü usulde tespit edilenlerin vergi karnesi almak için vergi dairesine müracaatları işe başlamayı bildirime yerine geçer.

----------------------------

                Tüccarlarda işe başlamanın belirtileri :

                MADDE 154 - Tüccarlar için aşağıdaki hallerden herhangi biri "işe başlama"yı gösterir :

                1 - Bir işyeri açmak (iş yeri açmaktan maksat, belli bir yerde bir fiil ticari veya sınai faaliyete geçmek demektir. Bir yerin ne maksatla olursa olsun sadece tutulmuş olması veya içinde tertibat ve tesisat yapılmakta bulunması işyerinin açıldığını göstermez);

                2 - İşyeri açılmamış olsa bile ticaret siciline veya mesleki bir teşekküle kaydolunmak ;

                3 - Kazançları (4369 sayılı Kanunun 81/A-4 maddesiyle değişen ibare) 1.1.1999 tarihinden geçerli olmak üzere) basit usulde (1) tespit edilen tüccarlar için işle bilfiil uğraşmaya başlamak.

----------------------------

(1) (4369 sayılı Kanunla değişmeden önceki ibare)

                "götürü usulde"

----------------------------

                Serbest  meslek erbabında işe başlamanın belirtileri :

                MADDE 155 - Serbest meslek erbabı için aşağıdaki hallerde herhangi biri "işe başlama"yı gösterir.

                1 - Muayenehane, yazıhane, atölye gibi özel iş yerleri açmak;

                2 - Çalışılan yere tabela, levha gibi mesleki faaliyette bulunulduğunu ifade eden alametleri asmak;

                3 - Her ne şekilde olursa olsun devamlı olarak mesleki faaliyette bulunduğunu gösteren ilanlar yapmak;

                4 - Serbest olarak mesleki faaliyette bulunmak üzere mesleki teşekküllere kaydolunmak;

                Mesleki teşekküllere kaydolunanlardan görevleri veya durumları icabı bilfiil mesleki faaliyette bulunmayacak olanlar bildirmelerinde bu ciheti de açıklarlar.

                İşyeri :

                MADDE 156 - Ticari, sınai, zırai ve mesleki faaliyette işyeri; mağaza, yazıhane, idarehane, muayenehane, imalathane, şube, depo, otel, kahvehane, eğlence  ve spor yerleri, tarla, bağ, bahçe, çiftlik, hayvancılık tesisleri, dalyan ve voli mahalleri, madenler, taş ocakları, inşaat şantiyeleri, vapur büfeleri gibi ticari, sınai, zirai veya mesleki bir faaliyetin icrasına tahsis edilen veya bu faaliyetlerde kullanılan yerlerdir.

İKİNCİ BÖLÜM

DEĞİŞİKLİKLER

                Adres değişikliklerinin bildirilmesi :

                MADDE 157 - 101. maddede yazılı bilinen iş veya ikamet yeri adreslerini değiştiren mükellefler, yeni adreslerini vergi dairesine bildirmeye mecburdurlar.

                (4369 sayılı Kanunun 82/1-b maddesiyle 1.1.1999 tarihinden geçerli olmak üzere fıkra yürürlükten kaldırılmıştır) (*)

----------------------------

(*) (4369 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılmadan önceki fıkra)

                Kazançları götürü usulde tespit edilenlerin adres değişikliğini vergi karnesine işaret ettirmeleri bildirme yerine geçer.

----------------------------

                İş değişikliklerinin bildirilmesi :

                MADDE 158 - İşe başladıklarını bildiren mükelleflerden :

                a) Yeni bir vergiye tabi olmayı;

                b) Mükellefiyet şeklinde değişikliği;

                c) Mükellefiyetten muaflığa geçmeyi;

                Gerektirecek surette işlerinde değişiklik olanlar, bu değişiklikleri vergi dairesine bildirmeye mecburdurlar.

                İşletmede değişiklik bildirilmesi :

                MADDE 159 - Aynı teşebbüs veya işletmeye dahil bulunan iş yerlerinin sayısında vukua gelen artış veya azalışları mükellefler vergi dairesine bildirmeye mecburdurlar.

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

İŞİ BIRAKMA

                İşi bırakmanın bildirilmesi :

                MADDE 160 - 153. maddede yazılı mükelleflerden işi bırakanlar, keyfiyeti vergi dairesine bildirmeye mecburdurlar.

                4369 sayılı Kanunun 82/1-b maddesiyle 1.1.1999 tarihinden geçerli olmak üzere fıkra yürürlükten kaldırılmıştır) *)

----------------------------

(*) (4369 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılmadan önceki fıkra)

                Kazançları götürü usulde tespit edilenlerin işi bırakmayı vergi karnesine işaret ettirmeleri bildirme yerine geçer.

----------------------------

                (4369 sayılı Kanunun 3'üncü maddesiyle eklenen fıkra) (29.7.1998 tarihinden geçerli olmak üzere) İşi bırakma bildiriminde bulunmayan bir mükellefin işi bıraktığının tespit edilmesi veya yapılan araştırma ve yoklamalar sonucunda bilinen adreslerinde bulunamaması ve başka bir adreste faaliyetine devam ettiğine dair bilgi edinilememesi halinde mükellef işi bırakmış addolunur ve mükellefiyet kaydı vergi dairesince terkin edilebilir. Ancak, mükellefiyet kaydının terkin edilmesi, mükellefin işi bırakmasından önceki döneme ilişkin yükümlülüklerini ortadan kaldırmayacağı gibi bu tarihten sonra faaliyette bulunduğunun tespiti halinde bu dönemlere ilişkin vergilendirmeye de engel teşkil etmez. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usulleri belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.

                İşi bırakmanın tarifi :

                MADDE 161 - Vergiye tabi olmayı gerektiren muamelelerin tamamen durdurulması ve sona ermesi işi bırakmayı ifade eder

                İşlerin herhangi bir sebep yüzünden geçici bir süre için durdurulması işi bırakma sayılmaz.

                Tasfiye ve iflas :

                MADDE 162 - Tasfiye ve iflas hallerinde, mükellefiyet vergi ile ilgili muamelelerin tamamen sona ermesine kadar devam eder.

                Bu hallerde tasfiye memurları veya iflas idaresi :

                1 - Tasfiye veya iflas kararlarını;

                2 - Tasfiyenin veya iflasın kapandığını;

                Vergi dairesine ayrı ayrı bildirmeye mecburdurlar.

                Nakil :

                MADDE 163 - (4108 sayılı Kanunun 3'üncü maddesiyle değişen şekli) (2.6.1995 tarihinden geçerli olmak üzere) İş ve teşebbüsün bir yerden diğer bir yere nakledilmesi adres değişikliği sayılır. (*)

----------------------------

(*) (4108 sayılı Kanunla değişmeden önceki şekli)

                Nakil

                MADDE 163 - İş ve teşebbüsün :

                a) Aynı vergi dairesi mıntıkasında bir yerden diğer bir yere nakledilmesi adres değişikliği;

                b) Vergi dairesi mıntıkası dışına çıkarılması, işi bırakma ve gidilen yerde işe başlama;

                Sayılır.

----------------------------

                Ölüm :

                MADDE 164 - Ölüm işi bırakma hükmündedir. Ölüm mükellefin mirası reddetmemiş mirasçıları tarafından vergi dairesine bildirilir.

                Mirasçılardan herhangi birinin ölümü bildirmesi diğer mirasçıları bu ödevden kurtarır.

DÖRDÜNCÜ BÖLÜM

BİNA VE ARAZİ DEĞİŞİKLİKLERİ

                Tahrirde unutulan bina ve arazi :

                MADDE 165 - Mükellefler, genel tahrirde unutularak yazılmamış olan bina ve araziyi tahrir neticelerine göre verginin alınmaya başlandığı mali yılın sonuna kadar vergi dairesine bildirmeye mecburdurlar.

                Yeni inşaat :

                MADDE 166 - Mükellefler, şehir ve kasabalarda yeni inşa ettirdikleri binaları ve inşaat bitmeden kullanılmaya başlanan kısımlarını vergi dairesine bildirmeye mecburdurlar.

                Mevcut binalara yapılan ilaveler ve konulan sabit istihsal, asansör ve kalorifer tesisleri yeni inşaat hükmündedir.

                Bina ve arazideki değişikliklerin bildirilmesi :

                MADDE 167 - Mükellefler, bina ve arazide vuku bulan 63. maddenin 4 - 10. bentlerinde yazılı değişiklikleri ve iratsız arsanın iratlı arsa veya iratlı arsanın iratsız arsa haline geldiğini vergi dairesine bildirmeye mecburdurlar.

BEŞİNCİ BÖLÜM

BİLDİRMELERDE SÜRE VE ŞEKİL

                Süre :

                MADDE 168 - Bildirmeler aşağıda yazılı süre içinde yapılır :

                1 - (3239 sayılı kanunun 15. maddesiyle değişen bent) (1.1.1986 tarihinden geçerli olmak üzere) İşe başlama bildirmeleri, işe başlama tarihinden önce; işi bırakma ve değişiklik   bildirmeleri, bildirilecek olayın vukuu tarihinden başlayarak bir ay; (*)

                2 - Bina ve arazi değişikliklerinde bildirme;

                Yeni inşaatın bittiği ve kısmen kullanılmaya başlanılmışsa her kısmın kullanılmaya başlandığı ve diğer değişikliklerde (Müstesnalığın sükutu dahil) tadili gerektiren halin vukuu tarihinden başlayarak iki ay. 

----------------------------

(*) (3239 sayılı kanunla değişmeden önce 1.1.1986 tarihine kadar uygulanan şekli)

                1 - İşe başlama, değişiklik ve işi bırakma bildirmeleri;

                Bildirilecek olayın vukuu tarihinden başlayarak bir ay;  

----------------------------

                Yazılı bildirme esası :

                MADDE 169 - Bildirmeler yazılı olur; yalnız defter tutmaya mecbur olmayan mükelleflerden okuma ve yazması olmayanlar bildirmeleri sözle yapabilirler. Sözlü bildirmeler tutanakla tespit  olunur.

                Posta ile gönderme :

                MADDE 170 - Yazılı bildirmelerin posta ile taahhütlü olarak gönderilmesi caizdir. Bu takdirde bildirmenin postaya verildiği tarih vergi dairesine verilme tarihi yerine geçer.

                Bu maddenin hükümleri vergi beyannameleri hakkında da cari olur.       

İKİNCİ KISIM

DEFTER TUTMA

BİRİNCİ BÖLÜM

GENEL ESASLAR

                Maksat :

                MADDE 171 - Mükellefler bu kanuna göre tutacakları defterleri vergi uygulaması bakımından aşağıdaki maksatları sağlayacak şekilde tutarlar :

                1 - Mükellefin vergi ile ilgili servet sermaye ve hesap durumunu tespit etmek;

                2 - Vergi ile ilgili faaliyet ve hesap neticelerini tespit etmek;

                3 - Vergi ile ilgili muameleleri belli etmek;

                4 - Mükellefin vergi karşısındaki durumunu hesap üzerinden kontrol etmek ve incelemek;

                5 - (2365 sayılı Kanunun 23'üncü maddesiyle değişen bent) (1.1.1981 tarihinden geçerli olmak üzere) Mükellefin hesap ve kayıtlarının yardımıyla üçüncü şahısların vergi karşısındaki durumlarını (Emanet mahiyetindeki değerler dahil) kontrol etmek  ve incelemek. (*)

----------------------------

(*)  (2365 sayılı Kanunla değişmeden önceki şekli)

                5 - Mükellefin hesap ve kayıtlarının yardımıyla üçüncü şahısların vergi karşısındaki durumlarını kontrol etmek ve incelemek.

----------------------------

                Defter tutacaklar :

                MADDE 172 - Aşağıda yazılı gerçek ve tüzelkişiler bu kanunun esaslarına göre defter tutmaya mecburdurlar :            1 - Ticaret ve sanat erbabı;

                2 - Ticaret şirketleri;

                3 - İktisadi kamu müesseseleri;

                4 - (2365 sayılı kanunun 24. maddesiyle değişen bent)  (1.1.1981 tarihinden geçerli olmak üzere) Dernek ve vakıflara ait iktisadi işletmeler; (*)

                5 - Serbest meslek erbabı;

                6 - Çiftçiler.

                (2365 sayılı kanunun 24. maddesiyle değişen fıkra) (1.1.1981 tarihinden geçerli olmak üzere) İktisadi kamu müesseseleriyle dernek ve vakıflara ait iktisadi işletmeler defter tutma bakımından tüccarların tabi oldukları hükümlere tabidirler. (**)

----------------------------

(*)  (2365 sayılı kanunla değişmeden önce 1.1.1981 tarihine kadar uygulanan şekli)

                4 - Dernek ve tesislere ve vakıflara ait iktisadi işletmeler;

(**) (2365 sayılı kanunla değişmeden önce 1.1.1981 tarihine kadar uygulanan şekli)

                İktisadi kamu müesseseleriyle dernek ve tesislere, vakıflara ait iktisadi işletmeler defter tutma bakımından tüccarların tabi oldukları hükümlere tabidirler.

----------------------------

                İstisnalar :

                MADDE 173 - Defter tutma mecburiyeti aşağıda yazılı gerçek ve tüzelkişiler hakkında uygulanmaz:

                1- Gelir vergisinden (4369 sayılı Kanunun 81/A-6 maddesiyle değişen ibare) (29.7.1998 tarihinden geçerli olmak üzere) muaf olan esnaf ve gerçek usulde vergiye tabi olmayan çiftçiler; 1)

                2- (4369 sayılı Kanunun 81/A-5 maddesiyle değişen ibare) (29.7.1998 tarihinden geçerli olmak üzere) Gelir ergisi Kanununa göre kazançları basit usulde tespit edilenler; (2)

                3- Kurumlar vergisinden muaf olan:

                a) İktisadi kamu müesseseleri;

                b) (2365 sayılı kanunun 25 inci maddesiyle değişen bent) (1.1.1981 tarihinden geçerli olmak üzere)  Dernek ve vakıflara ait iktisadi işletmeler.(*)

                Yukarıdaki istisna hükümlerinin gelir veya kurumlar vergilerinden muaf olmak la beraber diğer vergilerden birine tabi olan ve bu vergileri götürü usulde tespit edilmeyen mükelleflerin muaf olmadıkları vergiler için tutacakları defterlere şümulü yoktur.

----------------------------

(1) (4369 sayılı Kanunla değişmeden önceki ibare)

                "muaf olan esnaf ve çiftçiler"

----------------------------

(2) (4369 sayılı Kanunla değişmeden önceki ibare)

                "Gelir Vergisi Kanununa göre kazançları götürü olarak tespit edilenler ile götürü gider usulüne tabi olan çiftçiler"

----------------------------

(*) b)(2365 sayılı kanunla değişmeden önce 1.1.1981 tarihine kadar şekli )

                Dernek, tesis ve vakıflara ait iktisadi işletmeler.

----------------------------

                Hesap Dönemi:

                MADDE 174 - Defterler hesap dönemi itibariyle tutulur. Kayıtlar her hesap dönemi sonunda kapatılır ve ertesi dönem başında yeniden açılır.

                Hesap dönemi normal olarak takvim yılıdır.   

                Şu kadar ki, takvim yılı dönemi faaliyet ve muamelelerin mahiyetine uygun bulunmayanlar için, bunların müracaatı üzerine Maliye Bakanlığı 12 şer aylık özel hesap dönemleri belli edebilir.

                Yeniden işe başlama veya işi bırakma hallerinde, hesap dönemi içinde bir yıldan eksik olan faaliyet süresi, hesap dönemi sayılır.

                Bu maddeye göre özel hesap dönemi tayin edilenlerin ticari ve zirai kazançları, hesap dönemlerinin kapandığı takvim yılının kazancı sayılır.

                Muhasebe Usulünü seçmekte serbestlik:

                MADDE 175 - Mükellefler bu kısımda yazılı maksat ve esaslara uymak şartıyla, defterlerini ve muhasebelerini işlerinin bünyesine uygun olarak diledikleri usul ve tarzda tanzim etmekle serbesttirler.(3762 sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle eklenen ve 7.9.1991 tarihinden geçerli hüküm) (7.9.1991 tarihinden geçerli olmak üzere) Ancak Maliye ve Gümrük Bakanlığı; muhasebe standartları; tek düzen hesap planı ve mali tabloların çıkarılmasına ilişkin usul ve esasları tespit etmeye, bunları mükellef, şirket ve işletme türleri itibariyle uygulatmaya ve buna ilişkin diğer usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.

                Ticaret Kanununun ticari defterler hakkındaki hükümleri mahfuzdur.

                (4108 sayılı Kanunun 4 üncü maddesiyle eklenen fıkra)(2.6.1995 tarihinden geçerli olmak üzere) Maliye Bakanlığı, muhasebe kayıtlarını bilgisayar programları aracılığıyla izleyen mükellefler ile bu bilgisayar programlarını üreten gerçek ve tüzel kişilerce uyulması gereken kuralları ve bilgisayar programlarının içermesi gereken asgari hususlar ile standartları ve uygulamaya ilişkin usul ve esasları belirlemeye

İKİNCİ BÖLÜM

DEFTER TUTMA BAKIMINDAN TÜCCARLAR

                Tüccar sınıfları:

                MADDE 176 - Tüccarlar, defter tutma bakımından iki sınıfa ayrılır:

                1'inci sınıf tüccarlar, bilanço esasına göre;

                II'inci sınıf tüccarlar, işletme hesabı esasına göre,

                Birinci sınıf Tüccarlar:

                MADDE 177 - (2365 sayılı kanunun 26. maddesiyle değişen şekli) 1.1.1981 tarihinden geçerli olmak üzere)  Aşağıda yazılı tüccarlar I'inci sınıfa dahildirler.

                (3946 sayılı Kanunun  1'inci maddesi ve Yeniden Değerleme Oranının % 52.1 olması ile 1.1.2000 tarihinden geçerli olmak üzere değişen miktarlar)

                1)  Satın aldıkları malları olduğu gibi veya işlendikten sonra satan ve yıllık alımlarının tutarı 22.000.000.000- lirayı veya satışlarının tutarı 27.000.000.000 lirayı aşanlar;(*)

                2) Birinci bentte yazılı olanların dışındaki işlerle uğraşıp da bir  yıl içinde elde ettikleri gayri safi iş hasılatı 11.000.000.000 lirayı aşanlar; (**)

                3)  1 ve 2 numaralı bentlerde yazılı işlerin birlikte yapılması halinde 2 numaralı bentte yazılı iş hasılatının beş katı ile yıllık satış tutarının toplamı 22.000.000.000 lirayı aşanlar.(***)

                4) Her türlü ticaret  şirketleri (Adi şirketler iştigal nevileri yukarıdaki bentlerden hangisine giriyorsa o bent hükmüne tabidir.);

                5) Kurumlar  vergisine tabi olan diğer tüzel kişiler (Bunlardan işlerinin icabı bilanço  esasına göre defter tutmalarına imkan  veya lüzum görülmeyenlerin, işletme hesabına göre defter tutmalarına Maliye bakanlığınca müsaade edilir.);

                6) İhtiyari olarak bilanço esasına göre defter tutmayı tercih edenler.

                (3239 sayılı Kanunun 136 ıncı maddesiyle 1.1.1986 tarihinden geçerli olmak üzere  fıkra yürürlükten kaldırılmıştır ) (****) (*****)

----------------------------

(*) Değişmeden önceki miktarlar:)

                1 - (98/12044 sayılı Kararla 1.1.1999 tarihinden itibaren uygulanmak üzere getirilen ve 1.1.2000 tarihine kadar uygulanan hadler sırasıyla) 15.000.000.000 - 18.000.000.000

                1 - 97/10346 sayılı Kararla 1.1.1998 tarihinden itibaren uygulanmak üzere getirilen ve 4369 sayılı Kanunun 19'uncu maddesiyle değişik mükerrer 141 üncü maddesine göre geçerli olan ve 1.1.1999 tarihine kadar uygulanan hadler sırasıyla) 7.200.000.000 - 8.640.000.000

                1- (96/8954 sayılı Kararla) 1.1.1997-1.1.1998 arası  hadler 5.200.000.000-6.300.000.000

                1- (95/7588 sayılı kararla)1.1.1996-1.1.1997 arası hadler 3.000.000.000-3.600.000.000

                1- (94/6295 sayılı kararla) 1.1.1995-1.1.1996 arası hadler 1.500.000.000-1.800.000.000

                1- (93/5107 sayılı kararla ) 1.1.1994-1.1.1995 arası hadler 1.000.000.000-1.200.000.000

                1- (92/3898 sayılı kararla) 1.1.1993-1.1.1994 arası hadler 720.000.000-864.000.000

                1- (91/2567 sayılı kararla) 1.1.1992-1.1.1993 arası hadler 450.000.000-540.000.000

                1- (90/1281 sayılı kararla) 1.1.1991-1.1.1992 arası hadler 300.000.000-360.000.000

                1- (89/14921 sayılı kararla) 1.1.1990-1.1.1991 arası hadler 200.000.000-240.000.000

                1- (88/13603 sayılı kararla) 1.1.1989-1.1.1990 arası hadler 150.000.000-180.000.000

                1- (3239 say kan. 37. md ) 1.1.1986-1.1.1989 arası hadler 100.000.000-120.000.000                                 

                1- (Sırasıyla değişmeden önceki miktarlar) 6.000.000-6.600.000

----------------------------

(**)(Yukarıdaki uygulama tarihleri itibariyle ve değişik sırasına göre;)

                2- (96/8954 sayılı Kararla 1997 yılında)2.600.000.000

                2- (95/7588 sayılı Kararla 1996 yılında ) 1.500.000.000

                2- (94/6295 sayılı kararla  1995 yılında) 750.000.000

                2- (93/5107 sayılı kararla 1994 yılında) 500.000.000

                2- (92/3898 sayılı kararla 1993 yılında) 360.000.000

                2- (91/2567 sayılı kararla 1992 yılında) 225.000.000

                2- (90/1281 sayılı kararla 1991 yılında) 150.000.000

                2- (89/14921 sayılı kararla 1990 yılında) 100.000.000

                2- ( 88/13603 sayılı kararla 1989 yılında) 75.000.000

                (3239 sayılı Kanunun 37 inci maddesiyle 1986-1988 yıllarında) 50.000.000

                2- (Değişmeden önceki miktar) 1.120.000

----------------------------

(***) (Yukarıdaki uygulama tarihleri itibariyle ve değişiklik sırasına göre)

                3- (96/8954 sayılı Kararla 1997 yılında) 5.200.000.000

                3- (95/7588 sayılı Kararla 1996 yılında) 3.000.000.000

                3- (94/6295 sayılı Kararla 1995 yılında) 1.500.000.000

                3- (93/5107 sayılı Kararla 1994 yılında) 1.000.000.000

                3- (92/3898 sayılı Kararla 1993 yılında)    720.000.000

                3- (91/2567 sayılı Kararla 1992 yılında)    450.000.000

                3- (90/1281 sayılı Kararla 1991 yılında)    300.000.000

                3- (89/14921 sayılı Kararla 1990 yılında    200.000.000

                3- (88/13603 sayılı Kararla 1989 yılında)   150.000.000

                3- (3239 sayılı Kan. 37. Maddesiyle 1986-1988 yıllarında)  100.000.000

                3- (Değişmeden önceki miktar) 6.000.000

----------------------------

(****)(3239 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılmadan önceki fıkra)

                (2791 Sayılı Kanunun 4'üncü maddesiyle eklenen fıkra) Yukarıdaki bentlerde belirtilen maktu hadlerin herbirini ayrı ayrı üç katına kadar artırmaya Bakanlar kurulu yetkilidir.

----------------------------

(*****)(2365 sayılı Kanunla değişmeden önceki şekli)

                MADDE 177- Aşağıda  yazılı tüccarlar. 1. sınıfa dahildir.

                1- (205 sayılı Kanunun 12 inci maddesiyle değişen 1.2,3 Nolu bentler) Satın aldıkları malları olduğu gibi veya işledikten sonra satan ve yıllık alımlarının tutarı 400.000 lirayı veya satışların tutarı 440.000 lirayı aşanlar;

                2- Birinci bentte yazılı olanların dışındaki işlerle uğraşıp da bir yıl içinde elde ettikleri gayri safi iş hasılatı 80.000 lirayı aşanlar;

                3- 1 ve 2 numaralı bentlerde yazılı işlerin memzucen yapılması halinde 2 numaralı bentte yazılı iş hasılatının beş katı ile yıllık satış tutarının toplamı 400.000 lirayı aşanlar;

                4- Her türlü ticaret şirketleri (Adi şirketler iştigal nevileri yukarıdaki bentlerden hangisine giriyorsa o bent hükmüne tabidir.)

                5- Kurumlar vergisine tabi olan diğer tüzel kişiler (Bunlardan işlerinin icabı bilanço esaslarına göre defter tutmalarına imkan veya lüzum görülmeyenler, işletme hesabına göre defter tutmalarına Maliye Bakanlığınca müsaade edilebilir)

                6-İhtiyari olarak bilanço esasına göre defter tutmayı tercih edenler.

----------------------------

                İkinci Sınıf Tüccarlar:

                MADDE 178 - Aşağıda yazılı tüccarlar II'inci sınıfa dahildirler:

                1) 177'inci maddede yazılı olanların dışında kalanlar;

                2) Kurumlar vergisi Mükelleflerinin işletme hesabı esasına göre defter tutmalarına Maliye Bakanlığınca müsaade edilenler.

                Yeniden işe başlayan tüccarlar yıllık iş hacimlerine göre sınıflandırılıncaya kadar II'inci sınıf tüccarlar gibi hareket edebilirler.                 

                Sınıf Değiştirme:

                MADDE 179 - a)  (I)'inciden II'ye geçiş: İş hacmi bakımından I'inci sınıfa dahil olan tüccarların durumları aşağıdaki şartlara uyduğu takdirde, bunlar, bu şartların tahakkukunu takip eden hesap döneminden başlayarak, II'inci sınıfa geçebilirler:

                1) Bir hesap döneminin iş hacmi 177'nci maddede yazılı hadlerden % 20'yi aşan bir nispette düşük olursa, veya;

                Sınıf Değiştirme:

                MADDE 180 - b) (II)'inciden I inciye geçiş: İş hacmi bakımından II' inci sınıfa dahil tüccarların durumları aşağıdaki yazılı şartlara uyduğu takdirde bunlar bu şartların tahakkukunu takip eden hesap döneminden başlayarak I'inci sınıfa geçerler.

                1) Bir hesap döneminin iş hacmi 177'nci maddede yazılı hadlere nazaran % 20'ye kadar bir fazlalık gösterirse.

                2) Arka sayfaya 2 dönemin iş hacmi 177'nci maddede yazılı hadlere nazaran % 20'ye kadar bir fazlalık gösterirse.

                İhtiyari Sınıf  Değiştirme:

                MADDE 181 - II'inci sınıf tüccarlar diledikleri takdirde bilanço esasına göre defter  tutabilirler.

Bu suretle I'inci sınıfa dahil olanlar hakkında da evvelki maddenin hükümleri cari olur.                                                   ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

BİLANÇO ESASINA GÖRE DEFTER TUTMA

                Bilanço Esasında Tutulacak Defterler:

                MADDE 182 - Bilanço esasında aşağıdaki defterler tutulur:

                1) Yevmiye defteri

                2) Defteri kebir,

                3) Envanter defteri (Mevduat ve muvazene defteri).

                4) (4369 sayılı Kanunun 82/1-b maddesiyle 1.1.1999 tarihinden geçerli olmak üzere bent yürürlükten kaldırılmıştır) (*)

----------------------------

(*) (4369 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılmadan önceki bent)

                4) (2365 sayılı yasanın 27' inci maddesiyle eklenmiştir.) (1.1.1981 tarihinden geçerli olmak üzere) Günlük kasa defteri.

----------------------------

                Yevmiye Defteri:

                MADDE 183 - Yevmiye defteri, kayda geçirilmesi icap eden muamelelerin tarih sırasıyla ve madde halinde tertipli olarak yazıldığı defterdir.

                (3239 Sayılı Kanunun 16'ıncı maddesiyle değişen fıkra) Yevmiye defteri ciltli ve sahifeleri müteselsil sıra numaralı olur. Mükellefler diledikleri takdirde yevmiye defteri ve tutulması zorunlu diğer defterlerini müteharrik yapraklı olarak kullanılabilirler.(*)

                (3239 sayılı kanunun 16 ıncı maddesiyle 1.1.1986 tarihinden geçerli olmak üzere fıkra yürürlükten  kaldırılmıştır) (**)

----------------------------

(*) (3239 sayılı Kanunla değişmeden önceki fıkra)

                (*)(3239 sayılı kanunla değişmeden önce 1.1.1986 tarihine kadar uygulanan şekli) Yevmiye defteri ciltli ve sahifeleri müteselsil sıra numaralı olur. İşleri ciltli defteri tutulmasına imkan vermeyecek derecede geniş olan büyük mali, sınai ve ticari müesseselerin, müteharrik yapraklı yevmiye defteri kullanmalarına Maliye Bakanlığınca müsaade olunabilir.

                (**) (3239 sayılı kanunla değişmeden önce 1.1.1986 tarihine kadar uygulanan şekli) Bu müesseselere, istedikleri takdirde tutulması mecburi diğer defterler için de aynı müsaade verilebilir              

----------------------------

                Defteri kebir:

                MADDE 184- Defteri kebir, yevmiye defterine geçirilmiş olan muameleleri buradan alarak usulüne göre hesaplara dağıtan ve tasnifli olarak bu hesaplarda toplayan defterdir.

                Envanter defteri ve bilanço günü:

                MADDE 185- Envanter defterine işe başlama tarihinde ve müteakiben her hesap döneminin sonunda çıkarılan envanterler ve bilançolar kaydolunur ve bu tarihe "bilanço günü" denir. Envanter defteri ciltli ve sayfaları müteselsil sıra numaralı olur.

                Günlük kasa defteri:

                MÜKERRER MADDE 185- (4369 sayılı Kanunun 82/1-b maddesiyle 1.1.1999 tarihinden geçerli olmak üzere yürürlükten kaldırılmıştır.) (*)

----------------------------

*) (4369 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılmadan önceki şekli)

                Günlük kasa defteri:

                MÜKERRER MADDE 185- (2365 sayılı kanunun 28 inci maddesiyle eklenen madde) Günlük kasa defteri,işletmenin kasa ile ilgili muamelelerinin günü gününe yazıldığı defterdir.

                Defterin bir tarafına: Bir önceki günden devredilen kasa mevcudu, o gün içinde tahsil edilen paralar ve günlük peşin satış tutarları;

                Diğer tarafına: O gün içinde yapılan ödemeler;

                Müfredatlı olarak kaydedilir.

----------------------------

(*) (2686 sayılı Kanunla değişmeden önce 29.6.1982 tarihine kadar uygulanan fıkra

                Perakende satışlarla sair hasılat ve ödemeler, belgelerine dayanılarak deftere topluca yazılabilir.

----------------------------

                Envanter çıkarmak :

                MADDE 186- Envanter çıkarmak, bilanço günündeki mevcutları, alacakları ve borçları saymak, ölçmek, tartmak ve değerlemek suretiyle kesin bir şekilde ve müfredatlı olarak tespit etmektir.

                Şu kadar ki, ticari teamüle göre tartılması, sayılması ve ölçülmesi mutat olmayan malların değerleri tahminen tespit olunur.

                Mevcutlar, alacaklar ve borçlar işletmeye dahil iktisadi kıymetleri ifade eder.

                Bina ve arazinin envantere alınması:

                MADDE 187- Ferdi teşebbüslerde, mükellefin sahip olduğu bina ve arazi hakkında aşağıda yazılı esasla cari olur :

                1- Fabrika, ambar,atölye,dükkan,mağaza ve arazi (İşletmelerde ister kısmen,ister tamamen kullanılsınlar) değerlerinin tamamı üzerinden envantere alınır.

                2- Ticaret hanları gibi oda oda veya kısım kısım kullanılabilen binalarla evlerin ve apartmanların yarısından fazlası işletmede kullanıldığı takdirde envantere ithal edilir.

                3- Envantere alınan gayri menkullerin kullanış tarzlarına da sonradan vaki olacak değişiklikler, hesap yılı içinde nazara alınmaz.

                Bilançonun tanziminde envanter listeleri:

                MADDE 188 - Envanter esas itibariyle defter üzerine çıkarılır.

                Şu kadarki, işlerinde geniş ölçüde ve çeşitli mal kullanan büyük müesseseler envanterlerini listeler halinde tanzim edebilir.

                Bu takdirde envanter listelerinin:

                1- Sayfa üzerinden numaralanarak sıralanması;

                2- Envanterin tanzim tarihine göre tarihlenmesi;

                3- Envanter çıkaran memur ile teşebbüs sahibi veya vekili tarafında imzalanması;

                4- Aynen envanter defteri gibi saklanması;

                Şarttır.

                Yukarıdaki esaslara göre envanter listeleri tanzim edenler envanter defterine listeler muhteviyatını icmalin kaydederler.

                Envanterde amortisman kayıtları:                                

                MADDE 189- Üzerinden amortisman yapılan kıymetler ve bunların amortismanları aşağıda yazılı şekillerden herhangi biri ile gösterilir.

                1- Envanter defterinin ayrı bir yerinde;

                2- Özel bir amortismanın defterinde;

                3- Amortisman listelerinde.

                Amortisman kayıtları, amortismana başlandığı tarihten itibaren her yılın amortismanı ayrı ayrı gösterilmek şartıyla birbirine bağlanır. İşletmeye yeniden giren iktisadi kıymetlerle bunların amortismanlarının evvelki yıllara ait kayıtlarda devam ettirilmesi caizdir.

                Amortisman defteri veya listelerinin kayıtları envanter kaydı hükmündedir. Yukarıdaki esaslara göre kayıtlarda gösterilen iktisadi kıymetlere ait değerler envanter defterine toplu olarak geçirilebilir.

                Büyük mağazalarda envanter:

                MADDE 190- Büyük mağazalar ve eczaneler emtia mevcutlarının envanterlerini üç yılda bir çıkarabilirler. Bu takdirde envanter çıkarılmayan yıllarda hesabin mevcut iktisadi kıymetleri envanter defterine kaydederler.

                Büyük mağazalardan maksat, çeşitli mal üzerine geniş ölçüde ve perakende iş yapan ticarethanelerdir.

                Maliye Bakanlığı büyük sınai işletmelerin, icabına göre, iki veya üç yılda bir envanter çıkarmalarına müsaade edebilir. Bu takdirde yukarı ki hüküm uygulanır.

                Envanter alınan kıymetleri değerleme:

                MADDE 191- Envantere alınan iktisadi kıymetler bu kanunun "değerleme" ye ait üçüncü kitabında yazılı esaslara göre değerlenir.

                Bilanço :

                MADDE 192- Bilanço, envanterde gösterilen kıymetlerin tasnifli ve karşılıklı olarak değerleri itibariyle tertiplenmiş hülâsasıdır.

                Bilanço aktif ve pasif olmak üzere iki tabloyu ihtiva eder.

                Aktif toplamı ile borçlar arasındaki fark, müteşebbisin işletmeye mevzu varlığını (Öz sermayeyi) teşkil eder.

                Öz sermaye pasif tablosuna kaydolunur ve bu suretle aktif  ve pasif tablolarının toplamları denkleşir. İhtiyatlar ve kâr ayrı gösterilseler dahi öz sermayenin cüzîleri sayılırlar.                                                                     

DÖRDÜNCÜ BÖLÜM

İŞLETME HESABI ESASINA GÖRE DEFTER TUTMA

                İşletme hesabı esasında tutulacak defterler:

                MADDE 193 - (2365 sayılı Kanunun 29'uncu maddesiyle değişen şekli) (1.1.1981 tarihinden geçerli olmak üzere) İşletme hesabı esasında aşağıdaki defterler tutulur.

                1) İşletme hesabı defteri (işletme hesabını ihtiva eden);

                2) (4369 sayılı Kanunun 82/1-b maddesiyle 1.1.1999 tarihinden geçerli olmak üzere bent yürürlükten kaldırılmıştır.) (*)

----------------------------

(*) (4369 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılmadan önceki bent)

                2) Günlük perakende satış ve hasılat defteri,

----------------------------

(*) (236 sayılı Kanunla değişmeden önce 1.1.1981 tarihine kadar uygulanan şekli)

                İşletme hesabı esasında tutulacak defter:

                MADDE 193 - İşletme hesabı esasında, işletme hesabını ihtiva eden tek ve basit bir defter tutulur.

----------------------------

                İşletme Hesabı:

                MADDE 194 - İşletme hesabının sol tarafı gider, sağ tarafını hasılat kısmı teşkil eder.

                1) Gider kısmına: Satın alınan mallar veya yaptırılan hizmetler karşılığında ödenen veya borçlanılan paralar ve işletme ile ilgili diğer bütün giderler;

                2) Hasılat kısmına: Satılan mal bedeli veya yapılan hizmet karşılığı olarak tahsil edilen paralarla tahakkuk eden alacaklar ve işletme faaliyetinden elde edilen diğer bütün hasılat;

                kaydolunur.

                Gayrimenkullar ve tesisat gibi amortismana tabi olan kıymetler işletme hesabına intikal ettirilemez. Şu kadar ki, 189 uncu maddeye göre amortisman kaydı tutulmak şartıyla bu kıymetler üzerinden her yıl ayrılan amortismanlar gider kaydolunabilir. Gider ve hasılat kayıtlarının en az aşağıdaki malumatı ihtiva etmesi şarttır:

                1) Sıra numarası;

                2) Kayıt tarihi;

                3) Muamelenin nevi;

                4) Meblağ.

                Günlük perakende satış ve hasılat defteri:

                MÜKERRER MADDE 194 - (4369 sayılı Kanunun 82/1-b maddesiyle 1.1.1999 tarihinden geçerli olmak üzere yürürlükten kaldırılmıştır) (*)

----------------------------

(*) 4369 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılmadan önceki şekli)

                Günlük perakende satış ve hasılat defteri:

                MÜKERRER MADDE 194 - (2365 sayılı yasanın 30. maddesiyle eklenmiştir) İkinci sınıf tüccarlar, günlük perakende satışları ile hizmet karşılığı ve sair suretle alınan paraları kaydetmek üzere günlük    perakende satış ve hasılat defteri tutmak zorundadırlar. Bu deftere, günlük perakende satışlar ile sair işletme hasılatı günü gününe yazılır.

                Perakende satışların günlük tutarı ile sair işletme hasılatı bu deftere perakende satış fişleri, makineli kasaların kayıt ruloları, giriş ve yolcu taşıma biletleri ve diğer belgelere dayanılarak topluca yazılabilir.

----------------------------

                İşletme hesabı esasında envanter:

                MADDE 195 - İşletme hesabı esasına göre defter tutanlardan emtia üzerine iş yapanlar, emtia envanteri çıkarmaya mecburdurlar.

                Emtiaya satmak maksadıyla alınan veya imal edilen mallarla iptidai ve ham maddeler ve yardımcı malzeme dahildir. Emtia envanteri muamelelere ait kayıtlarla karıştırılmamak şartıyla yeniden işe başlama halinde işletme defterinin baş tarafına, müteakiben de her hesap dönemi kapandıktan sonra muamele kayıtlarını takip eden sayfalara yazılır. İsteyenler ayrı bir envanter defteri tutarak emtia envanterlerini bu deftere kaydedebilirler.

                İşletme hesabı hülasası:

                MADDE 196 - İşletme hesabı esasına göre defter tutanlar her hesap döneminin sonunda (İşletme hesabı hülasası) çıkarırlar. İşletme hesabı hülasasına aşağıdaki maddeler birer kalemde ayrı ayrı yazılır.

                A) Gider tablosuna:

                1) Çıkarılan envantere göre hesap dönemi başındaki emtia mevcudunun değeri;

                2) Hesap dönemi zarfında satın alınan emtianın değeri ile yapılan bilumum giderler.

                B) Hasılat tablosuna:

                1) Hesap dönemi zarfında satılan emtianın değeri ile hizmet karşılığı ve sair suretle alınan paralar;

                2) Çıkarılan envantere göre hesap dönemi sonundaki emtia mevcudunun değeri,

                Kambiyo Senetleri Defteri:

                MÜKERRER MADDE 196 - (4369 sayılı Kanunun 82/1-b maddesiyle 1.1.1999 tarihinden geçerli olmak üzere yürürlükten kaldırılmıştır) (*)

----------------------------

(*) (4369 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılmadan önceki şekli)

                Kambiyo Senetleri Defteri:

                MÜKERRER MADDE 196 - (4008 sayılı kanunun 4 üncü maddesiyle eklenen madde) (1.1.1995 tarihinden geçerli olmak üzere) I inci ve II nci sınıf tacirler ile serbest meslek erbabı, bu faaliyetleriyle ilgili borçları ve alacakları için düzenlenen bono, poliçe, çek ve benzeri kambiyo senetlerine ilişkin belgeleri kaydetmek üzere kambiyo senetleri defteri tutmak zorundadırlar. Birden çok işyeri veya şubenin bulunması halinde her işyeri veya şube için ayrı ayrı kambiyo senetleri defteri tutulur.

                Defterin bir tarafına işletmenin alacakları için aldığı veya işletmeye ciro edilen bono, poliçe, çek ve benzeri kambiyo senetleri; diğer tarafına işletmenin borçları için düzenleyip verdiği veya ciro ettiği bono, poliçe, çek ve benzeri kambiyo senetleri düzenlenme veya ciro tarihlerinden itibaren on gün içerisinde kaydedilir.

                Bu defterde yer alacak bilgiler ile bu deftere ilişkin diğer usul ve esasları belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.

----------------------------

BEŞİNCİ BÖLÜM

SINAİ MÜESSESELERİN TUTACAKLARI

ÖZEL KAYITLAR

                İmalat defteri:

                MADDE 197 - 1 inci sınıf tüccarlardan devamlı olarak imalat ile uğraşanlar yukarıda yazılı defterlerden gayri bir (İmalat defteri) tutarlar.

                İmalat defterine, aşağıda yazılı emtianın giriş ve çıkış hareketleri, emtianın cinsi ve miktarı itibariyle ve tarih sırasıyla yazılır:

                1) Satın alınan ve müşteri tarafından imalat yapılmak üzere tevdi olunan her nevi iptidai ve ham maddeler, başlıca yardımcı malzeme (Doğrudan doğruya imal ile ilgili yakıtlar gibi);

                2) Yukarıda yazılı maddelerden imalata sarf olunan veya aynen satılanlar;

                3) İmal edilen mamul maddeler;

                4) Teslim edilen mamul maddeler;   

                Teslimden maksat, Gider Vergileri Kanununa göre bu mahiyette olan muamelelerdir. Yarı mamuller teslim edildiği takdirde, bunlar tam mamul hükmüne girer.

                İmalat artıkları ve tali maddeler de imalat defterine geçirilir. Ancak bunlardan imal esnasında miktarlarının tespitine imkan ve lüzum olmayanlar yalnız teslim sırasında kayıtlarda gösterilir.

                Kombine İmalat:

                MADDE 198 - Ham maddeden tam mamul vücuda getirilinceye kadar  geçen müstakil imal safhalarında ayrı ayrı emtia mahiyetini arz eden maddeler elde edildiği (iplik - dokuma, yağ - sabun, kereste - mobilya, un - makarna münasebetlerin de olduğu gibi) ve bu imal işleri birbirine bağlanarak aynı teşebbüs dahilinde yapıldığı taktirde, kombine imalat yapılmış olur.

                Boyama, kasarlama, apre cilalama gibi bitim işleri kombine imalatı tazammum etmez.

                Kombine imalatta imalat defteri:

                MADDE 199 - Kombine imalat  yapanlar her müstakil imalat işini imalat defterinin ayrı ayrı kısımlarında gösterirler. Bu takdirde bir safhanın mamulü müteakip safhaya teslim gösterilmek suretiyle bu safhanın iptidai maddesini teşkil eder.

                Kombine imalatta istenildiği takdirde her müstakil imal safhası için ayrı bir imalat defteri kullanılması caizdir.

                Bitim İşleri Defteri:

                MADDE 200 - Birinci ve ikinci sınıf tüccarlardan boyama, basma, yazma, kasarlama, apre, cilalama gibi ücretle yapılan bitim işleriyle uğraşanlar, imalat defteri yerine, bir  "bitim işleri defteri" tutarlar.

                Bu deftere müşterilerden alınan ve işlendikten sonra geri verilen emtianın cinsi ve miktarı tarih sırasıyla yazılır.

                İstihsal vergisi defteri:

                MADDE 201 - (3239 sayılı kanunun 136'ncı maddesiyle 1.1.1986 tarihinden geçerli olmak üzere yürürlükten  kaldırılmıştır.) (*)

----------------------------

(*) (3239 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılmadan önce 1.1.1986 tarihine kadar uygulanan şekli)

                İstihsal vergisi defteri:

                MADDE 201 -(3239 sayılı kanunla kaldırılmadan önce 1.1.1986 tarihine kadar uygulanan şekli) Dahilde alınan istihsal vergisine tabi olan birinci sınıf tüccarlar Gider Vergileri Kanununa göre teslim sayılan muamelelerini kaydetmek üzere bir (İstihsal vergisi defteri) tutarlar.

                Bu defter en az aşağıdaki bilgileri ihtiva eder:

                1 - Teslim tarihini;

                2 - Malın kime teslim edildiği;

                3 - Faturanın tarih ve numarası;

                4 - Malın cinsi;

                5 - Malın bedeli (Satış halinde satış bedeli, diğer hallerde emsal bedeli) veya yapılan işin ücreti.

----------------------------

                Basit istihsal vergisi defteri:

                MADDE 202 - (3239 sayılı kanunun 136'ncı maddesiyle 1.1.1986 tarihinden geçerli olmak üzere yürürlükten kaldırılmıştır.) (*)

----------------------------

(*)   (3239 sayılı kanunla kaldırılmadan önce 1.1.1986 tarihine kadar uygulanan şekli)

                Basit istihsal vergisi defteri:

                MADDE 202 - 1 inci sınıf tüccarlar dışında kalıp da istihsal vergisine tabi bulunan mükellefler, giriş ve çıkış tablolarını ihtiva eden basit istihsal vergisi defteri tutarlar.

                Bu defterin giriş tablosuna satın alınan, imal edilmek veya bitim işleri yapılmak üzere müşteri tarafından tevdi olunan iptidai maddelerle diğer mallar tarih sırasıyla ve cins ve miktar itibariyle yazılır.

                Defterin çıkış tablosuna 201 inci maddede gösterilen malûmat kaydolunur.

----------------------------

                Sınai müesseselerde kayıt serbestliği:

                MADDE 203 - Sınai müesseseler, bu bölümde yazılı defterleri işlerinin icaplarına ve hususiyetlerine göre diledikleri şekilde tutabilirler; iptidai ve mamul maddeler için ayrı defter kullanabilirler, bunları cins ve nevi itibariyle ayrı sayfalarda gösterebilirler.

                Bitim işleri defteri tutmayarak buraya yazılması gereken malumatı, imalat defterine kaydedebilirler. İstihsal Vergisi defteri tutmayarak bunlara ait kayıtları defteri kebire açacakları özel bir hesapta veya satışlarını kaydettikleri hesabın ayrı bir sütununda gösterebilirler.

                (3239 sayılı kanunun 136 ncı maddesiyle fıkra kaldırılmıştır.) (*)

                İmalat defterine kaydolunan malumatı ihtiva edecek şekilde sınai muhasebe tutanlar, Maliye Bakanlığından müsaade almak şartıyla ayrıca imalat defteri tutmazlar.

                (3239 sayılı kanunun 136 ncı maddesiyle fıkra kaldırılmıştır.) (**)

(*) (3239 sayılı kanunla kaldırılmadan önce 1.1.1986 tarihine kadar uygulanan şekli) İşletme defteri